<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044</id><updated>2011-07-30T16:57:17.911+03:00</updated><category term='TATLILARDAN ÇEŞİTLER'/><category term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><category term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><category term='AHŞAP İŞİ'/><category term='ÇEŞNİ'/><category term='e-postalardan seçmeler'/><category term='GÖRDÜKLERİM'/><category term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><category term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><category term='HAYATA DAİR'/><category term='ATATÜRK KÖŞESİ'/><category term='EL EMEKLERİM'/><category term='ŞİİRLERDEN SEÇMELER'/><title type='text'>Superkomedi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>212</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3321574445310259389</id><published>2010-01-02T12:39:00.003+02:00</published><updated>2010-01-02T12:42:02.048+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Şiddet ve kızgınlık uygarlık kapısını kapatıyor.</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu ülkenin sağduyulu insanlarının her gün toplum için yapacakları en yararlı şey, şiddet gösterilerini yumuşatma ya da engelleme çabası olmalı. Yazılarımda çok kez şiddetin trafik bağlamındaki utandırıcı gösterilerini vurgulamaya çalışıyorum. Şiddet en fazla ulaşımda su yüzüne çıkıyor. Çünkü ulaşım ortak yaşamın en büyük bileşenidir. İşine, okuluna, alışverişine çıkan insanlar, toplumun gelişmemişliğini yansıtan bütün hastalıkları araba sürerken, inerken, binerken sürekli sergiliyorlar. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Doğan Kuban&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Şiddetin bileşenleri cahillik, örgütlenmemişlik, disiplinsizlik, kural dışı davranış, kentlileşememiş olma, kısaca birlikte yaşadıklarımızın haklarına saygısızlık; bu bilgisizlik kadar, insana yeterince sevgi beslememekten, insana yeterince acımamaktan, insana inanmamaktan, uygar bir toplumun güvenlik, sağlık, nezaket gibi kent yaşamına kazandıracağı standartlara ulaşamamış olmaktan kaynaklanıyor. Büyük Millet Meclisi’nden gazete yazarına ve otobüs yolcusuna kadar herkes patlamaya hazır bomba gibi. Bakıp geçtiğimiz sayısız çarpık olayın yaşamı ne kadar zorlaştırdığını idrak etmekte zorlanan bir toplumuz.&lt;br /&gt;İşte şaşılacak bir olay: Trafikte önümüzdeki taksi birdenbire durdu. Çünkü yolunu haksız yere bir otobüs kesmiş ve çarpışmalarına ramak kalmıştı. Taksi şoförü ölebilirdi. Otobüs ve taksi son anda birbirlerine girmediler. Taksi şoförü hem korku, hem büyük bir kızgınlıkla otobüs şoförüne bağırmaya başladı. Tehlike yaratmış, fakat kendisi tehlikeye girmemiş otobüs şoförü kımıldamadan, biraz da tebessümle bağıran şoförü dinliyordu. Sonra canı sıkıldı. Gaza basıp uzaklaştı.&lt;br /&gt;Ölümcül olay geçiştirildi. Fakat toplumsal olay çözülmeden kaldı. Otobüs şoförü özür dilemedi. Taksi şoförü ölseydi bile, ağzını açmadan, belki fazla bir vicdan azabı çekmeden yine çekip gidecekti. Olay anonim olduğu için adamın günahına girmekten korkmuyorum. Olay burada bitmedi. Otobüs gitti. Fakat taksi şoförü içeri girmedi. Otobüsün gittiğini de adeta unutmuştu. Bağırıp çağırmaya devam etti. Psikolojik bir travma da geçirmiş olabilir. İlginç olan, demin hakkı yenen ve tehlike geçiren şoför şimdi boşluğa yumruk sallarken arkasında biriken araçların yolunu kestiğini düşünmüyor, kornalarını da işitmiyordu.&lt;br /&gt;Bu bizde tipik bir toplumsal davranış sayılabilir. Geçenlerde Meclis’te de milletvekilleri birbirlerine veryansın ediyor, kimse birbirini dinlemiyordu.&lt;br /&gt;Türkiye’de karşıt söylemleşme diyaloğa dönüşmüyor. Dinlememe ve anlamama duvarına çarpıp geri dönüyor. İnsanlar sözlerine bayrak gibi sarılıp birbirlerine sordukları sorulara yanıt vermiyorlar. İngilizcede bir deyim var: Elinde bir çekiç olan, her şeyi çivi olarak görür. Sözleri mıhlıyoruz konuştuğumuz insanların kafasına.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;YAŞAMIN ARMONİSİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Maddi dünyanın yaşamında atomlar, moleküller ya da hücreler arasında bir genel uyuşma var. Yaşam bu armonilerle gerçekleşiyor. Oysa bizim toplumun insanları aklın kolayca farkına varabileceği çözülebilir uyuşmazlıkları bile kavga sınırına taşımayı bir marifet sanıyorlar. Bizde diyalog (….. yarışı) anlamına geliyor. Bu akıl almaz bir cehalet ve toplumsal hamlık göstergesidir. Ve bu okuma yazma sorunu da değildir. Hepimizin bildiği adam sendecilik, boş vericilik, bu da geçer yahuculuk, dikkatsizlik, tembellik gibi deyimlere, atasözlerine yansımış toplumsal özelliklerimiz var. Bunların akılsal olmasa bile, davranışsal bir hoşgörüye yol açması gerekmez miydi? Suçu kentleşememekte, kentin kırdan göçenlere istediğini vermemesinde arayabilir miyiz?&lt;br /&gt;Milyonlarca adamı, konutlarında, okullarında, yol ve meydanlarında birbirlerinin burnuna sokmuşuz. Onlara hiçbir zaman sahip olamayacakları şeyleri ekranlarda gösteriyoruz. Her sabah sahip olamayacakları şeyleri düşünerek uyanıyor, onları kendileri gibi balık istifi olmuş vatandaşlarla paylaşıyor, eğer başlarına bir uygunsuzluk gelmezse işlerine –tabii varsa- gidiyorlar. Akşama evlerine dönünce sahip olamayacakları dünya nimetlerini gösteren ekranlarının başına geçip, belki bir yılbaşı ikramiyesinin hayallerine dalıyorlar. Sonra ekranlarda konuşanları dinleyip, başkalarına nasıl kızacaklarını ve sözlerini silah gibi kullanmanın görsel talimlerini yapıyor, belki de yarın bağıracakları adamlara söyleyecekleri sözleri tekrarlıyorlar.&lt;br /&gt;Hiçbir şiddet toplumu uygar değildir. İnsanları şiddete teşvik eden hiç kimse uygar değildir. Uygarlık davranışlarda yaygınlaşan insan saygısıyla gerçekleşebilir. Bunun yerleşmesinin aracı yine saygıdır. İnsana saygı, yaşama saygı ancak bilgi ile yerleşir. Kimse kedilerin, tavukların, köpeklerin birbirlerine saygısından söz etmiyor. Fakat onların bizden farklı bir anlaşma yöntemleri (insanlıkları mı desek!) var.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;DİL, SALDIRGANLIK ARACI&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bizim günlük yaşamda kullandığımız üslup kavgacı olmaya teşne bir dil. Türk dili cahillerin elinde tabancaya dönüştü. Dilimizi böyle kullanırsak kendimizi Makedonya dağlarındaki Balkan komitacıları gibi bulacağız. Dilimizi anlaşma ve sevgi için kullanırsak, bizde bu sözcükler dolu: Merhaba var, can var, ‘geçme namert köprüsünden’ var.&lt;br /&gt;Acaba bu şiddetin arkasında da Amerikan kültürünün etkisi yok mu? Her Amerikan filmi şiddet içeriyor. Herkesin cebinden bir tabancı çıkıyor. Bir türlü sırtı yere gelmeyen silah lobisi (bunlar gibi düşünen bir Türk Cumhurbaşkanı da vardı) her Amerikalının cebinde bir silah olduğunu vatandaşlarına kanıtlamak için filmcilerle anlaşmış olmalı. Schwarzenegger’i vali yapanlar da Holywood filmlerini üreten Kaliforniyalılar değil mi?&lt;br /&gt;Biz gençliğimizde Amerikan kovboy ve gangster filmleriyle büyüdük. Sonra casus filmleri, faşizm ve komünizmin şiddet hikâyeleri piyasayı işgal etti. Sonra Kore. Sonra Vietnam, sonra İslam mücahitleri. Aslında bu şiddet Batı emperyalizminin estirdiği fırtına değil mi? Bizim Meclis sahnesi kanımca emperyalist güç diyalektiğinin yerel gösterisi. İran İsrail’in, İsrail İran’ın füzeleriyle yok olabilirse atom bomba stokları en çok kimde varsa o herkesi yok edecek! Şiddet ve yalanı kim üretiyor bu dünyada? Güçlüler. Peki güçlü olanların kimler olduğunu herkes bilmiyor mu? Kimin karşısında el pençe divan duruluyorsa, güçlü o.&lt;br /&gt;‘Modern Zamanlar’ filminde Şarlo bütün gün bir vida sıkan bir işçi olarak işten çıktıktan sonra da elinde bir tornavida varmış gibi boyuna iki eli ile bir tornavidayı sıkıyormuş gibi yapardı. Bu Taylor sisteminin insanı robot haline getiren doğasını eleştiren bir filmdi. Şiddet bir düşünce olarak başlıyor, dil olarak şekilleniyor ve sonunda eyleme dönüşüyor. Dilin şiddeti gelecek için bir senaryo hazırlıyor. Bu bizim toplum kültürünün şiddet bağlamında Amerikan usulü ‘taylorisation’u olmasın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;01.01.2010/ Cumhuriyet Bilim Teknik&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3321574445310259389?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3321574445310259389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3321574445310259389' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3321574445310259389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3321574445310259389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2010/01/siddet-ve-kzgnlk-uygarlk-kapsn-kapatyor.html' title='Şiddet ve kızgınlık uygarlık kapısını kapatıyor.'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6602329608951550274</id><published>2009-11-06T08:11:00.001+02:00</published><updated>2009-11-06T08:13:32.924+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>GDO'lu diyet tarifleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Haliyle panik halindesiniz... “Nasıl anlarız? Genetiği değiştirilmiş organizma yemekten nasıl kurtuluruz?” filan.&lt;br /&gt;Şöyle...&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya... Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya... İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Ne verirlerse...&lt;br /&gt;Onu yiyeceksiniz.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz... Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli... Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran... İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef... Torunlarınız da.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul’un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir’de, Antalya’da, Adana’da evde salça yapmak? Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye... İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız... Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun... Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun... Ne işe yaradı senin pazara gitmen?&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi... Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun... Brüksel lahanası yiyerek mi AB’ye gireceğini sanıyorsun?&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Çin’den bal getiriyorlar mesela... Taaa Arjantin’den, Meksika’dan bal getiriyorlar. Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan... İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin! Ben iddia ediyorum... Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli’de, Pervari’de terör bile azalır, terör bile.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Uzatmayayım.&lt;br /&gt;Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA’sını değiştirdi!&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.&lt;br /&gt;¡&lt;br /&gt;Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz... Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yılmaz Özdil / 06.11.2009 / Hürriyet &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6602329608951550274?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6602329608951550274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6602329608951550274' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6602329608951550274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6602329608951550274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/gdolu-diyet-tarifleri.html' title='GDO&apos;lu diyet tarifleri'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6189446086822595698</id><published>2009-11-01T22:45:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:47:42.605+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'>Gizli Bahçe</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3zmIMuGtI/AAAAAAAAAf8/ONoqbT1fd1s/s1600-h/09-2+.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399239364648508114" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3zmIMuGtI/AAAAAAAAAf8/ONoqbT1fd1s/s400/09-2+.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yapımı bayağı uzun süren kurdele ile yapılmış bir tablo&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6189446086822595698?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6189446086822595698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6189446086822595698' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6189446086822595698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6189446086822595698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/gizli-bahce.html' title='Gizli Bahçe'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3zmIMuGtI/AAAAAAAAAf8/ONoqbT1fd1s/s72-c/09-2+.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5609857512109057065</id><published>2009-11-01T22:18:00.008+02:00</published><updated>2009-11-01T22:31:22.402+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'>Sepetlerden seçmeler</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3uzNJRveI/AAAAAAAAAfM/p2B75Ojjb1w/s1600-h/%C3%A7i%C3%A7eklisepet.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399234091756404194" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3uzNJRveI/AAAAAAAAAfM/p2B75Ojjb1w/s400/%C3%A7i%C3%A7eklisepet.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3upjnIBvI/AAAAAAAAAfE/5_YSNWUmRA4/s1600-h/%C3%A7i%C3%A7eklisepet2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399233925988484850" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3upjnIBvI/AAAAAAAAAfE/5_YSNWUmRA4/s400/%C3%A7i%C3%A7eklisepet2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3vkyWlRyI/AAAAAAAAAfU/gBLEkbW5h24/s1600-h/sabunlu2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399234943557912354" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3vkyWlRyI/AAAAAAAAAfU/gBLEkbW5h24/s400/sabunlu2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Banyolarımız için göz alıcı &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5609857512109057065?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5609857512109057065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5609857512109057065' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5609857512109057065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5609857512109057065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/sepetlerden-secmeler.html' title='Sepetlerden seçmeler'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3uzNJRveI/AAAAAAAAAfM/p2B75Ojjb1w/s72-c/%C3%A7i%C3%A7eklisepet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5493252837043305331</id><published>2009-11-01T22:07:00.004+02:00</published><updated>2009-11-01T22:17:47.906+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'>Minik süsler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3sbKvH2JI/AAAAAAAAAeM/Mc5jYNK3ho8/s1600-h/09-34+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399231479769716882" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3sbKvH2JI/AAAAAAAAAeM/Mc5jYNK3ho8/s400/09-34+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ay yıldız motifli seramik takı kutusu ve potpori&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3rC03RDfI/AAAAAAAAAeE/xYnp64cdIfg/s1600-h/09-35+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399229962069806578" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3rC03RDfI/AAAAAAAAAeE/xYnp64cdIfg/s400/09-35+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Raf ahşap, üzerindeki süsler sıkıştırılmış mermer tozundan. Rafın kenarları gri/metalik parmak yaldız, yıldızlar gri boyutlu boyadan yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3qxo3iJhI/AAAAAAAAAd0/iuQYbwKQQoM/s1600-h/09-31+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399229666791925266" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3qxo3iJhI/AAAAAAAAAd0/iuQYbwKQQoM/s400/09-31+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Seramik yunuslar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5493252837043305331?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5493252837043305331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5493252837043305331' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5493252837043305331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5493252837043305331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/minik-susler.html' title='Minik süsler'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3sbKvH2JI/AAAAAAAAAeM/Mc5jYNK3ho8/s72-c/09-34+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4657988407792218964</id><published>2009-11-01T21:55:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:01:04.875+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AHŞAP İŞİ'/><title type='text'>Gazetelik</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3ntRVyo4I/AAAAAAAAAds/jz_xkL6CFBA/s1600-h/09-24+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399226293222024066" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3ntRVyo4I/AAAAAAAAAds/jz_xkL6CFBA/s400/09-24+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zevkinize uygun boyadan sonra, üzeri vanstrok tekniğiyle süslenmiş ve cam cila dökülmüştür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4657988407792218964?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4657988407792218964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4657988407792218964' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4657988407792218964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4657988407792218964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/gazetelik.html' title='Gazetelik'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3ntRVyo4I/AAAAAAAAAds/jz_xkL6CFBA/s72-c/09-24+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4763343743945050381</id><published>2009-11-01T21:51:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T21:53:40.367+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AHŞAP İŞİ'/><title type='text'>Şaraplık</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3m6yu5-iI/AAAAAAAAAdc/hlbHDJg3N1k/s1600-h/09-3+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399225426012404258" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3m6yu5-iI/AAAAAAAAAdc/hlbHDJg3N1k/s400/09-3+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğim ürünüm... Ahşap üzerine çatlatma ve dekopaj teknikleri kullanılarak yapılmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4763343743945050381?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4763343743945050381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4763343743945050381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4763343743945050381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4763343743945050381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/saraplk.html' title='Şaraplık'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3m6yu5-iI/AAAAAAAAAdc/hlbHDJg3N1k/s72-c/09-3+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2767438173448952125</id><published>2009-11-01T21:47:00.003+02:00</published><updated>2009-11-01T21:51:10.950+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3mlZ0cB3I/AAAAAAAAAdU/sPzfAPNDA5s/s1600-h/09-26+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399225058547468146" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3mlZ0cB3I/AAAAAAAAAdU/sPzfAPNDA5s/s400/09-26+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3l8Tr2_9I/AAAAAAAAAdM/ckxma84213A/s1600-h/09-8+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399224352526237650" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3l8Tr2_9I/AAAAAAAAAdM/ckxma84213A/s400/09-8+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3l1ryms7I/AAAAAAAAAdE/Zo3v0xSjT5s/s1600-h/09-4+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399224238737896370" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3l1ryms7I/AAAAAAAAAdE/Zo3v0xSjT5s/s400/09-4+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2767438173448952125?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2767438173448952125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2767438173448952125' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2767438173448952125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2767438173448952125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/blog-post_01.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3mlZ0cB3I/AAAAAAAAAdU/sPzfAPNDA5s/s72-c/09-26+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-355167889536922732</id><published>2009-11-01T21:39:00.003+02:00</published><updated>2009-11-01T21:46:23.996+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3lMgeCX6I/AAAAAAAAAc8/PzSfDmB2Jg8/s1600-h/melekmumluk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399223531324202914" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3lMgeCX6I/AAAAAAAAAc8/PzSfDmB2Jg8/s400/melekmumluk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3k_pwTPFI/AAAAAAAAAc0/U4-GFT1hmFg/s1600-h/09-9+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399223310478425170" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3k_pwTPFI/AAAAAAAAAc0/U4-GFT1hmFg/s400/09-9+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3k094d3kI/AAAAAAAAAcs/IDVv72up0NU/s1600-h/09-5+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399223126902824514" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3k094d3kI/AAAAAAAAAcs/IDVv72up0NU/s400/09-5+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-355167889536922732?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/355167889536922732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=355167889536922732' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/355167889536922732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/355167889536922732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/11/blog-post.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3lMgeCX6I/AAAAAAAAAc8/PzSfDmB2Jg8/s72-c/melekmumluk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2270864806335686416</id><published>2009-09-08T10:29:00.000+03:00</published><updated>2009-09-08T10:30:39.964+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Kadının Tutsaklığı...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ürdün Kralı Abdullah’ın, Birleşmiş Milletler sözleşmesinin 15. maddesinde yer alan “devletler, erkek ve kadınlara kalacakları ya da yaşayacakları yerleri seçme ve serbestçe dolaşma konularında aynı hakları tanır” ilkesini onaylaması, dinci kesimlerin tepkisine yol açtı.&lt;br /&gt;Birçok İslam ülkesinde olduğu gibi, kişi özgürlüğünü ve halk iradesini hiçe sayan Fetva Kurulu kararını anında verdi: Bu uygulama şeriata aykırı olup, şer’i hükümlere dayalı aile kavramını yok edecektir!&lt;br /&gt;Kadının yüzyıllardır şeriat tutsaklığından kurtulamadığı bu tür yönetimlerde Fetva Kurulu karar verdi mi, artık ne halk iradesi, ne tartışma, ne eleştiri...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Bizde de, bir iki yıl önce, hem de en yetkili ağız; halk iradesine dayanan TBMM, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, bağımsız mahkemeler varken, böyle bir kurula gerek duyulduğunu söylememiş miydi?&lt;br /&gt;Fetvacılar öyle düşünürken, töre savunucuları durur mu; onlar da kadının yerinin, evi ve kocasının yanı olduğunu; kadına kocasının evini terk edip istediği yerde yaşama hakkı verilmesinin aileyi ortadan kaldıracağını; hükümetin, kadın haklarını ileri sürerek, geleneksel değerlerin ve kimliğin yok edilmesine yol açtığını ileri sürdüler.&lt;br /&gt;Ürdün Hükümeti ise bunu, kadın hakları diye değil, BM sözleşme maddesinin şeriat hükümlerine ters düşmediği için onaylandığını açıklıyor.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Böyle düşünenlerin, Kuran’dan da İslamın kurallarından da habersiz oldukları; onların şeriat deyince, kafalarını örümcek ağına çeviren ilkel varsayımları anladıkları; Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın’ın açıklamalarından da bellidir:&lt;br /&gt;“Bilgisizlikle savaşmayı ilke edinmiş bir dinin mensupları bugün bilgisiz ve eğitimsizdir. Kadın gibi çok önemli bir eğiticiyi, kendi varlığından habersiz olacak kadar cehaletin karanlığına gömdük. Toplumdaki sorunların temelinde yatan en önemli nedenlerden biri de budur.”&lt;br /&gt;Aydın, “Ailelerin kızları okutmama gerekçesini Kuran’a, sünnete dayandırmak mümkün değil. (...) İyi insan yetiştirmek istiyorsak, kadın-erkek ayırmadan herkesin beynini, kalbini geliştirmesini sağlayacak ortamı hazırlamalıyız” önerisinde bulunuyor.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Aydınlanma, aklı özgürleştirme edimidir. Kuran’ı, bir günahlar kitabı olmaktan, ancak özgürleştirilmiş akıl kurtaracaktır. Şevki Aydın, “beynin ve kalbin geliştirilmesi” sözüyle bunu anlatmak istiyor.&lt;br /&gt;Albert Einstein, “Bilimsiz din kör, dinsiz bilim topaldır” diyor. Bunu, bilimin dinle, dinin bilimle bağdaşmadığını; dinin sınırında bilimin, bilimin sınırında dinin durması gerektiğini bilmediğinden söylemiyor; dolaylı yoldan, dinin, bilimin ışığı altında irdelenmesi gerektiğini ima ediyor. Dinsel söylencelerin ya da nice buluşun öncesinde insanın o engin düşleme yeteneği yadsınabilir mi?&lt;br /&gt;Nesnel bir saymaca yapılsa, ettiği duada ne gibi öğütler verildiğini anlayamayanların oranı kesinlikle yüzde 90’ı aşacaktır.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Kadının tutsaklığı, aydınlanma sürecinden geçmemiş olmasıyla ilgilidir.&lt;br /&gt;Kadın, beynine aydınlanmanın ışığını düşürmedikçe; güzel gözlerini aşk tellallarının elinden kurtarmadıkça; narin bedenini çağımızın esir pazarı sayılan ekranlarda, podyumlarda satılığa çıkardıkça; aklının din tacirlerinin çöplüğü gibi kullanılmasına boyun eğdikçe..&lt;br /&gt;İnsanlığını kadınlığına mahkûm ederek yaşayacaktır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Adnan Binyazar / 08.09.2009 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2270864806335686416?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2270864806335686416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2270864806335686416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2270864806335686416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2270864806335686416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/09/kadnn-tutsaklg.html' title='Kadının Tutsaklığı...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5994316491219395894</id><published>2009-08-09T20:45:00.001+03:00</published><updated>2009-08-09T20:47:16.977+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Kuşlarla böceklerle anlatım...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eskiden anneler, babalar ve ilkokul öğretmenleri, bebeklerin nasıl oluştuklarını çocuklara kuşlardan, böceklerden bahsaçarak anlatırlardı: Böylece ana ve babalar sıkıntı çekmez, öğretmenler de arka sıralarda oturan haşarı öğrencilerinin birbirlerini dürtüp pişmiş kelleler gibi sırıtmalarını seyretmek zorunda kalmazlardı.&lt;br /&gt;Yöntemin hâlâ yararlı olduğuna inandığımızdan size, masa başında, yüzlerce gerçeği gözardı ederek tasarladığınız formüllerle, kapalı kapılar ardında aldığınız böyle kararlarla bir toplumu istediğiniz gibi güdümleyemeyeceğinizi kuşlardan böceklerden örneklerle anlatmaya çalışacağız:&lt;br /&gt;* Avustralya’da Veba Çekirgeleri zaman zaman çoğalır ve dönümlerce ekilmiş arazide ne varsa yok ederler. 1862’de yetkililer, Hindistan’daki Mina kuşunun çekirge yemeye bayıldığını duymuş, bunlardan toplayıp ülkelerine getirmişler. İthal kuşlar, çekirgeleri yemiş, bitirmişler mi? Hayır, yararlı yerli kuşların yiyeceklerini, yuva alanlarını işgal ederek bunların azalmasına yol açmışlar. Sonra da meyveleri, tahıl tanelerini gagalamaya, taşıdıkları parazitlerle insanlara hastalık bulaştırmaya başlamışlar.&lt;br /&gt;* Yine Avustralya’da, 1930’da, şekerkamışını mahveden böcekleri yesin diye ABD’den getirilen Şekerkamışı Kurbağaları, şekerkamışı böceklerinden çok arıları yemişler, bal üretimi azalmış, saldıkları zehirle insanlara, yararlı hayvanlara zarar vermişler. Şimdi, oralarda “Zehirini fışkırttığında ilk yardım olarak ne yapılacağını” anlatan broşürler dağıtılmakta.&lt;br /&gt;Bir de kuşsuz, böceksiz bir örnek verelim:&lt;br /&gt;* 1977-1981 yılları arasında Zbigniev Brezezinski, ABD Cumhurbaşkanı Carter’ın ulusal güvenlik yardımcısıydı. Sovyetler o tarihlerde Afganistan’ı işgal etmişlerdi. Komünizmin petrol üreten ülkelere sarkacağından korkuldu. ABD Ulusal Güvenlik Kurulu, Brezezinski’nin güdümünde çalıştı ve Marksizm’in, İslam’ın en yobazını silahlandırarak durdurulabileceği sonucuna varıldı. Sonra ne oldu? Silahlandırdıkları köktendinci Müslümanlar Taliban’ı oluşturdular, aralarından Osama Bin Laden çıktı, ABD, 11 Eylül saldırılarına uğradı.&lt;br /&gt;Şimdi biyoloji hocasından seks bilgisi edinmekte olan yeni yetmeler gibi sırıtmadan dinleyin: &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;İster dünyanın en güçlü, en kuvvetli ülkesinin başında bulunun, isterse yüzde bilmemkaçla gelmiş bir iktidar olun, herhangi bir ülkeyi, mesela Türkiye’yi, ezip, çekip, zorlayıp öyle masa başında geliştirdiğiniz ya da kafanıza siz çocukken sokulmuş kalıplara uydurmanız imkânsızdır;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Lafonten’de bunu zamanında anlamanızın yararını anlatan pek çok kuş masalı vardır! l&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Selçuk Erez / 09.08.2009 / Cumhuriyet Dergi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5994316491219395894?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5994316491219395894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5994316491219395894' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5994316491219395894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5994316491219395894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/08/kuslarla-boceklerle-anlatm.html' title='Kuşlarla böceklerle anlatım...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6481033184643585607</id><published>2009-08-03T09:16:00.001+03:00</published><updated>2009-08-03T09:17:56.985+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>G3 Geldi: Yaşasın Teknoloji (mi?)...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;G3 teknolojisi de geldi, G4’e de hazırlanalım.&lt;br /&gt;Artık elinizde bilgisayarınız var, üstelik görüntülü konuşma yapabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;Her yerde her zaman internete bağlısınız.&lt;br /&gt;İletişim artık hem de görüntülü olarak elinizde.&lt;br /&gt;Yaşasın teknoloji (mi?) acaba?&lt;br /&gt;Yoksa çocuklarımızın aklını çelecek, dikkatini dağıtacak yeni bir araç mı?&lt;br /&gt;Çocuklarımız istediği yerde maç seyretme, istediği zaman film görme olanağına kavuşunca nasıl olacak?&lt;br /&gt;Çocuklarımız bu sisteme uyan yeni telefonlar için aileleri zorlamayacak mı?&lt;br /&gt;Aileler ne yapacak, nasıl davranacak?&lt;br /&gt;Birçok çocuk bu telefonları kullanırken aile kendi çocuğunu bunun dışında tutabilecek mi?&lt;br /&gt;Dahası, bu sistemin dışında tutması doğru mu?&lt;br /&gt;Çocuklar elbette bu yeni teknolojiye bayılacaklar.&lt;br /&gt;İsteyecekler, alacaklar ve kullanacaklar.&lt;br /&gt;Akılları fikirleri de orada olacak mı? Elbette.&lt;br /&gt;Kullanmada birbirleriyle rekabet edecekler mi? Hiç kuşkusuz.&lt;br /&gt;Yeni teknolojilerin hedefi elbette çocuklar ve gençlerdir.&lt;br /&gt;Ailelere verilen korku da hazır: Çocuğunun nerede olduğunu, ne yaptığını göreceksin.&lt;br /&gt;Ailelerin bu kaygısı da boşuna değil.&lt;br /&gt;Ama çözümü görüntülü telefonlar değil, ayrı konu.&lt;br /&gt;Okullar ne yapacak?&lt;br /&gt;Öğretmenler çocukların ilgisini, dikkatini derslere nasıl yoğunlaştıracaklar?&lt;br /&gt;Sorunun çözümü elbette teknolojinin kullanımındadır.&lt;br /&gt;Ama daha biz bilgisayar ve internet kullanımının sorunlarını çözemiyoruz.&lt;br /&gt;İnternette kimin ne yaptığı belli değil.&lt;br /&gt;İnternette kimin kiminle ne yaptığı belli değil.&lt;br /&gt;Özgürlükler ancak sorumlulukla ve özdenetimle yararlı oluyor.&lt;br /&gt;Başıboş, denetimsiz, belirsiz kullanımlar kötü kullanıma bütünüyle açık.&lt;br /&gt;Şimdi bu sonsuz alan, denetimi olmayan bir sistemle kişinin elinde.&lt;br /&gt;Doğruyu yanlıştan ayıramayan çocuğun elinde.&lt;br /&gt;Her şeyi merak edip denemeye kalkan gencin elinde.&lt;br /&gt;Uzaktan maceralara hevesli kadınların elinde.&lt;br /&gt;“Bakalım karşıma kim çıkar?” erkeklerin elinde.&lt;br /&gt;Elbette doğru kullananlar olacaktır.&lt;br /&gt;Elbette bu teknoloji onlar için düşünülmektedir.&lt;br /&gt;Bilgi akışının yararları saymakla bitmez.&lt;br /&gt;Ben 1993 yılında yazılarımı gazeteye özel bir programla internetten göndermiş bir yazarım. Teknolojiyi severim, elbette kullanırım.&lt;br /&gt;Ama teknolojinin beni işgal etmesine izin vermem.&lt;br /&gt;Böyle yapan çok kişi vardır.&lt;br /&gt;Ama çocuklar?&lt;br /&gt;Ama gençler?&lt;br /&gt;Henüz özdenetimi zayıf dönemlerini yaşıyorlar.&lt;br /&gt;G3 teknolojisinin reklamını yapan şirketler kadar bu konular da ele alınmalıdır.&lt;br /&gt;Çocuklara konunun her yönü öğretilmelidir.&lt;br /&gt;Gençlere doğru seçimler yapmak, doğru kararlar vermek öğretilmelidir.&lt;br /&gt;Çocuklarımızın özdenetimi güçlendirilmelidir.&lt;br /&gt;Çocuklarımız yararlıyı zararlıdan ayırabilmelidir.&lt;br /&gt;O zaman G3 teknolojisinin yararı zararından daha çok olacaktır.&lt;br /&gt;Ya programlar ne olacak?&lt;br /&gt;Çocuklarımızın bilimsel keşiflerden heyecan duymaları nasıl sağlanacak?&lt;br /&gt;Çocuklarımızın dikkatini okul konularına çekmek nasıl başarılacak?&lt;br /&gt;Bu sorunlar G3 teknoloji şirketlerini ilgilendirmiyor.&lt;br /&gt;Ama bizi ilgilendiriyor?&lt;br /&gt;Aileleri ilgilendiriyor.&lt;br /&gt;Öğretmenleri ilgilendiriyor.&lt;br /&gt;Ya hükümeti? Hükümeti ilgilendiriyor mu?&lt;br /&gt;Hayır. Onları yargıyı ele geçirmek ilgilendiriyor. Üniversiteyi ele geçirmek ilgilendiriyor. Belki G3 teknolojisini bu amaçlarla kullanmak ilgilendirebilir.&lt;br /&gt;Ah benim memleketim... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;03.08.2009 / Cumhuriyet / Erdal Atabek&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6481033184643585607?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6481033184643585607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6481033184643585607' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6481033184643585607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6481033184643585607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/08/g3-geldi-yasasn-teknoloji-mi.html' title='G3 Geldi: Yaşasın Teknoloji (mi?)...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3158279724912580361</id><published>2009-08-03T09:14:00.000+03:00</published><updated>2009-08-03T09:16:03.266+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Kadınlarını Öldüren Toplum, Kadınlarını Koruyamayan Devlet</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadınlarını Öldüren Toplum, Kadınlarını Koruyamayan Devlet&lt;br /&gt;Kadınlarını erkeklerin malı gibi gören toplum…&lt;br /&gt;Kadınlarını ikinci sınıf vatandaş gören toplum…&lt;br /&gt;Kadınlarını aşağılayan toplum…&lt;br /&gt;Kadınlarını örten toplum…&lt;br /&gt;Kadınlarını öldüren toplum…&lt;br /&gt;Kadınlarını koruyamayan toplum…&lt;br /&gt;Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından “Kadını koca şiddetinden koruyamadınız” gerekçesiyle mahkûm olan devlet…&lt;br /&gt;Uygar olabilir mi?..&lt;br /&gt;Demokratik olabilir mi?...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Bu hafta sonu bir günde üç kadın öldürülüyor…&lt;br /&gt;Kocaları veya eski kocaları tarafından…&lt;br /&gt;Zübeyde Yıldız:&lt;br /&gt;Eski kocası tarafından ölümle tehdit ediliyor….&lt;br /&gt;Koruma için polise başvuruyor…&lt;br /&gt;Koruma yok.&lt;br /&gt;Savcılığa başvuruyor…&lt;br /&gt;Koruma yok.&lt;br /&gt;Sonunda kocası geliyor, işyerinde, herkesin gözü önünde Zübeyde’yi bıçakla doğruyor.&lt;br /&gt;Çünkü Zübeyde eski kocasına “Artık hayatına karışamayacağını” söylemiş.&lt;br /&gt;Ferfuri Akbaş:&lt;br /&gt;İki tabancayla birden ateş eden kocası tarafından evinde öldürülüyor.&lt;br /&gt;İddia edilen cinayet nedeni:&lt;br /&gt;Kıskançlık.&lt;br /&gt;Ayşe Köse:&lt;br /&gt;Evinde çocuklarının gözü önünde kocası tarafından kalbinden kurşunlanarak öldürülüyor.&lt;br /&gt;İddia edilen cinayet nedeni:&lt;br /&gt;Aldatma.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Vatan gazetesinin haberine göre:&lt;br /&gt;2006 yılında aile içi cinayet davası sayısı 295.&lt;br /&gt;2008 yılında 292.&lt;br /&gt;Resmi araştırmalara göre Türkiye’de her 10 kadından 4’ü fiziksel ya da cinsel şiddet görüyor.&lt;br /&gt;Türkiye genelinde, fiziksel ya da cinsel şiddet görmüş kadınların oranı yüzde 41.&lt;br /&gt;Neredeyse kadınların yarısı (resmi olarak saptanabilen sayılara göre) şiddet görüyor.&lt;br /&gt;Benim yaptığım araştırmalara göre Türkiye’deki ailelerin üçte ikisinde dayak olağandı.&lt;br /&gt;Bu arada mahkûm Güler Zere hasta, hapiste herkesin gözü önünde ölüyor…&lt;br /&gt;Ama tahliye edilmiyor.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Kadınları namus uğruna eve kapatan…&lt;br /&gt;Kadınları namus uğruna örten…&lt;br /&gt;Kadınları namus uğruna döven…&lt;br /&gt;Kadınlara namus uğruna söven…&lt;br /&gt;Kadınları namus uğruna öldüren…&lt;br /&gt;“Namuslu” erkeklerden oluşan bir toplum!&lt;br /&gt;Kendilerine başvuran kadınlara “Aile içinde olur böyle şeyler” diyen polisler, savcılar…&lt;br /&gt;Kadınlarını koruyamayan bir devlet!&lt;br /&gt;Bu nedenle AİHM’de mahkûm olan bir devlet!&lt;br /&gt;İşte bizde böyle olur “demokrasi” dediğin!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;İçimi burkan ne biliyor musunuz sevgili okurlarım:&lt;br /&gt;Bizzat kadınların anne ve eş olarak bu düzene boyun eğmiş olmaları…&lt;br /&gt;Bu düzeni devam ettirecek değer yargılarını içselleştirmeleri, çocuklarına aktarmaları…&lt;br /&gt;Güya insan haklarını savunan, türban konusunda mangalda kül bırakmayan kuruluşların bu ilkel düzenin devamına katkıda bulunmaları…&lt;br /&gt;Ve bu ülkenin başkanının “…ya davulcuya, ya zurnacıya…” söylemini şiar edinmiş olması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;03.08.2009 / Cumhuriyet / Emre Kongar&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3158279724912580361?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3158279724912580361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3158279724912580361' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3158279724912580361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3158279724912580361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/08/kadnlarn-olduren-toplum-kadnlarn.html' title='Kadınlarını Öldüren Toplum, Kadınlarını Koruyamayan Devlet'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5258396409577330613</id><published>2009-08-01T21:45:00.001+03:00</published><updated>2009-08-01T21:47:20.171+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİRLERDEN SEÇMELER'/><title type='text'>ŞİİR SEVENLER</title><content type='html'>Arkadaşımın e posta olarak gönderdiği linki tıklayın, bayılacaksınız. &lt;a href="http://www.tomsuk.name.tr/flash_animasyon.htm" target="_blank"&gt;http://www.tomsuk.name.tr/flash_animasyon.htm&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5258396409577330613?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5258396409577330613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5258396409577330613' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5258396409577330613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5258396409577330613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/08/siir-sevenler.html' title='ŞİİR SEVENLER'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6549824242887285705</id><published>2009-07-31T21:16:00.001+03:00</published><updated>2009-07-31T21:18:24.914+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Andre Gide ve Toplumsal Sorumluluk</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;André Gide 20. yüzyıl başının en büyük yazarları arasında sayılan, Nobel’le onurlandırılmış, Fransız sanatçıları arasında en açık düşünceli ve en az lafını esirgeyen saygıdeğer bir kişilikti. Pek çok Fransız aydını gibi Sovyet rejiminin yeni bir dünyanın müjdesi olduğuna inanıyordu. Sovyet rejiminin propagandasını yapmak için Rusya’ya çağrılıp büyük bir tantana ile Rusya’da gezdirilen önemli yazarlardan biriydi. Doğan Kuban&lt;br /&gt;Fakat Stalin döneminin ilk aşamalarından sonra Rusya’daki gelişmelerden ve kuram ile pratiğin birbirine ters düşmesinden çok rahatsız oldu. 1949’da yayımlanan ve editörlüğünü Richard Crossman’ın yaptığı “The God that Failed” ‘Başarısız Tanrı’ adlı kitapta beş büyük yazarla birlikte (Arthur Koestler, Ignazio Silone, Richard Wright, André Gide, Louis Fischer, Stephen Spender) komünist dünyaya ilişkin gençlik umutlarını yok eden gelişmeleri yansıtan bir eleştiri kaleme aldı.&lt;br /&gt;Yarım yüzyıl önce okuduğum bu kitabı bir kez daha okudum. İdeolojiler ne kadar parlak ve değişken olursa olsun, komünist, faşist, liberal, demokrat ya da dinci, imancı, kişiye karşı tavrın, ideolojik söylemlerle ilgisi olmayan, değişmeyen bir saygısızlıkla sonuçlandığına, kişi olarak insana saygısızlığın, söz ve şiddetten başlayarak, çok farklı biçimlerde sürüp gittiğine inanmak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;İNSANA VA YAŞAMA SAYGI&lt;br /&gt;Son yüzyılın aydınlarının kötümserliği ile milyarların açlık hikâyeleri örtüştüğü zaman insanlık hissini yitirmemiş duyarlı insanlar karalar bağlıyor. Batı kültürü uygarlık teraneleriyle suçu kendi dışındakilere yüklemiş. Bugün dünyanın fakirlerini, Irak savaşını, Çin terörünü, insanların, hükümetlerin, polisin, güçsüzlere karşı tavırlarını, dünyanın neresinde olursa olsun izlediğimiz zaman insana ve yaşama saygının, çağdaşlığın ayrılmaz bir özelliği haline gelemediğini görüyoruz.&lt;br /&gt;Gerçi böyle olduğunu Hintli ve Çinli düşünürler çok eski tarihlerde söylemişler. Fakat bugünkü iletişim dünyasında bunu her dakika izlemek olanağı var. Ve arkasından dövünseniz de, zorbalığın yanında olan, zorbalıkla yaşayan insanlar, gruplar ve toplumlar var. İran seçimi yeni bitti. Sincan olayları devam ediyor.&lt;br /&gt;Bireyciliğe kesinlikle inanmış bir yazar olar Gide komünizm ve bireycilik arasındaki karşıtlığı nasıl çözeceğini bilemediği bir sırada yardımına Antoine De Saint Exupery’nin yetiştiğini söyler. Onunki basit bir formüldür. Antoine De Saint Exupery “İnsanın mutluluğu özgürlükte değil, fakat sorumluluğun kabulündedir,” der. Gide’nin söyledikleri insana saygılı aydında, Türkiye bağlamında da, bazı gerçekleri de yansıtıyor. Ve bize özgür olduğumuz oranda sorumlu olma yükünü de getiriyor.&lt;br /&gt;SORUMLULUĞUN ÇÖKÜŞÜ&lt;br /&gt;Özgürlüğün sorumluluk taşımayı içerdiğini vurgulayarak, bu sorumluluğun toplum yaşamında neredeyse unutulmuş olduğunu ve ahlaksızlık düzeyine ulaştığını vurgulamak istiyorum. Sorumluluk, yaşamı sorgulamaya başladığınız zaman çalışan bir mekanizmadır. Düşünce özgürlüğünün henüz gelişmediği bir sözde demokraside, ‘özgürlük ne işe yarar?’ diye düşünebiliriz. Fakat özgürlüğün gerektirdiği sorumluluk ne kadar önemli ise özgürlük için gösterilecek çabayı yönlendiren sorumluluk da o denli önemli.&lt;br /&gt;Bu sorumluluk hissi, temelde insan kimliğine saygıdan kaynaklanıyor. O da yaşama saygının bir uzantısı. Onun da temelinde var olmak ve varlık var. Doğal olarak, sıradan insanın yaşamında bütün bu felsefi düşünceler yer almıyor. Ama ‘karıncayı ezmez’ gibi bir tavrın ya da bir fakire, bir hastaya, bir ihtiyara yardım etmenin arkasında varlığın yaratılmasına uzanan bütün zincirleme ilişki var. Ne var ki dinsel inançlar, felsefi yorumlar ve ideolojiler bir yandan yaşama saygıya temel olurken bir yandan insana saygısızlığı körükleyen davranışlara neden olabiliyorlar.&lt;br /&gt;Biz cehaletin yarattığı bir yalan dünyasında yaşıyoruz. Söylendiği zaman kimsenin reddedemeyeceği insanlık ve ahlak dışı fakat sorumluların ve aydınların sözünü etmedikleri sayısız olgu var. Söz edildiği zaman ise bunun dile getirilmesinden, yorumundan korkan kör, sağır ve dilsiz bir adam türü yarattı yaşadığımız dünya. İnsan yaşamına, doğru bellediğimiz davranışlara uzanan ve neredeyse doğal bir statü kazanan kuralsızlık ve ahlaksızlık giderek artıyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;KENDİ TOPLUMUMUZU SORGULAYALIM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yüzde altmışı yasadışı yapılarda oturan bir toplum sorumsuz mudur, çaresiz midir? Yasadışı mıdır? Ahlaklı sayılabilir mi? Yılda 2 milyar dolar elektrik kaçıran bir toplum ahlaklı mıdır, yasadışı mıdır? Ulusun kan damarına yapışmış bir sülük gibi kanını emen sıcak para, kara para denen açık sömürüye vurdumduymaz bir toplum sorumlu mudur, ahlaklı mıdır? Çaresiz midir?&lt;br /&gt;Liselerinden birinci çıkıp üniversiteye giremeyen, üniversite sınavlarında on binlercesi (0) çeken lise mezunları üreten bir toplum sorumlu mudur? Çaresiz midir? Aptal mıdır?&lt;br /&gt;Bütün bunları seyrederek politik yaşamlarını sürdürenler ahlaklı mıdır? Yasadışı mıdır? Çaresiz midir? Bütün bunları ve daha binlercesini tanık olup sesi çıkmayan gazete sayfalarını dolduran laf ebeleri ahlaklı mıdır? Çaresiz midir? Ekonomik denetimsizliğin ve yasasızlığın hesabını tutmaktan kaçınan ya da tutamayan allameler, sorumlu mudur? Çaresiz midir? Ahlaksız mıdır?&lt;br /&gt;Dünyanın en güzel ülkelerinden birinde oturup onu kirleten, soyan, doğasını ve tarihini tahrip eden ve sabahtan akşama kadar şikâyet eden, fakir ve cahili bol, dünya çapında zengin holdingleri olan, sokakları, çarşıları, tatil yerleri dolu, tıbbı ileri fakat hastanesi az, üniversitesi çok, okumuşu sınırlı, camisi ve kahvesi çok, okulu az bu toplum sorumsuz mudur? Çaresiz midir? Aptal mıdır?&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı denen eşsiz mücadeleden, bugünkü Cumhuriyeti çıkarmış, okuma yazma bilmeyen köylülerden iktidarlar yaratmış bu mucize devlet bu kadar çok olumsuzluğu barındırıp yine de yaşamaya devam ediyorsa, dinamizmi ve yaşam gücü yadsınamaz.&lt;br /&gt;Yasasızlık, kuralsızlık, vurdumduymazlık, nemelazımcılık ile dolu bu dünyadan yakınanların her köşe başını tuttuğu toplumsal yaşamımızda güveneceğimiz güç yine bu dinamizm ve toplumsal potansiyeldir. Olasılıkla binlerce yıldan bu yana dile getirilen, insanın temelde iyi olduğuna ilişkin sonsuz eski bir inanç da geleceğe güvenle bakmak için bir dayanaktır. Fakat ‘Bana ne!’ davranışı kuşkusuz bir uygarlık ifadesi değildir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;31.07.2009 / Cumhuriyet / Bilim Teknik / Doğan Kuban&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6549824242887285705?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6549824242887285705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6549824242887285705' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6549824242887285705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6549824242887285705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/07/andre-gide-ve-toplumsal-sorumluluk.html' title='Andre Gide ve Toplumsal Sorumluluk'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5433572557479137955</id><published>2009-07-31T21:08:00.002+03:00</published><updated>2009-07-31T21:13:06.188+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>ZÜMRÜTTEN AKİSLER</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bilgisayarıma internetten bir mesaj geldi: Arkeologlar Derneği kapanma tehlikesiyle karşı karşıyaymış. 1986’da Jeoloji Kurumu bazı sivri akıllı üyelerinin oyuyla fazla burjuva olduğu gerekçesiyle kendi kendini kapatmıştı! (Fıkra gibi geliyor, değil mi?) Bugün Jeomorfoglar Derneği’nin bir tek adı kaldı, kendisi fiilen yok.&lt;br /&gt;Çökmekte Olan Toplum Emareleri&lt;br /&gt;Toplumbilim kurumlarını istemiyor. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Zaten toplumumuzun yarıdan çoğunun bilimden çok din kitaplarına inandığı yakında yapılan sosyolojik bir saha çalışmasıyla ortaya çıkmıştı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Deprem olup kırk bine yakın insan ölünce devletin başı takdiri ilahi demişti. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;İnsanın sorası geliyor, bu ilâh sadist midir? Yobazın biri de Gölcük’te komutanların içki içtiğini, bunun deprem belâsını getirdiğini söylemişti. Yani ilahın gücü içki içilmesini engellemeye yetmiyor, onun için ilgisiz kişilerin canını, çoluğunu çocuğunu alıyor, malını yok ediyor!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Mantığa gel. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Üç ay sonra Kaynaşlı’daki deprem bir camiyi yok etmişti. Bizim yobazın mantığına göre, herhalde cami de günah yuvasıydı!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bu her iki ifade de aynı derecede zırvadır ve depremin anlaşılması, ondan korunma yollarınının araştırılarak bulunması ve korunmanın gerçekleştirilmesine en küçük bir katkı yapmadığı gibi beyinleri bulandırdığı için ona engel de olur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Sosyolojik saha araştırmasından çıkan en önemli sonuç, toplumun bireylerinin birbirine güvenmemesidir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Uzun zamandır çevremdekilere şu gözlemimi aktarıyorum: Dünyada pek çok toplum içinde çalıştım; üstelik muhtelif milletlerin köylüsünden kralına kadarını tanıdım. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Hiçbir yerde Türkiye’deki kadar insanların yalan konuştuğunu görmedim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; O kadar ki, geçenlerde bir gazeteci dostuma bana verilen bir sözün tutulmadığını bildirirken, «Zaten beklemiyordum» dediydim, «bu ülkede bir kişinin verdiği sözü tutmasını beklemek, akrepin sokmamasını beklemek kadar gayritabii olmuştur.» Bu hem yalanı söyleyenin aptallığını, hem de karşısındakine en küçük bir saygı duymadığını göstermektedir. Karşısındakine saygı duymamasının nedeni, kendisine olan saygısının sıfır olması, kendisinin de hiç kimseden saygı beklememesidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Bir Başbakan düşününüz ki, sözüm ona yurttaşlarının dertlerini dinlemek için yurtdışında yaptığı bir toplantıda, yanındaki bir emir kuluna, kendisine bir şikâyetini iletmek için söz alan yurttaşından bahsederken (mikrofon açık unutulduğu için), ondan «sahtekâr» diye söz etmektedir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Hayatında ilk kez karşılaştığı bir insana yalnızca kendisine hoşlanmadığı bir sordu sordu diye sahtekâr damgasını vurmakta hiçbir sakınca görmeyen bu zatın dava arkadaşı, cumhurbaşkanımız olup, bir yargıcımız tarafından belgede sahtekârlık şüphelisi olarak ilan edilmiştir.&lt;br /&gt;Dolayısıyla şunu bir soralım: Başbakan hiçbir suçu sabit olmayan ve tek kusuru soru sormak olan bir yurttaşına niçin sahtekâr damgasını vurmuştur? Bunun cevabı basittir: Başbakan kendi deneyimine dayanarak yurttaşlarının ekseriyetinin sahtekâr olmasını beklemektedir.&lt;br /&gt;Roma İmparatorluğu insan uygarlığının ilk büyük dünya devletiydi ve yarattığı Pax Romana (Roma Barışı) ile geniş sınırları içerisinde yaşayan insanlara uygar bir yaşam imkânı vermişti. Roma’da şehirler temiz ve güvenceli, şehirler arası yolculuk devrin teknolojik imkânlarına göre rahat ve emindi. Postaya ve nakliye imkânlarına güven tamdı.&lt;br /&gt;Ancak imparatorluk sınırlarına dayanan barbarların imparatorluğun ekonomik gücünü kemirmesi, bunun sonucu bir cahiller sınıfının oluşması ve sonunda bu cahiller sınıfına Ortadoğu’dan ithal edilen ve kendini tanrının oğlu zanneden bir meczup tarafından yaratılan zırva bir düşüncenin egemen olması, Edward Gibbon’un daha on sekizinci yüzyılda göstermiş olduğu gibi, muhteşem Roma’nın sonunu hazırladı.&lt;br /&gt;Tüm ortaçağ tarihi Roma’nın yavaş yavaş çöküşünün tarihidir. 1453’de İstanbul’u fethini biz Önasya Türkleri, Orta Çağ’ın sonu sayarız. Sırf bu açıdan, Roma’nın resmen ortadan kalktığı tarih olması bakımından, bu kabulde bir haklılık yanı vardır. Ama insan toplumunun düştüğü belki de en alçak düzeyi temsil eden &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Avrupa ortaçağı’nın bitişi olan Rönesans, gerçek bir yeniden doğuştur. Rönesans her şeyden önce insan onur ve haysiyetinin, insan aklının ve marifetlerinin öne çıktığı bir dönem olarak yepyeni bir çağı müjdelemiştir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bugün benim ülkemde gördüğüm şey ise, Roma’yı kemiren Ortadoğu masalının bir başka şeklinin peşinde halkımın nasıl giderek &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;insan onur ve haysiyetinden uzaklaştırıldığı ve Avrupa ortaçağına benzer bir cehalet ve pespayelik ortamına itildiğidir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;31.07.2009/ Cumhuriyet/Bilim Teknik/ A. M. Celal Şeng&lt;/span&gt;ör&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5433572557479137955?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5433572557479137955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5433572557479137955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5433572557479137955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5433572557479137955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/07/zumrutten-akisler.html' title='ZÜMRÜTTEN AKİSLER'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7226151481223832348</id><published>2009-07-19T22:04:00.001+03:00</published><updated>2009-07-19T22:06:51.745+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>BİLİM ve SİYASET</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Demokrasi İçin Manifestom&lt;br /&gt;AKP şimdi özellikle hukuk sistemini yıkma üzerinde yoğunlaştı. İktidar ve uşak medya arasındaki büyük birliktelik ve eşgüdüm, hukuk-yargı üzerinde planların daha büyük çaplı uygulamaya konmasının gündeme alındığını göstermekte.&lt;br /&gt;Şimdi HSYK (Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) çembere alındı! İktidar, medyası aracılığıyla bu kurulu sopalıyor ve kurul üzerinde terör estiriyor. Sözde Ergenekon hâkim ve savcılarının yer değiştirilmesi bahanesi altında, iktidar zamanı gelen bütün atamaların kendi istekleri doğrultusunda gerçekleşmesi için, kurul üzerinde büyük baskı uygulamakta.&lt;br /&gt;Bu tablo, yargının nasıl büyük bir siyasi bağımlı yapıda olduğunun somut göstergesidir!&lt;br /&gt;Erdoğan ve adamları, “taraf tutan yargı” propagandasıyla tamamen yandaş bir yargı ve adalet sistemini kurmak için ataktadır!&lt;br /&gt;Erdoğan, radikal geçmişinin esiri bir beyine sahip olduğunu her fırsatta gösteriyor.&lt;br /&gt;Parlamenter demokratik sistemi, parça parça yıkarak, sistemin her bir ayağını AKP’leştirme-Fetolaştırma planını uyguluyor. Bunu yaparken de sık sık “büyük sabır gereğini” dile getiriyor. Ama sabırsız bir şekilde!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Artık tablo kesinlikle şunu göstermekte: Erdoğan ve çekirdek kadrosu;&lt;br /&gt;1) Kesinlikle radikal İslamcı ve büyük otoriter bir karaktere sahiptir;&lt;br /&gt;2) Kesinlikle devlet ve ülke içinde bütün iktidar güçlerini tek elde toplama, bütün güçleri merkezileştirme planını uygulamaktadır;&lt;br /&gt;3) Kesinlikle otoriter ve tek adam yönetimi bir rejimin taşlarını döşemektedir;&lt;br /&gt;4) Kesinlikle hukuk gibi sivil alanları yakıp yıktıktan sonra sıra, askeri otoriteyi/hiyerarşiyi darmadağın etmeye gelecektir. Bunu bir ay önceki bir yazımda burada dile getirdim. Nitekim iktidara bağımlı, hukuka karşı başlatılan son saldırının işaret fişeğini çakan bir tetikçi de iktidarın ordu üzerindeki bu niyetini köşesinde dile getirmiştir! Erdoğan, ordu içinde atamaları tamamen kendisinin yapacağı zamanı kollamakta ve tetikçileri aracılığıyla da bunun ilk kamuoyu hazırlığını yapmaktadır!&lt;br /&gt;5) İktidarın iki yıl zamanı vardır. Bu süre içinde bunları yapabilecek gücü bulabilirse hepsini yapacaktır! Ancak, ekonomik kriz Erdoğan ve iktidarını zorlamaktadır! Bu süre içinde anayasayı değiştirebilecek bir gücü olabilir mi bilmiyorum. Ancak bu iktidar altında yapılacak bütün yeni anayasalar, AKP’nin mutlak iktidarına hizmet edecektir ve bütün bu çabalara karşı konmalıdır. Yeni anayasa, daha dengeli bir Meclis’in işi olmalıdır ve muhtemelen iki yıl sonraki Meclis yeni anayasa yapabilecek bir zenginlikte olabilir.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;ŞİMDİ SON BİR İDDİALI NOT BIRAKARAK, ŞÖYLE EN AZ İKİ HAFTALIK BİR YAZI TATİLİNE ÇIKIYORUM:&lt;br /&gt;7) &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;İki yıl sonraki seçimler, Cumhuriyet tarihinin en karanlık seçimleri olabilir. Muhtemelen de öyle olacaktır. Mutlak gücünü kaybetmeye aday bir diktatör eğilimli lider, direnecektir. Fethullahçılar direnecektir iktidarlarını kaybetmeye! Ve şimdiden, seçimleri kazanmak için her türlü karanlık plan ve programlarını yapmaya başlamışlardır! Demokratik geçmişi ve kültürü hiç olmayan ve demokrasiyi mutlak iktidarları için bir araç olarak gören kafa yapısı, her türlü hilekârlığı sahnelemeye hazırdır. Mutlak dincilerin veya totaliter zihniyetin neler yapabileceğini, hatta birbirlerini bile yok edebileceğini İran’da görmekteyiz! Din de mutlak iktidarlar için sadece bir araçtır! Din her türlü kılığa sokulabilir onlar için!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;8) Türkiye’nin nasıl bir rejimde yaşayacağına, AKP’nin bile ortalıkla kalıp kalamayacağına karar verilme noktası, iki yıl sonraki seçimler ve sonrasıdır! Bu seçimler BÜYÜK BİR KIRILMA NOKTASI olacaktır ülke, siyasal sistem ve siyasal hayat için!&lt;br /&gt;9) Bütün demokrasi güçleri, başta seçim bilgisayar sistemi ve işleyiş mekanizmaları için olmak üzere, şimdiden hazırlanmalıdır. Geçmiş seçimde ortaya atılan savlar didik didik edilerek işe başlanmalıdır. CHP buna önderlik etmelidir, eğer burada yazılanlara inanıyorsa ve Türkiye’nin geleceğini düşünüyorsa!&lt;br /&gt;10) Yoksa sadece bu amaç için bir Demokratik Seçimler İçin Platform kurulmalıdır!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Orhan Bursalı / 19.07.2009 / Cumhuriyet&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7226151481223832348?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7226151481223832348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7226151481223832348' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7226151481223832348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7226151481223832348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/07/bilim-ve-siyaset.html' title='BİLİM ve SİYASET'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1894335842828247482</id><published>2009-07-19T21:59:00.003+03:00</published><updated>2009-07-19T22:03:55.517+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Dumansız Hayat mı?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dumansız Hayat mı?&lt;br /&gt;Bugün 19 Temmuz… Günlerdir, aylardır hazırlık yapıldı. Sonunda o gün geldi çattı. Bundan böyle dumansız hava, dumansız hayat!&lt;br /&gt;Doğrusu içimden şöyle haykırmak ve bir bir şunları sıralamak geliyor:&lt;br /&gt;Tepemizde ve çevremizde kapkara dumanlar dolanırken, yaşam tarzımızı karartırken, hayatımıza çullanırken…&lt;br /&gt;O kapkara duman, alıştıra alıştıra millete haksızlıkları kanıksatırken…&lt;br /&gt;O kara, kapkara duman, ekonomik krizi, çoğalan işsizliği, artık kimsenin görmezden gelemediği eğitimin iflas edişini “başarı” diye niteleyip millete yutturmaya kalkarken…&lt;br /&gt;O kapkara duman, kitle iletişim araçlarını, “liberal” etiketi altında kitle uyutma aracına dönüştürürken…&lt;br /&gt;O karanın da karası duman, kaba kuvveti, orman kanunlarını, şiddeti, hem maddi hem manevi şiddeti, “demokratik tepki” diye sunmaya çalışırken…&lt;br /&gt;O kara duman “öteki”nin yaşamını, hayatını tehdit ederken ve tehditten korkanlar susarken … (Biliyorsunuz “ölümden korkmak ayıp değil… ne de düşünmek ölümü…”)&lt;br /&gt;İşte bütün bunlar süre gelirken içimden “Sigara dumanı, bu kara dumanın yanında hiç kalır! Tanrı aşkına rahat bırakın insanları, dileyen dilediği gibi içsin… Elbet içene ve içmeyene, yani başkalarına saygı göstererek…” demek istiyorum.&lt;br /&gt;Ama… Demeyeceğim!&lt;br /&gt;Hayır bunları söylemeyeceğim, çünkü başkalarına saygı gösterme ya da göstermeme alışkanlığımızı (o konuda pek başarılı olamadığımız ortada) bir yana koyarsak, iki yıldır sigara içmeyen bir insan olarak yaşadığım sevinci herkes yaşasın istiyorum!&lt;br /&gt;Çoooook uzun yıllar çooook sigara içtim. Geceler gündüzler boyunca içtim. Sigarasız yazı yazamayacağıma inandığım dönemler oldu. Sigarayla aşk-nefret ilişkisi yaşadım. Kaç kez bıraktım ve hep yeniden başladım. (Adamın biri, “Sigarayı bırakmak çok kolay, ben her gün bırakıyorum” demiş!) Bırakmak için birbirinden çok farklı her yöntemi denedim. Akapunktur, ilaç, hipnoz, psikolojik telkin, toplu seanslar, Tibet’te guru, Beijing Devlet Hastanesi’nde doktor, Allen Carr kitabı… Tüm yöntemler bir süre sonra işe yaramaz oldu! Sonunda sorunumu ağır bir zatürree halletti! İki yıldır tek sigara içmedim.&lt;br /&gt;Tek sigaranın, sigarasız yaşamı önlediğini, engellediğini, tek sigaranın bir daha asla sigarasızlığa izin ve geçit vermediğini, bütün deneyimlerim bana çok iyi öğretmişti!&lt;br /&gt;Bütün bunları niye söylüyorum. Herkes yapabilir demek için ve deneyimlerin birbirimize aktarmanın yararına inandığım için. Bir de asıl sonrasının sevincini paylaşmak için…&lt;br /&gt;Hani herkesin söylediği, kokuları ve tatları fark etme, rahat nefes alma, gribe yakalanmama, yürürken, merdiven inip çıkarken, dans ederken, torunları hoplatırken nefes nefese kalmama… Meğer hepsi doğruymuş!&lt;br /&gt;Hiç kimseden daha önce duymadığım, bendeki en büyük değişiklik ise şu oldu: Sabahları dinlenmiş uyanmak! Eskiden zaten sigara içmekten gece hiç uyumazdım, birkaç saat uykudan sonra da yorgun argın uyanırdım! Meğer ne büyük lüksmüş sabah dinlenmiş uyanmak! Baş ağrılarına, sinüzit derdine de paydos! Yaz ortasında en sıcak günde el ayak üşümesi de yok artık! Yaşasın, kanım el ve ayak parmaklarımda da dolaşıyor! Daha neler neler…&lt;br /&gt;Hiç özlemiyor muyum? Elbet özlüyorum. Paris’teki öğrencilik yıllarımı da özlüyorum, Uganda’da iç savaş sonrası günlerimi de, Rize ile Hopa arasındaki tüm kahvelerde, elimde sigara yaptığım sohbetleri de çok özlüyorum…&lt;br /&gt;Yalnız şu farkla ki, sigarayı her özleyişte, bir de Tanrı’ya şükrediyorum bu belalı sevgiliden kurtuldum diye!&lt;br /&gt;Haydi bakalım, sigara içenlere kolay gelsin, içmeyenler siz de lütfen biraz anlayışlı olun! Kanun bugün yürürlüğe girdi diye fırsat bu fırsat faşistliğin âlemi yok!&lt;br /&gt;Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkındaki Yasa, herkese hayırlı olsun! Herkesin sigara dumanı kadar tüm kara dumanları da ciddiye alması ve yaşamından kovması dileğiyle. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Zeynep Oral / 19.07.2009 / Cumhuriyet&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SmNt0rnKoII/AAAAAAAAAck/A7qXM0rBcr0/s1600-h/S%C4%B0GARA.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5360248733328646274" style="WIDTH: 397px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SmNt0rnKoII/AAAAAAAAAck/A7qXM0rBcr0/s400/S%C4%B0GARA.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Musa Kart / 19.07.2009 / Cumhuriyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1894335842828247482?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1894335842828247482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1894335842828247482' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1894335842828247482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1894335842828247482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/07/dumansz-hayat-m.html' title='Dumansız Hayat mı?'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SmNt0rnKoII/AAAAAAAAAck/A7qXM0rBcr0/s72-c/S%C4%B0GARA.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-66496996640831967</id><published>2009-07-17T09:54:00.002+03:00</published><updated>2009-07-17T09:55:34.587+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Bizim çocuklarımız</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SmAgOgMqnvI/AAAAAAAAAcc/1B_672lEFbQ/s1600-h/%C3%87OCUKK.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359318990104207090" style="WIDTH: 365px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SmAgOgMqnvI/AAAAAAAAAcc/1B_672lEFbQ/s400/%C3%87OCUKK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Musa Kart/17.07.2009 / Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-66496996640831967?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/66496996640831967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=66496996640831967' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/66496996640831967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/66496996640831967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/07/bizim-cocuklarmz.html' title='Bizim çocuklarımız'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SmAgOgMqnvI/AAAAAAAAAcc/1B_672lEFbQ/s72-c/%C3%87OCUKK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7296710941130841408</id><published>2009-06-28T18:29:00.005+03:00</published><updated>2009-06-30T08:54:38.908+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>RUHBAN OKULU AÇILMASI/AÇILMAMASI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Yine Ruhban Okulu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'in Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında, uzun süredir bir temcit pilavı gibi ikide bir karşımıza çıkarılan ‘‘Heybeliada Rum Ruhban Okulu'nun açılması'' meselesi yine masaya konacakmış.Temcit pilavı gibi diyoruz çünkü bu konunun özellikle ABD'li politikacılar ve resmi görevliler tarafından Türkiye'nin karşısına çıkarılmasına örneğin biz 1986'dan beri tanığız.Bu okul bilindiği gibi 1971 yılında çıkan ve özel yüksek okulların ancak devlet üniversiteleri bünyesinde görev yapabileceğini emreden yasa nedeniyle kapanmıştı. Çünkü söz konusu okul bir üniversiteye değil, Fener'deki Patrikhane'ye bağlı idi.O tarihte yani 1986'da Başbakan Turgut Özal'ın bir resmi gezisine gazeteci olarak katılmıştık ve Hindistan'daydık.Ganj Nehri'nin bir kolu üzerinde tekne gezintisi yaparken ABD eski başkanlarından Jimmy Carter'ın da Hindistan'da olduğu ve Başbakan Özal'la görüşmek istediği bildirildi. Nitekim ayrı bir teknede görüştüler. Sonra içeriğini öğrendik:Jimmy Carter çok basit bir istekte bulunuyordu:‘‘Kapatılan Ruhban Okulu'nu tekrar açın. Çünkü bu okul kapatılalı beri Fener Patrikhanesi'nin ve ona bağlı Ortodoks kiliselerinin ihtiyacı olan din adamı yetiştirme olanağı kalmadı.''Mesele sırf din adamı yetiştirmeden ibaret olsa Fener Patrikhanesi Türkiye'de açamadığı okulu dünyanın başka yerlerinde de pekálá açardı. Örneğin Selanik'te veya Yunanistan'ın bir başka yerinde... Kaldı ki halen Boston'da yani ABD toprakları üzerinde böyle bir okul var.Demek ki mesele sırf ‘‘kapatılan bir okulun açılmasından'' ibaret değil.Buna rağmen Türk hükümeti bir süre önce bu konudaki politikasını belirledi ve yanıtını açıkladı:‘‘Hay hay... Heybeliada'daki okul hemen açılsın. Ama öteki yüksek okullar hangi statüye tabi ise bu okul da ona tabi olur. Yani bir üniversite bünyesinde görev yapar. Öğretim kadroları üniversitenin kurallarına göre belirlenir.''Lakin Patrikhane, okul yönetiminin ve öğretim kadrolarının Fener Rum Patrikhanesi tarafından değil de Türkiye'deki resmi otoriteler tarafından belirlenmesine yanaşmadı. O istiyor ki ‘‘Heybeliada'daki Ruhban Okulu için ayrı bir statü belirlensin'' yani bir ayrıcalık (imtiyaz) verilsin.İyi de o zaman Türk hükümeti ‘‘Bir de İslam dini için özel yüksek okul açılsın'' diyene ne yanıt verecek?Konunun daha çok boyutu var ama... Onlara gelmeden öğrenmek isteriz... Ruhban Okulu açılsın diyenler yukarıdaki soruya ne yanıt veriyorlar? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;O.Ekşi / 13.03.2002/ Hürriyet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=59342&amp;amp;yazarid=1"&gt;http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=59342&amp;amp;yazarid=1&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Anlamayana davul zurna az!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;BANA inanmıyorsanız Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü'ne sorun, ona da inanmazsanız Vatikan'ın Ankara ve İstanbul temsilcilerine sorun. Alacağınız yanıt şudur: Ökümenik (‘ekümenik' yanlış okumadır) sıfatı sadece İsa'nın havarileri tarafından kurulan üç kiliseye verilmiştir, bu üç kilise Roma, İskenderiye ve Antakya kiliseleridir. Bu durum MS 325 yılında toplanan 1. İznik Konsili tarafından onaylanmıştır.Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü'nün de söylediği gibi, ‘Bunun dışında bir şey savunmak' Hıristiyanlar için ‘Hıristiyanlıktan çıkmaktır!' Durum böyledir! Ama kimileri merak edip okumazlar, öğrenmezler, sonra da kasıla kasıla ‘Patrikhaneden korkmak!' gibi, ‘Heybeliada Ruhban Okulu'nu açmamak inadı' gibi abuk sabuk cümleler yazarlar.* * *Aynı zevat Ruhban Okulu konusunda, Cumhuriyet devletini, hukuk ve adalet arayanları karakuşi yargılarla suçluyor. 2000 yılında, Patrik ve Patriklik yetkilileri ile söyleşi yapmak amacıyla ön görüşmeler yaptım: Ruhban (Yüksek) Okulu'nun İstanbul Üniversitesi bünyesi içinde bir Teoloji Fakültesi olarak açılmasını kabul etmiyorlar. Okulun, Patrikhane'ye bağlı, lise, lisans ve lisansüstü öğretim yapan evrensel (uluslararası) bir kurum olmasını istiyorlar. Azınlıklar ve sorunları konusunda uzman Avukat Murat Cano'ya konuyu sordum, kendisinden aldığım yanıtlar şöyle:‘1) Lise düzeyinde Ruhban Okulu tıpkı Kırmızı Mektep, Zoğrafyon Lisesi, Zapyon Lisesi gibi ‘Cemaat Vakfı'na bağlı olarak açılabilir. Bunun için hiçbir hukuki engel bulunmamaktadır. Zaten okul 1971 yılına kadar faaliyetini sürdürmüştü. Okul aslında kapatılmadı. 1965 yılında Özel Eğitim Kuramları yasasının çıkması ve bu yasanın yüksek öğrenimi düzenleyen hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine, devletin, okulun ortaöğrenimi aşan bölümünün kapatılmasını istemesi, Patrikhane'nin ise bunu kabul etmemesi üzerine sorunlar başladı. Devlet, yüksek öğrenime izin vermeyince, Patrikhane okulu kapattı. Ancak, Ruhban Okulu da dahil azınlık okullarını özel eğitim kurumu olarak nitelendirmek mümkün değildir. Özel Eğitim Kurumları yasası bu okullara uygulanamaz.2) Patrikhane, lise, lisans ve lisansüstü eğitim veren bir Ruhban Okulu açmak; müfredat programını kendi hazırlamak, öğretim elemanlarını kendisi atamak istiyor. Ancak Patrikhane'nin bugünkü statüsü ve ehliyetleri buna izin vermiyor. Çünkü Türk Mevzuatı'na göre Patrikhane'nin hukuki bir sıfatı yoktur, herhangi bir Türk tüzel kişiliği değildir. Bu nedenle hak ve fiil ehliyetine sahip değildir.'* * *Murat Cano'nun bu konuyla ilgili, benim de katıldığım çözüm önerileri 25.07.04 tarihli Radikal 2'de yayınlandı: Ruhban Okulu'nun lise bölümü ‘Rum Cemaat Vakfı'na, yüksek bölümü üniversiteye bağlı olarak açılabilir. Patriklik bunu değil, kendisi ve Ruhban Okulu için özel statü ve imtiyaz istiyor!.. Bunu sağlayacak Anayasal ve yasal düzenleme istiyor...Sorun, devletin her zaman haksız olduğu saplantısından kurtulamayan 2. Cumhuriyetçilerin sandığı gibi inat işi değil. Sorun, Patriklik'in bütün istekleri yerine getirildiği zaman Türkiye'nin iç ve dış dengelerinin içine düşeceği ıstakoz sepeti!..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ö.İnce / 11.12.2004 / Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=280431&amp;amp;yazarid=72"&gt;http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=280431&amp;amp;yazarid=72&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Ruhban Okulu gerçeği...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Son günlerin moda cümlesi: “Etnik çeşitliliği azalttık, buradakileri kovduk”! Biz neler yapmışız! Ne kadar “kötü” insanlarız! Nasıl “barbarlarız”! Sevgili dostlar, neredeyse “varlığımız” için, “nefes almamız” hatta “tarih sahnesine çıkmamız” için özür dileyeceğiz! Bu tespitler sonrası gelelim her zaman “yalan ve yanlış” bilgiler ile “kaşınan, tahrik edilen” Heybeliada Ruhban Okulu konusuna! Orada da “ne kadar suçluyuz” bir bilseniz! Kendi ülkemizde bize karşı, “anayasamıza, kanunlarımıza” aykırı şekilde “faaliyet” gösterecek bir “kuruma” izin vermiyoruz! Açalım canım ne olacak! Biz “demokrat” değil miyiz! Gerçeklere gelince...Maddeler halinde sıralayacağım...- Heybeliada Ruhban Okulu, 1844’te Patrikhane’ye bağlı olarak hizmet verecek şekilde özellikle artan “milliyetçi” akımlara karşı “Ortodokslar arasında” dini birliği korumak için kuruldu. - Daha Cumhuriyet kurulmadan, okuldaki “Ortodoks birliği” ruhu yerini, özellikle Yunan ordusunun Türkiye işgali sırasında, “Helen merkezli” bir yapıya bıraktı! Durum bazen o kadar rahatsız edici bir hal aldı ki; okul “din adamı yetiştiren” bir yerden çok “Patriklerin” yurtdışından gelen “misafirlerini” sanki bağımsız bir Devlet havası içinde “kabul ettiği”, gizli toplantılar yaptığı bir “mekana” dönüştü! Din adamı yetiştirmeye “evet” ama Vatikanlaşmaya “hayır”! - Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında “Batı ittifakına katılma” heveslisi Türkiye, bu “Vatikanlaşma” hareketine “dur” diyemediği gibi daha fazla taviz vermeye başladı. Amerika’nın “seçtirdiği” ve “anlaşmalara göre Türk vatandaşı olması gerekirken” olmayan Patrik Athenagoras, “Ekümenik” yani “Evrensel Ortodoks” daha da açıkçası “Ortodoksların Vatikanı” olma projesini hayata geçirdi. Amaç çok açık ve netti: Ruslara “karşı” İstanbul merkezli bir Ortodoks Vatikan’ı yaratmak! - Demokrat Parti “isteklere” karşı sessiz kaldı ve okul bünyesinde “teoloji” bölümü açılarak, kanunlara ve anlaşmalara aykırı olduğu halde okula yabancı “öğrenciler” alındı! Türk topraklarında “Türkiye Cumhuriyeti kontrolü haricinde kalan özel bir bölge” yaratıldı! Demokrat Partiye’de “Bak Batı ittifakına giriyorsunuz, ses çıkarmayın” dendi! - 1970 sonrasında üniversite statüsündeki kurumlara “Devlet denetiminde olma” şartını “hayata geçiren” Anayasa Mahkemesi kararı, Patrikhane’nin “keyfini kaçırdı” ve sağlam duran hükümet sayesinde “Türkiye Cumhuriyeti denetimi dışında faaliyet gösteren teoloji” bölümü kapandı! Belli bir süre “Heybeliada Rum Erkek Lisesi” olarak okulda faaliyet devam etti. - 1972 yılından sonra “Devlet denetimi” burada da “Patrikhane tarafından” kabul edilmedi ve okul kapandı! Sevgili dostlar, Patrikhane, “Lozan Anlaşmasına” ve “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasına” aykırı bir “imtiyaz” talep ettiği ve bu “imtiyazı” Ekümenik olma “iddiası” ile bütünleştirdiği için “okul” kapandı! Okulu “amaçlarına uygun hareket etmesinde” istediği gibi kullanamayan Patrikhane’nin tavrı okulu kapattırdı! İstenirse yarın, Anayasamıza ve Lozan’a “uygun bir şekilde” Türkiye Cumhuriyeti denetiminde bir “Özel Rum Erkek Lisesi” olarak açılabilir! Ama bu “açılış” ve “denetime” girme durumu, Heybeliada’yı hala “Yunan-Rum” toprağı gören ve Türkiye Cumhuriyeti’ni tanımama “derdinde” olan Patrikhane için yeterli değildir ve asla kabul etmez! Sonuç : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve Lozan Anlaşması’na göre “azınlıkların” hakları “çoğunluğun” haklarından ayrı değildir! Ve bu “gerçek” birçok ülkede olmayan “ileri” bir “hukuk” düzeyini temsil eder. Buna rağmen Patrikhane “varolan kanunlara uygun şekilde” okulu açmaya yanaşmamakta ve konuyu “Türkiye’nin iç meselesi olmasına rağmen” uluslararası bir düzeye taşıyarak “Vatikan benzeri modelle” bir “toprak parçasına Türkiye Cumhuriyeti denetimi” olmaksızın “sahip olmayı” hedeflemektedir! Gidişat ve “AB baskısı” ile ortaya çıkan “Vakıflar yasası” Türkiye için “çok ciddi” tehlikeler içermektedir! Uyuyanlara duyurulur! Not: Türkler Anadolu’ya “1071’de geldi” propogandası “kara bir yalan” olup, tarihi gerçekler Türklerin M.Ö. 3000’e kadar giden bir süreçte Anadolu’da olduklarını göstermektedir! Anadolu-Trakya Türk toprağıdır, fetih değildir!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Y.Bulut 27.05.2009 / Vatan&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Sayın Erdoğan ve Ruhban Okulu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı sayın Erdoğan, Ruhban Okulunun açılması bahsinde, “Çok da önemli bir konu değil” diyor ve ekliyor:“- Sen kalkıp Batı Trakya’da benim vatandaşımın seçmiş olduğu bir müftüye resmî olarak seni tanıyorum demezsen, kendi atadığı bir kişiyi resmî olarak müftü ilân edersen, olmaz!” Demek ki Yunanistan Türklere müftü seçiminde rahatlık tanısa Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin isteklerini kabul edecek ve Heybeliada Ruhban Okulunun “Patrikhane’nin şartları” dahilinde açılmasına izin verecek. Peki Yunanistan bunu bir defa yaparak Patrikhane’nin amacına ulaşmasını sağlasa ve bir sonraki seçimde vazgeçtim, dese, Türkiye açtığı okulu kapatabilecek mi?Kıbrıs Rum Kesimi AB üyesi olurken Londra ve Zürich antlaşmalarından doğan haklarını kullanarak bu işe engel olmasın diye Türkiye’ye ne sözler verildi, bunlardan bir teki bile tutuldu mu? Hayır, Türkiye verdikleri ile kaldı ve Rumlar AB üyesi olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engel haline geldi. İşte sayın Erdoğan’ın millî meselelere yaklaşımındaki tarihi köklerden mahrum yaklaşım bu. Sen Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını kendi özel şartları içersinde değerlendirmez, ABD ve AB’nin gönlü hoş olsun, bu arada kendi kamuoyumu ikna edecek bir iki yaklaşım sergilensin, yol haritası ile devlet yönetirsen ülkene yazık etmeye devam edersin.Patrikhane geçmişine bir göz atalım.Efendim siz artık Osmanlı’nın gafletine mi yoksa iyi niyetine mi verirsiniz bilemem, bugün Patrikhane “ekümenik” olsun ve Heybeli Ada Ruhban Okulu açılsın diyenlerin dedeleri Osmanlı tarafından yabancı dil öğrensin diye Avrupa’ya gönderilir, eğitimini tamamlayıp dönenler Osmanlı Hariciyesi’nde tercümanlık yapar, yüklü aylık alırlardı. Lâkin bu beyler, yabancı devletlerle yapılan görüşmelerde Osmanlı adına çevirmenlik yaparken hem casusluk ifâ eder, hem metinlerde ciddi tahrifatlarda bulunurlardı. Rus Delegesi Dibiyeviç, Osmanlı’yı bu hoşgörüsü yahut gafletinden dolayı bakınız nasıl eleştirir:“- Bir millet kendisine düşmanlığı mâlum olan bir ekaliyete (Rumlara) mensup kimselere hukukunu ve gayelerini izah vazifesi verirse, şikâyete hakkı olabilir mi?” Belki birileri canım o, o gündü, bugünle ne ilgisi var, diyebilir.Can çıkmayınca huy çıkmıyor. 1994 yılındaki “Boğaziçi Deklarasyonu” nun Türkçe metni “Bartholomeos I” diye imzalanırken, İngilizce olan metne atılan imzanın başına “Ekümenik Patrik” sıfatı ekleniverdi ve bunu sonradan öğrenen zamanın Diyanet İşleri Başkanı, şaşırdı kaldı.Patrikhane Mora ayaklanmasında Osmanlı’ya arkadan hançerlemiştir. Mora Ayaklanması demek, bir gecede 10 bin Müslüman’ın katledilmesi demektir. Osmanlı Hükümeti Patrik Grigoryos’u Patrikhane’nin Orta kapısında asmıştır. Patrikhane döktüğü 10 bin kana doymamış gibi, eşdeğer bir Müslüman Türk’ü o kapıda asmadıkça kapının açılmaması üzerine yemin edilmiştir ve o kapı hâlâ kapalıdır.İdamın haklılığı konusunda Elçi Von Huhbelger Berlin Kongresi’nde şöyle der: “- Fener Patrikhanesi’nin ve bütün memâliki Osmaniye’deki Rum kiliselerinin Mora ihtilalcilerine açıktan açığa yardım ettiklerine şüphe yoktur. Bu hareket bir isyandır. Osmanlı Devletinin tebası olan Rumların yaptığını bir başka devletin tebası yapmış olsa cümlesini Patrik Girigoryos misûllü asmak gerekir!” Bu görüşte olan yalnız Elçi Huhbelger değildir, Fransız devlet ve fikir adamı Klod Farer de Avrupalılar adına aynı şeyi söylüyor:“-Rumların Türklere yaptığını bizim bu topraklarımızda yaşayan bir başka ekaliyet yapsa, hepsini tasfiye eder, ülkemizde hayat hakkı vermezdik!” Ruhban Okulu’ndan mezun olan Rumlar diplomalarını alırlar ve “Kin Kapısı”nda eşdeğer bir Müslüman Türk büyüğünü asma andı içerek göreve başlarlar. Sayın Erdoğan’ın yapması gereken şey önce o kin kapısını açtırmak olmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;H.Demir / 14.06.2009/ Yeniçağ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=8865"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=8865&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Peki o Kin Kapısı ne olacak?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mazluma bu kadar zulmedilmez ve zalime bu kadar arka çıkılmaz. İnsanın olup bitenlere inanası gelmiyor amma işte o inanılmaz şeyler bir bir oluyor maalesef. Görünen o ki Heybeliada Ruhban Okulu, Rum Patriği Bartholomeos’un istekleri ve tabii ABD ve AB’nin destekleri, destek de ne kelime, direktifleri ile açılacak. Niçin “direktif” diyoruz, çünkü bu talebin hiçbir makul, hiçbir geçerli tarafı yok. İhtiyaçtan desek, ihtiyaçtan değil, Türkiye’nin çıkarları bunun böyle olmasını gerektiriyor desek, tam tersine, bu Türkiye’nin içine yeni bir fitne, yeni bir ayrışma, yeni bir mozaikleşme tohumu atmanın ta kendisi.AB’ye bakıyoruz, Türkiye’ye ihtiyacı var. ABD’ye bakıyoruz, Türkiye olmazsa ne Irak’ta, ne Afganistan’da adım atabilecek gibi değil. Rusya Türkiyesiz elsiz ayaksız gibi, İsrail Türkiye’ye muhtaç ve mecbur ve üstelik Türkiye askerî bakımdan dünyanın en hatırı sayılır birkaç ülkesinden biri, ekonomi elbette bu milletin Kurtuluş Savaşı’nı verdiği günlerin çok çok üstünde bir imkânlar alanı, hal böyleyken, nasıl yönetiliyoruz ki, Rum’undan Ermeni’sine, Patrikhane’sinden bölücü örgüt PKK’sına kadar herkes Ankara’dan devamlı bir şeyler alıyor, Ankara’dakiler de sürekli her isteyene her istediğini veriyor, bunu adı da, “Çözümsüzlük çözüm değildir” ve “Kazan kazan” formülü oluyor! Kaybettiklerimizi sayıp duruyoruz Allah rızası için şu kazandıklarımızı da biri çıkıp söylese. Denilecektir ki, ordu siyasetten elini çekiyor, çeteler çözülüyor ya, daha ne arıyorsunuz. Bu cevap bile Kıbrıs Rum Kesimi’nin adanın tamamı adına AB üyesi yapılması, Ermenistan sınır kapısının açılmasına ramak kalması, PKK ile masaya oturulması, Irak’ın kuzeyindeki devletçiğin tanınması, İsrail’e verilen tavizler, ABD için nükleer bir çöplük haline gelmemiz ve Anadolu’nun bu ülke için bir savaş gemisi haline getirilmesi, Brüksel kanunlarının Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanunları’ndan üstün tutulması ve Heybeliada Ruhban Okulunun Patrik’in dayattığı şartlarda açılacak olması karşılığı ordunun siyasetten elinin çekilmesi anlamına gelir ki, bundan Türkiye’yi yönetenlerin kendi ordusuna karşı dış güçlerle işbirliği yaptığı anlamı çıkar. Yani “Kazan kazan” diye pazarlanan dış politikanın karşı tarafın “kazandıklarına” karşılık Türkiye’nin “kazandıkları” kefesine demokratikleşmenin konulması iddia ve kabul edilemez, kabul edilirse, bunun karşılığının ne olduğunu,  Allah korusun, söylemek bile istemiyoruz.Evet, Heybealiada Ruhban Okulu açılacak, hükümet bu karara varmış, bugün bu kararın Türk insanına kabul ettirilmesinin psikolojik savaş safhasındayız. Biliyorsunuz Mora isyanında on binlerce Müslüman Türk katledilmişti. Bunu biz söylemiyoruz, İngiliz Tarihçi W. Allison Philipis söylüyor:“- Üç gün boyunca zavallı Türk yerleşimciler bir vahşiler güruhunun şehvetine, zulmüne teslim edildiler. Ne cinsiyet ne de yaş yönünden bir esirgeme yapıldı. Kadınlar ve çocuklar öldürülmeden önce işkenceden geçirildiler. Kıyım öylesine büyük ölçüdeydi ki çete reislerinden Kolokationes’in kendisi bile, kasabaya girdiğinde, ‘Yukarı Hisar Kapısı’ndan başlayarak atımın ayağı hiç yere değmedi’ demektedir. İlerlediği zafer kutlama töreni yolu, Türk cesetlerinden bir halı ile döşenmişti!” İşte bu vahşetin ve diğerlerinin arkasında Patrikhane’nin olduğu bütün belgeleriyle ve uluslararası gözlemcilerin şahitliğinde ortaya kondu ve işin müsebbibi patrik Gregorius yargılandı,  Patrikhane’nin Orta Kapısında asıldı. Olaydan sonra gizli olarak toplanan patrikhane yönetimi ise aynı yerde eşdeğer bir Türk devlet adamı asılana kadar kapının kapalı tutulması kararı verdi. Kapı, Cumhuriyet dönemine kadar zincirliydi, sonra, kaynaklandı.Patrikhane o kapıyı hâlâ açmıyor amma Hükümet işte bu Patrikhane’de ve o kapıda bir Müslüman Türk’ü asmak için yemin edecek papazların yetiştirileceği okulu açma kararı vermiş bulunuyor.Dün Bartholomeos’un faaliyetleri ve Patrikhane’nin Kin Kapısı için demediğini bırakmayan yandaş basın bugün Hükümetin kararını halka benimsetmek için nasıl takla atıyor, görün, görün de, ezberlerinizi bozarak Türkiye’de nelerin olup bittiğini yeniden bir değerlendirin bakalım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;H.Demir / 30.06.2009 / Yeniçağ &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9083"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9083&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7296710941130841408?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7296710941130841408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7296710941130841408' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7296710941130841408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7296710941130841408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/06/ruhban-okulu-acilmasiacilmamasi.html' title='RUHBAN OKULU AÇILMASI/AÇILMAMASI'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4868134296365026816</id><published>2009-06-09T09:32:00.001+03:00</published><updated>2009-06-09T09:34:57.154+03:00</updated><title type='text'>Tercihlerimiz Mutluluğumuzdur</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Epey bir zamandır büyük işleri başkalarına bıraktım, küçük işlerle ilgileniyorum; örneğin kitap imzalamak için gittiğim ilköğretim okullarında enerjileri tavan yapmış öğrencilere söylediğim tek bir söz var: “Ne yapın, ne edin hayatta sevdiğiniz işi yapın!”&lt;br /&gt;Gözlerinden ateş fışkıran öğrencilerin kaçı bu sözleri ciddiye alır bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var; Türkiye, sevmediği işi yapan ve sadece ama sadece bu nedenle mutsuz insanlar ülkesidir.&lt;br /&gt;Fırsat eşitliğinin olmadığı, eğitim sisteminin öğrencinin becerilerini, yeteneklerini öne çıkarmak şöyle dursun, sistemli bir biçimde yok ettiği ülkemizde, özellikle üniversite tercihleri önce aile baskısının, sonra mahalle baskısının etkisindedir. Genç insan şaşkın ördek misali belki de hiç canının istemediği, olmak istemediği bir mesleği seçmek zorunda kalmaktadır. Sonrası gelin birkaç hikâye anlatalım. Ancak bu hikâyelerin sonu mutlu bitiyor, mutlu bitmeyenlerin sayısı ise sanırım binlere ulaşır.&lt;br /&gt;Betül daha küçücük bir çocukken resim yapmayı sever. İlkokul, ortaöğretim böyle geçer. Betül ressam olmak istemektedir, ama Konyalı eşrafından olan babası ressam kelimesini duymak bile istemez, çalışkan, zeki ve ressam olmayı düşünen Betül kimya mühendisliği okur, 23 yaşında kimya mühendisi olur ve otuz beş yaşına kadar bir laboratuvarda tüplerin arasında yaşamını sürdürür. İşte tam otuz beş yaşında tıpkı filmlerde olduğu gibi kader ağlarını örmeye başlar. Betül hastalanır, kimyasallara karşı ciddi bir alerjisi olduğu açığa çıkar, bir süreliğine işi bırakmak zorunda kalır.&lt;br /&gt;Bu zorunlu ev tatili süresince Betül boş durmamak için takı kurslarına yazılır, otur otur canı sıkılmıştır; incik boncuk derken işi pırlanta kesmeye kadar vardırır. Ardından mücevherin sırrını keşfeder, mumdan kalıp çıkarmaya başlar... Şimdi ne mi yapıyor? Evinde bir odayı atölye yaptı, mücevher kalıbı yaparak yaşamını sürdürüyor. Bu iş öyle keyifli bir iş ki Betül’e çok sevdiği başka bir uğraşa, dalgıçlık için zaman bırakıyor. Betül çoktan kimya laboratuvarlarını unuttu, her yıl dünyanın en az üç bölgesinde sualtı fotoğrafı çekiyor. Yakında onları sergileyecek.&lt;br /&gt;Betül’ü kıskanmamak imkânsız; şöyle bir kendinize ve çevrenize bakın, en aydın ailelerde bile şu sözler sıkça duyulur: “Oğlum, kızım para kazanacak doğru dürüst bir işin olsun, ondan sonra gitar çalarsın, şu sonu gelmeyen icatlarının başına dönersin...” Ya da “biz seni türlü fedakârlıklar yaparak okuttuk, hep seni kaymakam, vali, bir şirkette yönetici olarak göreceğimiz günleri düşledik, sen şimdi ola ola pastacı mı olacaksın?”&lt;br /&gt;Evet pastacı olacak! Pastacı örneğini özellikle verdim, çok iyi okullarda okuyan, geleceği çok parlak olan iktisatçı bir genç adamın, bir büyük şirkette üst düzeyde yönetici olarak çalışmaya başladıktan bir yıl sonra sedef hastalığına (sedef psikosomatik bir hastalıktır) tutulup ne olursa olsun yönetici olmak istemediğini keşfetmesi ve çok az bir parayla Amerika’ya gidip orada garsonluk yaparak pasta kurslarına katılması ve şimdilerde internet üstünden sipariş edilen pastaları satarak hayatını kazanması beni çok etkilemişti.&lt;br /&gt;Bu ülkede genç olmak zor; aile baskısı, mahalle baskısı dışında genç insanın üstündeki en yoğun baskı gelecek baskısı. Bu çok güvensiz ülkede nasıl bir varoluş sergileyecekler, nasıl yaşayacaklar? Doğrusu işleri zor, çevrelerinde o kadar çok mutsuz insan var ki, bu onları korkutuyor.&lt;br /&gt;Bu konuya nereden geldik, bugünlerde bize 12 Eylül’den miras kalan YÖK, fırsat eşitliğine aykırı gerekçesiyle, öğrencilerine daha bilinçli bir tercih sunmaya çalışan vakıf üniversitelerini YÖK sistemine uyması için uyarıyor. Oysa YÖK gerçekten fırsat eşitliği istiyorsa, öğrenci tercihlerini bilinçlendirecek yöntemleri hayata geçirmek için çalışmalı. İlköğretim ve ortaöğretimin yerlerde süründüğü bir ülkede en azından üniversite daha bilinçli bir eğitime yönelebilir. Ve genç insanlar daha doğru bir tercih yapabilirler. Bu da daha çok insan mutlu olur demektir.&lt;br /&gt;Elbette burada söz ettiğimiz, en azından üniversiteye gitme şansı olanlar, ya bu şansı bile yakalayamayanlar; onlar birer mafya tetikçisi adayı, onlar ötekiler... Ne yazık ki ötekiler için ne devletin, ne özel kuruluşların hiçbir önerisi yok!&lt;br /&gt;Şimdilik durum böyle kim bilir belki de mutlu insanlar çoğaldıkça ötekiler için de öneriler birbiri ardından gelir. Çünkü mutluluk önyargıları kırar, düşünce özgürlüğünü besler ve en önemlisi ülkeyi kapıkullarından arındırır.&lt;br /&gt;Büyük işler başkalarının olsun, siz gelin benimle küçük işlere kafa yorun, zarar gelmez.&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:isilozgenturk@gmail.com"&gt;isilozgenturk@gmail.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Işıl Özgentürk / 09.06.2009 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4868134296365026816?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4868134296365026816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4868134296365026816' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4868134296365026816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4868134296365026816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/06/tercihlerimiz-mutlulugumuzdur.html' title='Tercihlerimiz Mutluluğumuzdur'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2219496466880711242</id><published>2009-06-09T09:19:00.000+03:00</published><updated>2009-06-09T09:21:06.155+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>ŞİDDET TOPLUMU OLDUK !...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Si3_Ef94WyI/AAAAAAAAAcU/lks2mB7_HXA/s1600-h/DO%C4%9EUMDA+%C3%87OCUK.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5345208785524251426" style="WIDTH: 374px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Si3_Ef94WyI/AAAAAAAAAcU/lks2mB7_HXA/s400/DO%C4%9EUMDA+%C3%87OCUK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Musa Kart / 09.06.2009 / Cumhuriyet&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2219496466880711242?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2219496466880711242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2219496466880711242' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2219496466880711242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2219496466880711242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/06/siddet-toplumu-olduk.html' title='ŞİDDET TOPLUMU OLDUK !...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Si3_Ef94WyI/AAAAAAAAAcU/lks2mB7_HXA/s72-c/DO%C4%9EUMDA+%C3%87OCUK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3756939538237241129</id><published>2009-06-07T11:55:00.001+03:00</published><updated>2009-06-07T11:57:32.158+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Yeni Türk sözleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Okurlardan İbrahim Ormancı bu pazar için yeni Türkiye’nin ürettiği yeni Türk esprilerinden göndermiş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- İşsizlik çığ gibi büyümekte; yiğidim aslanım artık yan gelip yatıyor!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Hoş geldin bebek; işsiz kalma sırası sende!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Alışverişi gençler ve çocuklar tetikliyormuş; peki çekilen tetiklerin vurduğu kim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- “Kriz varsa çare de var” kampanyası yerine; “kriz varsa kredi kartları da var” olmalıydı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Tiridine tirdine bandım; bedava mı sandın? Kredi kartıyla aldım!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Alem buysa; kraldan çok kralcı benim!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Allah bana yürü ya kulum dedi; sürekli yayan gidip geliyorum!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ağır ol molla desinler; hasta ol, nanemolla desinler!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Yine falda sen çıktın; falcıya rüşvet mi verdin yoksa?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Bülbülüme dut yedireceğim; bakalım gerçekten susuyor mu, susmuyor mu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Cep telefonuyla çok konuşup da; kontörün topuzunu kaçırma...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Hep aklınızı seveceğinize; biraz da halkınızı sevsenize be!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Her Türk mağdur doğar!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Sürekli pot kırdığı için; artık ona “gafını balla kestim” diyorlar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Hiç unutmam bir gün okulu kırmıştım; babam da benim bacaklarımı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Susma, sustukça sana da sus-payı verecekler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Sana gitme demeyeceğim; hafif kalır, defol demem lazım!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Can Ataklı / 07.06.2009 / Vatan &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3756939538237241129?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3756939538237241129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3756939538237241129' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3756939538237241129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3756939538237241129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/06/yeni-turk-sozleri.html' title='Yeni Türk sözleri'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1019869151544267324</id><published>2009-06-07T00:02:00.002+03:00</published><updated>2009-06-07T00:07:24.433+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>eVinDeN kOvuLaN kıZ ÇoCukLaRı:)</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Eşyalarını topla Sonay,hepsini kolile kızım,yıkandı tüm kışlıkların"...."...!!??..."... Kovuluyormuyum yoksa evden??.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İstenmiyormuyum yani??..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl bukadar rahat çıkıyor ağızlarından bu sözler??..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hani en küçük yavruları,göz bebekleriydim!!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hani saçımın teline birşey olsa dünyayı ayağa kaldırırlar,bir damla göz yaşıma dayanamazlardı??..Bu szöler damla yağmuruna neden oldu,bilmiyorlarmı??...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl yani eşyalarını topla ve koliye koy??...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl alışacaklar bensizliğe??...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ben babamın nefes almadığı bir evde uykuya dalamam,bilmiyorlarmı??...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Uzun uzun bakıyorum hepsinin yüzüne...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Herkes sessiz..Kim demiş erkek ağlamaz diye!!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Abilerde,babalarda ağlar!!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aslanlar gibi hemde!!..Ama benimkiler donmuş gibi??...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Anıtkabirdeki nöbet bekleyen gözyaşları akmasa canlı olduğuna inanmayacağım askerlere benziyorlar!!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dikildim karşılarında bakıyorum!!...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ses yok,hareket yok..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eşyalarını topla Sonay!!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu çok ağır bir cümle!!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Altında ezilir,taşıyamam...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sessizliği annemin hıçkırığı bozuyor ve doğanın gereği olan insani tepkiler devamını getiriyor..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Başta oyun gibi gelen,eğlenceli bulduğum hikayenin mutlu sonundayım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ama bukadar hüzünle yoğrulacağını tahmin etmedim,edemezdim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Evimde ne kadar az vakit geçirmişim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ailemin yanında hiç yaşamamışım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tüm yıllarım dışarıda geçmiş gibi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Oysa 25 yıldır dizlerinin dibindeyim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;5 dakika geciksem balkonda bekleyen endişeli gözler tebessüm ederek karşılardı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hafif yüzüm asık olsa başımın kalabaklığından sıkılır,offf der kaçardım odama..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Maymunluk yapar,sinir oldukları şeyleri yapar azar işitmeden kurtulurdum..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mütemadiyen deyim yerindeyse tepelerinde gezer tek şikayet ibaresi görmezdim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Abim "pasta yanak" diye gürültülü öpüp sıktığında ciyaklar ısırırdım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bebek gibi kokuyorsun diyen elmanın yarısı diye addettiğim ablamın dil sürçmelerine takılır eğlenirdim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yarmagül diye kızdıran küçük abimi mıncıklar kendimi omuzlarında bulurdum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yani şimdi tüm bunları bırakıp,unutup bana eşyalarını topla diyen aynı kişilermi??..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bana mı diyorlar??..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Evlenecek kadar büyüdümmü ben??...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Gitme diyen olmayacakmı??..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Biz vermedik,kendin gidiyorsun demeleri kal demekmi yoksa??..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bugün ruhum,beynim dumanlı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Gözyaşım burnumun ucunda..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Anladınız siz..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Siyahlı çooook efkarlı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir tecrübe diyorki; Yüreğinin götürdüğü yere git KaRaDuTuM:)..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dilime dökülenleri yazdım, hoş görün bu defalık tamam mı??&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Siyahlı Kız (Hürriyet yorumcusu)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1019869151544267324?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1019869151544267324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1019869151544267324' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1019869151544267324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1019869151544267324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/06/evinden-kovulan-kz-cocuklar.html' title='eVinDeN kOvuLaN kıZ ÇoCukLaRı:)'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6574629766152301278</id><published>2009-05-31T12:43:00.004+03:00</published><updated>2009-06-05T20:03:04.595+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Radikalizm ve Aşırılık Araştırması</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Prof. Yılmaz Esmer’in ‘Radikalizm ve Aşırıcılık Araştırması’, ilginç ve düşündürücü veriler ortaya koydu&lt;br /&gt;Dindar ve farklılıklara kapalı bir toplum&lt;br /&gt;İstanbul Haber Servisi - Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yılmaz Esmer’in gerçekleştirdiği, “Radikalizm ve Aşırıcılık Araştırması” önemli sonuçlar ortaya koydu. Yurttaşların yüzde 62’si dini yaşamındaki önem sıralamasında birinci basamağa koyarken, aynı oran laiklik için yüzde 16’da kalıyor. Toplumun yüzde 75’i çocuklara Kuran kursu açılmasını isterken, dünyayı anlamak için bilim yerine dini rehber edinenlerin oranı ise yüzde 56’yı buluyor. Toplum, “kızı şortla dolaşanı, içki içeni, oruç tutmayanı, dindeist ya da ateist olanı, Hıristiyanı, Yahudiyi, nikâhsız yaşayanı” komşu olarak istemiyor. Söz konusu gruplara en hoşgörüsüz yaş dilimini 15 - 18 yaş arası gençlerin oluşturması düşündürüyor. Bazı kadınların koca dayağını hak ettiğini yüzde 33, recmi yüzde 22, mahkemelerde iki kadının şahitliğinin bir erkeğe eşit olmasını yüzde 35 savunuyor. En çok orduya güvenen toplum, en güvensiz kurum olarak ise DTP’yi gösteriyor.&lt;br /&gt;Araştırma, 34 ilde 12 Nisan 2009 - 3 Mayıs 2009 tarihleri arasında, 15 yaş ve üzeri 1715 kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırmadan çıkan dikkat çekici sonuçlar şöyle:&lt;br /&gt;Kadın - erkek eşitliği&lt;br /&gt;- Yüzde 74, ev kadını olmanın çalışmak ve para kazanmak kadar tatmin edici olduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;- Erkeklerin kadınlardan daha iyi siyasi lider olduğunu düşünenlerin oranı, yüzde 59.&lt;br /&gt;- Yüzde 22’lik dilim, üniversite eğitiminin kızdan daha fazla erkek çocuk için önemli olduğuna inanıyor.&lt;br /&gt;- “Aile reisi erkek olmalı” diyenler, yüzde 71’lik kesimi oluşturuyor.&lt;br /&gt;- Bazı kadınların kocasından dayak yemeyi hak ettiği fikrini savunanların oranı yüzde 33.&lt;br /&gt;- Yüzde 61’e göre, “kadın her zaman kocasına itaat etmeli, sözünden çıkmamalı”.&lt;br /&gt;- “Ülkede işsizlik varsa çalışmak kadınlardan çok erkeklerin hakkı” diyenlerin oranı, yüzde 64.&lt;br /&gt;- Yüzde 36, kız çocuklarının mirastan erkek çocuklarının yarısı kadar pay almasını istiyor.&lt;br /&gt;- Kadınların plajda mayo ile dolaşmasının günah olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 58’i buluyor.&lt;br /&gt;- Yüzde 35, mahkemelerde iki kadının şahitliğinin bir erkeğe eşit sayılması gerektiği görüşünde.&lt;br /&gt;- Kadınların yaşamdan esas beklentisinin yuva kurmak ve çocuk sahibi olmak olduğuna inananların oranı yüzde 88’e ulaşıyor.&lt;br /&gt;- Kadınların bir işte çalışmak için kocasından izin almasının doğruluğuna inananların oranı yüzde 84; kadın yalnız bir yere gidecekse kocasından izin alması gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 85.&lt;br /&gt;- Yüzde 62’lik dilim Müslüman kadınların evin dışında başını örtmesi gerektiğini savunuyor.&lt;br /&gt;- “Zina yapan evli kadının taşlanması doğru” diyenlerin oranı yüzde 22.&lt;br /&gt;- Bu çağda herhangi bir ülkede kadının yüzünü peçe ile örtmesinin akıl dışı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 63.&lt;br /&gt;Amerika, AB ve ülkelere bakış&lt;br /&gt;- Yüzde 82, Amerika’nın dünyaya Hıristiyanlığı yaymayı, yüzde 86 Türkiye’yi bölmeyi, yüzde 85’i İslam dünyasını bölmeyi ve zayıflatmayı, yüzde 35’i ise diktatörlükle yönetilen ülkelere demokrasiyi getirmeyi hedeflediğini düşünüyor.&lt;br /&gt;- “AB’nin hedefi Hıristiyanlığı yaymak” diyenlerin oranı yüzde 81, “Türkiye’yi bölmek” diyenlerin oranı yüzde 76, “İslamı bölmek ve zayıflatmak” diyenlerin oranı yüzde 80, “Diktatörlükle yönetilen ülkelere demokrasi getirmek” diyenlerin oranı ise yüzde 76.&lt;br /&gt;- Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini, yüzde 57’lik kesim istiyor.&lt;br /&gt;- Yüzde 80, ne yapılırsa yapılsın Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği; yüzde 93’ü birliğin Türkiye’ye diğer aday ülkelerle eşit davranmadığı görüşünde.&lt;br /&gt;- Yüzde 76, Müslümanlığın baskın inanç olmasının AB’nin Türkiye’ye olumsuz bakmasına neden olduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;- AB’ye girmek istemeyenler içinde ağırlıklı yaş grubunu 15 - 18 oluşturuyor.&lt;br /&gt;- Türk dış politikasında öncelik verilmesi istenen adımlar; yüzde 42 ile “Türk dünyası ve Türki devletler ile daha yakın işbirliği”, yüzde 30 ile “İslam dünyası ile daha yakın işbirliği”, yüzde 22 ile “AB’ye tam üyeliğin gerçekleşmesi” ve yüzde 5 ile “ABD ile işbirliğinin geliştirilmesi” şeklinde sıralanıyor.&lt;br /&gt;- Bireylerin kendisine en yakın hissettiği ülkeler sırasıyla; Azerbaycan, Filistin, Pakistan, Japonya, Almanya, Avusturya, Rusya, İngiltere, Fransa, Yunanistan, Amerika, Ermenistan ve İsrail.&lt;br /&gt;- Kendini laik olarak tanımlayanlar, Pakistan ve Filistin’i yakın ülke olarak görmüyor.&lt;br /&gt;- Bugün dünyadaki sorunların sorumlusu olarak sırayla; “Cahillik, eğitimsizlik / İsrail / Terör / ABD / Kapitalizm / İnsanlar arası eşitsizlik / Çokuluslu şirketlerin kâr hırsı / Dini inançların zayıflaması / AB” görülüyor.&lt;br /&gt;- Yüzde 62, dünyadaki aşırı İslamcı hareketlerin önlenmesini istiyor.&lt;br /&gt;Terör ve şiddet&lt;br /&gt;- Yüzde 76, terörist olduğundan şüphelenilen kişinin suçsuzluğundan emin olunana kadar cezaevinde tutulması gerektiğine inanıyor.&lt;br /&gt;- “Olası bir terörist saldırıyı önleyecek bilgiyi sağlasa bile tutuklulara işkence yapılması hiçbir zaman haklı görülemez” diyenlerin oranı yüzde 80.&lt;br /&gt;- Yüzde 92’lik kesim, hiçbir gerekçenin terörü ve insan yaşamına kastetmeyi haklı çıkarmayacağı görüşünde birleşiyor.&lt;br /&gt;- Yoksulluk ve sömürü düzeni devam ettikçe terörün de devam edeceğine, yüzde 95’lik kesim inanıyor.&lt;br /&gt;Tehdit algıları&lt;br /&gt;- Aşırı İslamcı akımların Türkiye’yi tehdit ettiğine inananların oranı yüzde 69. Aynı oran PKK söz konusu olduğunda yüzde 93’e çıkıyor. İslamcı akımların dünya güvenliğini tehdit ettiği görüşü yüzde 66’lık kesimden destek bulurken, yüzde 81 demokrasi karşıtı girişimlerin Türkiye’yi tehdit ettiğini söylüyor.&lt;br /&gt;- Türkiye’nin karşısındaki en büyük 3 tehdit; “PKK / Aşırı İslamcılık / İran’ın nükleer silahları” olarak görülüyor.&lt;br /&gt;- Afganistan’da Amerika ve NATO’ya karşı şiddet eylemleri yüzde 48, Irak’ta Amerika’ya karşı şiddet eylemleri yüzde 50, Filistin’de Hamas’ın İsrail’e karşı yaptığı şiddet eylemleri ise yüzde 46’lık kesimce haklı bulunuyor. Filistinlilerin İsrail’e karşı düzenlediği intihar saldırılarının devam etmesinin iyi olacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 28.&lt;br /&gt;- Yüzde 90, dünyadaki Müslümanların kendini Batılı ülkelere barışçı yollarla kabul ettirebileceğine inanıyor.&lt;br /&gt;19 yıl öncesiyle aynı&lt;br /&gt;- Toplumun yapılacak reformlarla yavaş yavaş düzeltilmesinin gerekliliğine inananların oranı yüzde 63, devrimci değişim isteyenlerin oranı yüzde 15, bugünkü düzenin aynen korunmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 22. Aynı soruya 1990 yılında yapılan araştırmada verilen yanıtlar ise neredeyse aynı olurken, 19 yıl önceki oranların “yüzde 61 / yüzde 13 / yüzde 26” şeklinde sıralanması dikkat çekti.&lt;br /&gt;- Herhangi bir nedenden ötürü ayrımcılığa uğradığını hissedenlerin oranı yüzde 18. Araştırmanın yaş grubu çerçevesindeki nüfus dikkate alındığında, bu 8 milyon yurttaşa denk geliyor. Konuştuğu dil nedeniyle ayrımcılığa uğradığını söyleyenlerin oranı yüzde 8, farklı etnik kimliğe sahip olduğu için ayrımcılıkla karşılaşanların oranı ise yüzde 9’ken; laik olduğu için devletten ve toplumdan ayrımcılık gördüğünü söyleyenlerin oranı yüzde 6.&lt;br /&gt;- Milliyetçilik ya da dindarlıkta artış söz konusu değil. Prof. Esmer’in değerlendirmesi ise dindarlığın AKP iktidarı ile arttığı değil, daha fazla görünür kılındığı yönünde.&lt;br /&gt;4’te 3 Kuran kursu istiyor&lt;br /&gt;- “Benim için din birinci sırada gelir” diyenler yüzde 62, laikliği birinci sıraya koyanlar yüzde 16’lık kesim.&lt;br /&gt;Önceliğinin demokrasi olduğunu belirtenler yüzde 13, etnik kimliği olduğunu söyleyenler yüzde 5, yeterli bir gelirin kendisi için ilk sırada geldiği yanıtını verenler ise yüzde 4’ü oluşturuyor.&lt;br /&gt;- Çocuklar için Kuran kursları açılmasını isteyenlerin oranı yüzde 75.&lt;br /&gt;- Dünyayı anlayabilmek için yüzde 56 din kitaplarının, yüzde 44 ise bilimin önemli olduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;- Yaratılışa inanlar yüzde 93, evrime inanlar yüzde 7’lik dilimi oluşturuyor.&lt;br /&gt;- Yüzde 35, Ramazan ayında yemek yenecek mekânların iftar saatine kadar kapalı tutulmasını istiyor.&lt;br /&gt;- İnancı nedeniyle evden başını örterek çıkanların oranı yüzde 62, annesinin başı örtülü olanların oranı yüzde 85.&lt;br /&gt;- Yüzde 86, İslamiyete karşı ciddi tehditler olduğunu düşünüyor.&lt;br /&gt;İçkiye, şorta hoşgörü yok!&lt;br /&gt;- Yüzde 72 içki içen, yüzde 67 nikâhsız yaşayan, yüzde 35 kızı şortla dolaşan, yüzde 48 aşırı sağ ya da sol görüşte, yüzde 42 sevmediği partinin üyesi, yüzde 75 Tanrı’ya inanmayan, yüzde 32 oruç tutmayan, yüzde 65 hiçbir dine inanmayan, yüzde 27 farklı anadilde konuşan, yüzde 43 Amerikalı, yüzde 14 türbanlı, yüzde 33 çarşaflı, yüzde 63 köktendinci, yüzde 26 başka bir ırk veya renkten, yüzde 52 Hristiyan, yüzde 64 ise Yahudi birini komşusu olarak istemiyor.&lt;br /&gt;- Söz konusu farkılıklara en hoşgörüsüz yaş grubu, 15 - 18.&lt;br /&gt;- Üniversite mezunları en hoşgörülü grubu oluştururken, eğitim seviyesi düştükçe hoşgörü oranı azalıyor.&lt;br /&gt;- Toplumun en istemeyen kesimi eşcinseller.&lt;br /&gt;- Yüzde 91 PKK’yi, yüzde 90 İsrail’i, yüzde 80 şeriatı, yüzde 73 komünizmi, yüzde 84 El Kaide’yi ve Bush’u “aşırı” olarak görüyor. Aşırı bulunanlar arasında; “faşizm, ırkçılık, Taliban ve Hamas” da yer alıyor.&lt;br /&gt;- PKK’ye karşı geniş çaplı askeri harekât isteyenlerin oranı yüzde 83.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Cumhuriyet/ 31.05.2009 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;NİLGÜN CERRAHOĞLU&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;‘Derin Türkiye’de Aşırıcılık &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;“Hoşgörüsüzlük” nerde başlar, nerde biter?&lt;br /&gt;Radikalizm ve aşırıcılığı, hoşgörüsüzlükten ayıran çizgi tam olarak nedir?&lt;br /&gt;Prof. Yılmaz Esmer’in ilginç, çarpıcı, öğretici araştırmasının sonuçlarını, şimdiye dek gazetelerden takip edebildim. Araştırmanın kendisini henüz görebilmiş değilim. Çalışmasının tanıtımını yaparken Yılmaz Esmer, “aşırılık kavramının tanımını deneklere bıraktığını” söylemiş. Bu yolu neden seçmiş olduğunu tahmin etmek zor değil ama gene de kendisinin “aşırılık” kavramına biraz daha açıklık getirmiş olmasını tercih ederdim…&lt;br /&gt;Gazetelere yansıdığı kadarıyla çünkü araştırma sonuçları ağırlıklı olarak yalnız “hoşgörüsüzlük” bağlamında irdeleniyor...&lt;br /&gt;Esmer’in verilerinden yola çıkarak “hoşgörüsüzlük” üzerinden genel geçer değerlendirmeler yapılıyor.&lt;br /&gt;Köşeyazıları “hoşgörüsüzlük” temelinde çözümlemeler sunuyor.&lt;br /&gt;Hoşgörüsüzlük çıtasının fevkinde&lt;br /&gt;Araştırmanın adı ne var ki; “Hoşgörü/Hoşgörüsüzlük” değil, “Radikalizm ve Aşırıcılık”…&lt;br /&gt;Adından da anlaşılacağı üzere, ortada -heyhat(!)- hoşgörüsüzlüğü aşan bir tablo var...&lt;br /&gt;Zaten akıl var, yakın var değil mi? Ona hoşgörüsüzlük, buna hoşgörüsüzlük…&lt;br /&gt;“İçki içene”, “oruç tutmayana”, “dine inanmayana”, “Yahudi/Hıristiyan/başka dinden olana”, “nikâhsız yaşayana”, “kızı şortla dolaşana”…&lt;br /&gt;Bu kadar çok kategori de insana karşı “hoşgörüsüzlük”, sadece “hoşgörüsüzlük” olarak tanımlanabilir mi?&lt;br /&gt;“Hoşgörüsüzlük paketi” bu kadar geniş tutulunca, bunun adı hasbelkader artık hoşgörüsüzlük değil; radikalizm ve aşırıcılık, icabında “fanatizm” oluyor.&lt;br /&gt;Zina yapan kadın için “recm” istemek örneğin, bir “hoşgörüsüzlük” değil; tipik bir “Talibanlık” yani “fanatizm” göstergesidir.&lt;br /&gt;“Hoşgörüsüzlük” genel geçer anlamıyla, “ötekini dışlayan” bir saygısızlık çıtasıyla sınırlı kalır.&lt;br /&gt;Bu çıta, şiddet düzlemine varmaz.&lt;br /&gt;“Kadına yönelik şiddete” meylettiğinizde ise -ki “recm talebi” bunu gösterir- “hoşgörüsüzlüğün” kapsama alanından çıkıp artık “radikalizm”, “aşırıcılık” ve giderek “fanatizmlerin” sularına girmiş olursunuz…&lt;br /&gt;Diyeceğim o ki; “hoşgörüsüzlük”, nispeten keyfi olabilen, göreceli ve sınırlı bir kavram…&lt;br /&gt;“Aşırıcılık” ve “radikalizm” ise çok daha bütüncül, kapsamlı, sistemli biçimde şiddete yönelmeye yatkın ve yakın olabilen durumları anlatmak için kullanılan ifadeler…&lt;br /&gt;“Aşırıcılık ve Radikalizm” araştırmasının bulguları; ne yazık ki “hoşgörüsüzlük sınırlarını haydi haydi aşan bir durumla” karşı karşıya olduğumuzu ve bu nedenle çok daha cesur yüzleşmelere ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor bana göre.&lt;br /&gt;Bir ‘yaralı bilinç’ travması&lt;br /&gt;Konunun çok önemsediğim bir boyutu bu.&lt;br /&gt;“Radikalizm ve Aşırıcılık” araştırmasının yüzümüze çarptığı bir diğer gerçek de, derin bir “kültürel bilinç bölünmesi”...&lt;br /&gt;AB’ye ilişkin verileri okurken özellikle, İranlı yazar Daryus Şayegan’ın kulaklarını çınlattım.&lt;br /&gt;Türkçeye “Yaralı Bilinç” olarak çevrilen “Cultural Schizophrenia: İslamic Societies Confronting the West” isimli kitabında, Şayegan; fikirlerde tam geçişkenlik sağlanamayan Batı-Doğu dünyası arasındaki “kişilik/benlik bölünmüşlüğünü” anlatır.&lt;br /&gt;Yılmaz Esmer Hoca’nın AB bulguları tam böyle bir “bölünmüşlük” ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;Halkımız kendisini sırayla Azerbaycan, Filistin, Pakistan ve taa dünyanın öbür ucundaki -ne alakaysa?- Japonya’ya yakın hissediyor.&lt;br /&gt;İlk dörtte ilaç için bir tek Avrupa ülkesi yok.&lt;br /&gt;Ankete katılanlar nitekim ezici bir ağırlıkla -yüzde 81- AB’nin İslamı ve Türkiye’yi -yüzde 76- bölmek istediği kanaatini taşıyorlar. Yüzde 80 zaten ne yapılırsa yapılsın AB’nin Türkiye’yi almayacağına kesin kes emin.&lt;br /&gt;Buna rağmen yüzde 57 çoğunlukla halkımız gene de AB’ye girmeyi düşlemekten geri kalmıyor.&lt;br /&gt;Bu bir “yaralı bilinç” örneği değilse nedir? &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;04.05.2009 / Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;NİLGÜN CERRAHOĞLU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;‘Derin Türkiye’de&lt;br /&gt;Aşırıcılık&lt;br /&gt;“Resmi olmayan yüzümüz” bu…&lt;br /&gt;“Değiştirilemez ilke” laiklik ve “Türkiye laiktir, laik kalacak!” sloganları ardındaki “derin Türkiye” bu!&lt;br /&gt;Korkunç bulguları Prof. Yılmaz Esmer “konjonktürel dalgalanmalarla” açıklamıyor. Dincilikte gelip geçici bir tırmanmadan söz etmiyor. AKP iktidarının yapıyı sadece “daha görünür” kıldığını söylüyor. O kadar.&lt;br /&gt;Buzdağının gövdesi&lt;br /&gt;Buzdağının gövdesi başka deyişle su yüzüne çıkıyor. Öteden beri sezmekle birlikte; elimiz, avcumuzla tutamadığımız; teşhis/tespitte zorluk çektiğimiz, aysbergin gövdesiyle yavaş yavaş göz göze geliyoruz. Yani bir tür gerçek anı yaşıyoruz. Ve gerçek anı tüm karabasanlarımızı “teyit ediyor”.&lt;br /&gt;Kadına “recmi” caiz görenlerin oranı yüzde 22, dayağı mubah sayanlar yüzde 33, yarım miras hakkı/yarım şahitliği hak görenler yüzde 36, mayo “günah” diyenler yüzde 58, “kocaya eksiksiz itaat” buyuranlar yüzde 61, ev dışında kadın başörtüsü takmalı diyenler yüzde 62, “reis kocadır” dayatmasında ısrar edenler yüzde 71; “koca izni olmadan kadın şuradan şuraya gidemez/çalışamaz” diyenler yüzde 85…&lt;br /&gt;“Derin Türkiye’nin” kadına biçtiği yer, lafın özü bir Taliban dünyası…&lt;br /&gt;“Recme”, yüzde 22 destek ne demek?&lt;br /&gt;Laik Türkiye yasaları, değerleri, hukuku; bu Taliban zihniyetinde -mermerin üzerinden kayıp giden su misali- hiç iz bırakmamış…&lt;br /&gt;Seksen beş yıllık Cumhuriyet tarihinde “Cumhuriyet kadınına” atfedilen yer ve önem, “derin Türkiye”nin genlerine nüfuz etmemiş.&lt;br /&gt;Bundan daha açık ve çarpıcı bir tablo olabilir mi?&lt;br /&gt;Bu bir ‘hoşgörü’ sorunu değil&lt;br /&gt;Medya başlıklarına baktığımızda ne var ki; ortadaki tabloya rağmen, “aysbergin gövdesiyle” yüzleşmekte -hâlâ- muazzam engellerle karşı karşıya olduğumuzu fark ediyoruz.&lt;br /&gt;Gazeteler, konuyu farklı başlıklarla aktarıyor.&lt;br /&gt;Bizim gazete, durumun fotoğrafını çekiyor: “Dindar ve kapalı toplum”.&lt;br /&gt;“Zaman”ın “aynı araştırma” için dikkate değer(!) bulduğu manşet; “Türkiye’de mahalle baskısı yok”.&lt;br /&gt;“Milliyet” olayı, bir “hoşgörüsüzlük sorununa” indirgeyerek, “4 kişiden 3’ü ‘içki içen komşu’ istemiyor” manşetini kullanıyor…&lt;br /&gt;İlahi!&lt;br /&gt;“5 kişiden 1’i kadına ‘recm’i reva görüyor. 3 kişiden 1’i kadına ‘yarım şahitliği’, ‘mirastan yarım hakkı’ yakıştırıyor…” değil de “4 kişiden 3’ü ‘içki içen komşu’ istemiyor” başlığı…&lt;br /&gt;Bu nasıl bir öncelik sıralaması böyle?&lt;br /&gt;Nüfusun yarısını -kadını!- “birey” görmeyen, yarım sayan bir anlayış; toplumun tüm “ötekilerini” tabii dışlar. Bu bir “hoşgörüsüzlük” sorunundan çok daha fazla bir “aşırılık” konusu ki; -Esmer’in araştırmasının adı da bu -“Radikalizm ve Aşırıcılık” tam bunu söylüyor.&lt;br /&gt;“Kadın”a Talibanca bakan bir toplum, “içki içen, eşcinsel, gâvur komşu” ister mi? Taliban’da “içki hoşgörüsü” arıyor muyuz ki, “içki içen komşu istenmiyor”a şaşıyoruz? Bunun neresi sürpriz?&lt;br /&gt;“Aşırılıkların anası”; “komşudan” önce asıl, bir evde yaşanan diğer yarının yok sayılması!&lt;br /&gt;Yılmaz Esmer araştırmasının bu nedenle en çarpıcı yanı, “kadın” ve kadın üzerinden “derin Türkiye”nin, “derin Talibanizmlerini” ortaya koyması.&lt;br /&gt;“İçki hoşgörüsüzlüğü” manşetlerini atan arkadaşların kafalarındaki öncelik sıralaması sahiden bu mu? Yoksa alttan alta “olayın çapını küçülten”, bir “spin doktorluğu” mu var ortada?&lt;br /&gt;Öyle ya bir kitle gazetesinin; “içki içen komşuya tahammül yok” manşetiyle çıkması başka… “5 kişiden 1’i ‘kadın recminden’ yana” başlığını kullanması başka…&lt;br /&gt;Çifte standardın âlâsı&lt;br /&gt;Rastlantıya bakın ki, Milliyet yazarı Taha Akyol da başlıklardaki bu farka dikkat çekmiş.&lt;br /&gt;Ama başka yönden. Araştırmanın farklı okumalarının böyle farklı yorumlara yol açtığına işaret eden Akyol, “Aman ha! Aşırı yargılardan sakınalım” uyarısı yapıyor.&lt;br /&gt;“Aysbergin gövdesi” karşısında Taha Bey çok temkinli, kılı kırk yarıyor….&lt;br /&gt;Akyol aynı temkini keşke, yıllar yılı bu “buzdağının altına” ilişkin kaygılarını ifade eden laiklere de gösterseydi de.. bugün bu duruşta biraz olsun tutarlılık bulsaydık.&lt;br /&gt;“Aysbergi” sorgulayagelmek, yıllarca “laikçilerin vehimleri” hesabına küçümsendi Türkiye’de. Bu tavrın en tipik sözcülerinden biri Taha Akyol olageldi…&lt;br /&gt;“Laikçi vehimler”.. aşırı yargı olmuyor…&lt;br /&gt;Dehşetengiz “bulguları” anlamlandırmaya çalışmak, “aşırı yargı tehdidi” içeriyor. Öyle mi?&lt;br /&gt;Çifte standardın böylesi…&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:nilgun@cumhuriyet.com.tr"&gt;nilgun@cumhuriyet.com.tr&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;02.05.2009 / Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ADNAN BİNYAZAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kadının Gücünü&lt;br /&gt;Yadsıyanlar...&lt;br /&gt;Kadını çarşafa sokanlar, peçelerle gizleyenler bencil ruhlu yobazlardır. Onlar, bilgisizliğin, önyargıların, tabuların, dayatılan düşüncelerin tutsağıdırlar.&lt;br /&gt;Diktatörler, demokrasi düşmanları, saldırganlar, zorbalar, söz şehvetine kapılanlar, şiddet uygulayanlar, el kadar çocuklara tecavüz edenler; bu tür adamların arasından çıkıyor.&lt;br /&gt;Kadın, onların körleşmiş yüreklerinde tensel bir varlıktan öte bir anlam taşımıyor.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Öyle değilse, hem de kitap yazan bir kişinin, Müslüman bir kadının erkeklerle birlikte çalışırsa fahişe olabileceğini düşünmesi hangi kitaba sığar!&lt;br /&gt;Bütün dinler içsel arınmayı; insanın, varlığını kendi istemiyle olgunluğa erdirmesini öngörür. Kadını ilkel baskılarla ezmeye kalkanlar, arınma yoksunu yobazladır.&lt;br /&gt;Oysa erkeğin, kadını güdümleyip, belli davranışlarla sınırlaması, toplumsal yaşamda ne büyük emek kaybına yol açmaktadır!&lt;br /&gt;Yobaz kafalılar, “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi” verilerine göre kadının işgücüne katılımda 130 ülke arasında Türkiye’nin 125. sırada olmasından utanç duyacaklarına, insanlık dışı baskı uygulayarak kadını karanlık dünyalarının kölesi yapıyorlar.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Kadın, köle gibi algılanmazsa, onun yüzyıllar süren savaşımlar sonunda elde ettiği iş yaşamına kendini kabul ettirme süreci, nasıl olur da, “Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı”nın çıkarıp parasız dağıttığı bir kitapta şöyle bir yargı yer alır?..&lt;br /&gt;“Çağdaş küfür zihniyeti, savaşların tahrip ettiği yerleri tekrar imar etmenin zorlaştığını görünce, kadını bozmak amacıyla sinsi planlarını devreye koymuş, arkasından kadının özgürleşmesi ve haklarının korunması sesleri yükselmiştir.”&lt;br /&gt;Gerçek, bunun tam tersidir; -Saraybosna’da, Irak’ta kadınların başına gelenleri anımsayalım-kadın, tarihin o belalı günlerinden ders çıkarmış, toplumsal üretimde sorumluluk yüklenerek kendini kurtarma yolları aramıştır. Bu süreç, yaşamsal eşitlik tarihinde, kadının özgür bir yurttaş olarak sesini yükseltmesinin onurlu başlangıcıdır.&lt;br /&gt;Yobazların, kadının özgür bireyliği yolunda savaşım veren Türkân Saylan’a düşman kesilmelerinin nedeni budur.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Kitapta, kadının süslenme özgürlüğü de eleştirilerek dolaylı da olsa, “Kadınların, erkekler arasına karışmaları, onlara haram olan halvet ortamında bulunmaları, onlar için koku sürüp makyaj yapmaları, süs ve ziynetlerini kendilerine haram olan yabancı erkeklere göstermeleri”, nerdeyse fuhuş sayılıyor.&lt;br /&gt;Bütün bunlar, kadını tensel bir nesne olarak algılayıp onun yaratıcı gücünü köreltme anlayışından doğuyor.&lt;br /&gt;Oysa başka bir yazımda da savunduğum gibi, kadının kurtuluşu, kendini pazar malı gibi kullanılma karşısında vereceği eylemli savaşımla gerçekleşecektir.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Beyinleri ve yürekleri taşıllaşmış kadın düşmanlarına şu sorulmalı: Evde oya işleyen, halı, kilim dokuyan kadın, Sanayi Devrimi’nde olduğu gibi, bizde de iş hayatından uzak tutulmasaydı, birçok buluşta kadının adı olmaz mıydı?&lt;br /&gt;Erkek egemen bir ailenin betimlemesine de yer verilen kitapta şu yönde bir yargı da var: “Kocasından daha yüksek diploma ve gelire sahip olan kadınlar, eşlerine itaat etmezler, kadın bedensel ve psikolojik olarak çalışmaya uygun değildir.”&lt;br /&gt;Ruhu aşağılık duygusu kıskacındaki bir yobazdan başka kim böyle düşünebilir?..&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:binyazar@gmail.com"&gt;binyazar@gmail.com&lt;/a&gt; 02.05.2009 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SERVER TANİLLİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Halkımızın Başına Gelenler...&lt;br /&gt;Pazardan beri çok rahatsızım yurttaş olarak.&lt;br /&gt;Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Yılmaz Esmer ile ekibinin yaptıkları bir araştırmayı, 31 Mayıs Pazar günü, gazetelerde görmüş ve okumuşsunuzdur. Türkiye’de 34 ilde yapılan “Radikalizm ve Aşırıcılık Araştırması”nda, halkın çeşitli konularda sorulara yanıtları, tutuculuğun geldiği noktayı ortaya koyuyor:&lt;br /&gt;“Dindar ve farklılıklara kapalı bir toplum”dur karşımızdaki, Cumhuriyet’e göre.&lt;br /&gt;Milliyet de,“Hoşgörüden eser kalmadı!” diyordu manşette.&lt;br /&gt;Prof. Yılmaz Esmer ve ekibi, 18 Ağustos 2007 günlü Milliyet’te de, bir başka araştırmada, din, dindarlık, laiklik konularında, toplumumuzun gelip durduğu noktayı pek güzel gösteriyordu.&lt;br /&gt;Son araştırma ise, kimi ı’ların üstüne noktayı koyuyor.&lt;br /&gt;Durup okumalı ve yapılması gerekeni yapmalıyız...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Araştırmadan çıkan dikkat çekici sonuçlar şöyle:&lt;br /&gt;Yurttaşların yüzde 62’si, “din”i, yaşamındaki önem sıralamasında birinci basamağa koyarken, aynı oran “laiklik” için yüzde 16’da, “demokrasi”de yüzde 13’te kalıyor.&lt;br /&gt;Halkın yüzde 75’i çocuklara Kuran kursu açılmasını isterken, dünyayı anlamak için bilim yerine dini rehber edinenlerin oranı ise yüzde 56’yı buluyor.&lt;br /&gt;Halk, “kızı şortla dolaşanı, içki içeni, oruç tutmayanı, deist ya da ateist olanı, Hıristiyanı, Yahudiyi, nikâhsız yaşayanı” komşu olarak istemiyor. Söz konusu gruplarda en hoşgörüsüz yaş dilimini 15-18 yaş arası gençlerin oluşturması düşündürüyor.&lt;br /&gt;Sadece bunlara bakıp irkilmemeniz mümkün mü?&lt;br /&gt;Kadın-erkek eşitliği de havaya savruluyor:&lt;br /&gt;- Yüzde 74, ev kadını olmanın, çalışmak ve para kazanmak kadar tatmin edici olduğunu düşünüyor;&lt;br /&gt;- “Aile reisi erkek olmalı” diyenler, yüzde 71’lik kesimi oluşturuyor;&lt;br /&gt;- Yüzde 61’e göre, “Kadın her zaman kocasına itaat etmeli, sözünden çıkmamalı”;&lt;br /&gt;- “Ülkede işsizlik varsa çalışmak kadınlardan çok erkeklerin hakkı” diyenlerin oranı yüzde 64;&lt;br /&gt;- Kadınların bir işte çalışmak için kocasından izin almasının doğruluğuna inananların oranı yüzde 84; kadın yalnız bir yere gidecekse kocasından izin alması gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 85.&lt;br /&gt;- Yüzde 62’lik dilim Müslüman kadınların evin dışında başını örtmesi gerektiğini savunuyor...&lt;br /&gt;Araştırma, ABD ve AB’ye karşı, Türkiye’yi bölme konusunda bir kuşkuyu da dile getiriyor.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Noktalamanın sırasıdır: Bu nitelikleri gösteren bir topluluğa, bir cemaat, bir ümmet, dahası güruh diyebilirsiniz, ama çağdaş bir millet diyemezsiniz.&lt;br /&gt;Onunla bir demokrasi kuramazsınız.&lt;br /&gt;Uluslararası ortamda, Avrupa Birliği’nin kapısında neyin adına konuşabilirsiniz?&lt;br /&gt;Dışardan tehdit altında olduğunu düşünen, donmuş ve değişime uzak bir toplum önümüzdeki.&lt;br /&gt;Ama böyle değildik, böyle olduk!..&lt;br /&gt;1923 Devrimi’ni yapanlar, bu ülkeye bağımsızlığı tattırırken, laikliği getirip dini vicdanlara emanet ederken, çağdaş bir toplum yaratmanın da işaretlerini göstermişlerdir. Bugün övünüyorsak onları yadediyoruz.&lt;br /&gt;1950’lerle demokrasiye karar ettiğimizde de, başka bir gelecek adınaydı.&lt;br /&gt;Ne var ki, iktidara gelmek ve orada kalmak için, halka yalanlar söylendi ve yanlış yollara döküldük. Açıkça itiraf edelim: Halk da kullanıldı ve aldatıldı.&lt;br /&gt;Bir altmış yıllık dönem açıkça görülüyor...&lt;br /&gt;Son yedi yıllık AKP dönemi de, bir rezilliğin örneği olarak, gözler önündedir. “Kuran kursları, imam hatipler ve türban” diyerek kollarını sıvadı, yurdu yurt olmaktan ve halkı da halk olmaktan çıkardı. Bu suç Yüce Divanlarca ondan sorulacaktır...&lt;br /&gt;Sürdüreceğimiz elbette demokrasidir: Onun içine, başta akılcı ve bilimsel eğitimi koyup halkımızı çağımızın nimetlerinden tattırarak; bir de kadınla erkeği eşit kılarak, dini de vicdanlara emanet ederek...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;05.06.2009 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6574629766152301278?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6574629766152301278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6574629766152301278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6574629766152301278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6574629766152301278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/radikalizm-ve-asrlk-arastrmas.html' title='Radikalizm ve Aşırılık Araştırması'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3443568474400363662</id><published>2009-05-30T11:25:00.000+03:00</published><updated>2009-05-30T11:26:32.249+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Ergenliği Yanlış Yaşıyoruz...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ergenlik çağını yanlış anlıyoruz, yanlış yaşıyoruz.&lt;br /&gt;Ergenlik, insan gelişiminin bir dönemidir.&lt;br /&gt;Çocukluktan erişkinliğe geçtiğimiz dönem.&lt;br /&gt;Bu dönem canımızın her istediğini sorumsuzca yapma dönemi değildir.&lt;br /&gt;Bu dönem, dürtülerimizin keyfine kalmış bir dönem değildir.&lt;br /&gt;Bu dönem yapılan her yanlışın hoş görülmesi gereken bir dönem değildir.&lt;br /&gt;Tersine, ‘ergenlik dönemi’ karakterimizin oluştuğu en önemli geçiş dönemidir.&lt;br /&gt;Onun için de ailelerin çok büyük bir sorumluluğu vardır.&lt;br /&gt;Nedir bu sorumluluk?&lt;br /&gt;Bir:&lt;br /&gt;Çocuklarımıza DÜRTÜLERİNİ KONTROL ETMEYİ ÖĞRETMEK.&lt;br /&gt;Eğer çocuğumuz dürtülerini kontrol edemiyorsa onları kontrol etmek, hemen dürtü kontrolu eğitimine başlamak.&lt;br /&gt;Bu da çocuğumuzun yanlışlarına sahip çıkmamakla, onun yanlışlarını kapatmamakla yapılır.&lt;br /&gt;Çocuğumuzun yanlışlarına onun dışında mazeretler bulup, onu yanlışlarıyla karşılaştırmazsak, çocuklarımıza istemeden kötülük yapmış oluruz.&lt;br /&gt;Geçmişte ‘şımarık çocuk’ dediğimiz çocuk tipi, ailelerin yarattığı çocuktur.&lt;br /&gt;Çocuğum, her istediğinin değil, ancak haklı ve doğru istediklerinin olacağını öğrenmelidir.&lt;br /&gt;Çocuğum, elde etmek için, onu hak etmek gerektiğini öğrenmelidir.&lt;br /&gt;Çocuğum, bir yere ulaşmak için kendisinin çalışmak zorunda olduğunu bilmelidir.&lt;br /&gt;Ona hak etmeden verdiğim her şey, onun yanlışlarını görmemesi için bir neden olur.&lt;br /&gt;İki:&lt;br /&gt;Çocuklarımız, çok küçük yaşlardan başlayarak,&lt;br /&gt;KENDİ SORUMLULUKLARINI ÖĞRENMELİ VE ÜSTLENMELİDİR.&lt;br /&gt;Dağıttığı oyuncaklarını kaldırmak bunu öğretir.&lt;br /&gt;Kendi yemeğini yemesini öğrenmek bunu öğretir.&lt;br /&gt;İyi bir öğrenci olmak onun sorumluluğudur.&lt;br /&gt;Saygılı, nasıl hareket edeceğini bilen bir evlat olmak onun sorumluluğudur.&lt;br /&gt;Bunu öğretecek olan da annelerdir, babalardır.&lt;br /&gt;Üç:&lt;br /&gt;Yanlışlarını görmeli, kabul etmeli, düzeltmeye çalışmalıdır.&lt;br /&gt;Bunu sağlayacak olan da anneler babalardır.&lt;br /&gt;Çocuğun yanlışını örterek onu üzmemek yanlış bir şefkat anlayışıdır.&lt;br /&gt;İşte, ailelerin sorumlulukları.&lt;br /&gt;İşte, annelerin babaların doğru çocuk yetiştirme rehberi.&lt;br /&gt;Elbette, sırada okullar var.&lt;br /&gt;ERDAL ATABEK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;30.05.2009 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3443568474400363662?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3443568474400363662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3443568474400363662' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3443568474400363662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3443568474400363662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/ergenligi-yanls-yasyoruz.html' title='Ergenliği Yanlış Yaşıyoruz...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-8396584390344016076</id><published>2009-05-25T20:51:00.002+03:00</published><updated>2009-05-25T20:55:44.786+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>TACİZ/TECAVÜZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Arkadaşımın linkini verdiği yazı. Lütfen çocuklarımıza tacizi/tecavüzü anlatalım. Onları sokak dahil hiçbir yerde yalnız bırakmayalım. Süperkomedi&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Cinsel suçlarla ilgili bir araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel suçlarla ilgili bir araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu: Mağdurlarının yarısı 11-15 yaş aralığında, en küçüğü 5 yaşında ve yüzde 78’i kadın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL - Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan dosyalar akademisyenler tarafından incelendi. Mağdurların 10 yaş ve altında olduğu 10 olayda 9’u erkek, 1’i kız çocuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma ayrıca kızların kemik yaşı testiyle yaşlarının büyütülerek davaların düşürüldüğü veya sanıkla resmi evlilik yaptığı ve yalnızca davaların yüzde 33’ünde sanığa ceza verildiği ortaya çıktı. Araştırmayı yapan uzmanlara göre çok sayıda faktörün etkilediği kemik yaşı ile yaşın büyütülmesine karar verilerek davanın düşürülmesine yol açılması, aslında hukuka karşı bir hile. Yaş düzeltme taleplerinde ana belirleyici kriter, kemik yaşı olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan dosyalar incelendi. Prof. Dr. Necmi Çekin, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, Yrd. Doç. Dr. Hakan Kar, Uzm. Dr. Ramazan Akçan 2006-2007 yıllarında karara bağlanan 1.844 dava dosyasından cinsel suçlar ile ilgili olan 60 dosyayı incelendi. Adli Bilimler Dergisi’nde yayınlanan araştırmanın sonuçları şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sanıkların hepsi erkek&lt;br /&gt;* Cinsel saldırı mağdurlarının en küçüğü 5, en büyüğü 38 yaşında.&lt;br /&gt;* Mağdurların yüzde 51.66’sı 11-15 yaş aralığında.&lt;br /&gt;* Cinsel saldırı mağdurlarının yüzde 21.66’sı erkek, yüzde 78.34’ü kadın.&lt;br /&gt;* Mağdurlardan 10 yaş ve altındaki 10 olayda 9’u erkek, 1’i kız çocuk&lt;br /&gt;* 20 kızın yaşı büyütülerek davaları düşürülmüş ve resmi evlilik gerçekleştirilmiş.&lt;br /&gt;* Davaların sonucunda sanıkların yüzde 33’üne ceza verilmiş.&lt;br /&gt;* Ceza alanların yaklaşık 5’te biri fiili livata sanıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel amaçlı ve hedeflenen kişinin rızası dışında yapılan ya da yaş küçüklüğü veya akıl sağlığının yerinde olmaması nedeniyle rızası geçerli olmayana yönelen tüm davranışlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar olarak tanımlanıyor. Araştırmada 3 örnek dışında diğer bütün örneklerde sanıklar tanıdık çevreden... Çalışmada sanıkların tamamının erkek ve 3 olgu dışında hepsinin tanıdık çevreden olmaları bu konuda yapılan diğer çalışmalarla uyumlu bir sonucu ortaya koydu. Bu durum, sanıkların cinsel amaçlı eylemlerini önceden planlayarak, tanıdıkları mağdurlara karşı gerçekleştirdikleri sonucunu veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’da cinsel saldırıya en sık maruz kalanların 16-19 yaş grubu. Tecavüze maruz kalma oranları ise kadınlarda binde 2,1; erkeklerde on binde 1.&lt;br /&gt;Ülkemizde yapılan çalışmalar da kadınların erkeklerden çok daha fazla cinsel saldırıya maruz kaldığını gösteriyor ve mağdurlar 11-18 yaş arasında yoğunlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk olguların oranının yüksek olması, adli makamların ve ailelerin çocuğa yönelik cinsel şiddeti kabul edilemez olarak algılaması nedeniyle konunun bizzat üzerine gitmesiyle ilişkili bulunuyor. Erkek mağdurların genellikle küçük yaşlarda (10 yaş altında) olmasının nedeni, henüz psikososyal gelişimlerini tamamlamadıkları için kendilerinden yaşça büyük erkekler tarafından kandırılmalarının kolay olması. Ayrıca korku veya tehdit gibi durumlarda fiziksel olarak karşı koyma güçlerinin yetersiz olması gösteriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulgularda sanıkların çoğunluğunun mağdurdan 5 yaş ve daha fazla büyük ve mağdurların yüzde 86.66’sının 18 yaş altında olmasını da uzmanlar şöyle yorumluyor: Bireylerin cinsel dürtülerini genellikle beden ve ruh bakımından kendilerini koruyamayacak durumdaki kişilere veya henüz psisososyal gelişimini tamamlamamış ergenlik dönemindeki çocuklara yönelttiğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmada, yargılama sonucunda sanıkların yüzde 29’unun (18 sanık) ceza aldığı ve ceza alanların 12’sinin fiili livata sanıkları olduğu görüldü. Fiili livata eyleminde rıza oranının çok düşük olması ve bu nedenle zor kullanılması, erkek çocuk mağdurlarının fazla olması, olayın daha erken erken ortaya çıkması nedeniyle deliller daha kolay saptanıyor. Mahkemeler de pozitif deliller ışığında daha rahat karar alabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer cinsel saldırı olgularında kandırma, evlilik vaaadi ile oyalama, ahlaki anlayış, suçlanma, zarar görme korkusu, gelecek endişesi nedeniyle saldırı eyleminden çok sonra adli mercilere başvurulması ise delillerin kaybolmasına neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel şiddete maruz kalan bireyler; suçlanmaktan, olayın ispat edilemeyeceği veya sanığa zarar verilemeyeceğini düşündüklerinden, kendileri ve yakınlarının zarar görmesinden korktukları için çoğunlukla olayı gizliyor. Bu nedenle cinsel şiddete maruz kalan olguların oranının bilinenden çok daha yüksek olduğu düşünülüyor. NTVMSNBC’ye bilgi veren Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, cinsel saldırıların bilinenlerinin “buzdağının görünen parçası” olduğunu söylüyor: “Küçük yaştaki cinsel saldırıların mahkemelere yansıması daha yüksek oranda; gizlilik 13-14 yaş üstündekilere göre daha azdır. Aman kimse duymasın, rezil olmayalım diye olayın kapatıldığı çok vaka var. Görünen aslında buzdağının bir parçasıdır. Niye, ‘buzdağı’ diyoruz. Mesela Amerika şöyle yapmış: Liselere gitmiş, öğrenci kızlarla birebir anket yapmış. Diyelim ki, yüzde 40’ı ‘tacize uğradım’ demiş. Ama bunların yüzde 30’u da şikayet etmemiş. Bundan dolayı bizdeki bilinen, mahkemelere yansıyan cinsel saldırı oranları buzdağının görünen parçasıdır. Türkiye’de gideyim böyle bir anket yapalım denmemiş. Biz de okullara gidip ‘Cinsel saldırıya maruz kaldınız mı?’ diye sorsak olumlu karşılanmaz. Bir de anket yapsak bile bir kısmı yine bunu saklayacaktır. Ahlaki değer olarak görülüyor, gizleniyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmada 20 kızın yaşı büyütülerek davaları düşürülmüş ve resmi evlilik gerçekleştirilmiş. Davaların sonucunda sanıkların yüzde 33’üne ceza verilmiş.&lt;br /&gt;Davaların beraat ile sonuçlanmasının nedenleri arasında hem sanık, hem mağdur olayı ahlaki bir sorun olarak değerlendirdiği için etrafın duymaması için işin tatlıya bağlanması eğilimi baskın çıkıyor. Taraflar anlaşarak davacı olmaktan vazgeçtikleri için gerçekte işlenmiş cinsel saldırı suçları beraatle sonuçlanıyor.&lt;br /&gt;Sözkonusu çalışmada mağdurlardan 20’sinin yaşının büyütülmesi ile yaş yasal sınırlara çıkarılmış, evlilik yapılarak veya rıza nedeniyle davadan çekilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KEMİK YAŞI İLE DAVALAR DÜŞÜRÜLÜYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlar, “Çok sayıda faktörün etkilediği kemik yaşı ile yaşın büyütülmesine karar verilerek davanın düşürülmesine yol açılması, aslında hukuka karşı bir hiledir. Bu nedenle, yaş düzeltme taleplerinde ana belirleyici kriter, kemik yaşı olmamalı” diyor. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, kemik yaşı testinin sakıncalarını şöyle özetliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Cinsel saldırı şikayetlerinin bir kısmı kızın arkadaşıyla ayrılmasından, nişanın bozulmasından sonra olur. Bir kısmı saldırı değildir; beraber olmuşlar, arkadaş olmuşlardır. Nişan bozuluyor, arkadaşlık bozuluyor veya aile içi tartışmalar nedeniyle mağdur oldum diye şikayet ediliyor. Daha sonra mahkeme sürecinde kendi aralarında anlaşıyorlar. Çocuk ceza yemesin diye veya evlenmeyi kabul ediyor. O zaman, ‘yaşlarını büyütelim, evlilik yaşına getirelim’ deniyor. 16 yaşında mahkemenin kararıyla, 17 yaşında anne-babanın izniyle evlenebiliyor çocuk zaten. 16 yaşında ise 17 veya 18 yaşına çekiyorlar. Ama bizde sıkıntı ne, yaş neden bu kadar kolay büyütülüyor? Beslenme, çevresel faktörler nedeniyle bu çocukların yaşı zaten kemik testinde olduğundan daha büyük çıkıyor. Aile, “Ben kızımın yaşını küçük yazdırmıştım” diyor. Kemik filmi çekiliyor. Yaşı 16 ise kemik yaşı 18 çıkıyor. Mahkemeler de “tamam diyor. Ve ona evlilik için izin veriliyor. Aileler kendi aralarında anlaşıyor, avukatları sayesinde de çözüyor. Doktor da haksız değil, çünkü mahkeme kemik yaşını soruyor. Yaş tespiti yapılırken nüfus kayıtlarına, kardeşleri ile arasındaki yaş farkına ve okul kayıtlarına da bakılmalı. Kemik yaşı yıllardır yerleşmiş ama bizim topluma uymuyor. Mahkemeler bunu daha ayrıntılı bir şekilde araştırmalı. Adli tahkikat bizim için daha öndedir, ama bizde bu yapılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar davaların önemli bir kısmının delil yetersizliğinden beraatle sonuçlanmasını dikkate alınarak; delillerin eksiksiz toplanabilmesi ve erken başvuruyu sağlayabilecek bir önlem olarak “cinsel saldırı merkezleri”nin oluşturulmasını öneriyor. “Muayene etmek de bir travmadır” diyen Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, Türkiye’de de cinsel saldırı merkezlerinin kurulmasının gerekliliğini vurguluyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Amerika’da cinsel saldırı merkezleri var. Vakaların kısa sürede getirilmesi ve delillerin kaybolmaması için psikoloğu, adli tıp uzmanı istihdam edilen merkezler var. Bu merkezlerde tek muayene ile delillerin toplanabiliyor. Ankara, Çukurova, İzmir, Güneydoğu’da da böyle merkezler kurulabilir. Türkiye’de adli tıp uzmanı yoksa önce en yakın sağlık ocağına gidiliyor. Oradan kadın doğuma, genel cerrahiye derken, çocuk adli tıpa gelene kadar 3-4 kez muayene oluyor. Ve bazen de süre geçiyor. Böyle bir zamanın geçmemesi ve çocuğun birden fazla yere muayeneye gitmemesi sağlanmalı. Çünkü muayene etmek de bir travmadır. Bu travmaların olmaması için cinsel saldırı merkezlerinin bulunması ve hiçbir yere uğranmadan savcılık üst yazısıyla mağdurun direkt olarak cinsel saldırı merkezine uğraması, kısa sürede muayene edilmesi sağlanmalı. Böylece mağdur bir kerede muayene edilir, bulgular elde edilir, tedaviye yönlendirilir.” &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ekleyen Mehtap Deniz on 13-11-2008 21:40:17 http://www.hukuki.net/modules.php?name=Reviews&amp;amp;file=printout&amp;amp;id=1645&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-8396584390344016076?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/8396584390344016076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=8396584390344016076' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8396584390344016076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8396584390344016076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/taciztecavuz.html' title='TACİZ/TECAVÜZ'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3179733515711709066</id><published>2009-05-25T20:47:00.003+03:00</published><updated>2009-06-28T23:39:49.065+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Cinsel suçlarla ilgili bir araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel suçlarla ilgili bir araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu: Mağdurlarının yarısı 11-15 yaş aralığında, en küçüğü 5 yaşında ve yüzde 78’i kadın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL - Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan dosyalar akademisyenler tarafından incelendi. Mağdurların 10 yaş ve altında olduğu 10 olayda 9’u erkek, 1’i kız çocuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma ayrıca kızların kemik yaşı testiyle yaşlarının büyütülerek davaların düşürüldüğü veya sanıkla resmi evlilik yaptığı ve yalnızca davaların yüzde 33’ünde sanığa ceza verildiği ortaya çıktı. Araştırmayı yapan uzmanlara göre çok sayıda faktörün etkilediği kemik yaşı ile yaşın büyütülmesine karar verilerek davanın düşürülmesine yol açılması, aslında hukuka karşı bir hile. Yaş düzeltme taleplerinde ana belirleyici kriter, kemik yaşı olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan dosyalar incelendi. Prof. Dr. Necmi Çekin, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, Yrd. Doç. Dr. Hakan Kar, Uzm. Dr. Ramazan Akçan 2006-2007 yıllarında karara bağlanan 1.844 dava dosyasından cinsel suçlar ile ilgili olan 60 dosyayı incelendi. Adli Bilimler Dergisi’nde yayınlanan araştırmanın sonuçları şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sanıkların hepsi erkek&lt;br /&gt;* Cinsel saldırı mağdurlarının en küçüğü 5, en büyüğü 38 yaşında.&lt;br /&gt;* Mağdurların yüzde 51.66’sı 11-15 yaş aralığında.&lt;br /&gt;* Cinsel saldırı mağdurlarının yüzde 21.66’sı erkek, yüzde 78.34’ü kadın.&lt;br /&gt;* Mağdurlardan 10 yaş ve altındaki 10 olayda 9’u erkek, 1’i kız çocuk&lt;br /&gt;* 20 kızın yaşı büyütülerek davaları düşürülmüş ve resmi evlilik gerçekleştirilmiş.&lt;br /&gt;* Davaların sonucunda sanıkların yüzde 33’üne ceza verilmiş.&lt;br /&gt;* Ceza alanların yaklaşık 5’te biri fiili livata sanıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel amaçlı ve hedeflenen kişinin rızası dışında yapılan ya da yaş küçüklüğü veya akıl sağlığının yerinde olmaması nedeniyle rızası geçerli olmayana yönelen tüm davranışlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar olarak tanımlanıyor. Araştırmada 3 örnek dışında diğer bütün örneklerde sanıklar tanıdık çevreden... Çalışmada sanıkların tamamının erkek ve 3 olgu dışında hepsinin tanıdık çevreden olmaları bu konuda yapılan diğer çalışmalarla uyumlu bir sonucu ortaya koydu. Bu durum, sanıkların cinsel amaçlı eylemlerini önceden planlayarak, tanıdıkları mağdurlara karşı gerçekleştirdikleri sonucunu veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’da cinsel saldırıya en sık maruz kalanların 16-19 yaş grubu. Tecavüze maruz kalma oranları ise kadınlarda binde 2,1; erkeklerde on binde 1.&lt;br /&gt;Ülkemizde yapılan çalışmalar da kadınların erkeklerden çok daha fazla cinsel saldırıya maruz kaldığını gösteriyor ve mağdurlar 11-18 yaş arasında yoğunlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk olguların oranının yüksek olması, adli makamların ve ailelerin çocuğa yönelik cinsel şiddeti kabul edilemez olarak algılaması nedeniyle konunun bizzat üzerine gitmesiyle ilişkili bulunuyor. Erkek mağdurların genellikle küçük yaşlarda (10 yaş altında) olmasının nedeni, henüz psikososyal gelişimlerini tamamlamadıkları için kendilerinden yaşça büyük erkekler tarafından kandırılmalarının kolay olması. Ayrıca korku veya tehdit gibi durumlarda fiziksel olarak karşı koyma güçlerinin yetersiz olması gösteriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulgularda sanıkların çoğunluğunun mağdurdan 5 yaş ve daha fazla büyük ve mağdurların yüzde 86.66’sının 18 yaş altında olmasını da uzmanlar şöyle yorumluyor: Bireylerin cinsel dürtülerini genellikle beden ve ruh bakımından kendilerini koruyamayacak durumdaki kişilere veya henüz psisososyal gelişimini tamamlamamış ergenlik dönemindeki çocuklara yönelttiğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmada, yargılama sonucunda sanıkların yüzde 29’unun (18 sanık) ceza aldığı ve ceza alanların 12’sinin fiili livata sanıkları olduğu görüldü. Fiili livata eyleminde rıza oranının çok düşük olması ve bu nedenle zor kullanılması, erkek çocuk mağdurlarının fazla olması, olayın daha erken erken ortaya çıkması nedeniyle deliller daha kolay saptanıyor. Mahkemeler de pozitif deliller ışığında daha rahat karar alabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer cinsel saldırı olgularında kandırma, evlilik vaaadi ile oyalama, ahlaki anlayış, suçlanma, zarar görme korkusu, gelecek endişesi nedeniyle saldırı eyleminden çok sonra adli mercilere başvurulması ise delillerin kaybolmasına neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel şiddete maruz kalan bireyler; suçlanmaktan, olayın ispat edilemeyeceği veya sanığa zarar verilemeyeceğini düşündüklerinden, kendileri ve yakınlarının zarar görmesinden korktukları için çoğunlukla olayı gizliyor. Bu nedenle cinsel şiddete maruz kalan olguların oranının bilinenden çok daha yüksek olduğu düşünülüyor. NTVMSNBC’ye bilgi veren Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, cinsel saldırıların bilinenlerinin “buzdağının görünen parçası” olduğunu söylüyor: “Küçük yaştaki cinsel saldırıların mahkemelere yansıması daha yüksek oranda; gizlilik 13-14 yaş üstündekilere göre daha azdır. Aman kimse duymasın, rezil olmayalım diye olayın kapatıldığı çok vaka var. Görünen aslında buzdağının bir parçasıdır. Niye, ‘buzdağı’ diyoruz. Mesela Amerika şöyle yapmış: Liselere gitmiş, öğrenci kızlarla birebir anket yapmış. Diyelim ki, yüzde 40’ı ‘tacize uğradım’ demiş. Ama bunların yüzde 30’u da şikayet etmemiş. Bundan dolayı bizdeki bilinen, mahkemelere yansıyan cinsel saldırı oranları buzdağının görünen parçasıdır. Türkiye’de gideyim böyle bir anket yapalım denmemiş. Biz de okullara gidip ‘Cinsel saldırıya maruz kaldınız mı?’ diye sorsak olumlu karşılanmaz. Bir de anket yapsak bile bir kısmı yine bunu saklayacaktır. Ahlaki değer olarak görülüyor, gizleniyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmada 20 kızın yaşı büyütülerek davaları düşürülmüş ve resmi evlilik gerçekleştirilmiş. Davaların sonucunda sanıkların yüzde 33’üne ceza verilmiş.&lt;br /&gt;Davaların beraat ile sonuçlanmasının nedenleri arasında hem sanık, hem mağdur olayı ahlaki bir sorun olarak değerlendirdiği için etrafın duymaması için işin tatlıya bağlanması eğilimi baskın çıkıyor. Taraflar anlaşarak davacı olmaktan vazgeçtikleri için gerçekte işlenmiş cinsel saldırı suçları beraatle sonuçlanıyor.&lt;br /&gt;Sözkonusu çalışmada mağdurlardan 20’sinin yaşının büyütülmesi ile yaş yasal sınırlara çıkarılmış, evlilik yapılarak veya rıza nedeniyle davadan çekilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KEMİK YAŞI İLE DAVALAR DÜŞÜRÜLÜYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlar, “Çok sayıda faktörün etkilediği kemik yaşı ile yaşın büyütülmesine karar verilerek davanın düşürülmesine yol açılması, aslında hukuka karşı bir hiledir. Bu nedenle, yaş düzeltme taleplerinde ana belirleyici kriter, kemik yaşı olmamalı” diyor. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, kemik yaşı testinin sakıncalarını şöyle özetliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Cinsel saldırı şikayetlerinin bir kısmı kızın arkadaşıyla ayrılmasından, nişanın bozulmasından sonra olur. Bir kısmı saldırı değildir; beraber olmuşlar, arkadaş olmuşlardır. Nişan bozuluyor, arkadaşlık bozuluyor veya aile içi tartışmalar nedeniyle mağdur oldum diye şikayet ediliyor. Daha sonra mahkeme sürecinde kendi aralarında anlaşıyorlar. Çocuk ceza yemesin diye veya evlenmeyi kabul ediyor. O zaman, ‘yaşlarını büyütelim, evlilik yaşına getirelim’ deniyor. 16 yaşında mahkemenin kararıyla, 17 yaşında anne-babanın izniyle evlenebiliyor çocuk zaten. 16 yaşında ise 17 veya 18 yaşına çekiyorlar. Ama bizde sıkıntı ne, yaş neden bu kadar kolay büyütülüyor? Beslenme, çevresel faktörler nedeniyle bu çocukların yaşı zaten kemik testinde olduğundan daha büyük çıkıyor. Aile, “Ben kızımın yaşını küçük yazdırmıştım” diyor. Kemik filmi çekiliyor. Yaşı 16 ise kemik yaşı 18 çıkıyor. Mahkemeler de “tamam diyor. Ve ona evlilik için izin veriliyor. Aileler kendi aralarında anlaşıyor, avukatları sayesinde de çözüyor. Doktor da haksız değil, çünkü mahkeme kemik yaşını soruyor. Yaş tespiti yapılırken nüfus kayıtlarına, kardeşleri ile arasındaki yaş farkına ve okul kayıtlarına da bakılmalı. Kemik yaşı yıllardır yerleşmiş ama bizim topluma uymuyor. Mahkemeler bunu daha ayrıntılı bir şekilde araştırmalı. Adli tahkikat bizim için daha öndedir, ama bizde bu yapılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar davaların önemli bir kısmının delil yetersizliğinden beraatle sonuçlanmasını dikkate alınarak; delillerin eksiksiz toplanabilmesi ve erken başvuruyu sağlayabilecek bir önlem olarak “cinsel saldırı merkezleri”nin oluşturulmasını öneriyor. “Muayene etmek de bir travmadır” diyen Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arslan, Türkiye’de de cinsel saldırı merkezlerinin kurulmasının gerekliliğini vurguluyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Amerika’da cinsel saldırı merkezleri var. Vakaların kısa sürede getirilmesi ve delillerin kaybolmaması için psikoloğu, adli tıp uzmanı istihdam edilen merkezler var. Bu merkezlerde tek muayene ile delillerin toplanabiliyor. Ankara, Çukurova, İzmir, Güneydoğu’da da böyle merkezler kurulabilir. Türkiye’de adli tıp uzmanı yoksa önce en yakın sağlık ocağına gidiliyor. Oradan kadın doğuma, genel cerrahiye derken, çocuk adli tıpa gelene kadar 3-4 kez muayene oluyor. Ve bazen de süre geçiyor. Böyle bir zamanın geçmemesi ve çocuğun birden fazla yere muayeneye gitmemesi sağlanmalı. Çünkü muayene etmek de bir travmadır. Bu travmaların olmaması için cinsel saldırı merkezlerinin bulunması ve hiçbir yere uğranmadan savcılık üst yazısıyla mağdurun direkt olarak cinsel saldırı merkezine uğraması, kısa sürede muayene edilmesi sağlanmalı. Böylece mağdur bir kerede muayene edilir, bulgular elde edilir, tedaviye yönlendirilir.” Ekleyen Mehtap Deniz on 13-11-2008 21:40:17 http://www.hukuki.net/modules.php?name=Reviews&amp;amp;file=printout&amp;amp;id=1645&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3179733515711709066?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3179733515711709066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3179733515711709066' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3179733515711709066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3179733515711709066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/cinsel-suclarla-ilgili-bir-arastrma.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2790928352553952583</id><published>2009-05-18T08:47:00.044+03:00</published><updated>2009-05-20T11:26:13.504+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>Çağdaşlık ve Türkân Saylan</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEK7d68NNI/AAAAAAAAAa0/eX-UH5ylMtQ/s1600-h/SAYLAN+9.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337059050171151570" style="WIDTH: 231px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEK7d68NNI/AAAAAAAAAa0/eX-UH5ylMtQ/s400/SAYLAN+9.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sizden özür diliyorum Sayın Saylan.... Siz ülkemizin aydınlık yüzüydünüz, bu nedenle hastalığınızın ileri aşamasında yapılanlar için özür diliyorum... Veee bazılarının utanmalarını istiyorum.... Emin olduğum tek şey var... Bundan sonrası sizin için çok kolay olacak.. Saygım sevgim sizinle... Süperkomedi&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEKK1OagiI/AAAAAAAAAak/0tELtjwudXo/s1600-h/SAYLAN+6.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337058214613254690" style="WIDTH: 328px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEKK1OagiI/AAAAAAAAAak/0tELtjwudXo/s400/SAYLAN+6.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aydınlık Türkiye'miz bir neferini daha kaybetti, çok üzgünüm. Sayın Saylan mekanınız ışıl ışıl olacaktır, sevgimiz sizi yalnız bırakmayacaktır. Süperkomedi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3zpp8AsI/AAAAAAAAAaU/kS_IP_hImf8/s1600-h/SAYLAN+8.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337038025161179842" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 299px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3zpp8AsI/AAAAAAAAAaU/kS_IP_hImf8/s400/SAYLAN+8.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Allah rahmet eylesin. Sayın Saylan'ı sürekli cesitli konularda suclayanlar artık göbek atsınlar. Büyük br memleket fenerini kayıp ettik. Müzeyyen Utlu (Hürriyet.com.tr.yorumcusu)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3hQkpDtI/AAAAAAAAAaM/ayTECX4tRSE/s1600-h/SAYLAN+7.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337037709190434514" style="WIDTH: 279px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3hQkpDtI/AAAAAAAAAaM/ayTECX4tRSE/s400/SAYLAN+7.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;MaTeM ReNgİ SiYaHtıR...biLiRmiSiNiZ??&lt;br /&gt;Böyle durumlarda benim sınırlı kelime dağarcığım tıkanıyor..Sözlerim,kelimeleri birbirine girmiş paragraf misali manasız bir yığın oluyor beynimde...İyiler herzaman önce,erken gider...Cesurlar hep zamansız ve haksızlıkla yiter..Her can kaybı üzücüdür muhakkak ama anlamı,varlığı,değeri büyük olan,özel olan ve en önemliside bu dünyada bir HACMİ olan kişiler kaybedildiğinde insanın boğazında yumruk oluşuyor...Öylece kalıyorsunuz...Yine sabitlendim...Ne bir milim ileri gidebiliyorum nede geri...Dramatize etmeden dillendireyim dedim ama ben öyle politik cümleler kurup entellektüel temennilerde bulunmayı beceremem...Çok üzüldüm işte...Ötesi varmı?..Türkan Hocam'ın yattığı yerde huzur bulmasını dilerim.. Siyahlı Kız.. (Hürriyet.com.tr yorumcusu)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3P81QROI/AAAAAAAAAZ8/sUxgyNZ4YIE/s1600-h/SAYLAN+5.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337037411833627874" style="WIDTH: 266px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3P81QROI/AAAAAAAAAZ8/sUxgyNZ4YIE/s400/SAYLAN+5.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;GEREKTİĞİ GİBİ YAŞANILMIŞ BİR HAYAT.. Varonejli ahzap suresi (Hürriyet.com.tr.yorumcusu)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3HghRAWI/AAAAAAAAAZ0/89aFs6nH5SY/s1600-h/SAYLAN+4.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337037266794643810" style="WIDTH: 266px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD3HghRAWI/AAAAAAAAAZ0/89aFs6nH5SY/s400/SAYLAN+4.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben böyle yaşama da ölüme de özenirim...&lt;br /&gt;sonunda , "görevimi yaptım, artık ölüme hazırım" denilebilecek kaç yaşam vardır ki... balayka (Hürriyet.com.tr yorumcusu)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShMMsM9VKjI/AAAAAAAAAb8/NWTHJLX4DaU/s1600-h/T%C3%9CRKAN+2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337623936896412210" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShMMsM9VKjI/AAAAAAAAAb8/NWTHJLX4DaU/s400/T%C3%9CRKAN+2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hükümet yetkililerin en iyi yapacağı şey "YAPTIKLARIMIZ İÇİN ÖZÜR DİLİYORUZ" cümlesini kurmaktır. Ben/Biz o ÖZÜR'Ü bekliyoruz.. Süperkomedi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD29-6Pu4I/AAAAAAAAAZs/sBbTL0ajMNI/s1600-h/SAYLAN+3.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337037103153789826" style="WIDTH: 285px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD29-6Pu4I/AAAAAAAAAZs/sBbTL0ajMNI/s400/SAYLAN+3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çok üzgünüm. Türkiye aydınlığa giden yolda çok önemli bir askerini kaybetti. Aslında Sayın Saylan için değil Ülkem için üzgünüm, kızlarımız/kadınlarımız için üzgünüm, bizi öksüz bıraktınız hocam, sizin arkanızdan yazıp çizmek o kadar zor ki, o kadar yetersiz kalıyor ki kelimeler. Süperkomedi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShJBki4iDOI/AAAAAAAAAbM/eb57IO3Ev8c/s1600-h/T%C3%9CRKAN+SAYLAN.+1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337400604482473186" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 282px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShJBki4iDOI/AAAAAAAAAbM/eb57IO3Ev8c/s400/T%C3%9CRKAN+SAYLAN.+1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Zifiri karanlık beyinlerin korkulu rüyası imiş Türkan Abla. Kardelenleri yetiştirdi, bilinçlendirdi, erkek egemenliği altında ezilmemeleri öğretti. Kendi konumunu çok iyi değerlendirip vatanımıza büyük yararları olan Sevgili Türkan Saylan gibi diğer Eğitim gönüllülerininde öne çıkmaları ve saklanmamalarını diliyorum. Çünkü Kardelen'lerin tükenmediği bir toplumda yaşıyoruz. Her doğan kız çocuğu madur durumda. El ele vermeli ve Çağdaş Yaşamı desteklemeli ve Ülkemize yakışan bilinçli kızların yetişmesine emek sarfetmeliyiz. Topyekün ayağa kalkmalı ve Türkiye'yi emanet edeceğimiz kızlarımızı ve yarının annelerini eğitmeli ve onları örnek bir Türk Kadını formlarına sokmalıyız. Türk kadını çağdaş yaşam kalitesini hak ediyor.Bilinçli annelerle, bilinçli bir toplum-ulus oluşur. NİLMARİ (hürriyet.com.tr yorumcusu)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD20_O1g9I/AAAAAAAAAZk/N8EBFb09KNE/s1600-h/SAYLAN+2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337036948621329362" style="WIDTH: 252px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD20_O1g9I/AAAAAAAAAZk/N8EBFb09KNE/s400/SAYLAN+2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ç.Y.D.D&lt;br /&gt;Son anlarına kadar ATATÜRK'ün açtığı çağdaş uygarlık yolunda ilerlemeye devam eden, her türlü baskıya göğüs geren, Güneşin balçıkla sıvanamayacağını bilmeyen densizlerin çamur atmaya çalıştığı sayın doktorum huzur içinde yat.Bizler ATATÜRK'ün açtığı yolda senin izinde ilerlemeye devam edeceğiz. Volkan Ay (Hürriyet.com.tr.yorumcusu)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD2oLnb5CI/AAAAAAAAAZc/im-HUF4SZv4/s1600-h/SAYLAN+1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337036728607433762" style="WIDTH: 283px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShD2oLnb5CI/AAAAAAAAAZc/im-HUF4SZv4/s400/SAYLAN+1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Resimler Hürriyet gazetesinin &lt;/span&gt;&lt;a href="http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=22949&amp;amp;rid=2"&gt;http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=22949&amp;amp;rid=2&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;linkinden alınmıştır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkan Saylan 13 Aralık 1935'te İstanbul'da doğdu. 1944–1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946–1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi'nde okuyan Saylan, 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Saylan, 1964-1968 yılları arasında Sosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesi'nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı.&lt;br /&gt;1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı'nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971'de İngiliz Kültür Heyeti'nin bursuyla İngiltere'de ileri eğitim gördü. 1974'te Fransa, 1976'da yine İngiltere'de kısa süreli çalışmalar yapan Saylan, 1972'de doçent, 1977'de profesör unvanını aldı.&lt;br /&gt;Prof. Dr. Saylan, 1976 yılında Lepra (Cüzzam) çalışmalarına başlayarak Cüzzamla Savaş Derneği'ni kurdu. 1986'da kendisine Hindistan'da ''Uluslararası Gandhi Ödülü'' verilen Saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün Lepra konusunda danışmanlığını da üstlenen Saylan, Uluslararası Lepra Birliği'nin (ILU) kurucu üye, ayrıca Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi'nin ve Uluslararası Lepra Derneği'nin de üyeliğini yaptı.&lt;br /&gt;1981-2002 yılları arasında 21 yıl, üniversitedeki görevinin yanında gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği'ni yapan Prof. Dr. Saylan, 1982–1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nı, 1981–2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nü yürüttü.&lt;br /&gt;Saylan, Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasına öncülük etti, Saylan ayrıca Ulusal Lepra Kontrol Programını koordinatörü olarak proje, planlama ve uygulamalarını gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;1989'da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990'da oluşturulan ''Öğretim Üyeleri Derneği''nin kurucusu ve II. Başkanlığını yaptı.&lt;br /&gt;Prof. Dr. Saylan, 1990'da oluşturulan ''İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi''nin kuruluşunda görev aldı ve 1996'ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. 1995'de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) kurucusu ve başkanlığını yapan Saylan, İstanbul Tabip Odası ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nın da üyeliğini yaptı.&lt;br /&gt;13 Aralık 2002'de emekli olarak resmi görevlerini devreden Saylan, gönüllü kuruluş olarak, ÇYDD'nin Genel Başkanlığını, KANKEV Vakfı ile Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığını, sürdürüyordu. Devamı &lt;a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&amp;amp;hn=57228"&gt;http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&amp;amp;hn=57228&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEiqrzSrjI/AAAAAAAAAa8/wmh06wrsdwY/s1600-h/SAYLAN+10.bmp"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337085150118456882" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 328px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEiqrzSrjI/AAAAAAAAAa8/wmh06wrsdwY/s400/SAYLAN+10.bmp" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;... Türkan Hoca’ya gelince... Başında bandanası, boynunda ona uygun renk fuları ve dudağında kıpkırmızı rujuyla son 1 aydır kimi zaman tekerlekli sandalyesiyle, kimi zaman hastane odasından sık sık TV ekranlarında gördüğümüz Prof. Saylan, 2 mayıs akşamı Fazıl Say’ın ÇYDD yararına verdiği konsere de katıldıktan sonra, görevini tamamladığını düşünmüş olmalı ki, çok sevdiği 2 yardımcısının cübbeli defilesinin ertesi günü gözlerini kapadı ve uykuya daldı. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&amp;amp;ArticleID=1095678&amp;amp;AuthorID=55&amp;amp;Date=17.05.2009&amp;amp;b=Turkan%20Hoca%20uykuya%20daldi&amp;amp;a=Meral%20Tamer&amp;amp;ver=76"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&amp;amp;ArticleID=1095678&amp;amp;AuthorID=55&amp;amp;Date=17.05.2009&amp;amp;b=Turkan%20Hoca%20uykuya%20daldi&amp;amp;a=Meral%20Tamer&amp;amp;ver=76&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dudağına kırmızı ruj süren kadınlara hep saygı duymumuşumdur.Hayata tutkuyla bağlı olmayı ve hiç bir baskıdan yılmadıklarını ilan eden bir bayrak gibidir rujları..Türkan hanım her halde o neslin son örneklerinde biri. Varonejli ahzap suresi.. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ÇOK YAZIK O BAYRAĞI KAYBETTİK... KIZLARIMIZ ÖKSÜZ KALDI... BİR ŞEYLER YAZMAYA ONU ANLATMAYA GEREK VAR MI? BİLENLER BİLİYOR, BİLMEYENLER ARTIK ÖĞRENMESE DE OLUR. GİTTİĞİN YER SEVGİMİZLE IŞIL IŞIL OLACAKTIR SAYIN SAYLAN. SENİ UNUTMAYACAĞIZ DESEM BİRDEN AKLIMA BALIK HAFIZALI OLDUĞUMUZ GELİYOR. ÜLKEM ADINA YAPTIKLARINIZA TEŞEKKÜR EDERİM. ŞÜKRANLARIMI SUNARIM. SÜPERKOMEDİ &lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShO-NNVhv1I/AAAAAAAAAcM/Bhy_SSflFfk/s1600-h/T%C3%9CRKAN+3.bmp"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShO-NNVhv1I/AAAAAAAAAcM/Bhy_SSflFfk/s400/T%C3%9CRKAN+3.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337819117491699538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Dün toprağa ektiğimiz ‘güzel anne’ye teşekkür!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Dün toprağa verdiğimiz güzel anne... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Önceki akşam senin fotoğraflarına baktım uzun uzun... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Sararmaya yüz tutmuş, siyah-beyaz fotoğrafları, hayatını anlatan kitabın sayfalarından beynime kazıdım...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Kazıdım ki (görmek kısmet olursa) ilerideki yıllarda torunlarıma anlatayım...Otuzlu yaşlarındaki idealist bir doktorun, Doğu Anadolu’nun bilmem neresindeki bir göçebe çadırında üzerindeki patiska elbisenin, bozkır rüzgârında savruluşunu resmedebileyim, mavi-pembe bir masal gibi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Kısacık kestirdiği saçlarıyla, “Benim dünya güzelliklerinde gözüm yok” diyen ermişliğinden keyifle söz edebileyim...Dişleri dökülmüş hastasıyla çeşme başında karpuz yerken gözlerinde beliriveren ışıltının, okuduğum kitabın saman sarısı sayfalarına yansımasını... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Karşısındaki çaresiz adamın hayatı boyunca kimseden görmediği bu ilgi ve şefkatle dirilip, hayata sarılma gücü bulmasını bir de...Adının başına doçent, profesör gibi sıfatları, lüks muayenehanesinde daha yüksek bir vizite ücretiyle zenginlere hizmet etmek için almadığını... O unvanların yoksul ve çaresiz insanların hastalık çökmüş evlerinde bir şeyler yapabilmek için çırpındığı yıllarda kendiliğinden geldiğini öğretebileyim onlara...Dün toprağa verdiğimiz güzel anne... Seni ezberledim saatler boyunca...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Din bezirgânları tarafından kandırılan, sömürülen, kullanılan bir cemaatten; kardelenler yeşertmek için verdiğin mücadeleyi ezberledim...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Ezberledim ki, çaresiz köylerin yıkık dökük evlerinde doğup cahilliğin önünde umarsızca sürüklenen çocuklara anlatabileyim “kadere teslim olmamaları” gerektiğini...Yırtık lastik ayakkabısıyla karlar içinde yürümek zorunda kalan Hacer kızın, sana rastladıktan 15 yıl sonra beyaz önlükler içinde hasta muayene eden Dr. Hacer Hanım’a dönüşmesinin sihirli öyküsünü öğretebileyim yılgın çocuklara...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Yardımcı Doçent Nermin Hanım’ın babasının okuma yazma bile bilmediğini... Saliha Öğretmen’in senin yaptırdığın kız yurdunda kalırken ilk kez iliklerine kadar ısındığını söyleyebileyim.Minicik kızlara öğrettiğin, “hayalleri gerçeğe dönüştürme” sanatını aktarabileyim gelecek kuşaklara...Dün toprağa verdiğimiz güzel anne...Dün seninle birlikte çıktım son yolculuğuna...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Sahip çıktığın, kadın olmanın kutsallığını aşıladığın binlerce kızın gözlerinden sel gibi akıyordu yaşlar Harbiye’de...O yaşları, eşimin gözlerinde gördüm en yakından... Ve hatıra defterimin en ayrıcalıklı bölümüne yazdım.Hayatlarında seni bir kez bile görmedikleri halde, sana teşekkür etmek için koşup gelen on binlerce kadının ve erkeğin sevgisini yazdım o sayfalara...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;Yazdım ki; onların şanslı çocukları, senin yetiştirdiğin akranlarına, arkadaşlarına sarılabilsinler; bizim sana sarıldığımız gibi...Kötülük ve sevgisizlik değil, iyilik kök salsın minicik yüreklerine...Yetmiş küsur yıl önce başlayıp, dün Zincirlikuyu Mezarlığı’nda sona eren yolculuğun o eşsiz destanı; bir ezgi gibi dolaşabilsin kulaktan kulağa...&lt;br /&gt;***Sana binlerce kez teşekkür ediyorum, dün toprağa verdiğimiz güzel anne...Kızım için başta... Onun yaşayacağı dünyaya çağdaş, eğitimli, iyi yetişmiş akranlarını armağan ettiğin için...Hayatını bizimle paylaştığın ve seninle aynı zaman diliminde yaşamış olmanın onurunu yaşattığın için binlerce kez teşekkürler sana!Bize böylesine içten teşekkür etme olanağı sağlayacak kadar temiz ve onurlu bir yaşam sürdüğün için teşekkürler!Aslında yanlış yazdım baştan beri: Dün seni toprağa vermedik güzel anne... Ektik!Senin gibi binlercesi yeşersin diye...&lt;br /&gt;***FOTOĞRAF!Dün Harbiye’den Teşvikiye’ye... Oradan da, Şişli ve Mecidiyeköy üzerinden Zincirlikuyu’ya akan insanların fotoğraflarına bakın bugünkü gazetelerde...Dünkü o uzun yürüyüş sadece bir halkın, annesine vedası değildi...Onun sayesinde biçimlenen ve bilinçlenen insanların bir resmigeçidiydi aynı zamanda!Ve hepsi... Hepimiz...Yaşadığımız büyük acıya inat, coşkuluyduk...O fotoğraflara iyi bakın ve hatta onları kesip saklayın...Çünkü geleceğimiz o fotoğraflarda gizli... Cüppeli, sakallı, çarşaflı ve ezik bir toplumun, bize uzak hayaletinde değil!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;20.05.2009 / Mustafa Mutlu / Vatan &lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;TÜRKÂN SAYLAN DURUŞU&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mustafa Kemal 90 yıl önce Samsun’a çıktığında kafasında sadece Kurtuluş Savaşı fikri yoktu. Yakılıp yıkılmış, savaşlarla harap olmuş, işgal edilmiş bir ülkeyi bağımsızlığına kavuşturmak değildi tek amacı... Elbette önce “Kurtuluş”tu. Samsun’dan başlayıp Erzurum’dan Sivas’tan geçen, İzmir ve İstanbul’a kadar uzanan zafer yolculuğunun nasıl olduğunu iyi biliyoruz. Son zamanlarda, o yolculuğun önemini küçültmek için ileri sürülen saçma sapan iddialara rağmen, Kurtuluş Savaşı’nın nasıl bir destan olduğunu çok iyi biliyoruz.Kurtuluşu “kuruluş” izleyecekti. Köhnemiş, çağ dışı bir yönetimin yerini çağdaş Türkiye Cumhuriyeti alırken Atatürk’ün çektiği çileleri de iyi biliyoruz, duyduğu kaygıları da biliyoruz.&lt;br /&gt;***Aslında bugün biliyoruz da, meğerse uzun süre bilmiyormuşuz. Meğerse, Atatürk, “Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak olanlar sizlersiniz” derken, “Cumhuriyet’i gençlere emanet ettiği”ni söylerken, meğerse bizler sağımıza solumuza bakıyormuşuz, “Acaba kime söylüyor?” diye...Meğerse bizler, sizler, Atatürk’ün sözlerini pek ciddiye almamışız.İçinde doğduğumuz rejimin, gözünü çağdaş uygarlığa dikmiş cumhuriyetin “ilelebet” yaşayacağını düşünürken...“Cumhuriyete kim ne yapabilir ki?” diye safça sorular sorarken...“O kadar da değil” diye kendi kendimize güven aşılarken...“Nasıl olsa cumhuriyetin bekçileri var” diye yan gelip yatarken...Atatürk’ün sözleri, uyarıları, ezberlenmiş, kalıplaşmış klişeler haline dönüşürken...İçimizden birileri... O birilerinden biri.. Prof. Türkan Saylan, Atatürk’ün sözlerini ve kaygılarını hepimizden fazla önemsemiş, ciddiye almış. Kolları sıvamış. Atatürk’ün “çağdaş uygarlık” hedefine ulaşmanın, laik cumhuriyeti korumanın laf ve rehavetle yapılamayacağını kavramış. Ömrünü bu davaya adamış. Bilime, eğitime, aydınlanmaya... Eğitim çağdaş çizgisinden çıkarılırken, “çağdaş yaşamı destekleme” hareketini başlatıp, çağdaş gençler yetiştirmesi başka nasıl açıklanır?Türkan Saylan’ın verdiği en önemli ders bu bence... Yaşamı ve ölümüyle verdiği ders bu... Kolları sıvayıp savunmadıkça, bir büyük davanın kaybedilebileceğini, yıkılmaz sanılan kalelerin düşebileceğini gösterdi Türkan Hoca...&lt;br /&gt;***Bir ders daha verdi Türkan Saylan: “Dik durma” dersi...Evi, derneği basılıp aranırken... Evrakı, eşyası tarumar edilirken... Nasıl “dik” durulacağını da gösterdi ele güne karşı. Davasına sahip çıkma savaşı verirken, hukuk savaşı verirken, aydınlanma savaşı verirken nasıl da dik durdu... Baskın günlerinde de yazmıştım. Şimdi yine altını çizerek tekrar edeceğim. Ölümcül bir hastalığın pençesindeyken... Bir deri-bir kemik kalmışken... Evinde, hastanede, tekerlekli sandalyede...Televizyon kameralarının karşısına geçtiğinde, nasıl kendinden emin, nasıl haklı, nasıl güçlü olduğunu gördük onun. Kararlılıkla dile getirdiği fikirleri, muhteşem belleği, düzgün cümleleriyle nasıl da büyülemişti milyonları...Nasıl da anıtlaşmıştı o gün...O “anıt kadın”ı dün toprağa verdik. Sadece binlerce aydın genç yetiştirmekle kalmadı Türkan Saylan. Geride bıraktığı milyonlara, “kıpırdayın artık” mesajı verdi. “Uyanın” dedi. “Demek ki oluyormuş” dedi.Son uykusuna yatmak üzereyken bile... Geriliğe inat, gericiliğe inat, zulme inat, ölüme inat, dik duruşuyla, yanaklarında allığı, dudaklarında rujuyla aydınlık yüzü gözlerimin önünden hiç gitmeyecek.Sadece benim değil, benim gibi düşünenlerin değil, aydınlığa düşman olanların da gözlerinin önünden silinmeyecek o simge... &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;20.05.2009 / Hikmet Bilâ / Vatan &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShO8aOij3WI/AAAAAAAAAcE/JpkVKFInXwI/s1600-h/T%C3%9CRKAN+4.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337817142129843554" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShO8aOij3WI/AAAAAAAAAcE/JpkVKFInXwI/s400/T%C3%9CRKAN+4.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkân Saylan&amp;amp;Türkel Minibaş'a saygıyla...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ALİ SİRMEN&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Cehalet Krallığında Çağdaşlaşma Savaşı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Türkan Saylan, daha fazla acı çekmemesi için yatırıldığı uykusundan uyanamadı.&lt;br /&gt;Sonuç bekleniyordu. Türkan Hoca yıllarca kanser ile savaştı. Ölüm, kaçınılmaz son.&lt;br /&gt;Ama yine de ölümle savaş mümkün. Kişioğlunun Azrail’i “henüz değil” diye geri çevirdiği durumlar oluyor. Bu, büyük güç isteyen ve kahramanca bir mücadele.&lt;br /&gt;Burada durup şöyle düşünülebilir:&lt;br /&gt;- Eninde sonunda ölünecek olduğuna göre, ha önce olmuş ha sonra, fark etmez.&lt;br /&gt;Ölünce geçmişin önemi kalmadığına göre, dün ya da beş yıl önce ölsen ne fark eder?&lt;br /&gt;Yabana atılır bir düşünce değil bu. Eğer kişioğlunun işlevi yalnızca bu dünyada kalıbını gezdirmekse ya da yaşamı yalnız yaşlılığının son günlerini iyi doldurmakla sınırlı kalmışsa, yaşadığın müddetçe her şey olan yaşam sürenin daha uzun veya kısa olması, öldükten sonra hiçbir anlam taşımaz.&lt;br /&gt;Ama kişioğlunun yaşadığı sürece yapacağı işler varsa, kimileri o işlevin yerine getirilip getirilmemesinden etkileniyorlarsa durum değişiktir.&lt;br /&gt;Onun yaşamının süresinin ne olduğu, ölümünden sonra bile önemli, hem de çok önemlidir.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Prof. Dr. Türkan Saylan yıllarca kanserle boğuştu, kaçınılmaz sonucu yıllar boyu ileri itti.&lt;br /&gt;Bu durumda “İtti de ne oldu, baksana şimdi bitti” ve artık beş yıl önce ya da sonra olmasının önemi kalmadı dersek yanılırız.&lt;br /&gt;Çünkü büyük mücadelelerle ertelenen kaçınılmaz sondan kazanılan zaman parçası içinde, bireysel yaşamın sınırlarını aşan, başkalarının yaşamlarını ilgilendiren, hatta onların da sınırlarının ötesinde toplumun geniş kesimlerine ulaşan kimi edimleri gerçekleştirmek olanağını bulmuştur Türkan Saylan.&lt;br /&gt;Sizin ve benim adını bile bilmediğimiz kaç kişi, o çabaların olumlu etkilerini yaşamlarında taşımakta, başkalarına da aktarmaktadırlar.&lt;br /&gt;Bu tür bir savaşın içinde olan insanların hepsinin ölümleri, kaç yaşlarında gelmiş olursa olsun, erken ölümdür.&lt;br /&gt;Dün sabaha karşı yitirdiğimiz Türkan Saylan’ın yaşamöyküsünü ve başarılarını, toplum üzücü vesileler dolayısıyla yakından biliyor, burada bir kez daha anlatmaya gerek yok.&lt;br /&gt;Belki yolunun açılmasını sağladığı kızlardan biri veya birden fazlası, onun kendilerine açtığı yoldan yürüyerek benzer bir yaşamın gergefini dokuyacak, topluma yeni boyutlar kazandırılmasının savaşını vereceklerdir.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Türkan Hanım halkının düşük eğitim düzeyi yüzünden siyasetin karanlık çıkar çevreleriyle kol kola, cehaletin üzerine saltanat kurduğu bir ülkede, aydınlanma ve çağdaşlaşma mücadelesini, demokrasinin sınırlarını milim taşmadan, bıkmadan usanmadan yürütmüş ve bu yolda büyük mücadeleler kazanmış bir insandır.&lt;br /&gt;Türkiye’de cehalet üzerine saltanat kurmuş olan bir iktidarın başı insanlara okumamayı öğütlerken, gençleri ve özellikle de kızları okutmayı yaşamının hedefi haline getirmiş olan bir insanın, o iktidarın tepkilerine hedef olmasından daha doğal ne olabilir ki?&lt;br /&gt;Aydınlığa karşı karanlığı, çağdışılığı savunanların saldırı hedeflerinin çağdaş yaşamı desteklemek isteyenler olmasında da şaşacak bir yön yoktur.&lt;br /&gt;Ama bu saldırıların, bu mücadelenin belirli sınırlar içinde kalması gerekirdi.&lt;br /&gt;Öyle olmamış, Türkan Saylan cehalet üzerine saltanat kurmuşların çıkar çevreleriyle oluşturdukları karanlık koalisyonun, akıl almaz iğrenç saldırılarının hedefi haline getirilmiştir.&lt;br /&gt;Türkiye, Türkan Saylan gibi bir evlada sahip olmakla iftihar edebilir, etmelidir.&lt;br /&gt;Türkiye, Türkan Saylan gibi bir insana, iktidarının reva gördüğü muameleler dolayısıyla utanç duyabilir, duymalıdır da.&lt;br /&gt;Çağdaş yaşamın karanlığı kırdığı ölçüde, övüncümüz de utancımıza galebe çalacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;19.05.2009 / Cumhuriyet&lt;br /&gt;asirmen@cumhuriyet.com.tr&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShI3l5hrCtI/AAAAAAAAAbE/_oD4eAMntaQ/s1600-h/T%C3%9CRKAN+SAYLAN.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337389632624200402" style="WIDTH: 372px; CURSOR: hand; HEIGHT: 367px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShI3l5hrCtI/AAAAAAAAAbE/_oD4eAMntaQ/s400/T%C3%9CRKAN+SAYLAN.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;EMRE KONGAR&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Kim Ölümden Korkmaz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ölüm, yaşamın en değişmez gerçeğidir…&lt;br /&gt;Herkes er veya geç öleceğini bilir…&lt;br /&gt;Kimi insan ölümden korkar…&lt;br /&gt;Kimi korkmaz…&lt;br /&gt;Kimi onu vakur bir biçimde karşılar…&lt;br /&gt;Kimi zavallılaşır, ölmeden ölür.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Eğer hayal kurmayı biliyorsan…&lt;br /&gt;Eğer kurduğun hayalleri gerçekleştirmek için plan yapabiliyorsan…&lt;br /&gt;Eğer planlarını uygulayabilecek iraden varsa…&lt;br /&gt;Eğer ideallerini dünya nimetlerine, paraya pula, yüz binlerce dolara tercih edebilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer dünyanın ve ülkenin saygısını kazanmışsan…&lt;br /&gt;Eğer ulusal ve evrensel bütün ödüllere layık görülmüşsen…&lt;br /&gt;Eğer kendini insanlığın ve toplumun uzun dönemli gelişmesine adamışsan…&lt;br /&gt;Eğer toplumda ezilenlere, dışlananlara özel olarak hizmet sağlamaya yönelmişsen…&lt;br /&gt;Eğer toplumdan dışlanan hastalıkları rutin tedavi hizmetleri arasına sokarak normalleştirebilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer toplumdan dışlanan hastaları yeniden insan haklarına, hasta haklarına, insanca ve saygın muameleye kavuşturabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer kadınları, kızları erkek egemen feodal toplumun boyunduruğundan kurtaracak olan eğitime ağırlık vermişsen…&lt;br /&gt;Eğer kendinden sonra gelecek kuşaklara bile hizmet edecek kurumlar kurmuşsan…&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Eğer kendini demokrasinin ve insan haklarının geliştirilmesine adamışsan...&lt;br /&gt;Eğer “Ne şeriat ve darbe” demişsen...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Eğer binlerce öğrenci, asistan, meslektaş yetiştirebilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer önleri kapalı on binlerce umutsuz gence yepyeni ufuklar açabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer sağlık ve eğitim alanlarındaki devrimci atılımlar için toplumu harekete geçirebilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer fon ve kaynak bulabilmiş, para ve insan gücü seferber edebilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer sivil toplum örgütleri kurup, ideallerini topluma mal edebilmişsen…&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Eğer sana yapılan bütün haksızlıklara, atılan bütün iftiralara sırtını dönebilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer enerjini, aklını, zamanını, yapılan saldırılara yanıt vermeye değil, ideallerinin olumlu atılımlarını gerçekleştirmeye yoğunlaştırabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer evin basıldığında asaletini koruyabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer haksız yere itham edildiğinde karşı saldırıya tenezzül etmemişsen…&lt;br /&gt;Eğer devlet ve medya tarafından yargısız infaza uğratıldığında savunma yapmak yerine, “İşlerimi bitirmek için daha yaşamam lazım” diyebilmiş, projelerini gerçekleştirmeye devam etmişsen…&lt;br /&gt;Eğer en umutsuz zamanlarda insanlara umut aşılayabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer bu yozlaşan toplumda, gençler için bir örnek, bir model olabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer hastalandığında, sağlık mücadeleni de “örnek bir hasta” olarak yapabilmişsen…&lt;br /&gt;Eğer son sözlerin olarak “Randevularımı yerine getirdim, görevlerimi yaptım” diyebilmişsen…&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;İşte o zaman ölümden korkmazsın!&lt;br /&gt;Işıklar içinde yat Türkan Saylan!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;19.05.2009 / Cumhuriyet&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:ekongar@cumhuriyet.com.tr"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ekongar@cumhuriyet.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShMMJLDBIoI/AAAAAAAAAbs/WXmw4CtlKiM/s1600-h/T%C3%9CRKAN+6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337623335087972994" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 256px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShMMJLDBIoI/AAAAAAAAAbs/WXmw4CtlKiM/s400/T%C3%9CRKAN+6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19.05.2009 / Vatan fotogaleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShJ_FDh0SGI/AAAAAAAAAbk/Na0OYiobkxU/s1600-h/kardelen+1000.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337468233210677346" style="WIDTH: 378px; CURSOR: hand; HEIGHT: 186px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShJ_FDh0SGI/AAAAAAAAAbk/Na0OYiobkxU/s400/kardelen+1000.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19.05.2009 / Cumhuriyet / Musa Kart&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Türkân Saylan “darbeci” değil “devrimci”ydi!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir hayatın “eğitim” ve “sağlık” gibi iki önemli alanda ülkenin kalkınmasına, iyiliğine adanması, kendi yaşamına zaman ayıramayacak şekilde en ücra köylere kadar koşarak çalışıp çabalama ne demektir, bunu ancak Türkân Saylan ölçüsünde aydın insanlar anlayabilir.Yaşanan stres ve yorgunluğa, o yoğunluğa normal insan vücudunun dayanamayacağı kesindir, onun için de böyle yararlı, üstün özelliklere sahip insanların ömrü ne yazık ki fazla uzun olamıyor. Türkân Saylan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kurucusu ve Başkanı olarak; bir yandan okuma imkânına sahip olmayan yoksul (veya ailelerinin izin vermediği) çocukları tek tek bulup onbinlercesine eğitim kazandırır, üniversite mezunu yaparken bir yandan da yine kurucusu olduğu Cüzzamla Savaş Derneği’nin katkısı ile binlerce hastayı iyileştiren başarılı bir tıp doktoru, bilim kadınıydı.Başka bir ülkede olsa heykeli dikilecek ama bu ülkede hayatının son günlerinde işkenceden farksız bir muameleye, hakaretlere, yalanlara muhatap edilen ve bunları bile sabırla, sükûnetle karşılayabilen bir büyük kadındı...Mart’ın 3’ünde, onun tekerlekli sandalyeyle gelerek Vehbi Koç Ödülü’nü aldığı ve 100 bin dolarlık bu ödülü de “Bu yıl hedefimiz 100 bin öğrenciye ulaşmak” diyerek ÇYDD’ye bağışladığı geceden sonra “Adanmış bir yaşam ve ödülü” başlıklı yazıma şöyle başlamışım:“Bu özel insanları izlerken onların dünyaya özel bir görevle ve bu görevi yerine getirmek için özel bir güçle gönderildiklerini düşünüyorum”... Yazının devamında ise konuşmasının bazı önemli bölümlerinin haberlerde yeterince vurgulanmadığını belirterek o bölümlerden birine “Bütün Türkiye’nin duyması gerekiyor” notuyla yer vermişim, diyor ki:“Bizi yurt dışında takdir ettiler ama burada bugüne kadar yaptığımız işlerin olumsuz yanlarını da gördük. İftiralar yaşadık. Çocukları, genç kızları cemaatlerin, tarikatların elinden alıp onlara çağdaş eğitim kazandırmanın cezasını çektik. Bu nedenle kendi ülkemde yaptığımız işlerin ne kadar önemli olduğunun değerlendirilmesi bugün daha fazla anlam taşıyor.” CEZALANDIRILDI!Bu yazımın sonu “Asıl ödülünüz bu ülkeye kazandırdığınız onbinlerce genç ve sizi asla unutmayacak kuşaklar olacak” diye bitmiş... Türkân Saylan gördüğünüz gibi orada da “cezalandırıldık” diyor. Ki asıl büyük ceza bu konuşmadan birkaç hafta sonra bir hukuk devletinin mevcut bütün hukuk ilkelerini, kurallarını ihlâl ederek ve onu Ergenekon soruşturmasıyla ilişkilendirip evini aradıkları, kendisinin de derneğin de tüm belge ve bilgisayarlarına el koydukları gün başladı.Ona da “demokratik laik cumhuriyet”e sadık birçok isim gibi “darbeci” etiketi yapıştırmaya kalktılar ama zamk tutmadı. Başta bütün değerli hukukçuları ve “bağımsız” medyası olmak üzere ülke ayağa kalktı.Çünkü aklı başında her insan onun “darbeci” olamayacağına ama sağlıklı ve eğitilmiş toplum yaratmaya çalışan, bir devrimin, doğru yönde değişimin ancak böyle olacağına inanan bir eğitim önderi olduğuna adı gibi emindi.ÖZGÜRLÜK ABİDESİ GİBİBundan üç hafta önce Her Açıdan’da Türkân Saylan’a telefonla bağlanarak bazı iktidar yandaşı ve İslâmcı gazetelerde, internet sitelerinde (“İslâm” demedim dikkat edin, İslâmcı farklı) onu ve derneği yıpratmak için sürekli yayınlanan, hastalığını ağırlaştıracak, son günlerini zindan edecek ağırlıktaki iftiraları açıklamasını istedim. Bunları net ve dosdoğru şekilde, belgeleriyle yaptı. Şimdi bunu sağladığım için daha da mutluluk duyuyorum. Programdan sonra Ayşe Kulin, Süheyl Batum ve Ergin Cinmen’le birlikte onu hastanede ziyarete gittiğim, son kez görebildiğim için de...Hayatı boyunca ülkesinin insanlarının bireysel özgürlüğü (eğitimi) ve demokrasinin gelişmesi için çalışan bu cesur ve özverili insan hiç şüphe yok ki kendisine lâyık şekilde, bir “özgürlük abidesi” gibi ebediyete uğurlanacaktır.Darbeciliği ona yakıştıranları -utanmayı bilmeseler bile- üzerlerine yapışacak utançla baş başa bırakarak.Bizler ise onu ve ülkemize yaptığı iyilikleri asla unutmayacağız. Nur içinde yatsın!DEVLET ÖZÜR BORÇLUÇYDD kurucu üyelerinden Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun söylediği şey çok doğrudur; Türkân Saylan’ı uğurlamadan önce devlet ona bu sıkıntıyı yaşattığı için özür dilemelidir. Elinde suç delili olmadığı halde aynı sıkıntıyı yaşattığı diğer insanlar için de bir gün mutlaka özür dileyecek, büyük tazminatlar ödeyecek çünkü!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;19.05.2009 / Ruhat Mengi / Vatan &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Turkn_Saylan_darbeci_degil_devrimciydi&amp;amp;tarih=19.05.2009&amp;amp;Newsid=239059&amp;amp;Categoryid=4&amp;amp;wid=4"&gt;http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Turkn_Saylan_darbeci_degil_devrimciydi&amp;amp;tarih=19.05.2009&amp;amp;Newsid=239059&amp;amp;Categoryid=4&amp;amp;wid=4&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Son değil, başlangıç&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Her köye bir okul, her kasabaya kız öğrenci yurdu yapmak için yılmadan çalışacağız&lt;br /&gt;ZEYNEP ORAL&lt;br /&gt;Sevgili Türkan Saylan. Artık dinlenebilirsiniz biraz… Yaşamınızın son anına dek çalıştınız, didindiniz, uğraştınız: Akıl ve vicdan yolunda, bilim ve eğitim yolunda, çağdaş değerler ve emek yolunda hiç durmadan çalıştınız. En çok, en çok onurlu insan yetiştirmek için… Çünkü, onurlu bir toplum, onurlu bir yaşamın ancak onurlu bireylerle gerçekleşebileceğinin bilincine ilk varanlardandınız.&lt;br /&gt;Dün sabah, tiyatro sanatçılarının çağrısına uyup Taksim Meydanı’na yürürken, tahminlerin çok üzerindeki o katılımda, siz de bizimle birlikte yürüyordunuz! Çağdaş eğitim için, insan onuru için, bilimin ışığı için, adalet için, düşünce özgürlüğü için, “Onlar- Bizler” ayrımcılığı başta olmak üzere her tür ayırımcılığa karşı yürürken, siz en öndeydiniz, birçoğumuzun omuz başındaydınız, yol boyunca pencerelerden, ara sokaklardan, kaldırımlardan alkışlarıyla destek verenler arasındaydınız…&lt;br /&gt;Sevgili Türkan Saylan, “ayrılık” haberini hepimiz çoktan almış olmamıza karşın, o yürüyüşte acıya ya da gözyaşlarına yer yoktu. (O çok sonra, her birimiz tek başımıza kaldığımızda…) Çünkü Türkan Hanım, sizin özlemini duyduğunuz Türkiye inancı ve umudu içimize, bilinçaltımıza kök salmıştı. Kim ne denli uğraşırsa uğraşsın, söküp atılamazdı! İlimi, bilimi, düşünce üretmeyi ve emeği en yüce erdem sayan, çağdaş değerleri savunan bir Türkiye umudu…&lt;br /&gt;Artık dinlenebilirsiniz Sevgili Türkan Saylan. Çünkü hepimiz farkındayız ki dün bir son değil, bir başlangıçtı. Savunduğunuz değerleri bilmeyenlerin öğrenebilmesi için bir başlangıç. Yitirdiklerimizi fark edebilmek için bir başlangıç. Vasiyetinizi yerine getirmek için bir başlangıç… Akıl tutulmasına uğrayanların kendilerine gelmeleri için bir başlangıç…&lt;br /&gt;Artık dinlenebilirsiniz Sevgili Türkan Saylan. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği sizin başlattığınız seferberliği sürdürecek. İstediğiniz gibi kız öğrenci sayısını 36 binden 100 bine çıkarmak, Türkiye’deki her köye bir okul, her kasabaya kız öğrenci yurdu yapmak için size söz veriyoruz, yılmadan çalışacağız.&lt;br /&gt;Ne pahasına olursa olsun sizin başlattığınız yolda ilerleyeceğiz! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;19.05.2009 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShJ94OP0OzI/AAAAAAAAAbU/m7XM3vryKZA/s1600-h/saylan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337466913238039346" style="WIDTH: 271px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShJ94OP0OzI/AAAAAAAAAbU/m7XM3vryKZA/s400/saylan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19.05.2009 / Cumhuriyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2790928352553952583?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2790928352553952583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2790928352553952583' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2790928352553952583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2790928352553952583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/cagdaslk-ve-turkan-saylan.html' title='Çağdaşlık ve Türkân Saylan'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/ShEK7d68NNI/AAAAAAAAAa0/eX-UH5ylMtQ/s72-c/SAYLAN+9.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6575437858138773524</id><published>2009-05-14T20:45:00.001+03:00</published><updated>2009-05-14T20:50:11.108+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>Bu gün benim için çok özel</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yonca Tokbaş yazmış doğum günü vesilesi ile, benim bu güne özel düşüncelerime tercüman olmuş… “Beraber yaşlanmak istediğim, Hayatımın aşk arkadaşı. Beni olduğum gibi kabul ettiğin, bir gün bile yargılamadığın, yadırgamadığın, değiştirmeye, bencilce kendi istediğin kalıba oturtup kendi yönüne çekmeye çalışmadığın, üzerimde hiç baskı kurmadığın, beni bana bıraktığın, düşüncelerime saygıyı eksik etmediğin, yerinde yapıcı eleştirilerini asla sakınmadığın, beni daha iyi bir insan olmaya, daha çok düşünmeye mecbur ettiğin, bana dinlemeyi öğrettiğin, saatlerce, en saçma hayallerimi bile değer vererek dinlediğin, değer verdiğin, bunu bana her daim hissettirdiğin…. Adam gibi adam olduğun için aslında.. Ne çok şey için teşekkür etmek istiyorum sana! Güven aşılayarak, sevgini ne güzel yaşatıyorsun bana! Özgürlükleri elden almak, sınır koymak, kısıtlamak modayken, sana hiçbir zaman uymadı bu moda. Özgürlüğümdür esasında en çok takdir edip sevdiğin, bilirim mesela. Güvenmek kolay değilken, güven duyarsın insanlara. Kadınları hor görenler, saymayıp sövenler, destek olmayıp köstek olanlar cirit atarken etrafta, el üstünde tutarsın sen hayatındaki kadınları daima… Anlayacağın tam aşık olunacak adamdın. Ben de aşık oldum sana. Ben şanslıyım, darısı tüm kadınların başına. Nice mutlu, sağlıklı, aşk dolu birliktelik diliyorum….” İşte böyle.... Süperkomedi  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yazının linki. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11645655.asp?yazarid=232&amp;amp;gid=61"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11645655.asp?yazarid=232&amp;amp;gid=61&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6575437858138773524?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6575437858138773524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6575437858138773524' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6575437858138773524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6575437858138773524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/bu-gun-benim-icin-cok-ozel.html' title='Bu gün benim için çok özel'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6350840671430361458</id><published>2009-05-11T22:08:00.003+03:00</published><updated>2009-05-12T09:17:08.798+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>Erkek çocuğu olanlar aranızda anlatanınız oldu mu?</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Akşam haberlerinde, gece yayınlanacak Arena programından bir kaç bölüm gösterildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkiye'de her 100 erkek çocuktan 70'i, her 100 kız çocuktan 30'u cinsel tacize uğrayıp, istismar ediliyormuş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yurt dışında bu sayı tam tersiymiş 4 yaşında kız çocuğuna tecavüze başlanıp, 8 yaşına kadar devam edilmiş, Adli tıp RUH SAĞLIĞI BOZULMAMIŞTIR raporu vermiş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Vee esas korkuncu ülkemizde kız çocuklarına taciz, istismar anlatılıyorken erkek çocuklara bu durum maalesef anlatılmıyormuş, çok üzüldüm gerçekten çok üzüldüm. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Benim duyduklarıma, tanık olduklarıma, okuduklarıma göre genel kanı tacize/tecavüze uğrayan kız çocukları içine kapanıyor, hayattan uzaklaşıyorlar, erkek çocuklar ise intikam peşinde koşmaya başlıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şimdi ben yine linki vereceğim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kız/erkek demeden çocuklarımıza tacizi, tecavüzü, istismarı anlatalım, onlar geleceğin anne babaları, sağlıklı bir gelecek için lütfen. Süperkomedi //// http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10454789&amp;amp;yazarid=232&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6350840671430361458?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6350840671430361458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6350840671430361458' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6350840671430361458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6350840671430361458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/erkek-cocugu-olanlar-aranzda-anlatannz.html' title='Erkek çocuğu olanlar aranızda anlatanınız oldu mu?'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-398664135753216517</id><published>2009-05-07T22:54:00.003+03:00</published><updated>2009-05-07T22:58:09.552+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><title type='text'>Temel/Dursun</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;dursun iş için müracaatta bulunmuş.&lt;br /&gt;işe alınması için dursun'dan bazı evraklarla birlikte 8 adet de vesikalık fotoğraf istemişlerdir. ancak dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmediğinden hemen akıl hocası temel'in yanına koşmuş ve durumu ona anlatmış.&lt;br /&gt;temel:&lt;br /&gt;- bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı çekilen fotoğraftır.&lt;br /&gt;sen şuraya çukur kaz ve içine gir.&lt;br /&gt;ben de fotoğraf makinesi getireyim.&lt;br /&gt;fotoğrafını çeker veririz (demiş)&lt;br /&gt;dursun başlamış çukur kazmaya, temel de fotoğraf makinesi getirmeye gitmiş.&lt;br /&gt;temel bir de ne görsün.&lt;br /&gt;dursun 8 tane çukur kazmış.&lt;br /&gt;temel:&lt;br /&gt;- ula dursun, niye 8 çukur kazdın ? (demiş)&lt;br /&gt;dursun:&lt;br /&gt;- 8 vesikalık lazım ya ondan. (diye cevap vermiş)&lt;br /&gt;temel:&lt;br /&gt;- ula salak ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-398664135753216517?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/398664135753216517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=398664135753216517' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/398664135753216517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/398664135753216517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/temeldursun.html' title='Temel/Dursun'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7866813604270654593</id><published>2009-05-07T22:49:00.000+03:00</published><updated>2009-05-07T22:54:09.955+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><title type='text'>Bakan/Şoför</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bakan olan görgüsüz birisi şoförüne sorar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'şoför söyle bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;' şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir şekilde;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'bilemedim bakanım' diyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bakan cevap olarak:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'eşeğe çüş diyince, şoföre ise dur diyince durur' demiş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bunun üzerine şoför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için bir şey söyleyememiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Belirli bir süre sonra bu defa şoför bakana:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir soru sorabilir miyim bakanım' der. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bakan da:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'sor bakalım' der.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şoför sorar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'eşekle bakan arasında ne fark vardır?' &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bakan bir süre sonra:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'bulamadım şoför söyle bakalım' diyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bunun üzerine şoför de:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;' vallahi bakanım ben de bulamadım... '&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7866813604270654593?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7866813604270654593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7866813604270654593' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7866813604270654593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7866813604270654593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/bakansofor.html' title='Bakan/Şoför'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1505242413304350156</id><published>2009-05-07T22:46:00.001+03:00</published><updated>2009-05-07T22:48:56.559+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><title type='text'>Doğru erkek...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış.lambadan cin çikmış ve;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-"sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün öyle dile" demiş. kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-'bütün dünyada zulmün, savaşın, açlığın bitmesini istiyorum. bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, her yere barışın gelmesini diliyorum" diyivermiş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Cin haritaya bakmış ve dehşetle;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-"tanrı aşkına kadın! bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! bunu yapalabileceğimi sanmıyorum. baska bir dilekte bulun" diye bağırmış. kadın birkaç dakika düşünmüş ve;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- "hayatım boyunca doğru bir erkek bulamadım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bilirsin; hem ince düşünceli, hem dürüst, hem karizmatik , hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili ve ömür boyu sadık olacak erkek diliyorum" demis.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Cin derin derin bir iç çekmis:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-uzat şu kahrolası haritayi..!!!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1505242413304350156?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1505242413304350156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1505242413304350156' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1505242413304350156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1505242413304350156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/dogru-erkek.html' title='Doğru erkek...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5236789254609269835</id><published>2009-05-07T22:36:00.004+03:00</published><updated>2009-05-07T22:39:48.959+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-postalardan seçmeler'/><title type='text'>Aklı olan susarken</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SgM4aB9cAdI/AAAAAAAAAZU/Q051z18-oMw/s1600-h/%C4%B0NEK.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333168403590676946" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 189px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SgM4aB9cAdI/AAAAAAAAAZU/Q051z18-oMw/s400/%C4%B0NEK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hayvanlar dile gelmiş konuşuyor biz ne yapıyoruz?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5236789254609269835?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5236789254609269835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5236789254609269835' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5236789254609269835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5236789254609269835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/akl-olan-susarken.html' title='Aklı olan susarken'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SgM4aB9cAdI/AAAAAAAAAZU/Q051z18-oMw/s72-c/%C4%B0NEK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-9002059847993225265</id><published>2009-05-06T11:13:00.002+03:00</published><updated>2009-05-06T11:19:10.154+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><title type='text'>Günlük yaşamdan notlar</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman yeğenim oda cezası alıyor... Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor ''Gardiyaaannn, sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee... ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hastanenin "Tıbbı Atık" bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör beklerken: "Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu görüp, "Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme." diyerek cevap veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç; artık babasından bile bahsetmiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;Teravih namazına gidilir. Kadınlar caminin 2. katında kılmaktadırlar. Tam kaptırmışken atmosfere, bir ara secdeye gidildiğinde sessizliği 2. kattan bir çocuk sesi bozar. "Anneeee, aşağıda kocaman kocaman bir sürü g.t var!" Sessizlik, kafalar cümleyi çözümleyinceye kadardır. En sonunda imam dahil herkes kopar. Ne namaz kalır, ne abdest...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun; "Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;Haftasonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni çalıştırsın diye yuttum." diyor. Nasıl yani ya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;&lt;strong&gt;Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un kapatıldığını öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor. Acımı onunla paylaşmak istiyor ve "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da kapatılmış." diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten yorumunu ortaya atıyor hemen. "Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten? Tuvaletin süpürgesini de almışlar!"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne titreyerek yardımcı olduğu için teyzeden inerken, ''Evladım, çok sağol yardımların için, biz de sizi or...u biliyorduk...'' cümlesini duyan hostes arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;strong&gt;Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara içerken, yan pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp "Yakaladım! Hahaha!" diye bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir kadın olduğunu görünce "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa karşılık elini tuttuğu kadından "Dur daha s..madık kocam gelsin beraber s..arız." cevabını alan benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır beyfendinin "E karanlıktı ama!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Doktorunun "Kaç yaşındasın?" sorusuna "Sizce kaç gösteriyorum?" diye cevap veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kocama ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin, neremi kesip düzeltmek istersin?'' diye sordum. ''Dilini.'' dedi. Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz. Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: ''Allah bir yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!'' Babam hariç ailecek utandık.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum. Ben de buna kendimce bir çözüm buldum. Kuaför salonlarında saça su sıkılan sprey şişelerinden aldım ve gece sıcaktan bunalınca yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur yağıyormuş gibi oluyor ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da püskürtünce onun serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili kocam ertesi gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade ederek beni gülme krizlerine soktu: "Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi manavdaki sebzeler gibi hissediyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt;&lt;strong&gt;Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve yine bekliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et" deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse ne diyeyim?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden, telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu Emre Aydın şarkısıyla çalmaya başladı. ''Adam olmaz dedin senden...'' Hocanın merakla beklenen tepkisi gecikmedi. ''Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.''&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: "Büyüyünce ne olacaksın kızım?" "Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?" Babası gayet sakin cevap veriyor: "Katil" İkisine de meslek hayatlarında başarılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden sonra tahlil için gün verip "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin." diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. "Kahvaltıda ne ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında Evlendirme Dairesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler... "Baba bak bu mouse, yani fare." diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum. Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor. "Kızım gel bak, bu kurbağa çalışmıyor!"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!" demiş. "Herkes anne ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli." Kendimi hiç bu kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine, "Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum? Demiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına "Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım yok çok şükür. Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene söylene evden çıktı: "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar yumurta anlamadım ki? Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı iki gündür be!"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız. Bilgilerine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi temizletiyorum.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn'de kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye annesine, "Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!" diye seslendi. Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu getirdi. "Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Bir alkış da "Oğlum yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap olamadın!" diyen annesine "Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap olmayacağını anlamadın!" diyen sap kardeşime gelsin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın ortasında kocamın üzerine yürüyüp "Artistlik yapma len!" dedi. Evet oğlum, koru anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle.. e-posta&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-9002059847993225265?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/9002059847993225265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=9002059847993225265' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/9002059847993225265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/9002059847993225265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/gunluk-yasamdan-notlar.html' title='Günlük yaşamdan notlar'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4362224837712510875</id><published>2009-05-05T16:59:00.006+03:00</published><updated>2009-05-05T20:16:38.965+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>CAHİLE HAYIR / CEHALETE SON</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SgBGjWkDJaI/AAAAAAAAAZM/M4hjaJVYLlA/s1600-h/SULTAN+N%C4%B0NE.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332339531972814242" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 267px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SgBGjWkDJaI/AAAAAAAAAZM/M4hjaJVYLlA/s400/SULTAN+N%C4%B0NE.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Siyasiler, yerel yöneticiler, tüm medya çalışanları, sivil toplum örgütleri, içinde İNSAN kelimesi geçen bütün dernek, vakıf, oda yetkilileri, askerler, polisler, iş adamları, üniversiteler, zengin/fakir fark etmez TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARI toplu katliamda 2 oğlu, 2 kızı, 3 gelini ve 1 torunu kaybeden Sultan Nine'nin yüzündeki acıya iyi bakalım, bu acının adı CAHİLLİKTİR, hep beraber bu acının önüne geçmeli, bir daha tekrarlanmasını engellemek için ülkemizden CEHALETİ geri dönmemek üzere kovmalıyız, yarın çok geç olacak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4362224837712510875?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4362224837712510875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4362224837712510875' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4362224837712510875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4362224837712510875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/cahile-hayir-cehalete-son.html' title='CAHİLE HAYIR / CEHALETE SON'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SgBGjWkDJaI/AAAAAAAAAZM/M4hjaJVYLlA/s72-c/SULTAN+N%C4%B0NE.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5381471520691489026</id><published>2009-05-03T18:36:00.002+03:00</published><updated>2009-05-03T18:42:34.257+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATLILARDAN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>Tepside kadayıf</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf26OpDpu-I/AAAAAAAAAZE/ajbgFj-vBOM/s1600-h/kaday%C4%B1f2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331622294578641890" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf26OpDpu-I/AAAAAAAAAZE/ajbgFj-vBOM/s400/kaday%C4%B1f2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadayıf tatlısında içine koyacağımız  ceviz, fındık, fıstık veya peynir, her ne koyacaksak esirgemeden koyarsak tadına doyum olmaz. Tepsiye yerleştirdiğimiz kadayıfı pişirmeden önce düz bir kapakla iyice bastırmayı unutmayalım, ne kadar sıkıştırırsak o kadar güzel olur. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5381471520691489026?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5381471520691489026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5381471520691489026' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5381471520691489026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5381471520691489026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/tepside-kadayf.html' title='Tepside kadayıf'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf26OpDpu-I/AAAAAAAAAZE/ajbgFj-vBOM/s72-c/kaday%C4%B1f2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7450152392557433413</id><published>2009-05-03T18:28:00.002+03:00</published><updated>2009-05-03T18:36:04.723+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>Fırında tavuk</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf24WOHTS7I/AAAAAAAAAY8/2UTTw2eTOgM/s1600-h/f%C4%B1r%C4%B1ndatavuk2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331620225761889202" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf24WOHTS7I/AAAAAAAAAY8/2UTTw2eTOgM/s400/f%C4%B1r%C4%B1ndatavuk2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf24Q6jThbI/AAAAAAAAAY0/gGY-SRApu7U/s1600-h/f%C4%B1r%C4%B1ndatavuk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331620134611289522" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf24Q6jThbI/AAAAAAAAAY0/gGY-SRApu7U/s400/f%C4%B1r%C4%B1ndatavuk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Izgara Tava" ismiyle satılan tavuk ürünüyle yaparsanız, serviste büyük kolaylık sağlıyor. Diğer malzemeler havuç, patates, bezelye, bir iki dal kereviz sapı (muhteşem bir çeşni katıyor tavuğa), tavukları çok az tuz ve salçayla ovarsanız daha lezzetli oluyor. Hepsini karıştırıp unladığımız fırın torbalarına koyup ağızını kapatıyoruz. Fırına koyarken kürdanlı veya bıçak ucuyla torbada küçük 2-3 delik açmayı unutmayın. Afiyetle..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7450152392557433413?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7450152392557433413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7450152392557433413' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7450152392557433413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7450152392557433413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/frnda-tavuk.html' title='Fırında tavuk'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf24WOHTS7I/AAAAAAAAAY8/2UTTw2eTOgM/s72-c/f%C4%B1r%C4%B1ndatavuk2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6763575811698745928</id><published>2009-05-03T18:12:00.004+03:00</published><updated>2009-05-03T18:23:05.866+03:00</updated><title type='text'>Tamamen organik</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf20hUjxrkI/AAAAAAAAAYk/rB1rSVgzMYI/s1600-h/maydonoz1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331616018423983682" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf20hUjxrkI/AAAAAAAAAYk/rB1rSVgzMYI/s400/maydonoz1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Benim bu kış cam önünde yetiştirdiğim favorilerim maydanoz, dereotu ve fesleğen, resimdeki maydanoz.  Bir alış veriş merkezinde "camönü bitkileri"  adı altında satışa sunulmuş kaplar var, alıyorsunuz cam önüne koyup suluyorsunuz, her şeyi hazır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6763575811698745928?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6763575811698745928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6763575811698745928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6763575811698745928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6763575811698745928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/tamamen-organik.html' title='Tamamen organik'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf20hUjxrkI/AAAAAAAAAYk/rB1rSVgzMYI/s72-c/maydonoz1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2964356112692870786</id><published>2009-05-03T18:06:00.001+03:00</published><updated>2009-05-03T18:11:48.859+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞNİ'/><title type='text'>Tamamen organik</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf2zDgBzQ4I/AAAAAAAAAYc/0nMNWtW-gW4/s1600-h/cevizlipeynir.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331614406595003266" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf2zDgBzQ4I/AAAAAAAAAYc/0nMNWtW-gW4/s400/cevizlipeynir.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Annemlerin bahçesinde, benim altında zevkle uyuduğum bir ceviz ağacı var, işte tabaktaki onun cevizi.. Gübreydi oydu buydu yok.. Tulum peyniri Giresun'un özellerinden teyzemin ellerine sağlık. Ceviz ve tulum peyniri aynı tabakta afiyet olsun. Annem/babam ve teyzeme sevgi ve saygılarımla, ellerinize sağlık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2964356112692870786?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2964356112692870786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2964356112692870786' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2964356112692870786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2964356112692870786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/05/blog-post.html' title='Tamamen organik'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sf2zDgBzQ4I/AAAAAAAAAYc/0nMNWtW-gW4/s72-c/cevizlipeynir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3859743091538746825</id><published>2009-04-24T10:36:00.002+03:00</published><updated>2009-04-24T10:47:58.624+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-postalardan seçmeler'/><title type='text'>Güldüren itiraflar</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkek, 38, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Karımla alışveriş merkezinde dolaşırken birden önümüzden inanılmaz güzel bir kadın geçti. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl oldu ben de anlamadım ama ilk defa bir kadına bu derece kilitlendim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu durumun farkında olan karımın şu sözleri ile kendime geldim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Bakma faslın bittiyse kavgaya geçeceğim!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkek, 30,İzmir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nişanlıyken karımla iddiaya girmiştik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Evlendikten sonra ilk kim "Bu gece olmaz" derse tüm evliliğimiz boyunca ütüyü o yapacaktı. Centilmenliğimi göstermek için iddia sonuçlanana kadar ütüyü yapmayı kabul ettim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Altı senelik evliyiz, ütüyü hala ben yapıyorum. Bu güzel kadın ya bana gerçekten çok aşık ya da ütü yapmaktan hakikaten nefret ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 40, Çanakkale&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ateşli bir gecenin sonunda omuzunda yatarken soruyorum "Beni seviyor musun?" diye. Mağmalara gelesice kocamdan cevap geliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Sevdik ya!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkek, 28, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hani benim gönlüm sarhoştu yıldızların altında? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hani sevişmek ahh ne hoştu yıldızların altında? Şarkıda kimse polisten bahsetmemişti...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkek, 25, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ülkemizde kişi başı milli gelir 10.000$'a yaklaşmış. Benim cebimde 10 TL var. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kim hakkımı yiyorsa haram olsun!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 34, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dün haberlerde çıkan tekstil sektörünün krize girmesine kocamın yorumu: "Bak bir aydır alışveriş yapmıyorsun, tekstil krize girmiş!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 34, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Seviyor musun?" dedim, "Seviyorum." dedi. "Ne kadar?" dedim, "Çok." dedi. "Ne kadar çok?" dedim. "Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok..." dedi. Sustum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 23, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ramazanda cemaat toplanmış, teravihde. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ufaklığın teki de annesinin peş ine takılmış gelmiş. Namaz kılınırken sessiz sessiz olanları izleyen çocuğun dudaklarından hayal gücünü ortaya koyan şu cümleler dökülüyor. '&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;'Yatın kölelerim! Kalkın kölelerim! Yatın kölelerim! Kalkın kölelerim!'' Cemaat uzun süre secdeden kalkamadı tabi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 24, İzmir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Her gece uyurken; "Millet sevişiyor, ben böyle tek başıma yatıyorum, en iyisi evlenmek." diyorum. Sonra sabah uyanıyorum; "Aman şimdi işin yoksa kocana kahvaltı hazırla, evi topla, bekârlık sultanlık!" deyip vazgeçiyorum. Sonra gece oluyor "Evleneyim." diyorum, sonra sabah oluyor vazgeçiyorum, sonra gece...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 22, AdanaDuvarlar kâğıt gibi ve yan evde olan biten aynen duyuluyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Duştayım, yan taraf kendinden geçmiş sarsılıyor! Nefes sesleri, iniltiler vs. dayanamayıp bağırıyorum "Hoopp aile var aileee..." Cevap gecikmiyor. "Ailecek mi giriyorsunuz banyoya?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 29, İzmir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kızdırmak için anneme "Göğüslerin sarkmış" diyen babama annemin cevabı gecikmedi: "Benim sarkan göğüslerimi kaldırmak için özel sutyenler var ama senin sarkıp da kaldıramadığın yerin için henüz bir don icat edilmedi!" Kusura bakma babacığım ama hak ettin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 26, Sinop&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Duştayım. Birden elektrikler kesiliyor. Hemen kapıyı açıp anneme bağırıyorum. "Anneee, konuş benimle; korkuyorum!" Annem başlıyor konuşmaya. "Bu gece de rüyamda dedeni gördüm. Mezarının başına gitmişim, 'Baba ben geldim; kalk!' diyorum; o da mezardan çıkıyor; başlıyoruz konuşmaya..." Ben korkudan ağlamaya başlıyorum; annem gülmekten çatlıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 26, Ankara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şiddetli kavgamız sırasında "Gidiyorum ben, bitti!" dediğimde "Dönerken mutfaktan su getir, sana laf anlatacağım diye boğazım kurudu!" diyen kocamı huzurlarınızda yılın kozalağı seçiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 24, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!".&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 22, Ankara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yolda yürürken güneş gözlüklü, kulaklıklı bir tipin bana baktığını fark ettim. Tam yanından geçerken "Gözlük var diye baktığını fark etmediğimi mi sanıyorsun?" dedim. Gülerek "Kulaklık var diye duymadığımı mı sanıyorsun?" dedi. Herkes hazır cevap olmuş canım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 25, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Otobüse bindim, her yer dolu, arkaya doğru ilerledim, bir koltuktan tutundum, ayakta duruyorum. Hemen önümde oturan, 20'li yaşlara yaklaşmakta olduğunu tahmin ettiğim genç "Oturmaz mısınız?" dedi, hani kalkayım da oturun anlamında, "Gerek yok, teşekkür ederim, böyle iyi." dedim. Kalktı ve "Buyrun, oturun." dedi, "Teşekkürler, iyi böyle." dedim, "Huysuzluk etme, otur dedik, otur işte!" dedi, ne yapayım, oturdum ben de.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın, 31, İstanbul&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hafta sonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!" &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3859743091538746825?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3859743091538746825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3859743091538746825' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3859743091538746825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3859743091538746825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/gulduren-itiraflar.html' title='Güldüren itiraflar'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1675016104919775964</id><published>2009-04-18T10:17:00.000+03:00</published><updated>2009-04-18T10:18:45.587+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><title type='text'>Gülmeye ihtiyacımız var</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadınla adam yatakda konuşuyorlarmış. birden kadının telefonu çalmış.kadın telefona bakmış. bir süre konuştuktan sonra telefonu kapatmış, yanındaki adam sormuş ' arayan kimdi?' kadın ' kocamdı, seninle toplantıdaymış'&lt;br /&gt;________________________________&lt;br /&gt;Çocuklar öğle yemeği için Katolik ilkokulunun kafeteryasındasıraya girmişlerdi.Masanın başında büyük bir elma yığını vardı, rahibebir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:'Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor'Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda büyük birçukulatalı çörek yığını vardı.Bir çocuk not yazmıştı,'İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor'&lt;br /&gt;________________________________&lt;br /&gt;Bir anaokulu öğretmeni sınıftaki çocuklar resim yaparken, onlarıseyrediyordu.Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolaşıyordu.Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında gittiğinde,ona ne çizdiğini sordu.Kız yanıtladı, 'Tanrıyı çiziyorum'Öğretmen duraksadı ve sordu, 'Ama hiç kimse Tanrının neyebenzediğini bilmiyor'Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı, 'Birazdan öğrenecekler'&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1675016104919775964?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1675016104919775964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1675016104919775964' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1675016104919775964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1675016104919775964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/gulmeye-ihtiyacmz-var.html' title='Gülmeye ihtiyacımız var'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3830665993108175182</id><published>2009-04-15T19:40:00.003+03:00</published><updated>2009-04-15T19:53:53.742+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-postalardan seçmeler'/><title type='text'>Mükemmel Kadın Olmayın!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Mükemmel kadın" denildiğinde aklınıza ne gelir? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Toplumun veyaşamın üstüneyapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!Mükemmel Kadın Olmayın!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat,sevgilive daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çünkü bukadınlar başkaları için yaşarlar!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazlakolaylaştırdığında,iyi bir iş yapmış olmaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstündetaşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın,karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mükemmelkadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şeybırakmaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadanbüyümez. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba iledoğru orantılıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne,evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğininfarkında değildir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işleriniüstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini birşekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayalkırıklığı ile biter.İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mükemmel kadın, eşininyapacaklarınıüstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek,uğraşmak için ortada sebep bırakmaz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;****&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş,doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;****&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çevrenizdeki insanları bir düşünün. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İçlerinde, mükemmel olduğunainandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dışarıdan bakıp, dörtdörtlükkadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İlkbaşlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düzeveboş bir yaşam şeklini alır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnsani egonuz zarar görür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sürekli başkaları içinyaşamak,onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek vehazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eşini, çocuğunu, kendinihatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkilerpaylaştıkça değer kazanır ve keyif verir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mükemmel kadın mutlu olamaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Başkalarının hayatını düzenlerken, kendineaitbir yaşamı unutur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İnsan dediğin kusurlu olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hataları, yanlışları ile var olur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mükemmellik,insana ait değildir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3830665993108175182?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3830665993108175182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3830665993108175182' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3830665993108175182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3830665993108175182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/mukemmel-kadn-olmayn.html' title='Mükemmel Kadın Olmayın!'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1591990553237545572</id><published>2009-04-15T15:36:00.006+03:00</published><updated>2009-04-15T16:07:23.006+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>Düdüklü tencerede biftek</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXbqYqpSpI/AAAAAAAAAYU/VQHYz6LyLCM/s1600-h/d%C3%BCd%C3%BCkl%C3%BCde+et+1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324903655657786002" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXbqYqpSpI/AAAAAAAAAYU/VQHYz6LyLCM/s400/d%C3%BCd%C3%BCkl%C3%BCde+et+1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afiyetle..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXbkSMCwLI/AAAAAAAAAYM/bO8FYVI_LmA/s1600-h/tabakta+et.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324903550839603378" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXbkSMCwLI/AAAAAAAAAYM/bO8FYVI_LmA/s400/tabakta+et.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bifteğin sebzeleri&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXZzeJV6tI/AAAAAAAAAX0/5yX-gA5zvtA/s1600-h/f%C4%B1r%C4%B1ndaetaltyap%C4%B1+sebze.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324901612724284114" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXZzeJV6tI/AAAAAAAAAX0/5yX-gA5zvtA/s400/f%C4%B1r%C4%B1ndaetaltyap%C4%B1+sebze.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;MALZEMELER :&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Biftek (parçaların büyüklüğüne göre, kişi başına birer veya ikişer adet) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Malzemeler üç kişilik.&lt;br /&gt;Bir havuç, 3 patates, 4-5 defne yaprağı, kişniş taneleri, 2 adet domates, kış ise yazdan hazırladığınız soslar domates yerine geçer. 2 Adet soğan, 2 sap kereviz yaprağı, üç yemek kaşığı kadar bezelye, biberiye, karabiber..&lt;br /&gt;Biftekler çok az yağ konmuş düdüklü tencere, hızlı ateşte bir dakika kadar pişirilir. Sote olan etlerin üzerine dilimlenmiş domates veya domates sosu konur. Bir kenarda hazırladığınız havuç, patates, soğan, (elma dilimi şeklinde doğrayabilirsiniz) kereviz yaprakları, bezelye, biberiye, tuzda eklenerek, karıştırılıp düdüklü tenceredeki etlerin üzerine eklenir ve düdüklü kapatılarak pişirilir. Pişen etleri bir fırın kabına bozmadan servis kaşığıyla alınır. Üzerine karabiber serpilip, küp şeklinde doğradığınız taze kaşarları ekleyip, fırının ızgara kısmında peynirler eriyene kadar tutup, servis yapıyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1591990553237545572?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1591990553237545572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1591990553237545572' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1591990553237545572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1591990553237545572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/duduklu-tencerede-biftek.html' title='Düdüklü tencerede biftek'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXbqYqpSpI/AAAAAAAAAYU/VQHYz6LyLCM/s72-c/d%C3%BCd%C3%BCkl%C3%BCde+et+1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1024905214115345303</id><published>2009-04-15T14:47:00.008+03:00</published><updated>2009-04-15T15:22:27.323+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>Pizza</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXQCvBZNUI/AAAAAAAAAXs/vebZv5lFgq4/s1600-h/bazlama.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324890879836108098" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXQCvBZNUI/AAAAAAAAAXs/vebZv5lFgq4/s400/bazlama.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ekmek hamuruyla uğraşmaya gerek olmadan, bazlamayla yapılan pizza.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXP5QXqtOI/AAAAAAAAAXk/d5Q-EhQmZmQ/s1600-h/P%C4%B0ZZA.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324890716989207778" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXP5QXqtOI/AAAAAAAAAXk/d5Q-EhQmZmQ/s400/P%C4%B0ZZA.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXP1ImaLfI/AAAAAAAAAXc/Xcuqz6LC3GA/s1600-h/pizza1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324890646184078834" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXP1ImaLfI/AAAAAAAAAXc/Xcuqz6LC3GA/s400/pizza1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanmış pizzaların pişmemiş hali.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXPvGBYnII/AAAAAAAAAXU/yMoyTEvYbbg/s1600-h/pizza+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324890542412700802" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXPvGBYnII/AAAAAAAAAXU/yMoyTEvYbbg/s400/pizza+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;MALZEMELER&lt;br /&gt;Bazlama, sosis, salam, sucuk, zeytin, mısır,&lt;br /&gt;bezelye, taze kaşar peynir.&lt;br /&gt;Fırın tepsisine yağlı kağıt serilir.&lt;br /&gt;Resimdeki büyüklükteki bazlamalar ortadan ikiye bölünür ve araları açılır ve tepsiye konur.&lt;br /&gt;Bazlamaların üzerine, fırça yardımıyla eritilmiş biber salçası (sevenler acı salça da kullanabilir) sürülür.&lt;br /&gt;Diğer tarafta bir kâse içine sosis, salam ve sucuk ince küçük olarak doğranır, zeytinler çekirdeği çıkartılıp, ikiye bölünerek malzemelere eklenir, mısır ve rendelenmiş (veya resimdeki gibi küp küp kesilmiş) kaşar peynirinin bir kısmı ilava edilip karıştırılır. Malzemeler eşit olarak bazlamaların üzerine dağıtılır, üzerlerine rendelenmiş kaşarın kalanı yine eşit olarak serpilir ve fırının ızgara kısmında pişirilerek servis yapılır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1024905214115345303?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1024905214115345303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1024905214115345303' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1024905214115345303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1024905214115345303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/pizza.html' title='Pizza'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeXQCvBZNUI/AAAAAAAAAXs/vebZv5lFgq4/s72-c/bazlama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-9221014061315693449</id><published>2009-04-15T08:46:00.001+03:00</published><updated>2009-04-15T08:51:59.899+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>Aydınlığın yüzü</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeV1xhNUn8I/AAAAAAAAAXE/SC1-u476CEc/s1600-h/T%C3%BCrkan+Saylan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324791628023766978" style="WIDTH: 220px; CURSOR: hand; HEIGHT: 224px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeV1xhNUn8I/AAAAAAAAAXE/SC1-u476CEc/s400/T%C3%BCrkan+Saylan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sayın Saylan tabiki sizin evinizi ararlar, tabi ki sizi yok etmeye çalışırlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Siz ki yasalara göre 7 yaşına gelen her çocuğun özellikle de kız çocuklarını okutamayan DEVLETİN yapmadığını, yapamadığını yapıp, onları okutmak, aydınlatmak için elinizden geleni yaptınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İktidar kızlarımızı/kadınlarımızı eve kapatma peşindeyken ki HASTALIĞINIZA RAĞMEN canınızı dişinize taktınız AYDINLIK BİR TÜRKİYE için. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;HAKETTİNİZ SAYIN SAYLAN HAKETTİNİZ AMA UNUTTUKLARI BİR ŞEY VAR SUSTURAMAYACAKLAR. DESTEĞİMİZ SİZİNLE.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-9221014061315693449?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/9221014061315693449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=9221014061315693449' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/9221014061315693449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/9221014061315693449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/aydnlgn-yuzu.html' title='Aydınlığın yüzü'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeV1xhNUn8I/AAAAAAAAAXE/SC1-u476CEc/s72-c/T%C3%BCrkan+Saylan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7800409107910257360</id><published>2009-04-13T12:49:00.003+03:00</published><updated>2009-04-13T12:53:37.552+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Batı, Atatürk'ü Yargılıyor.</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yargılanan Türkiye Cumhuriyeti, devrimlerimiz…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Yargılanan bağımsızlığımız, özgürlüğümüz…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Lozan yargılanıyor, emperyalizme karşı kazandığımız savaş yargılanıyor…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Halkımız, ulusumuz yargılanıyor sömürgeciler tarafından…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Kimliğimiz, değerlerimiz ve varlığımız yargılanıyor…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Kurtuluşumuz ve onun önderi Mustafa Kemal Atatürk yargılanıyor sömürgeciler ve onların maşaları tarafından…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En büyük suçlu Atatürk; çürümüş, emperyalizmin arka bahçesi ve oyuncağı olmuş, fiilen işgal edilmiş Osmanlı’dan, bağımsız bir ulus ve Cumhuriyet yaratmış, Avrupalı müstevlilere karşı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ezilen ve sömürülen dünyada bağımsızlığın simgesi olmuş bir Türkiye; hem de dünyanın en sorunlu bölgesinde. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hindistan’ın İngiltere’ye başkaldırmasında, Afrika ülkelerinin Avrupa’ya karşı savaşında; dün Castro’nun, bugün Chavez’in Amerika’ya meydan okuyan duruşunda örnek olmuş Mustafa Kemal Atatürk.Sömürgeciler onu hiç sevmediler ve sevmiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bundan dolayı Atatürk’ü yargılıyorlar, yermek istiyorlar. Yeniden o kaosa, Sevr’i kabul ettirdikleri Osmanlı’ya dönmek istiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Çağdaş değerler, çağdaş hukuk düzeni ve toplumsal haklar yerine siyasal İslamın egemen olduğu bir cemaat düzensizliği istiyorlar bu coğrafyada.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Cemaatin başına bir kukla yerleştirip, onu yönetmek niyetindeler…Obama’nın hafızası...- Obama Afrikalı dedelerini hatırlıyor mu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Amerika’nın pamuk tarlalarına taşınamayan Afrikalıların bugün sömürgeciler tarafından ne hale getirildiklerini, “Sudan’a yeni askeri operasyonlar planlarken” hiç mi hatırlamıyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Amerika’nın Irak, Lübnan ve Afganistan’ı kan gölüne çevirdiğini göremiyor mu?Görememiş ki Türkiye’ye ve Irak’a gelişinde, “izlenen politikanın devamını” istiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Afganistan’da kendisi için “savaşacak Türk askeri” istiyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Amerika yenilmiş, “gel benim yerime sen savaş” diyor, kendi emperyalizmine alet ediyor…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Amerika için Kore’ye, Somali’ye, Yugoslavya’ya, Afganistan’a, Lübnan’a asker gönderdik. Dün Kurtuluş Savaşı’nda Batı’nın bize yaptıklarını bugün sömürgeciler tekrarlarken, neden onlara yardım ediyoruz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bindiğimiz dalı neden kesiyoruz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dün İngilizin Çanakkale’ye getirdiği Afrikalı ve Asyalıların durumuna düşmedik mi? Türk halkı bizim, “Amerikalıların Gurka’ları olmamızı istemiyor”. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İngilizlerin getirdiği Gurka’ları 1915’te Çanakkale’de gördük, 1974’te Kıbrıs’ta gördük. Şimdi bizi “Gurkalaştırmak” istiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Obama’nın Anıtkabir’i ziyareti ve yazdığı sözcükler yalnızca, Batı’nın Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü yargılamakta oluşunu gizlemekten başka hiçbir anlam taşımaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bugün yaşamakta olduğumuz inanılmaz olayların arkasında kimlerin olduğu artık apaçık biliniyor. Televizyonları açın, gazetelere bakın, görürsünüz…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Afganistan’da, Lübnan’da, Irak’ta, Gürcistan’da yeni Gurka’lara ihtiyaçları var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Soros söylemedi mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Emperyalistlere göre “Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü bizim insanımız, askerimizmiş”!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Soros bir simge, Batı penceresinden Türkiye’nin görünümü; Türkiye’nin ayakta kalması ve onlar tarafından yıkılmaması için insanını, askerini emperyalizmin çıkarları için kullandırması gerekiyormuş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En iyi Türk yöneticimiz onların Cola şirketinin başına getirilecek; en iyi doktorlarımız onların sağlık kurumlarında görev alacak; en iyi askerlerimiz onların Asya’daki, Afrika’daki ve Ortadoğu’daki çıkarlarını koruyacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Batı Türkiye’yi ancak bu koşulla kabullenir, bu koşulla yanında tutar, diyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Obama geldi, bir öpücük kondurdu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bush gibi “sırtımıza vurmadı”.Ermenistan’da, Kürdistan’da, Afganistan’da sizden hizmet bekliyoruz dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Mustafa Kemal bütün bu taleplere hayır dediği için sevilmedi, sevilmiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Emperyalizm Mustafa Kemal’i, Cumhuriyet’i, bağımsızlığımızı, kurtuluşumuzu yargılıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Türkiye’de toplumsal hakların geliştirildiği gerçek ve katılımcı bir demokrasi istenmiyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sevr’i ve Osmanlı’yı işbirlikçileriyle birlikte, geri getirmek istiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Reagan, baba Bush, Clinton, oğul Bush ve Obama Türkiye’ye bu gözle bakıyorlar. Amerika’daki ve Türkiye’deki danışmanları iyi hizmet vermişler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ama, güneş balçıkla sıvanmaz ki; siyah Obama bile karartamaz, ortada apaçık duran gerçekleri... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erol Manisalı / 13.04.2009 / Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7800409107910257360?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7800409107910257360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7800409107910257360' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7800409107910257360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7800409107910257360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/bat-ataturku-yarglyor.html' title='Batı, Atatürk&apos;ü Yargılıyor.'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-213519117133437589</id><published>2009-04-12T22:08:00.005+03:00</published><updated>2009-04-12T22:23:45.439+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>Krep</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI-HrXCAsI/AAAAAAAAAW8/YxLL3kQQ-TA/s1600-h/krep.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323886011124679362" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI-HrXCAsI/AAAAAAAAAW8/YxLL3kQQ-TA/s400/krep.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İki tarafı pişen krepler tabakta.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI-DBQwXHI/AAAAAAAAAW0/wg6IWGztNPE/s1600-h/kayosore%C3%A7ellikrep.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323885931104590962" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI-DBQwXHI/AAAAAAAAAW0/wg6IWGztNPE/s400/kayosore%C3%A7ellikrep.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Önce çok az tereyağı sürüp üzerine kendi yaptığınız reçellerden sürebilirsiniz.&lt;br /&gt;Yukardaki resimdeki kayısı reçeli.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI98wPe1BI/AAAAAAAAAWs/AcnQaoOPGUM/s1600-h/krepd%C3%BCr%C3%BCm.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323885823456629778" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI98wPe1BI/AAAAAAAAAWs/AcnQaoOPGUM/s400/krepd%C3%BCr%C3%BCm.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Arzu edenler yukardaki gibi ince doğranmış çilekle dürüm yapabilir.&lt;br /&gt;Tulum peyniriyle, POY/BİBERLE'de yapılanları unutmamak lazım.&lt;br /&gt;Afiyetle...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;MALZEMELER :&lt;br /&gt;3 Yemek kaşığı un&lt;br /&gt;½ Paket kabartma tozu&lt;br /&gt;1 Yemek yakışığı Hindistan cevizi&lt;br /&gt;1.5-2 yemek kaşığı şeker&lt;br /&gt;1 Çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;Aldığı kadar süt&lt;br /&gt;Bütün malzemeler bir kâsede iyice çırpılır, hamur boza kıvamında olacak, koyu olmayacak.&lt;br /&gt;Az yağlanmış teflon tavaya (küçük boy olanlarda iyi sonuç alınıyor) çok az yağ konup üzerine tavayı kaplayacak şekilde hamur akıtılır, iki tarafı pişirilerek servis yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-213519117133437589?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/213519117133437589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=213519117133437589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/213519117133437589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/213519117133437589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/krep.html' title='Krep'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI-HrXCAsI/AAAAAAAAAW8/YxLL3kQQ-TA/s72-c/krep.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1236451728493793198</id><published>2009-04-12T21:53:00.003+03:00</published><updated>2009-04-12T22:03:54.610+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>Acuka</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI6o_61vOI/AAAAAAAAAWk/lhtfPc56TVo/s1600-h/acuka2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323882185532751074" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI6o_61vOI/AAAAAAAAAWk/lhtfPc56TVo/s400/acuka2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI6kP2j9PI/AAAAAAAAAWc/kK8aKAWxVMw/s1600-h/acuka3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323882103910429938" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI6kP2j9PI/AAAAAAAAAWc/kK8aKAWxVMw/s400/acuka3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;MALZEMELER :&lt;br /&gt;Kuru ekmek&lt;br /&gt;Bol ceviz içi&lt;br /&gt;Biber ve domates salçası&lt;br /&gt;Domates sosu&lt;br /&gt;Sarımsak&lt;br /&gt;Bir kâseye kuru ekmek içleri iyice ufalanır, üzerine iri parçalanmış ceviz içi, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;dövülmüş sarımsak, ben kendi yaptığım domates sosunu ve biber salçasını ilave ediyorum, olmayanlar domates ve biber salçası kullanacaklar, biraz zeytinyağı da eklenip güzelce karıştırılacak. Tuz oranı zevkinize kalmış. Afiyetle… &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1236451728493793198?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1236451728493793198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1236451728493793198' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1236451728493793198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1236451728493793198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/acuka.html' title='Acuka'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI6o_61vOI/AAAAAAAAAWk/lhtfPc56TVo/s72-c/acuka2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-9106407680889300900</id><published>2009-04-12T21:31:00.009+03:00</published><updated>2009-04-12T22:07:50.967+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>MÜCVER</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3ahzAaqI/AAAAAAAAAWU/w4APdcCi7lc/s1600-h/M%C3%BCcver.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323878638393780898" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3ahzAaqI/AAAAAAAAAWU/w4APdcCi7lc/s400/M%C3%BCcver.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Karıştırılan bütün malzemenin teflon tavadaki pişmeden önceki hali.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3VH-1eHI/AAAAAAAAAWM/178fRyv2TV0/s1600-h/M%C3%BCcver2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323878545564727410" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3VH-1eHI/AAAAAAAAAWM/178fRyv2TV0/s400/M%C3%BCcver2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ağzı kapalı bir şekilde bir yüzü pişti, şimdi tersi çevrilecek,&lt;br /&gt;güzel kabarmış değil mi?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3QFYSWRI/AAAAAAAAAWE/JoriNZzmgxU/s1600-h/m%C3%BCcver3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323878458966825234" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3QFYSWRI/AAAAAAAAAWE/JoriNZzmgxU/s400/m%C3%BCcver3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yemeye hazır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3LVl5EYI/AAAAAAAAAV8/elFGH8_wwDo/s1600-h/m%C3%BCcver4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323878377419510146" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3LVl5EYI/AAAAAAAAAV8/elFGH8_wwDo/s400/m%C3%BCcver4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Afiyet olsun...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;MALZEMELER :&lt;br /&gt;2 Çorba kaşığı un&lt;br /&gt;2 Yumurta&lt;br /&gt;1 Orta boy kabak&lt;br /&gt;2 Adet haşlanmış patates (arzu ederseniz)&lt;br /&gt;6-7 Adet taze soğanın sapları&lt;br /&gt;Yarım demet dereotu&lt;br /&gt;1 Çay kaşığı karbonat veya hamur kabartma tozu&lt;br /&gt;Arzu eden kişniş, bir çay kaşığı kadar kırmızı pul biber koyabilir.&lt;br /&gt;Tuz damak tadınıza göre ilave edilecektir.&lt;br /&gt;Derince bir kapta kabak ve patatesleri rendeleyip üzerine, doğranmış soğan,&lt;br /&gt;dere otu ve diğer malzemeleri konur iyice karıştırılır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ben teflon tavada çok az yağ koyarak, yavaş ateşte, ağzını kapatıp pişiriyor, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;sonra tersini çevirip aynı şekilde diğer tarafını pişiriyorum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-9106407680889300900?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/9106407680889300900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=9106407680889300900' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/9106407680889300900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/9106407680889300900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/mucver.html' title='MÜCVER'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeI3ahzAaqI/AAAAAAAAAWU/w4APdcCi7lc/s72-c/M%C3%BCcver.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1187469992470327106</id><published>2009-04-12T21:21:00.006+03:00</published><updated>2009-04-12T22:35:20.722+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATLILARDAN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>YAĞSIZ TATLI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIyB3lShUI/AAAAAAAAAVs/PTsPgAfSoK0/s1600-h/YA%C4%9ESIZ+TATLI.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323872717186958658" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIyB3lShUI/AAAAAAAAAVs/PTsPgAfSoK0/s400/YA%C4%9ESIZ+TATLI.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yağla başınız hoş değil mi, buyrun size yağın eseri dahi olmadığı bir tatlı, Lütfüye arkadaşımın tarifiyle yaptım, Lütfüye karışık meyva tatlısı diyor, siz arzu ettiğiniz ismi koyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIx6P_3KyI/AAAAAAAAAVk/jeiCaSIs0xo/s1600-h/YA%C4%9ESIZ+TATLI+1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323872586301909794" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIx6P_3KyI/AAAAAAAAAVk/jeiCaSIs0xo/s400/YA%C4%9ESIZ+TATLI+1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIx0xW-XiI/AAAAAAAAAVc/wooNL92ol8g/s1600-h/YA%C4%9ESIZ+TATLI+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323872492178005538" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIx0xW-XiI/AAAAAAAAAVc/wooNL92ol8g/s400/YA%C4%9ESIZ+TATLI+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;MALZEMELER&lt;br /&gt;3 Ayva&lt;br /&gt;3 Elma&lt;br /&gt;Rendelenip 3 yemek kaşığı şeker ile pişirilip, borcam tepsiye dökülür. Bu karışıma arzu edenler karanfil ve tarçın koyabilir. Ceviz içi iyi sonuç vermiyor.&lt;br /&gt;ÜZERİNE&lt;br /&gt;1 Litre süt&lt;br /&gt;3 Yemek kaşığı un (tepeleme)&lt;br /&gt;3 Yemek kaşığı şeker&lt;br /&gt;2 yumurta sarısı önce elde çırpılır sonra süt şeker ve un konulup muhallebi gibi pişirilip,&lt;br /&gt;tepsideki ayva karışımının üzerine dökülür.&lt;br /&gt;2 Yumurta akı (kar gibi) çırpılıp, üzerine bir çay bardağı şeker ilave edilerek biraz daha çırpmaya devam ediyoruz. İyice karışan yumurta akını muhallebinin üzerine döküyoruz.&lt;br /&gt;Tatlımız KEK ISISINDAKİ fırında pişirilecektir. AFİYET OLSUN &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1187469992470327106?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1187469992470327106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1187469992470327106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1187469992470327106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1187469992470327106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/04/yagsiz-tatli.html' title='YAĞSIZ TATLI'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIyB3lShUI/AAAAAAAAAVs/PTsPgAfSoK0/s72-c/YA%C4%9ESIZ+TATLI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5114598198714932900</id><published>2009-03-15T16:59:00.002+02:00</published><updated>2009-03-15T17:08:40.858+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖRDÜKLERİM'/><title type='text'>EDİRNE</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0ZsbmLnUI/AAAAAAAAATs/q_9iNlGYuRs/s1600-h/AH%C5%9EAAAP.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313431386479893826" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0ZsbmLnUI/AAAAAAAAATs/q_9iNlGYuRs/s400/AH%C5%9EAAAP.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ben bu evlere bayıldım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0YLSVY16I/AAAAAAAAATk/Ex5GZ1F8pgY/s1600-h/Edirne+evleri+4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313429717546227618" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0YLSVY16I/AAAAAAAAATk/Ex5GZ1F8pgY/s400/Edirne+evleri+4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5114598198714932900?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5114598198714932900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5114598198714932900' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5114598198714932900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5114598198714932900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/edirne_3298.html' title='EDİRNE'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0ZsbmLnUI/AAAAAAAAATs/q_9iNlGYuRs/s72-c/AH%C5%9EAAAP.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6586982570864158898</id><published>2009-03-15T16:53:00.008+02:00</published><updated>2009-03-15T17:11:59.379+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖRDÜKLERİM'/><title type='text'>EDİRNE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0W8HPm0oI/AAAAAAAAATc/dzZpNGToZAs/s1600-h/Edirne+evleri+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313428357359522434" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0W8HPm0oI/AAAAAAAAATc/dzZpNGToZAs/s400/Edirne+evleri+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0W118QYfI/AAAAAAAAATU/ms4H_pHAKTA/s1600-h/Edirne+evleri+1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313428249635742194" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0W118QYfI/AAAAAAAAATU/ms4H_pHAKTA/s400/Edirne+evleri+1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Edirne'de eski eserlerimizde hummalı bir restorasyon çalışmaları başlamış, bu çalışmaların yaz aylarına getirilmesi ne kadar anlamlıdır bilemiyorum, yine de başlanmış olması ümit verici.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0WxoMdsgI/AAAAAAAAATM/nP5lX7oNTsY/s1600-h/Edirne+evleri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313428177226150402" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0WxoMdsgI/AAAAAAAAATM/nP5lX7oNTsY/s400/Edirne+evleri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6586982570864158898?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6586982570864158898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6586982570864158898' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6586982570864158898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6586982570864158898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/edirne_15.html' title='EDİRNE'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0W8HPm0oI/AAAAAAAAATc/dzZpNGToZAs/s72-c/Edirne+evleri+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4139492172443225421</id><published>2009-03-15T16:44:00.008+02:00</published><updated>2009-05-03T18:28:31.505+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖRDÜKLERİM'/><title type='text'>EDİRNE</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIv4OPvNHI/AAAAAAAAAVU/rfUGDbNFuZA/s1600-h/Edirne_Selimiye_Camisi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323870352448631922" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIv4OPvNHI/AAAAAAAAAVU/rfUGDbNFuZA/s400/Edirne_Selimiye_Camisi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında Edirne'ye günübirlik ziyaret sırasında çektiğim bir kaç resim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIvyXjtLkI/AAAAAAAAAVM/Yst0WRcbvQ8/s1600-h/Edirne_Selimiye_Camisi_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323870251869089346" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIvyXjtLkI/AAAAAAAAAVM/Yst0WRcbvQ8/s400/Edirne_Selimiye_Camisi_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Edirne'nin ciğeri muhteşem, gidenler yemeden dönerse büyük fırsat kaçırdılar demektir. Bebek badem ezmesiyle yarışabilir nitelikte olan Edirne'nin meşhur badem ezmesini tadınız. Bir de rengarenk meyve şekli verilerek yapılmış sabunları var ki, banyolarınızın vaz geçilmez kokusu ve süsü olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIvoVqNUdI/AAAAAAAAAVE/GaEQHI86rFY/s1600-h/sabun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323870079560798674" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIvoVqNUdI/AAAAAAAAAVE/GaEQHI86rFY/s400/sabun.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4139492172443225421?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4139492172443225421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4139492172443225421' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4139492172443225421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4139492172443225421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/edirne.html' title='EDİRNE'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SeIv4OPvNHI/AAAAAAAAAVU/rfUGDbNFuZA/s72-c/Edirne_Selimiye_Camisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3984711612462777029</id><published>2009-03-15T16:30:00.004+02:00</published><updated>2009-03-20T09:35:31.794+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>OMLET</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0RGD_yOAI/AAAAAAAAASk/4FJ8gWvNeQk/s1600-h/omlet.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313421931216779266" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0RGD_yOAI/AAAAAAAAASk/4FJ8gWvNeQk/s400/omlet.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dolabımda her zaman bulunan haşlanmış patates, acaba bu pazar ne yesek diyenler için kurtarıcı. Haşlanmış patatesleri dilim dilim kesip hafif yağlanmış teflon tavaya diziliyor. Ayrı bir kapta bir tatlı kaşığı un, bir fiske karbonat veya kabartma tozu, yumurta, maydanoz, rendelenmiş taze kaşar, 8-9 sap doğranmış maydanoz, yine küçük küçük doğranmış sosislerle birlikte karıştırılıp tavadaki patateslerin üzerine dökülür, ağzı kapatılarak yavaş ateşte altının yapışmaması için arada bir sallanarak pişirilir ve pazar sabahları kahvaltı masasındaki yerini alır. Afiyetle...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3984711612462777029?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3984711612462777029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3984711612462777029' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3984711612462777029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3984711612462777029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/omlet.html' title='OMLET'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0RGD_yOAI/AAAAAAAAASk/4FJ8gWvNeQk/s72-c/omlet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6915346912828429333</id><published>2009-03-15T16:26:00.003+02:00</published><updated>2009-03-22T13:14:03.921+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATLILARDAN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>GÜLLAÇ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0QGvO9xeI/AAAAAAAAASc/hayu2ROiY5A/s1600-h/G%C3%BClla%C3%A7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313420843311547874" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0QGvO9xeI/AAAAAAAAASc/hayu2ROiY5A/s400/G%C3%BClla%C3%A7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güllaçla ilk tanıştığım zamanlarda ille de sararak yapmak ister, her yaptıktan sonra da zor geldiği için bir sene yapmazdım. Sonraları döşemeye alıştım, üstelik cevizini de tam ortasına bol miktarda koyuyorum, bu şekilde kararmıyor. Üzeri için vazgeçilmezi nar, beyaz üzerine kırmızının uyumu harika. Afiyetle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6915346912828429333?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6915346912828429333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6915346912828429333' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6915346912828429333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6915346912828429333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/gullac.html' title='GÜLLAÇ'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0QGvO9xeI/AAAAAAAAASc/hayu2ROiY5A/s72-c/G%C3%BClla%C3%A7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3775625508462767257</id><published>2009-03-15T16:13:00.008+02:00</published><updated>2009-03-22T13:08:29.220+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATLILARDAN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>KADAYIF SARMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0NUOCy-_I/AAAAAAAAASU/IRl_k8NMy_g/s1600-h/Sarma+Kaday%C4%B1f+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313417776385424370" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0NUOCy-_I/AAAAAAAAASU/IRl_k8NMy_g/s400/Sarma+Kaday%C4%B1f+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Benim gibi yufka açma özürlüyseniz ve de illede kendi yaptığınız tatlılardan yemek isteyen birisiyseniz, paket içinde satılan, börek, tatlı yapımına yardımcı yufkalar muhteşem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0NOBT0ojI/AAAAAAAAASM/n50N__9iI3w/s1600-h/Sarma+Kaday%C4%B1f.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313417669887959602" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0NOBT0ojI/AAAAAAAAASM/n50N__9iI3w/s400/Sarma+Kaday%C4%B1f.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Baklavalık olarak hazırlanan yufka bu tatlının yapımında çok kolaylık sağlıyor. Bir yufkayı masa üzerine seriyor üzerine eritilmiş margarin ve tereyağı karışımı sürüyorsunuz, yufkanın yarısına kadar kadayıfı eşit olarak ve çok kalın olmadan dağıtıyorsunuz, üzerine de dövülmüş cevizi ekleyip sarıyorsunuz. Eşit aralıklarla kesip yağladığınız tepsiye diziyorsunuz. Üzerine yağın geri kalan kısmını koyup fırında pişiriyorsunuz. Kadayıfın soğuk, serbetin sıcak olarak dökülmesi daha iyi sonuç veriyor. Afiyetle...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3775625508462767257?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3775625508462767257/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3775625508462767257' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3775625508462767257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3775625508462767257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/benim-gibi-yufka-acma-ozurluyseniz-ve.html' title='KADAYIF SARMASI'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0NUOCy-_I/AAAAAAAAASU/IRl_k8NMy_g/s72-c/Sarma+Kaday%C4%B1f+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6382820507698450901</id><published>2009-03-15T16:05:00.004+02:00</published><updated>2009-03-15T16:13:32.160+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEKLERDEN ÇEŞİTLER'/><title type='text'>PEYNİRLİ BİBER DOLMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0LlNu7AOI/AAAAAAAAASE/xSh1oPZ3VTU/s1600-h/k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1+biber+copy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313415869336584418" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0LlNu7AOI/AAAAAAAAASE/xSh1oPZ3VTU/s400/k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1+biber+copy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kırmızı etli biberlerin içini tulum peyniri, kekik, çörek otu, biber parçalarının karışımıyla doldurulur, dilimlenerek servis yapılır. Yeşil, sarı dolma biberleriyle karışık olarak da yapabilirsiniz. Afiyetle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6382820507698450901?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6382820507698450901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6382820507698450901' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6382820507698450901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6382820507698450901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/peynirli-biber-dolmasi.html' title='PEYNİRLİ BİBER DOLMASI'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0LlNu7AOI/AAAAAAAAASE/xSh1oPZ3VTU/s72-c/k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1+biber+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7382478386807027378</id><published>2009-03-15T15:53:00.009+02:00</published><updated>2009-11-01T22:34:47.540+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'>Kahve Servislerimize Özel</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0JqK-BT2I/AAAAAAAAAR8/tyODLq-KfJ4/s1600-h/Tepsi+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313413755470696290" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0JqK-BT2I/AAAAAAAAAR8/tyODLq-KfJ4/s400/Tepsi+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Keten üzerine ipek kurdele ile yapılan iş çerçeve yardımıyla &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;çay tepsisi haline getirilmiştir. İşin rengine uygun, porselen &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;kulplar tepsiye ayrı bir güzellik katmıştır. Kahve servisleriniz &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;için mükemmel.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7382478386807027378?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7382478386807027378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7382478386807027378' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7382478386807027378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7382478386807027378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/el-emegi.html' title='Kahve Servislerimize Özel'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sb0JqK-BT2I/AAAAAAAAAR8/tyODLq-KfJ4/s72-c/Tepsi+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6135530998988732868</id><published>2009-03-10T12:49:00.001+02:00</published><updated>2009-03-10T12:51:23.817+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EN SON NE ZAMAN GÜLDÜNÜZ'/><title type='text'>Otoyoldaki teyze</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ABD'de 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu izlerken bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve en az 50 km hızla gidilmesi gereken bu yolda aracın tam 22 km hızla gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Aracın peşinden gidip aracı durdurmuş. Bir de ne görsün? Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü endişeyle: -Polis bey,çok mu hızlı gidiyordum? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Polis: -Hanımefendi,hızlı değil, tersine çok yavaş gidiyorsunuz ve bu tüm otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarı ile 22 km hızla gidiyorsunuz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yaşlı teyze: -Ama otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve ben de bu kurala uymak istedim! Polis: -Teyzeciğim; o 22 otoyolun numarası. Bu yolda en az 50 km hızla gitmelisiniz. Yaşlı teyze: -Tamam,bundan sonra hızlanacağım. Polis tam kendi arabasına gidreken,gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış ve sürücüye sormaya karar vermiş: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturanların nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yaşlı teyze: -Valla ben de anlamadım, 250 no'lu karayolundan çıktıktan beri böyleler... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6135530998988732868?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6135530998988732868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6135530998988732868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6135530998988732868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6135530998988732868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/03/otoyoldaki-teyze.html' title='Otoyoldaki teyze'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4894119354966718390</id><published>2009-02-18T15:35:00.000+02:00</published><updated>2009-02-18T15:36:07.538+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'>Türkiye'ye, Türkçemize sahip çıkalım.</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;En son Türkiye ile Fildişi sahilleri arasında oynan futbol maçında ülkemizin adı TRT tarafından ekranlara Turkey olarak yansıtıldı. Ülkemizin adı TÜRKİYE  değil mi? Ülkemizin adını İngilizler, Fransızlar ya da Almanların kendi dillerine göre telaffuz ettikleri şekilde mi kullanmalıyız. Üstelik bunu yapan Devletin kurumu, bir zamanlar TÜRKÇEYİ en iyi kullanan, spikerleri en duru Türkçeyi konuşan, mesleklerinin deyim yerindeyse Profesörü olan spikerlerin yetiştiği TRT’nin yapması ağır olmamış mıdır? Bu maçta Türkiye ev sahibi, yurt dışında oynanan bir maç olsa yine bir dereceye kadar anlarım.  Bunu onaylarsak, Türkiye’de yapılmakta olan resmi/özel bir toplantıda Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık veya diğer kurumların düzenlediği bir toplantıda TURKEY PRESİDENT,  TURKEY PRİME MİNİSTER demenin de bir sakıncası yok mu? Türkiye’de  çok bilinen olduğu için yazıyorum İstanbul’u gezdiğimizde her yerde yabancı isimlerin kullanıldığını fark etmememiz imkânsızdır. Yapılan sitelere dahi yabancı isimler verilmektedir bazıları Alice Village, Almondhill, Andromeda, Qantium, Sinpaş Aqua City, Villa Mare, Yeshill Göktürk. Seven Hilll, şakir’s places, sheyda cafe, happy hamile clup bunlar da işyerlerinin isimleri yoruma gerek var mı bilmiyorum (bu yazdığım isimlerin altı şu an kırmızı ile çizildi). Derdim hiç de TÜRKİYE/TURKEY/HİNDİ üçlüsü arasında sıkışmak değil, derdim Türkçemize sahip çıkmak. Türkiye’de resmi kurum ve kuruluşlar buna sahip çıkmazsa İngiltere, Almanya, Fransa vs. ülkeler mi sahip çıkacak, TURKEY dedikçe yahu bu ülkenin adı TÜRKİYE  öylemi kullanalım diyecekler. Bizler TURKEY CUMHURİYETİ VATANDAŞI Ayşe/Fatma/Ali/Veli’yiz diyeceğiz. Bizler turistler karşısında tarzanca konuşmaya çalışırken Fransa’dan herhangi bir alış veriş merkezinden alış verişi Türkçe yapın, ya da yapmaya çalışın bakalım bilmelerine rağmen Fransızca dışında size yardımcı olurlar mı?  İçinde Türkiye geçen her yere TÜRKİYE yazılmasına önem gösterelim. İşyerleri açtığımızda, yeni siteler yaptığımızda isimlerini Türkçe koyalım. Yabancı isimli yerlerin sahiplerini, ilgililerini nezaket kuralları çerçevesinde uyaralım. Türkiye ismine, Türkçeye sahip çıkalım. Süperkomedi&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4894119354966718390?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4894119354966718390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4894119354966718390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4894119354966718390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4894119354966718390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/02/turkiyeye-turkcemize-sahip-ckalm.html' title='Türkiye&apos;ye, Türkçemize sahip çıkalım.'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7974488033996056462</id><published>2009-02-16T14:25:00.001+02:00</published><updated>2009-02-16T14:28:13.269+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>‘Yolsuzluk yok ki’ kandırmacası</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;AKP’li olmayanların aralarında çok konuştuğu ve gerçekten çok merak ettikleri bir konu var: “Bunca yolsuzluk olayı ortaya çıkarıldığı halde, AKP’yi tutanlar neden hiçbir tepki göstermiyor?” &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu çok ciddi bir şekilde merak ediliyor. Çünkü biraz akıl ve vicdan sahibi olan herkes göz göre göre yapılan yolsuzluklar karşısında, en azından rahatsız olur ama belki sesini çıkarmaz oturur oturduğu yerde.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Oysa AKP savunucuları sessiz kalmak ne kelime, yolsuzluk yok diye avaz avaz bağırıyor. Geçenlerde AKP’ye çok yakın olduğunu bildiğim bir dostumla Bebek’te sohbet ediyorduk. Konu yine yolsuzluklara geldi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bana ne dedi biliyor musunuz? “Can, sen de ısrarla yazıyorsun ama boşuna nefes tüketiyorsun çünkü AKP’liler yolsuzluk yapıldığına inanmıyor ki.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Doğal olarak “Nasıl yani, haydi haberlere inanmıyorlar diyelim ama ortaya konanları da mı hiç düşünmüyorlar, merak da mı etmiyorlar?” sorusunu sordum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;AKP’ye yakın dostum “Çünkü” diye söze girdi “Ortada çalınan para varsa bile bunun ceplere gitmediğine inanıyor AKP tabanı, bu paranın Kuran kurslarına, fakir fukaraya aktarıldığına inanıyor.” &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İster istemez şaşırdım, “Bunu ciddi mi söylüyorsun?” diye üsteleyince sözlerine devam etti:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;“Bak, anlamadığın şu. Bu adamlar sizin anladığınız gibi çalışmıyor. Mahalle toplantıları düzenliyorlar. Sen sanıyorsun ki burada kimse soru sormuyor. Soran var tabii. Ama onlara ‘Kardeşim ne yolsuzluğu, biz zaten bugüne kadar ülkenin kanını emenlerden topluyoruz paraları, bu paralar olmasa evinize yardımlar nereden gelecek, çocuklarınızı gönderdiğiniz Kuran kursları nasıl açılacak, üniversite öğrencilerine evlerini açanlar akşam sofraya nasıl yemek koyacak’ diyorlar. Bunu duyan vatandaş da sesini kısıyor ve yolsuzluk iddialarına karşı çıkıyor.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Duyduklarım çok tehlikeli bir anlayışın da ürünü aynı zamanda. Çünkü belli ki mahalle toplantıları yapanlar, yolsuzluk konusunu “din dışı” gördükleri kesimden toplanan bir tür vergi gibi görüyor ve halka bunu empoze ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tehlikeye bakar mısınız?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Can Ataklı / Vatan &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://haber.gazetevatan.com/haber.vatan?detay=Yolsuzluk_yok_ki_kandirmacasi&amp;amp;Newsid=223242&amp;amp;Categoryid=4&amp;amp;wid=142"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://haber.gazetevatan.com/haber.vatan?&lt;/span&gt;detay=Yolsuzluk_yok_ki_kandirmacasi&amp;amp;Newsid=223242&amp;amp;Categoryid=4&amp;amp;wid=142&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7974488033996056462?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7974488033996056462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7974488033996056462' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7974488033996056462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7974488033996056462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/02/yolsuzluk-yok-ki-kandrmacas.html' title='‘Yolsuzluk yok ki’ kandırmacası'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1171826454859142815</id><published>2009-02-16T11:35:00.001+02:00</published><updated>2009-02-16T11:38:16.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATA DAİR'/><title type='text'>Onun gözünde hayat</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZkzl-avZII/AAAAAAAAARM/wKNb9rSAGgE/s1600-h/Mutlulugun_resmi%C4%B0%C4%B0%C4%B0%C4%B0%C4%B0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303326763708802178" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 284px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZkzl-avZII/AAAAAAAAARM/wKNb9rSAGgE/s400/Mutlulugun_resmi%C4%B0%C4%B0%C4%B0%C4%B0%C4%B0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;E-postama gelen bir resim. Hayat onunla ne güzeldir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1171826454859142815?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1171826454859142815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1171826454859142815' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1171826454859142815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1171826454859142815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/02/onun-gozunde-hayat.html' title='Onun gözünde hayat'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZkzl-avZII/AAAAAAAAARM/wKNb9rSAGgE/s72-c/Mutlulugun_resmi%C4%B0%C4%B0%C4%B0%C4%B0%C4%B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3971847520133035117</id><published>2009-02-01T20:27:00.005+02:00</published><updated>2009-02-01T20:36:04.653+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>LÜTFEN ÇOCUKLARIMIZA TACİZİN NE OLDUĞUNU ANLATALIM</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Cinsel düello&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evet bence bunun adı cinsel düello!&lt;br /&gt;Adam almış karşısına bir çocuğu, başlamış tacize.&lt;br /&gt;Ellemiş, elletmiş, göstermiş, göstertmiş...&lt;br /&gt;Çocuk yapma demiş, adam yapmış.&lt;br /&gt;Çocuk elleme demiş, adam ellemiş.&lt;br /&gt;Çocuk yapmak istemiyorum demiş, adam yapacaksın demiş.&lt;br /&gt;Çocuk ne olur gösterme demiş, adam göstermiş.&lt;br /&gt;Veya&lt;br /&gt;Çocuk korkmuş konuşamamış,&lt;br /&gt;Susmuş karşı koyamamış...&lt;br /&gt;Çünkü hır-pa-lan-mış!&lt;br /&gt;Masumiyet sapıklıkla çarpışmış, masumiyet yerde kalmış...&lt;br /&gt;Yahu benim yazarken içim kalkıyor, sizin okurken.&lt;br /&gt;Ben yazarken etkileniyorum, siz okurken de... tacize uğrayan çocuk etkilenmemiş öyle mi?&lt;br /&gt;Oldu!&lt;br /&gt;Peki neymiş?&lt;br /&gt;Çocuk 14 yaşına artık gelmişmiş...&lt;br /&gt;Eee?&lt;br /&gt;Adam kaç yaşında?&lt;br /&gt;Çocuktan büyük!&lt;br /&gt;Yaşıtı olsa kaç yazar?&lt;br /&gt;Yoook, biz daha taciz nedir, neye denir, nasıl olur onu anlamadık ki?&lt;br /&gt;Eee?&lt;br /&gt;Madem çocuk 14 yaşında artık, o zaman tacizci tutuksuz yargılansa da olur...&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;Kanun öyle diyo.&lt;br /&gt;Kurban olsunlar kanunlara!&lt;br /&gt;Şimdi ne olacak peki?&lt;br /&gt;Çocuğa tekrar bakacağız, bakalım psikolojisi bozulmuş muuu, bozulmamış mı?&lt;br /&gt;Çünkü raporun yanlış olduğunu anladık en sonunda!&lt;br /&gt;Hmmm, afferin bize. Bak bu sevindirici bir haber.&lt;br /&gt;Biz sevinmeye o kadar muhtacız ki, buna bile sevinir olduk!&lt;br /&gt;Allah aşkına, birileri şu çocuğun bozulup bozulmadığına bakacağına çıkıp tacizcinin sapıklık boyutuna bir bakabilir mi?&lt;br /&gt;Birileri artık şu zavallı çocuğu kurcalayacağına, yeni bir kimlik verip izini kaybettirip tedavi etme yoluna gidebilir mi?&lt;br /&gt;Çocuk bitti, gitti!&lt;br /&gt;Kahroluyorum o çocuğu düşündükçe...&lt;br /&gt;Ne olur, birileri esas şu tacizciyi iyice ele alıp inceleyip kurcalayıp bu cins suçları işleyen insanların nasıl ortak özellikleri olduğunu mesela, bilgimiz için bizimle paylaşabilir mi?&lt;br /&gt;Başka birileri de acilen, lütfen, tacizci ve tecavüzcülerin, yani suçluların, işledikleri suçun cezasını çekmelerini sağlayabilir mi?&lt;br /&gt;“Ya yine suçlu cezasız kalıp da yırtarsa?!” korkusu o kadar baskınki kafamda...&lt;br /&gt;Sakince bakamıyorum ki olanlara, sakince yazayım!&lt;br /&gt;Sakin olmak lazım oysa...&lt;br /&gt;Madem adalete güvenemiyorum, şüphe ediyorum,&lt;br /&gt;Ben de o zaman elimden gelen tek şeye sarılıyorum:&lt;br /&gt;Bilgiye ve bilgilendirmeye...&lt;br /&gt;Yılmadan yeniden, en başa alıyorum.&lt;br /&gt;Aşağıdaki linki tıkladığınızda karşınıza çıkan dosya sizindir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10454789&amp;amp;yazarid=232"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10454789&amp;amp;yazarid=232&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;Dosyayı indirin, basın, dağıtın, okuyun, okutun.&lt;br /&gt;Ne isterseniz yapın.&lt;br /&gt;Ne benden, ne de başkasından izin almanıza gerek yok.&lt;br /&gt;Yeter ki bilgilenip kendinizi kollayın, çocuğunuza da sahip çıkın.&lt;br /&gt;Şunu da ne olur unutmayın;&lt;br /&gt;Tacize uğramış bir çocuk yalan söylemez.&lt;br /&gt;Onu ciddiye alın.&lt;br /&gt;Ve ne olur,&lt;br /&gt;Bu konuda sessiz kalmayın!&lt;br /&gt;Yonca&lt;br /&gt;“Çare-Sizsiniz”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10454789&amp;amp;yazarid=232"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10454789&amp;amp;yazarid=232&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yonca Tokbaş / 18.12.2008 / Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3971847520133035117?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3971847520133035117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3971847520133035117' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3971847520133035117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3971847520133035117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/02/lutfen-cocuklarimiza-tacizin-ne.html' title='LÜTFEN ÇOCUKLARIMIZA TACİZİN NE OLDUĞUNU ANLATALIM'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2036732605273142409</id><published>2009-01-31T12:44:00.002+02:00</published><updated>2009-01-31T12:49:38.124+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Merhamet tamircisi&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;OKURUM Mine'den öğrendim... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müthiş bir kavram... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Merhamet tamircisi...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mine, gazetede restorasyonla ilgili bir haber okuyor ve bu sözcükle karşılaşıyor.&lt;br /&gt;"Allah Allah, merhamet tamircisi de neyin nesi?" diyor.&lt;br /&gt;Sanat tarihi, arkeoloji, tarih ve restorasyonla fevkalade ilgili ama bu sözcüğü daha önce hiç duymamış.&lt;br /&gt;İnternete giriyor, tık yok.&lt;br /&gt;Restoratör, mimar ve ahşapla uğraşan ne kadar arkadaşı varsa arıyor...&lt;br /&gt;Çatlayacak...&lt;br /&gt;Bilen bir tek Allah'ın kulu yok.&lt;br /&gt;Sonra bir arkadaşı akıl veriyor:&lt;br /&gt;"Marangoz Cengiz Beşiktaş'a sor, o bilebilir...&lt;br /&gt;"Gerçekten de usta marangoz biliyor.&lt;br /&gt;Hiç sektirmeden, "Merhamet tamiri, ahşap bir eserin, çürüyen, bozulan parçalarının bütüne dokunulmadan çıkarılmasıdır" diyor, "Sadece o bölümü alıyorsunuz, iyileştirip, geri yerine takıyorsunuz. Tüm bunları da müthiş bir merhametle yapıyorsunuz!"&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;Mine zeki kadın, kavramı seviyor ve geliştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Zor zamanlarda insanın ihtiyacı olan bir merhamet tamircisidir!" diyor, "Benimki Galatasaray Lisesi'nden 30 yıllık arkadaşım Zekiye...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;"Gerçekten de Zekiye, hayatının en zorlu anlarında hep onun yanındaymış, onu hiç yalnız bırakmamış. Mine bütün zorlukları aşmış ama hep Zekiye'nin merhamet tamiri sayesinde...&lt;br /&gt;Şöyle anlatıyor:&lt;br /&gt;"Yaşadıklarımı sıradanlaşıncaya kadar bana anlattırır. Beni yargılamaz, sadece dinler. Kimi zaman hiç yorum yapmaz. &lt;strong&gt;Ezik büzük parçalarımı, kırık dökük taraflarımı, çürüttüğüm anılarımı oyup çıkarır, sonra tekrar yerine takar.&lt;/strong&gt; 30 yıllık biricik arkadaşım, bugüne kadar hep merhametiyle beni tamir etti. Ben de onu..."&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;İki kadının dostluğu çok hoşuma gitti...&lt;br /&gt;Aslında hepimizin ihtiyacı var bir merhamet tamircisine...&lt;br /&gt;Etrafınızda varsa, onların kıymetini bilin.&lt;br /&gt;A.Arman / 30.01.2009 / Hürriyet Gazetesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2036732605273142409?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2036732605273142409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2036732605273142409' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2036732605273142409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2036732605273142409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/01/merhamet-tamircisi-okurum-mineden.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4080351711634801395</id><published>2009-01-31T12:36:00.000+02:00</published><updated>2009-01-31T12:38:24.866+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SYQpzq44VfI/AAAAAAAAAQU/fd1_5ThilpI/s1600-h/velevki+fevri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5297405029357475314" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 382px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SYQpzq44VfI/AAAAAAAAAQU/fd1_5ThilpI/s400/velevki+fevri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Musa Kart / 31.01.2009 / Cumhuriyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4080351711634801395?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4080351711634801395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4080351711634801395' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4080351711634801395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4080351711634801395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/01/musa-kart-31.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SYQpzq44VfI/AAAAAAAAAQU/fd1_5ThilpI/s72-c/velevki+fevri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5245279410590080179</id><published>2009-01-31T12:05:00.004+02:00</published><updated>2009-01-31T12:15:28.739+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SÜPERKOMEDİ&apos;DEN'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BİREYSEL maddi tecavüz olaylarının MEDYA ile TOPLUMSAL manevi TECAVÜZE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sayın Yetkili, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir baba olarak bu ülkede tecavüz haberlerini okudukça dehşete kapılıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hele savunmasız çocuk, hatta bebek haberleri inanın yüreğim burkuluyor, kanım donuyor... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;MEDYA&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; ve özelde haberciler bu tür haberleri her türlü detayına kadar yazılı ve görsel olarak topluma ayna gibi tutuyorlar. İşte bu noktada daha büyük bir sorun başlıyor. Tıpkı bir-iki kişinin vahşice öldürülmesinin sürekli gündemde tutularak &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;TÜM TOPLUMUN TERÖRİZE EDİLMESİ, SİNDİRİLMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; gerçekleşmesi gibi... Bunu yapan medya ne kadar bilinçli yapıyor bilmiyorum. Ama küçük çocukları olan arkadaşlar bir an için bu haberleri TV veya gazeteden kendi çocuğunuzun izlediğini/okuduğunu farzedin. Sözde olayın vehametini göstermek isteyen ama tüm toplumu terörize ettiğinin farkında olmayan &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BİLİNÇSİZ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; habercilerin sözlü-yazılı girdikleri detayları ben bu yaşta okumaya, duymaya dayanamıyorum... Peki, bu &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;"BİLİNÇSİZ YAYINA"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; maruz kalan çocuklardaki ruhsal yıkılmayı ve yaşam boyu kalacak etkilerini düşünün. (Gelişmiş ülkelerdeki yayın yasakları/otokontrol ve kapalı yargı yapılması vs.geliştirilen önlemlerden bazılarıdır.)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu çocuklar da bir anlamda fiziksel değil ama ruhsal olarak aynı iğrençlikten etkilenmiş olmuyor mu?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu tür haberler konusunda acilen &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;UZMAN PSİKOLOGLAR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; aracılığı ile yayın konusunda yasal ve mesleki kurumlar düzeyinde çağdaş düzenlemeler yapılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Haberler daha üst seviyeden ve çocuklarda ruhsal yıkıntaya yol açmayacak tarzda olmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Detaylar Yargının ve Adli Tıbbın kapsamında kalmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*** Lütfen, sizler de kendi sorumluluk alanlarınızda bu konuda çağdaş önlemlerin bir an önce alınması için gereken girişimlerin başlatılmasına öncü olun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*** Saygılarımla. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yazı Hürriyet Gazetesi yorumcularından &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;555K&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; arkadaşımız tarafından hazırlanmış ve hepimiz tarafından Türkiye Cumhuriyet Devletinin tüm etkili ve de yetkili kurumlarına gönderilmiştir. Süperkomedi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5245279410590080179?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5245279410590080179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5245279410590080179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5245279410590080179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5245279410590080179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/01/bireysel-maddi-tecavuz-olaylarnn-medya.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3305194549266254121</id><published>2009-01-31T10:41:00.004+02:00</published><updated>2009-01-31T11:07:31.619+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Çocuk tecavüzcüleri ömür boyu cezaevine mi girmeli hadım mı edilmeli&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bugün bu ülkenin gelmiş geçmiş en tecrübeli adli tıp uzmanlarından biri karşınızda: Profesör Fatih Yavuz. Adli travmatolojiden bireyler arasındaki fiziksel şiddete, çocuk istismarından DNA analizlerine kadar geniş bir çalışma alanı var. 3000 küsur kişiyi bizzat muayene etmiş. İnsan ondan çok şey öğreniyor ama morali de bozuluyor, çünkü Fatih Yavuz bu ülkedeki cinsel suçlar konusundaki "büyük resmi" olduğu gibi önünüze koyuyor. Durum içler acısı! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Artık bu noktadayız. Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar o kadar arttı ki, çocuk tecavüzcülerinin hadım edilmesi öneriliyor. Amerika'da 13 eyalette ikinci suçlarda opsiyonel olarak uygulanıyor. Profesör Dr. Fatih Yavuz ve Profesör Dr. Oğuz Polat, pek çok ülkede bu konuyla ilgili referandumlar yapıldığını söylüyor. Siz de tartışın bakalım, çocuk tecavüzcüleri cezaevine mi girmeli? Hadım mı edilmeli? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Gazetede her Allah'ın günü bir tecavüz haberi daha okuyoruz ve isyan ediyoruz. Özellikle çocuk tecavüzlerinde ne yapılabilir? Caydırıcı ne tür önlemler alınabilir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Dünya da bu meseleyi tartışılıyor. Hatta referandumlar yapılıyor: Çocuk tecavüzcüleri, yani pedofili hastaları, hadım edilmeli mi edilmemeli mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Sonuç?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Bazı ülkeler uygulamaya geçti bile. Amerika'da 13 eyalette ve bazı Uzakdoğu ülkelerinde müebbet hapis cezasına opsiyonel olarak, ikinci suçlarda uygulanıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Nasıl yani ikinci suçlar?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Tahliye olur olmaz yine bir çocuğa tecavüz ediyor. O zaman ya ömür boyu hapse mahkum oluyor ya da hadım ediliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Cerrahi bir operasyonla mı kastre ediliyor?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Yok hayır kimyasal olarak. Doğum kontrol ilaçlarını düşünün, o hormonların yaklaşık 50 kat fazlası haftalık enjeksiyonlarla veriliyor. Bu da cinsel isteğini engelliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Neden ikinci kez suç işlemeleri bekleniyor da, birincide bu uygulamaya geçilmiyor?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Çünkü cinsel suçlar üzerine 1980'lerde çalışılmaya başlandı. Henüz çok yeni. Pedofili hastalarını bile yeni yeni tanıyoruz. Bu insanlar, erişkinlerle normal ve sağlıklı ilişki kuramadıkları için çocuklarla ilişkiye giriyorlar. Ve bunu engelleyemiyorsunuz. İstediğiniz kadar eğitim programına filan alın, çaresi yok, mutlaka bu suçu tekrar işliyorlar. Dolayısıyla gelinen en son nokta: "Madem ki cinsel dürtülerini kontrol edemiyorlar, bunlara cinsel dürtülerini bastıran ilaçlar verelim. Libidolarını düşürelim..." &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Siz katılıyor musunuz bu görüşe?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Kesin kararı vermiş değilim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Nasıl yani?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Çünkü o enjekte edilen ilaçlar kansere yol açabiliyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;İyi de o adam, küçücük bir çocuğun hayatını karartmış, her fırsatta da başka çocukların hayatlarını karartacak...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Doğrudur. Ama bir sürü şey hayatımızı karartıyor. Rahşan Ecevit'in affını düşünün. Kaç çocuk tecavüzcüsü o afla salıverildi biliyor musunuz? Üstelik neredeyse hepsi benzer suçlar işleyip tekrar içeri girdiler. Güya cinsel saldırı suçları af kapsamı dışında kaldı. Ama ne oldu? Çocuğa tecavüz eden aftan yaralanamadı ama tecavüz ettikten sonra öldüren cezaevinden çıktı! Çünkü adam öldürenleri affettiler. Böyle bir ülke burası. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Erkek çocuklarının durumu ne?&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Tecavüzlerden onlar nasibini ne kadar&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;alıyor?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Birtakım veriler sadece bize özgü. İstatistiklere göre Batı'da 4 kız çocuğuna karşı 1 erkek çocuğu cinsel saldırıya uğruyor. Buna karşılık, bizde bu oran 2 kız çocuğuna karşılık 1 erkek çocuğu. İkiye bir yani. Erkek çocukları da en az kız çocukları kadar saldırıya açık. Saldırı sınıflandırması yaptığınızda Batı'da vajinal saldırı birinci sırada, sonra oral ve anal olarak geliyor. Bizde ise anal saldırı birinci sıradadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Sizce makul bir sebebi var mı? Gizli eşcinsellik olabilir mi?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Olabilir. Bizde eşcinsellik hálá aktif- pasif olarak algılanıyor, oysa eşcinsel ilişki, eşcinsel ilişkidir, aktifi pasifi olmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Çocuk tecavüzcüleri hadım edildikleri takdirde cinsellik yaşayamıyorlar değil mi?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Cinsel uyarılma olunca yaşayabiliyor, mesela eşleriyle birlikte olabiliyor. Ereksiyon sağlanıyor ama kendileri bir cinsel ilişki başlatamıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;İyi de bunun neresi ceza? Eşleriyle birlikte olabilmeleri de bir özgürlük değil mi...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;-&lt;/strong&gt;Evet ama insan doğmakla bir sürü hakkımız oluyor. İnsan olarak hakları dediğimiz şey biraz da böyle bir şey. Mağdurun hakları kadar sanığın hakları da korunuyor, hatta bazen denge şaşıyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;KADINLARIN YÜZDE 56'SI TACİZE VE TECAVÜZE MARUZ KALIYOR PEKİ BU YÜZDE 56'YI KİM TACİZ EDİYOR?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Bir süredir yoğun bakımda tacize uğrayan genç bir kızın başına gelenleri yazıyorum...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Evet takip ediyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Bir adli tıp uzmanı olarak sizin bu konuda söylemek istedikleriniz var mı?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Türkiye'de her 100 kadından 40 tanesi bu tür eylemlere maruz kalıyor. İstenmeyen cinsel içerikli dokunma oranı yüzde 40. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Otobüste, işyerinde, okulda, yolda, asansörde, doktorun muayenehanesinde...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Evet ne yazık ki her yerde. Cezası da 2 yıldan başlıyor. İşyerinde patron yapıyorsa 3 yıldan. Söz konusu kişi bir çocuksa 5 yıldan. Evet 100 kadından 40 tanesi buna maruz kalıyor. Cinsel ilişki girişimine maruz kalanların oranı yüzde 8, tecavüze uğramış olanların da yüzde 8. Topladığınız zaman yüzde 56 gibi ciddi bir oran karşımıza çıkıyor. Yanıtlanması gereken soru şu: Bu yüzde 56'yı kim taciz ediyor? 70 milyon içinde sadece 5 kişi değil herhalde! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Doktoru yapıyor, jinekoloğu yapıyor, hocası yapıyor, herkes yapıyor anasını satayım!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;-&lt;/strong&gt;Evet, herkes. Ne yazık ki böyle. O yüzden sizin naklettiğiniz anne-kızın öyküsüne şaşırmadım. Gerçi çıkıp konuşmaları çok tanık olduğumuz bir şey değil. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Neden?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Çünkü cinsel suçlar söz konusu olduğunda önce karakola bildirilir orada ifade alınır. Arkasından savcılığa sevk edilir, orada yeniden ifade alınır. Şüpheli yakalanırsa, mağdur 5 yaşında 10 yaşında demeden karakola çağrılıp yüzleştirilmeye kalkışılır. Temel prensip mağdurla şüphelilerin karakolda ya da mahkeme aşamasında karşı karşıya gelmemesidir ama bizde yapılıyor işte. Muayene sayısı kaç biliyor musunuz? &lt;strong&gt;Bir tecavüz olayında mı?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Evet. En az iki. Yediye kadar da çıkabiliyor. Ve bu insanların bir kısmı hayatlarında ilk defa jinekolojik olarak muayene oluyorlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Bu nasıl bir rezilliktir!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-20 senedir söylüyoruz. Değişen bir şey de olmuyor. İşin kötüsü, mağdur en son bize geliyor, bize gelene kadar muayene edenler işin profesyoneli değil. Çoğunlukla ilk verilen raporla bizim verdiğimiz rapor arasında yüzde 60 fark oluyor. İş bununla da bitmiyor, sonra mahkeme safhası başlıyor: Yasalar ağır olduğu için, karşı taraf da bu suçu hafifletmek için ya da olmadığı yönünde savunmalar yapıyor. "Rızası vardı, kendi istediğiyle oldu" diyor. Kadının giyiminden kuşamına kadar bir sürü şey sorgulanıyor. Nitekim sizin haberinizde de kızın mini eteğine taktılar değil mi? Diyeceğim o ki, tüm bunlarla yüzleşebilmek hiç de kolay değil...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;CİNSEL SALDIRININ MOTİVASYONU&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erişkinlere yönelik olan cinsel saldırının motivasyonuyla, çocuğa yönelik olan saldırınınki birbirinden çok farklı. Çocuğa yönelik cinsel saldırıda, cinsel dürtünün kontrol bozukluğu ön plandayken -o yüzden hadım edilmek gibi seçenekler tartışılıyor-, erişkine yönelik cinsel saldırının motivasyonunda cinsellik ikinci plandadır. Kontrol etme, hükmetme daha ön plandadır. İkisini birbirinden ayırmak lazım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;DÜNYADA NASIL?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Amerika'da tecavüz kriz merkezleri var. Mağdur, direkt bu merkezlere başvuruyor. Kısa ve uzun dönem tedavileri de hep bu merkez tarafından koordine ediliyor. Son derece sağlıklı ve aktif çalışıyorlar. Ama beni en çok etkileyen Avustralya modeli. Orada çocuklara yönelik tek bir merkez var. Yüzölçümü Türkiye'den çok daha büyük olmasına rağmen, Avustralya'nın neresinde çocuğa yönelik bir saldırı olursa olsun, direkt o merkez helikopterli, donanımlı ekibiyle gidiyor, çocuğu alıp merkeze getiriyor. Muayeneyi bir kerede tamamlıyorsunuz. İdeali bu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;3 ÇOCUĞUNA TECAVÜZ EDEN BABA&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İkisi erkek biri kız, üç çocuğa 5 yıl boyunca tecavüz eden babalar var. Anne biliyor ama gizliyor, sesini de çıkaramıyor. "Bildir" de diyemiyorsunuz, çok güçlü olmaları lazım sonuçları göğüsleyebilmeleri için. Yıllarca Adlı Tıp'ta çalıştım, şimdi üniversitede ders veriyorum ve serbest çalışıyorum. Bana başvuranlar da bildirmek istemiyor. Türkiye gerçeğini bildiğim için onlara kızamıyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;İNFAZ YASASI'NDAN YARARLANMASINLAR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Müebbet deniyor ya, insan ömür boyu hapiste kalacak zannediyor. Hayır, müebbet dediğin 24 yıl olarak hesaplanıyor, İnfaz minfaz derken en fazla 15 yıl yatıp çıkıyor. Gerçek bir pedofilse, çıktıktan sonra mutlaka tekrar suç işliyor. Bu tür suçluların İnfaz Yasası'ndan yararlanmaması için kamuoyu oluşturmak gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;BİR YAŞINDAKİ ÇOCUK VEYA 78 YAŞINDAKİ BABAANNE NASIL TAHRİK EDEBİLİR?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bugüne kadar 3000 küsur kişiyi muayene ettim. Beni en çok sarsan vakalardan biri, bir yaşında bir kız çocuğuydu. Üçüncü ameliyatını geçirmesine rağmen, makatı tamamen parçalandığı için dışkılamasını yapamıyordu. Anne olma yeteneği de elinden alınmıştı. Aynı yaşta bir erkek çocuğu da gördüm, bunlar intikam tecavüzleri. Bizim ülkemizde böyle şeyler de var. 78 yaşında babaanne de gördüm. Deniyor ya, "Karşı taraf tahrik eder" diye. Bir yaşındaki çocuk ya da 78 yaşında babaanne nasıl tahrik edecek? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Eski Adli Tıp Başkanı OĞUZ POLATCAYDIRICI ÖNLEM DİYE BUNA DERİM, KESİNLİKLE HADIM EDİLMELİ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Amerika'da herhangi bir şekilde bir çocuğu cinsel obje yerine koyup, tecavüz ederseniz cezası 13 eyalette kastrasyon. Yani erkekliğinizi elinizden alıyorlar, hadım ediyorlar. O suçu işlerken de beş kere düşünüyorsunuz. Caydırıcı önlem diye buna derim ben. Bizde peki? En fazla 10 yıl yatar, çıkar, ilk üç ay içinde bir daha suç işler. Ben onaylıyorum, cinsel suç bir çocuğa karşı işlenmişse, kişi kesinlikle hadım edilmeli. Bütün dünya bunu tartışıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bence Türkiye de tartışmalı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ayşe Arman / 25.09. 2009 Hürriyet&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3305194549266254121?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3305194549266254121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3305194549266254121' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3305194549266254121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3305194549266254121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/01/cocuk-tecavuzculeri-omur-boyu-cezaevine.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2580719489279765110</id><published>2009-01-08T16:40:00.001+02:00</published><updated>2009-01-08T16:48:10.176+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;‘İçlerinde İnsan Yoktu!..’&lt;br /&gt;Günlerdir büyük bir keder içindeyim…&lt;br /&gt;Ve de içimi olanca ateşiyle yakan bir öfke... Tele-vizyonda o adamı, Doğalgaz Müdürü’nü izlediğim andan itibaren tarifi mümkün olmayan bir vicdansızlığın, erdemsizliğin, acımasızlığın bu topraklarda nasıl boy attığını, nasıl egemen olduğunu anlamaya çalıştım, ama bir türlü anlayamadım, yalnızca utandım… Sonra o mektubu gördüm… Sayfalarca yazsam anlatamayacaklarımı anlatıyordu… O güzelim annenin evladına yazdığı mektup içine düştüğümüz karanlığı olanca çıplaklığı ile ortaya koyuyordu… Önünde saygıyla eğilerek sütunumu ona veriyorum…&lt;br /&gt;“Sevgili oğlum, aslında bu vahim olayı seninle paylaşmayacaktım, çünkü son 3 gündür yaşadıklarım, hissettiklerim kelimelere dökemeyeceğim kadar korkunç… Çünkü kapıyı kırdırıp da o yedi gencecik çocuğu ilk bulan senin Teylan. Hani sen doğduğun zaman ‘E ben hem kocanın hem de senin kardeşinim, şimdi bu bana Teyze mi diyecek hala mı?’ dediğinde annenin de ‘Amaaan dert ettiğin şeye bak, Teyla der’ diye cevap verdiği can dostumuz.&lt;br /&gt;Ben bu kadar hayat dolu, bu kadar çılgın bir insanın bir gecede böylesine çöktüğüne ilk defa tanık oldum oğlum. Bütün çocukları tek tek öptüğünü, uyandırmaya çalıştığını, yeğeni Özgür’ün üzerine yatıp da ısınmasını umduğunu söylediler ağlayarak.&lt;br /&gt;- İçim çekildi sanki, edecek söz bulamadım…&lt;br /&gt;Ve o çocukların başında 4 saat boyunca savcıyı bekleyenlerden birisi senin baban. Bir kamu görevlisi lütfedip de gelemediği için tam 4 saat boyunca o çocukların cansız bedenleri karşısında durup da hiçbir şey yapamayanların yaşadıkları travmayı gördüm ben, gözlerindeki hüznü yaşadım. Baban da ben de öyle sarsıldık ki... O yüzden susacaktım, bunu sana yazmayacaktım. Böylesi bir anı olmasın istedim günlüklerinde.&lt;br /&gt;Ama gazetelerde, televizyonlardaki ‘insan’ kılığındaki yaratıkları görünce, bunu bilmen gerektiğini düşündüm. Dilerim ileride bu satırları okurken, ‘Sahiden böyle insanlar var mıydı anne?’ dersin. Gördün mü hâlâ içimizdeki insanlığın hasta yatağından kalkacağına ilişkin safça bir inancım var oğlum.&lt;br /&gt;Utanmadan dediler ki ‘Yılbaşı kutladılar, içtiler, eğlendiler hem de kızlı erkekli. Zinhar günah. E sonunda olacağı budur…’&lt;br /&gt;- Şaşırmadım… Bunlar ‘7.4 yetmedi mi?’ diyebilmişlerdi…&lt;br /&gt;Beceriksizce cenazeleri karıştırdılar da ailelere ‘sizdekini getirin, buradakini alın’ dediler. Sanki kazak değiştirir gibi, öylesine rahat, öylesine duyarsız… ‘El insaf’tan başka kelime çıkamadı ağzımdan… ‘Şirketimizin değerini düşürüyorsunuz bu eleştirilerle’ dediler. Sanki giden bir evladın değerini karşılayabilecek şirket varmış gibi… İnsanlığı, vicdanı ucuzlatmış olanların şirketlerinin değerini arttırmaya çalışmaları; hele de bunu daha çocukların cenazeleri bile kalkmadan, acılar ateş olmuş yakarken söyleyebilmesi üşüttü tüm benliğimi…&lt;br /&gt;- Ve kalkıp dediler ki ‘çocuklar çıplaktı!!!’&lt;br /&gt;Yuh olsun sana da, kalıbına da ve eğer baba isen babalığına da. Hiç utanmıyor musun o çocukların analarından babalarından? Hiç mi yüzün kızarmıyor, vicdanın sızlamıyor? Baban oradaydı oğlum ve giden o canlardan biri Teyla’nın oğlu, her şeyi, kıymetlisi, biriciği Özgür’dü. İşte bu nedenle ben biliyorum ki o çocukların hepsi giyinikti… Ama diyelim ki kıyafetleri yoktu ve diyelim ki çocuklar sevişiyordu, sana ne? Günah mı işliyorlar? Senin ruhun, yüreğin, aklın böylesine çıplakken o çocukların bedenleri çıplak olsa ne olmasa ne? Koştura koştura gittiğin cuma namazında kendilerini savunamayacak bu çocuklara attığın iftiranın günahını affettirebilecek misin be adam? Ah oğlum, öylesine içim yanıyor ki… Ve bir yüce gönüllüye, Mevlana’ya sığınıyorum gözlerimde yaşlarla:&lt;br /&gt;- Ne insanlar gördüm üstlerinde elbise yoktu, ne elbiseler gördüm içlerinde insan yoktu…&lt;br /&gt;Annen, 3 Ocak 2009&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;08.01.2009 / Ümit Zileli / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2580719489279765110?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2580719489279765110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2580719489279765110' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2580719489279765110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2580719489279765110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/01/ilerinde-insan-yoktu.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6117914691100936377</id><published>2009-01-07T15:46:00.001+02:00</published><updated>2009-01-07T15:51:13.612+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SWSycrYI6UI/AAAAAAAAAQM/b_AuvBEr2x0/s1600-h/F%C4%B0L%C4%B0ST%C4%B0N.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288548068189858114" style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SWSycrYI6UI/AAAAAAAAAQM/b_AuvBEr2x0/s400/F%C4%B0L%C4%B0ST%C4%B0N.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;07.01.2009 Hürriyet Gazetesinden alınma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlığın sınıfta kaldığı bir durum,&lt;br /&gt;insanlık onuru ayaklar altında, paramparça...&lt;br /&gt;Masum çocuklara yazık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6117914691100936377?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6117914691100936377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6117914691100936377' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6117914691100936377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6117914691100936377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2009/01/07.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SWSycrYI6UI/AAAAAAAAAQM/b_AuvBEr2x0/s72-c/F%C4%B0L%C4%B0ST%C4%B0N.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1952767272586508001</id><published>2008-12-30T21:51:00.005+02:00</published><updated>2009-04-07T23:24:22.679+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'>Kruvaze Hırka</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sdu2bis9vlI/AAAAAAAAAT8/jMnt08aeXyM/s1600-h/h%C4%B1rka.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322047968956497490" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sdu2bis9vlI/AAAAAAAAAT8/jMnt08aeXyM/s400/h%C4%B1rka.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İki yumak yünden örülmüş kruvaze yelek, aslını isterseniz &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;hiç bir özelliği yok. Özellik tarih boyunca atalarımızın yaptığı&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;keçenin ithal edilmişinden yaptığım çiçek. Şapkaların&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;ve atkıların kenarlarında çok şık duruyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1952767272586508001?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1952767272586508001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1952767272586508001' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1952767272586508001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1952767272586508001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/iki-yumak-ynden-rlm-kruvaze-yelek-asln.html' title='Kruvaze Hırka'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Sdu2bis9vlI/AAAAAAAAAT8/jMnt08aeXyM/s72-c/h%C4%B1rka.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7502688858394177227</id><published>2008-12-30T21:47:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T22:35:32.162+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp65oM6tHI/AAAAAAAAAP8/USMnUm6UJEM/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC037.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285672243135427698" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp65oM6tHI/AAAAAAAAAP8/USMnUm6UJEM/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC037.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7502688858394177227?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7502688858394177227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7502688858394177227' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7502688858394177227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7502688858394177227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_6948.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp65oM6tHI/AAAAAAAAAP8/USMnUm6UJEM/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC037.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-8992233108123608936</id><published>2008-12-30T21:44:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:35:52.980+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp6dnmyxoI/AAAAAAAAAP0/uDzu5mUpFn0/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC036.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285671761939187330" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp6dnmyxoI/AAAAAAAAAP0/uDzu5mUpFn0/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC036.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-8992233108123608936?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/8992233108123608936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=8992233108123608936' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8992233108123608936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8992233108123608936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_515.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp6dnmyxoI/AAAAAAAAAP0/uDzu5mUpFn0/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC036.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-107975265034551745</id><published>2008-12-30T21:41:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T22:36:41.341+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp5pv8C8jI/AAAAAAAAAPs/tQq2ysmyi5w/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC035.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285670870822613554" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp5pv8C8jI/AAAAAAAAAPs/tQq2ysmyi5w/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC035.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-107975265034551745?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/107975265034551745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=107975265034551745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/107975265034551745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/107975265034551745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_6324.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp5pv8C8jI/AAAAAAAAAPs/tQq2ysmyi5w/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC035.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7025855572541690354</id><published>2008-12-30T21:39:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:36:56.621+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp5X02GdaI/AAAAAAAAAPk/BDqZ9pkE4Dk/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC033.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285670562902209954" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp5X02GdaI/AAAAAAAAAPk/BDqZ9pkE4Dk/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC033.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7025855572541690354?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7025855572541690354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7025855572541690354' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7025855572541690354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7025855572541690354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_4991.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp5X02GdaI/AAAAAAAAAPk/BDqZ9pkE4Dk/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC033.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1072986144490795701</id><published>2008-12-30T21:36:00.003+02:00</published><updated>2009-11-01T22:37:13.893+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp4g1pQFfI/AAAAAAAAAPc/8uMPBXAcQe8/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC032.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285669618223945202" style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp4g1pQFfI/AAAAAAAAAPc/8uMPBXAcQe8/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC032.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kapı süslerinin arasında lavanta torbalarına &lt;/div&gt;&lt;div&gt;dikkat. Bir çok yerde nikah şekeri yerine &lt;/div&gt;&lt;div&gt;dağıtılıyor. Maliyeti düşük, albenisi çok yüksek:))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1072986144490795701?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1072986144490795701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1072986144490795701' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1072986144490795701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1072986144490795701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/kap-sslerinin-arasnda-lavanta.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp4g1pQFfI/AAAAAAAAAPc/8uMPBXAcQe8/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC032.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5588460221836912384</id><published>2008-12-30T21:34:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:37:42.188+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp4HGYxP7I/AAAAAAAAAPU/CJTdXSMF8GY/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC031.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285669176041619378" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp4HGYxP7I/AAAAAAAAAPU/CJTdXSMF8GY/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC031.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5588460221836912384?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5588460221836912384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5588460221836912384' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5588460221836912384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5588460221836912384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_2588.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp4HGYxP7I/AAAAAAAAAPU/CJTdXSMF8GY/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC031.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-8810975070902254359</id><published>2008-12-30T21:32:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T22:38:30.988+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp3v5c5LFI/AAAAAAAAAPM/QCrxdmMA91E/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC030.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285668777432263762" style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp3v5c5LFI/AAAAAAAAAPM/QCrxdmMA91E/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC030.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-8810975070902254359?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/8810975070902254359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=8810975070902254359' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8810975070902254359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8810975070902254359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_2971.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp3v5c5LFI/AAAAAAAAAPM/QCrxdmMA91E/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC030.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6352072795403641201</id><published>2008-12-30T21:30:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:38:43.476+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp29VKg95I/AAAAAAAAAO8/EXUdEQaFBp4/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC027.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285667908698044306" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp29VKg95I/AAAAAAAAAO8/EXUdEQaFBp4/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC027.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6352072795403641201?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6352072795403641201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6352072795403641201' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6352072795403641201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6352072795403641201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_121.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVp29VKg95I/AAAAAAAAAO8/EXUdEQaFBp4/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC027.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-6026698915181531375</id><published>2008-12-30T21:26:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T22:40:30.294+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3yLyYv2HI/AAAAAAAAAfc/xXaSBLVfIZ4/s1600-h/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399237812605147250" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3yLyYv2HI/AAAAAAAAAfc/xXaSBLVfIZ4/s400/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-6026698915181531375?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/6026698915181531375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=6026698915181531375' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6026698915181531375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/6026698915181531375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_3844.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3yLyYv2HI/AAAAAAAAAfc/xXaSBLVfIZ4/s72-c/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-5570081742368081680</id><published>2008-12-30T21:24:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T22:41:20.947+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3yZZcVYzI/AAAAAAAAAfk/XaFD4-sf6pQ/s1600-h/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399238046427472690" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3yZZcVYzI/AAAAAAAAAfk/XaFD4-sf6pQ/s400/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-5570081742368081680?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/5570081742368081680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=5570081742368081680' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5570081742368081680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/5570081742368081680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_2469.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3yZZcVYzI/AAAAAAAAAfk/XaFD4-sf6pQ/s72-c/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7621881619703941745</id><published>2008-12-30T21:15:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T22:42:17.048+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3ymaeczoI/AAAAAAAAAfs/zPzn3OPVsxM/s1600-h/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399238270043082370" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3ymaeczoI/AAAAAAAAAfs/zPzn3OPVsxM/s400/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7621881619703941745?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7621881619703941745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7621881619703941745' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7621881619703941745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7621881619703941745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post_30.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3ymaeczoI/AAAAAAAAAfs/zPzn3OPVsxM/s72-c/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7553430514955724644</id><published>2008-12-30T21:14:00.000+02:00</published><updated>2008-12-30T21:15:32.619+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVpzRaInybI/AAAAAAAAAOM/8oceXZ4tg2w/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC026.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285663855583152562" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVpzRaInybI/AAAAAAAAAOM/8oceXZ4tg2w/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC026.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7553430514955724644?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7553430514955724644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7553430514955724644' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7553430514955724644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7553430514955724644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/blog-post.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SVpzRaInybI/AAAAAAAAAOM/8oceXZ4tg2w/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC026.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-7495702556863965546</id><published>2008-12-30T21:10:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T22:43:37.616+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EL EMEKLERİM'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3y2I_ZoGI/AAAAAAAAAf0/mj_CqwsnCNY/s1600-h/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399238540227354722" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 332px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3y2I_ZoGI/AAAAAAAAAf0/mj_CqwsnCNY/s400/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Yılbaşı geldi, işte sizlere organze kurdeleden rengarenk kapı süsleri. Benden sizlere, sizlerde kendiniz yapıp hediye edebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-7495702556863965546?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/7495702556863965546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=7495702556863965546' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7495702556863965546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/7495702556863965546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/ylba-geldi-ite-sizlere-organze.html' title=''/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/Su3y2I_ZoGI/AAAAAAAAAf0/mj_CqwsnCNY/s72-c/kap%C4%B1s%C3%BCs%C3%BC3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2143966612820685192</id><published>2008-12-29T11:45:00.000+02:00</published><updated>2008-12-29T11:47:14.748+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Emperyalist-Dinci Kıskacında Gelen 2009</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;2002 sonrasında Türkiye hızlı bir değişim sürecine sokuldu. Sorunun temelinde, “emperyalizm-dinci işbirliği var”. ABD ve AB Türkiye’deki eski ortaklarının yerine yenilerini aldı. Bu ifadeyi biraz değiştirmek gerekir; “dinciler esas ortak” durumuna getirildi…&lt;br /&gt;Bölücüler, kimi sermaye çevreleri ve liberaller ise “yan destek kuvvetleri” olarak görevlerini sürdürüyorlar.&lt;br /&gt;Son 3-4 yıldır bu köşede, Batı kapitalizminin Türkiye’de siyasal İslamı öne çıkarmasının nedenlerini sık sık yazdım.&lt;br /&gt;ABD-İngiltere-İsrail üçlüsünün önderliğinde Batı, “Türkiye’deki stratejik ortağını seçti”. Ahmet, Mehmet önemli değil; çizgi, duruş, içerik, tarikatlar ve cemaatler önemli, itaat önemli…&lt;br /&gt;Kasım 2007’deki Bush-Erdoğan mutabakatı, 2002’deki ortaklığı daha belirgin hale getirdi. Öte yandan Abdullah Gül’ün ve Ali Babacan’ın bakan olarak ABD ile imzaladıkları kritik ve örtülü anlaşmalar, bu ortaklığın zeminini güçlendirmek içindi ve böyle de oldu.&lt;br /&gt;Tayyip Erdoğan BOP ve Irak’ın kuzeyi ile ilgili değerlendirmeleri ve uygulamalarında ABD ile yakınlığını ve ona bağlılığını kanıtlamıştır.&lt;br /&gt;Artık yadsınamayacak bu durumu bir daha gözler önüne sermemin bir nedeni var; Türkiye’de siyasal partiler, devlet bürokrasisi, ordu, üniversiteler, barolar, iş çevreleri ve sivil toplum örgütleri tutum ve değerlendirmelerinde, “lafı ağızlarında gevelemeden, daha net ve köşeli” olmak zorundadırlar.&lt;br /&gt;“Ne şiş yansın ne kebap” yaklaşımları, dinci-emperyalist işbirliğine hizmetten başka bir anlam taşımıyor. Daha açık söyleyelim;&lt;br /&gt;-“Ben Cumhuriyet’e bağlıyım, dincilere karşıyım” diyenler bu kadarla yetinirlerse “örtülü işbirlikçi” durumuna düşerler. “Ben dincilere de, onu destekleyen emperyalistlere de karşıyım” dedikleri zaman söyledikleri bir anlam kazanır.&lt;br /&gt;-Söylemek de yetmez; avukat barosunda, profesör senatosunda, siyasetçi meydanlarda, işçi sendikasında tutumunu fiilen ortaya koymalıdır.&lt;br /&gt;Herkes içinde bulunduğu kurumunu bu bilince ve duruşa yönlendirmek zorundadır.&lt;br /&gt;Yoksa, “Ben Atatürkçüyüm, laik düzenden yanayım” deyip sonunu getirmezse, “göstermelik Atatürkçü” olmaktan ileri gidemez.&lt;br /&gt;Kıskaçtaki Çelişkiler&lt;br /&gt;Türkiye bugün dinci-emperyalist kıskacı içinde kıvrandırılmaktadır.Türkiye’den bakan herkes, her kurum, kendini buna göre gözden geçirmek, duruş belirlemek zorundadır.&lt;br /&gt;Dinci-emperyalist işbirliğini “görmezlikten gelmek” ise en kötüsü. Olayları tribünden seyredenler, stadyum yıkıldığında en büyük zararı görecek olanlardır.&lt;br /&gt;Dinci-emperyalist işbirliğinde “dincilerin de zorlukları var”! “Dinci düzen” uğruna Batı’dan yardım alanlar, onun her dediğini yaptıklarında, “İslami kimlikleriyle çelişmek ve çatışmak zorunda kalıyorlar”.&lt;br /&gt;-BOP’a destek verdikleri için gerçek Müslüman dünyadan dışlanıyorlar. İlişkileri, Batı’nın emrindeki yönetimlerle sınırlanmış oluyor.&lt;br /&gt;-“Suudileşmek” ile “İranlaşmak” arasında sıkışıp kalacaklar. Atatürkçü, Cumhuriyetçi, laik bir sosyal devlet düzenini ve katılımcı demokrasiyi reddettikleri için, “Suudi Arabistan-İran” sarmalı içinde bocalıyorlar.&lt;br /&gt;ABD ve İngiltere’nin Suudileştirme dayatmaları ile İslamcı tabanın İranlaşma baskısı arasında kaldılar.&lt;br /&gt;Bugün BOP Irak’ta, Kuzey Irak’ta, Afganistan’da, Pakistan’da ve Türkiye’de fiilen yürütülürken, Ahmet Davutoğlu’nun “ABD bize daha fazla bastırmasın” çığlıkları bu çelişkinin sonucudur.&lt;br /&gt;Obama’nın gelişi, mutfağı değilse bile vitrini biraz kurtardı. Dinci-emperyalist işbirliğinin siyasal İslamı içine ittiği çelişkinin ve çıkmazın üstü şimdilik örtüldü. Ancak beraberinde gelen büyük iktisadi buhran, Amerika’nın elindeki seçenekleri iyice daralttı.&lt;br /&gt;Bu durum, dincilerle ABD’nin işbirliğinde bazı sorunlar yaratacak. Türkiye’de düşük gelir kesimi iyice fakirleşecek, AKP’nin yarattığı yapay cennet sona erdi. Dinci tabandaki baskılar ve talepler daha da şiddetlenecek.&lt;br /&gt;CHP’nin program taslağını henüz görmedim. Ama “dinci-emperyalist işbirliğine karşı açık bir duruşu yoksa”; sırf dinciler hedef alınmış ve emperyalizm boşverilmiş ise “esas meseleye hiç girilmemiş olur”.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erol Manisalı / 29.12.2008 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2143966612820685192?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2143966612820685192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2143966612820685192' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2143966612820685192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2143966612820685192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/emperyalist-dinci-kskacnda-gelen-2009.html' title='Emperyalist-Dinci Kıskacında Gelen 2009'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2018103411099525502</id><published>2008-12-22T09:59:00.002+02:00</published><updated>2008-12-22T10:00:59.372+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>İşte Yılın Olayı: Fırlatılan Pabuç...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;2008 yılı biterken damgasını vuran olay bu oldu: Fırlatılan pabuç.&lt;br /&gt;Amerika’ya yapılan en etkili saldırılardan birisi daha.&lt;br /&gt;11 Eylül 2001 ile kıyaslanabilecek bir olay.&lt;br /&gt;Dünyadaki asimetrinin en çarpıcı örneklerinden birisi.&lt;br /&gt;Bir habercinin, kendi ülkesine gelip basın toplantısı yapan işgalci ülke başkanına yapabileceği en etkili saldırı.&lt;br /&gt;Kendi ülkesinin gölge başkanının yanında oturan Bush’a fırlatılan pabuç bir ordunun yapamadığını yapmıştır.&lt;br /&gt;Yanından geçen pabuçtan korunmak için eğilen baş artık bir daha kalkamaz.&lt;br /&gt;“Al sana veda öpücüğü, köpek.”&lt;br /&gt;İşte, tek başına bir kişi.&lt;br /&gt;Kendi kararını veren, kendi kararıyla harekete geçen bir irade.&lt;br /&gt;“Ben tek başıma ne yapabilirim?” mızıklanmasına inen bir tokat.&lt;br /&gt;“Bana mı kaldı canım?” kaytarmasına vurulan bir şamar.&lt;br /&gt;Evet, işte tek kişi.&lt;br /&gt;Evet, işte kendi başına.&lt;br /&gt;O artık bütün işgale uğrayan ülkelerin ortak kahramanıdır.&lt;br /&gt;Bunu düşünerek yaptığını sanmıyorum.&lt;br /&gt;Ulaşabileceği yerde yapabileceğini yapmak isteyen bir isyancı o.&lt;br /&gt;Ülkesine yapılan hakareti içine sindirememiş birisi.&lt;br /&gt;İşgalci Amerika’ya duyulan nefretin harekete geçen simgesi.&lt;br /&gt;Obama bu pabuça dikkatle bakmalıdır.&lt;br /&gt;Şu anda seçtiği yardımcılarıyla ikinci bir Bush olma kaygısı yaratıyor.&lt;br /&gt;Amerika, bu saldırgan kimliğiyle Ortadoğu ülkelerinin nefret odağıdır.&lt;br /&gt;Ne yazık ki benim ülkem, teslimiyetçi bir iktidarın elinde Amerika’nın Ortadoğu’daki temsilcisi olmaya zorlanıyor.&lt;br /&gt;Buna karşı çıkacak yürekli bir muhalefet de görülmüyor.&lt;br /&gt;Pabuçlarımız artık bize daha da ağır gelecek...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Bağımsızlığı bize anlatan Atatürk’tür.&lt;br /&gt;Bağımsızlığı dünyaya anlatan Atatürk’tür.&lt;br /&gt;Bağımsızlığın nasıl kazanılacağını öğreten de Atatürk’tür.&lt;br /&gt;Bağımsızlık savaşılarak kazanılır.&lt;br /&gt;Bağımsızlık ricayla, minnetle, yaltaklanarak kazanılmaz.&lt;br /&gt;Bağımsızlık savaşarak, kanla, terle kazanılır.&lt;br /&gt;Bağımsızlığın ne olduğunu unutanlara seslenmek gerekiyor:&lt;br /&gt;Irak’a bakın. Irak’ta olup bitenlere bakın.&lt;br /&gt;Yugoslavya’ya bakın. Balkanlar’a bakın.&lt;br /&gt;Kafkasya’ya bakın.&lt;br /&gt;Ülkelerin nasıl parçalandığına bakın.&lt;br /&gt;Orayı burayı satanların, kapı arkası tezgâhçılarının oyunlarına bakın.&lt;br /&gt;Eğer oralara bakamıyorsanız?&lt;br /&gt;Eğer bakıp da göremiyorsanız?&lt;br /&gt;Görüp de anlayamıyorsanız?&lt;br /&gt;Siz bağımsızlığı hak etmiyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;Atatürk’ü de hak etmiyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;Sizin yapıp yapacağınız, işgalcilerin elini eteğini öpmektir.&lt;br /&gt;Ama sonunda, atmaya kıyamadığınız pabucunuzu elinize verip sizi vatanınızdan kovarlar.&lt;br /&gt;Biz, yaşayan liderimiz Atatürk’le beraber, sonuna kadar yürümeye yeminliyiz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erdal ATABEK / 22.12.2008 / Cumhuriyet&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:erdalatak@gmail.com?subject=YoreNet"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;erdalatak@gmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2018103411099525502?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2018103411099525502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2018103411099525502' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2018103411099525502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2018103411099525502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/ite-yln-olay-frlatlan-pabu.html' title='İşte Yılın Olayı: Fırlatılan Pabuç...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4015654363534663611</id><published>2008-12-01T13:04:00.000+02:00</published><updated>2008-12-01T13:05:59.808+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>CHP'nin Olamadağı....</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;CHP’nin Olamadığı...&lt;br /&gt;CHP uzun yıllardır iktidar olamıyor.&lt;br /&gt;Bu olamayışın elbette nedenleri var.&lt;br /&gt;Parti yöneticileri de kendi nedenlerini araştırıyordur.&lt;br /&gt;Şimdi anlaşılıyor ki iktidar yolu için yeni bir anahtar deneniyor.&lt;br /&gt;Bu anahtar, türbanlı ve çarşaflı kadınların temsil ettiği kitledir.&lt;br /&gt;CHP, genel başkanının çarşaf üzerine CHP rozeti takmasıyla iktidar yolunu açabilir mi?&lt;br /&gt;Kendileri bu soruya ‘evet’ demiş olmalılar ki bu adımı atıyorlar.&lt;br /&gt;CHP içinde de dışında da bu girişime ‘evet’ diyen de vardır, ’hayır’ diyen de.&lt;br /&gt;Kendi düşüncemi açıklayayım.&lt;br /&gt;Bir partiye, partinin toplantılarına herkes gelebilir, türbanlısı da, çarşaflısı da.&lt;br /&gt;Ama her gelen o partiye -eğer ilkeleri varsa- üye olamaz.&lt;br /&gt;Üye olabilmek için, o partinin ilkelerini bilip kabul etmeli, tüzüğünü benimsemiş olmak gerekir.&lt;br /&gt;Partinin de bu konuda yetkili organlarının ortak kararı olmalıdır.&lt;br /&gt;Bu bakımdan Deniz Baykal’ın yaptığı yanlıştır.&lt;br /&gt;Yanlış bir adımdır ve bir seçim öncesinde ne yazık ki seçim yatırımı etiketi taşımaktadır.&lt;br /&gt;Bu yanlış adım, CHP’nin her koşulda ona oy veren seçmenini irkiltir.&lt;br /&gt;CHP kendi oylarını kaybedebilir.&lt;br /&gt;Türbanın ve çarşafın temsil ettiği seçmenden oy alabilir mi? Hiç sanmam.&lt;br /&gt;Türbanın ve çarşafın oyları -birçok nedenle- AKP’nindir.&lt;br /&gt;Aslında bu adımıyla CHP, kendi elini zayıflatmış, AKP’nin elini güçlendirmiştir.&lt;br /&gt;Seçimlerde bu girişimin AKP tarafından nasıl kullanılacağı da görülecektir.&lt;br /&gt;CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun belgeli muhalefetiyle kazandığı çok değerli puanları da bu girişimiyle azaltmıştır.&lt;br /&gt;CHP neden iktidar olamamaktadır?&lt;br /&gt;Bu soru yanlış sorudur. Doğru soru şudur:&lt;br /&gt;CHP neden muhalefet olamamaktadır?&lt;br /&gt;CHP neden Meclis muhalefeti ile yetinmektedir?&lt;br /&gt;CHP neden toplumsal muhalefet olamamaktadır?&lt;br /&gt;CHP neden kendi içinden dışarıya çıkamamaktadır?&lt;br /&gt;CHP muhalefet olamadığı için iktidar olamamaktadır.&lt;br /&gt;CHP’nin asıl sorunu muhalefet olamamaktadır.&lt;br /&gt;CHP, başkanlarının hitabet sanatçısı gibi düzgün konuşmasıyla, bağırıp çağırmasıyla muhalefet yaptığını sanmakta ve yanılmaktadır.&lt;br /&gt;CHP, genel başkan odaklı bir parti durumundadır ve etkisizdir.&lt;br /&gt;CHP halkın özlemleri odaklı bir parti olmadıkça ne muhalefet olabilir ne de iktidar.&lt;br /&gt;AKP iktidarının temel nedeni, CHP’nin stratejisinin olmayışıdır.&lt;br /&gt;Şimdi bu tıkanıklığı aşma adına bulunan anahtar CHP’yi bilinen yolundan da ayırmaktadır.&lt;br /&gt;Türban ve çarşafın simgelediği zihniyet laik olabilir mi?&lt;br /&gt;Türban ve çarşafın simgelediği zihniyet kadın-erkek eşitliğini kabul edebilir mi?&lt;br /&gt;Türban ve çarşafın temsil ettiği ideoloji din dışı bir toplum düzeninden yana olabilir mi?&lt;br /&gt;Türbanlı ve çarşaflı bir CHP, soluk ve silik bir AKP benzerinden başka ne olabilir?&lt;br /&gt;‘CHP ne yazık ki iktidar olamıyor’ diyorduk.&lt;br /&gt;Bu gidişle ‘CHP iktidar olsa ne olacak’ mı, diyeceğiz?&lt;br /&gt;Biz, kimlerle mücadele ettiğimizi, onlarla neden mücadele ettiğimizi biliyoruz.&lt;br /&gt;Mücadelemizi şaşırtmaya çalışanlarla aynı yolda olamayız.&lt;br /&gt;Atatürk Cumhuriyetini temsil etmeyen bir CHP, bizim oyumuzu artık isteyemez.&lt;br /&gt;Bizim oyumuzu istemeye bile hakkı olamaz.&lt;br /&gt;Biz mücadelemizin bilincindeyiz.&lt;br /&gt;Ya siz?.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Erdal Atabek / 01.12.2008 / Cumhuriyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4015654363534663611?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4015654363534663611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4015654363534663611' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4015654363534663611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4015654363534663611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/12/chpnin-olamada.html' title='CHP&apos;nin Olamadağı....'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1873541478079127215</id><published>2008-11-26T10:55:00.000+02:00</published><updated>2008-11-26T10:56:38.244+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Bu Kadar Zor mu?...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Küresel kriz Türkiye’de de etkisini gösterirken emek örgütleri tepkilerini ortaya koymak için eyleme geçmeye hazırlanıyor DİSK ve KESK’in önderliğinde...&lt;br /&gt;Beyaz ve mavi yakalı emekçiler 29 Kasım Cumartesi günü Ankara’da buluşacak!&lt;br /&gt;AKP hükümeti gericiliğin, neo-liberalizmin, ırkçılığın odak noktası oldu.&lt;br /&gt;Ankara’da TMMOB Genel Merkezi’nin önünde toplanan mühendis ve mimarlar haykırdılar:&lt;br /&gt;“Bu ülke, bu halk satılık değildir!”&lt;br /&gt;TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, kapitalist küreselleşmenin faturasını yoksul halka çıkaran AKP iktidarını eleştirirken şöyle dedi:&lt;br /&gt;“Yüzünüzü IMF’ye değil, halkımıza çevirin; her türlü emperyal bağımlılık ilişkilerinizi terk edin. İşten çıkarmaları yasaklayın; halkın temel gereksinimlerine yaptığınız zamları geri alın; özelleştirmeleri durdurun!..”&lt;br /&gt;Yoksulluk ve yolsuzluk!&lt;br /&gt;Bugün Türkiye’nin gündeminde bunlar var...&lt;br /&gt;Dinsel gericiliğe koşut olarak ülkeyi yabancı sermayeye peşkeş çeken düşünce, yoksulu daha yoksul yaparak “sadaka toplumu” yaratmadı mı?&lt;br /&gt;Nedense bu gerçek örtülmek isteniyor, Türkiye’de yapay gündemler yaratılarak ırkçılığın, gericiliğin, neo-liberalizmin yolu açıldıkça açılıyor.&lt;br /&gt;Yoksul halka sadaka dağıtan tarikatçı vakıf ve dernekler, din baronları, ağalar, şeyhler ve şıhlar güzel yurdumu “ahtapotun kolları” gibi sarıyor.&lt;br /&gt;Kapitalist küreselleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan yoksulluk, yoksunluk, işsizlik ve eğitimsizlik insanları dinciliğin, ırkçılığın, faşizmin sarmalına alıyor.&lt;br /&gt;Gelir dağılımındaki uçurum, büyük kentlerin varoşlarındaki yoksulluk, gençlerimizi sokaklara döküyor, Güneydoğu’da meydana gelen olaylar bu nedenle algılanamıyor!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Gericiliğe, ırkçılığa ve faşizme karşı savaşım verilmezse, temel hak ve özgürlüklere sahip çıkılmazsa eşit, özgürlükçü, laik demokratik bir cumhuriyet olmaz!&lt;br /&gt;Eğer yaşadığımız coğrafyayı barış ortamına taşımak istiyorsak, dinci, ırkçı, şoven milliyetçilikten uzak durup, demokrasiyi araç olarak değil amaç olarak görmek zorundayız.&lt;br /&gt;Diyarbakır’da, Hakkâri’de 17 yaşındaki gençlerimize, sapan taşıyla eylem yaptıkları için “terör örgütü üyesi” suçlamasıyla 13 yıl hapis cezası vermek sorunu çözmez!&lt;br /&gt;Güneydoğu, tarikat şeyhlerinin, şıhlarının, aşiret reislerinin, sadaka dağıtan dinci vakıf ve derneklerin kuşatması altında bugün.&lt;br /&gt;Gerici hareketlenme Diyarbakır’dan başlayıp Batman’a değin tüm bölgeyi kuşatma altına almış durumda.&lt;br /&gt;Biat kültürü, bireyi “kul”a dönüştürmüş!&lt;br /&gt;12 Eylül faşizminin getirdiği Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası yerli yerinde dururken, her konuda “ahkâm kesen” AB, nedense antidemokratik yasalara ses çıkarmıyor.&lt;br /&gt;2008 yılı bir ay sonra yerini 2009’a bırakacak...&lt;br /&gt;23 yıldır aynı yasayla seçime gidiyor Türkiye... Tüm partilerin adayları torbadan değil, liderin iki dudağı arasından çıkıyor...&lt;br /&gt;Bırakın AB ülkelerini, Mısır ve Suriye’de bile baraj sınırı yüzde beş, Türkiye’de ise yüzde on.&lt;br /&gt;Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri, sağcısıyla solcusuyla “eşitlik, özgürlük, demokrasi” kavramlarını kullanıyorlarsa önce şu Siyasi Partiler ve Seçim yasalarının değiştirilmesi için Meclis’e baskı yapmalıdırlar.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Evet, DİSK ve KESK’in öncülüğünde alanlara çıkacak beyaz ve mavi yakalılar!&lt;br /&gt;Ankara’da yapılacak mitinge, demokrasiyi yaşam biçimi olarak gören sağcı ve solcu herkes katılmalı bence...&lt;br /&gt;Gericiliğe, ırkçılığa, faşizme, eşitsizliğe karşı demokratik mücadele!&lt;br /&gt;Ne diyor Süleyman Çelebi ve Sami Evren:&lt;br /&gt;“Ekonomik krizin bedelini ödemeyeceğiz!”&lt;br /&gt;Bu coğrafyada barışçıl, eşitlikçi, özgürlükçü bir yaşam istiyorsak “nefret” değil “sevgi” tohumları ekmeliyiz!&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Atatürk “Kurtuluş”u ve “Kuruluş”u böyle gerçekleştirdi... Türk’üyle, Kürt’üyle, Lazıyla, Çerkeziyle yaratıldı Cumhuriyetimiz...&lt;br /&gt;Savaş çığlıklarının bitmesini, silahların susmasını istiyor toplum!&lt;br /&gt;Emekçilerin insanca yaşamasını, dinciliğin, gericiliğin, ırkçılığın sona ermesini!&lt;br /&gt;O denli zor mu dostlar, zor mu?..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hikmet Çetinkaya / 26.11.2008 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1873541478079127215?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1873541478079127215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1873541478079127215' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1873541478079127215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1873541478079127215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/bu-kadar-zor-mu.html' title='Bu Kadar Zor mu?...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-228913223589995185</id><published>2008-11-24T09:21:00.000+02:00</published><updated>2008-11-24T09:22:41.796+02:00</updated><title type='text'>Çarşaflamak!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;CHP Genel Başkanı Baykal’ın İstanbul’da “kara çarşaflı bayanlara törenle CHP rozeti takmasını” geçen hafta bu köşede çıkan yazımla eleştirdim. Eleştirilen, kara çarşafın, altı ok takılarak “simgeleştirilmesidir”; ne eksik ne de fazla!&lt;br /&gt;Konu, saptırılmamalı!&lt;br /&gt;Arkadaşlarımla birlikte bizim karşı olduğumuz, partimizin Baykal tarafından “kara çarşafı simgeleştiren” bir sürece sokulmasıdır.&lt;br /&gt;Anadolu’da, yazma ve tülbent gibi geleneksel başörtülerinin içinde büyüdük. Rahmetli annemin yazması harikaydı. Sorun, başın örtülmesi değil. Sorun, türbandan sonra “kara çarşafın” da “simgeleştirilmesi” ve buna milyonlarca insanımızla birlikte yıllardır emek verdiğimiz CHP’nin alet edilmesidir.&lt;br /&gt;CHP, elbette, başı örtülü kadınların da oyunu almalıdır. Bunun için yapılması gereken, öncelikle, onların, “eğitim, iş ve aş” gibi sorunlarına çözümler üretmektir. Yıllarca SHP ve CHP’de yöneticilik yaptım, başı örtülü diye kadınlar hiç dışlanmadı; 1989 yerel seçimleri kara çarşafa sarılarak kazanılmadı. CHP, temel eğitimin 12 yıla çıkarılmasını ve bütün kızların en azından bu eğitimi almasını; işsizlik sorununu somut programlar uygulayarak çözmeyi ve özellikle kadının iş bulmasını sağlamayı asıl görevi saymalıdır. Kadının, eğitim alarak çalışma yaşamına daha çok katılması için uğraş verilerek; onların ekonomik özgürlüğünün sağlanması amaçlanarak ve bunlar için somut programlar yapılarak çalışılırsa, kadınların oyları alınır. Bu konularda hazırlanan projeleri sahiplenmeyen Baykal’ın anlamadığı, tam da budur!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Kara çarşafı ve türbanı “özgürlükçü” geçinerek savunan ve Baykal’ı sahiplenerek bizleri “kılık kıyafet zaptiyesi” olmakla suçlayan bazı sağcı yazar ve yorumcular, iyice çarşaflıyor.&lt;br /&gt;Ömürlerini, ırkçı ve dinci faşizme karşı savaşarak geçiren bizleri, yani, solcu oldukları için ve yalnızca düşünceleri nedeniyle, kendileri, yakınları ve CHP’li arkadaşları faşist kurşunlarına hedef olan; işkenceden geçirilen; işinden, ekmeğinden edilen; can kardeşlerini Sıvas’ta, Maraş’ta, Çorum’da ve benzeri saldırılarda kaybeden bizleri, özgürlük ve demokrasi karşıtı göstermeye çalışmak ve böyle suçlamak, önce, çok boş bir çabadır; sonra da, en azından ayıptır.&lt;br /&gt;Hele bunu, gazete köşelerinin ve TV kanallarının olağanüstü olanaklarını eşitsiz bir biçimde kullanarak yapmak da, ayrıca hakça sayılmaz.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Türbanı ve kara çarşafı “özgürlük” etiketi giydirerek savunanlar, yanlış yapıyor.&lt;br /&gt;Konuya, “18 üzerinden”, kesit bakıyor; bunlar, kapanan kadının 18 yaş “öncesinde” nasıl yaşadığıyla hiç ilgilenmiyor.&lt;br /&gt;Ayrıca kara çarşaflı ve türbanlıların, çocukluğunda, oyun oynama, sinemaya gitme ve eğitim olanakları; çocukluktan gençliğe geçiş süreçlerinde yaşadıkları ya da yaşayamadıkları; evlenme yaşları; nasıl evlendikleri; çalışma, spor yapma, sanat etkinliklerine katılma ve bunları tek başlarına kararlaştırma gibi konularda ne kadar özgür oldukları, açıklık kazanmalıdır. “O konulara karışmam” anlayışıyla, kara çarşafı ve türbanı özgürlük simgesi olarak savunmak, tam bir aldatmacadır.&lt;br /&gt;Kara çarşaf ve türbanın “neden ve nasıl” giyildiğini incelemeden bunları kişi özgürlüğü adına savunmak ve buna bir de “bilimsellik kisvesi” giydirmek, her gün dağıtılan “yalancı doktora” cüppelerini giymeye benziyor!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Sorun, giyim-kuşam işi değildir; kadının özgürleşmesidir.&lt;br /&gt;Türbanın ve kara çarşafın kadını özgürleştirdiği görüşünde değilim. Tam tersine, bunların, kadının ruhsal ve bedensel gelişimini engellediğini düşünüyorum!&lt;br /&gt;Unutulmasın, kara çarşaf ve türban savunuculuğu yapılarak özgürlükçü ve demokrat olunamaz.&lt;br /&gt;Bunun tarihsel ve toplumsal çok sayıda kanıtı var. Son kanıt, birkaç ay önce yapılan Pekin Olimpiyatları’dır. Türbanı ve kara çarşafı “özgürlük” adına savunarak, bizi eleştiren sağcılar, olimpiyatlarda, kaç tane kara çarşaflı ve türbanlı sporcu bayan gördüler?&lt;br /&gt;Şimdi, bu kara çarşafçı ve türbancılar takımı, kadının özgürleşmesini bizlerden daha fazla mı savunmuş oluyor?&lt;br /&gt;Geçiniz!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Ülkede bir “kara çarşaflı demokrasi gülmecesi” sahneleniyor. Değişmez Genel Başkan Baykal CHP’yi kara çarşafa sarıyor; MHP, Alevi toplumuna yakınlaşmak istiyor. Bütün bunlar siyasetin sapmalarıdır. Çünkü siyaset, toplumun ekonomik gelişme ve demokratikleşme gibi ana sorunlarına çözüm üretemiyor.&lt;br /&gt;Hiç kuşku yok, Cumhuriyet’in aydınlık mayasıyla yoğrulan toplumsal evrimin gücü, bu çok maskeli oyunu, bu aldatmacayı, bu yalan-dolanı mutlaka bozacaktır.&lt;br /&gt;“Çarşafsız” durum budur!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yakup Kepenek / 24.11.2008 / Cumhuriyet &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-228913223589995185?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/228913223589995185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=228913223589995185' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/228913223589995185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/228913223589995185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/araflamak.html' title='Çarşaflamak!'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-4725025474590500610</id><published>2008-11-24T09:13:00.000+02:00</published><updated>2008-11-24T09:14:45.274+02:00</updated><title type='text'>Erkek Egemenliği...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ülkemizde giyim - kuşam ile politika arasında süregelen ilişkinin tarihi oldukça eskidir.&lt;br /&gt;19’uncu yüzyılda Osmanlı kadın ile erkek giyiminde iki yeniliğe açılmıştı.&lt;br /&gt;İmparatorluk payitahtına ‘Fas’tan ‘fes’ getirildi; Suriye’den alınan çarşaf kadın giyimine egemen oldu.&lt;br /&gt;Padişah İkinci Mahmut bir genelge yayımlayıp ordu mensuplarının fes giymelerini zorunlu kılmıştı. İkinci Abdülhamit ise saray kadınları dışında ferace giyilmesini yasaklayınca çarşaf yayılmıştı.&lt;br /&gt;Cumhuriyetten sonra fes kaldırıldı; ama, erkek giyimine müdahale eden Atatürk kadın giyimine dokunmadı.&lt;br /&gt;Ne var ki giyim - kuşam davası 21’inci yüzyılda da sürüyor, bugün Türkiye’de türban davası politikanın birincil sorunları arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;Sayın Deniz Baykal’ın çarşaflı kadınlara CHP rozeti takması ise hem parti içinde hem dışında tartışma ve çalkantılara yol açmıştır.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Genel olarak bu tartışmalar kapsamında biçimsel dinselliğin mirasını görmek doğaldır; türban, çarşaf, peçe, burka, vesaire, kadını erkekle eşit saymayan mantığın ürünü olan ‘tesettür’ü vurgular.&lt;br /&gt;Tesettür yalnız Türkiye’de yok; bütün İslam coğrafyasında kadını örtme biçimi kimi Müslüman ülkesinde çok sert, kimisinde daha hoşgörülü biçimde uygulanıyor.&lt;br /&gt;Bizde Cumhurbaşkanı ile Başbakan eşlerinin tesettürlü olması ülkemizin son yıllardaki egemen politikasını da gözler önüne sermektedir.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Ancak Türkiye’de gerçekleri hiçe sayan garip bir siyasetle kadının tesettür boyunduruğuna alınması özgürlük davası gibi sunulmakta; erkek egemenliğinin dinsel baskıyla bütünleşmesi sandıkta oy ağırlığını sağladığından, demokratik sayılmaktadır.&lt;br /&gt;Tesettürü benimsemiş İslam coğrafyası ise bugün yeryüzünde geri, ilkel, antidemokratik, çağdışı, dinci haritayı oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;1923 Cumhuriyeti ‘medeni’ ve ‘siyasal’ haklarda kadını erkekle eşit duruma CHP iktidarıyla getirmiştir.&lt;br /&gt;Ne var ki her devrimin bir karşıdevrimi oluşuyor; Türkiye şimdi bu çelişkinin çok partili rejimde hesaplaşmasını yaşıyor.&lt;br /&gt;İstenirdi ki İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra karşıdevrim çok partili rejimde ağırlık kazanmasın; kız çocuklarımızın tümü çağdaş öğretim - eğitimden geçtikten sonra kişiliklerine kavuşup özgürlüklerini savunabilsinler...&lt;br /&gt;Ne yazık ki bu amaç gerçekleşemedi.&lt;br /&gt;Şimdi kadınlarımızın çoğu iktidarın erkek egemenliğine prim tanıyan dinci - İslamcı siyaseti altında eziliyorlar.&lt;br /&gt;Bunların içinde CHP’ye oy verenlerin sayısı bir soru işaretidir.&lt;br /&gt;Şimdi CHP Genel Başkanı Baykal çarşaflı kadınlara parti rozetini takarak tesettürlüleri partisine ve özgürlük yoluna çağırıyor.&lt;br /&gt;Ancak erkek egemenliği altında yaşayan tesettürlü seçmenlerden yüzde kaçı bu davete icabet edebilir?&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;24.11.2008 / Cumhuriyet&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a name="ICERIKSONU"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-4725025474590500610?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/4725025474590500610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=4725025474590500610' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4725025474590500610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/4725025474590500610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/erkek-egemenlii.html' title='Erkek Egemenliği...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1864591835059259402</id><published>2008-11-24T09:11:00.002+02:00</published><updated>2008-11-24T13:44:37.713+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Çocuklarımıza Neler Yapıyoruz?...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Küçük çocuklara yapılan cinsel girişimler ‘pedofili’ olarak adlandırılar.&lt;br /&gt;Pedofili ruh hastalığı kitaplarında ‘cinsel sapkınlıklar-parafililer’ bölümünde yer alır.&lt;br /&gt;Nedenleri üzerinde durulur, neler yapılacağı tartışılır, önemli bir konudur.&lt;br /&gt;Hüseyin Üzmez olayının yankıları doğal olarak sürüp gidiyor.&lt;br /&gt;İslami kesimin bu olayı ‘bizdendir, harcatmayız’ mantığıyla savunmaları da ibret vericidir.&lt;br /&gt;Üstelik, küçük yaştaki kız çocuklarının eş olarak alınabileceğine ilişkin savunmalar dinin nasıl kullanılabildiğine de örnek oluşturuyor.&lt;br /&gt;‘Bizdendir, harcatmayız’ mantığıyla savunulan sapkın cinsel tutumlara eklenen yolsuzluklar da ülke yönetiminin içine düştüğü durumun aynalarıdır.&lt;br /&gt;Ama nelerin ortaya çıktığına da bakalım.&lt;br /&gt;Küçük yaştaki kız çocuklarına cinsel saldırıların ardı arkası kesilmiyor.&lt;br /&gt;Evden kaçan 13-14 yaşlarındaki iki kızın tanıştığı birisi kızları başkalarına da peşkeş çekiyor.&lt;br /&gt;Bir ilköğretim okulunun kız öğrencilerine biraz daha büyük erkek öğrenciler tecavüz ediyorlar.&lt;br /&gt;Haberin biri bitmeden öbürleri ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;Daha kim bilir basına yansımayan, hatta kimselerin haberi olmadan ülkenin nerelerinde neler yaşanıyor?&lt;br /&gt;Bu arada cep telefonlarının ne işlere yaradığı da ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;Birisinin kandırdığı kız çocuğuna yaptığı tecavüz olayı cep telefonuyla görüntüleniyor.&lt;br /&gt;Bu görüntülerle küçük kız tehdit edilerek başkalarıyla ilişkiye zorlanıyor.&lt;br /&gt;Arkadan bir sürü kepazelik sürüp gidiyor.&lt;br /&gt;Zincir bir yerde kopup da iş ortaya çıkarsa ne âlâ.&lt;br /&gt;Yoksa bu işler sürüp gidiyor.&lt;br /&gt;‘Freud’a Ne yaptık da Çocuklarımız Böyle Oldu?’ diye bir kitap var.&lt;br /&gt;Çocukların tutumlarının değişmesini konu olarak alıyordu.&lt;br /&gt;Asıl bizim toplumumuza uyuyor bu söz: ‘Freud’da ne yaptık da küçük kızlara saldırır olduk?’.&lt;br /&gt;Nedir bu durum?&lt;br /&gt;Ne oluyoruz? Nereye gidiyoruz?&lt;br /&gt;‘Küçük kızlar da evden kaçmasaydı, oh olsun, başkalarına ders olsun’ mu denilmeli?&lt;br /&gt;Küçük bir kızın yanlışını görüp elinden tutup evine götürecek vicdan sahibi insan kalmadı mı?&lt;br /&gt;Yetmişini aşmış azmışlara küçük kızları ‘münasip görmek’ yerine, ‘efendi efendi, geç yerine de edebinle otur’ diyecek bir Müslüman kalmadı mı?&lt;br /&gt;Bu memleketin çocuk doktorları ayağa kalkmıyor mu?&lt;br /&gt;Bu memleketin eğitimcileri asıl bu konuda neden konuşmuyor?&lt;br /&gt;Ülkemin çocuk ve ergen psikiyatrlarını göreve çağırıyorum.&lt;br /&gt;Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Derneği (ben de onur üyeleriyim) görüşlerini her yolla açıklamalı.&lt;br /&gt;Bu memleketin yöneticileri nerede?&lt;br /&gt;Susmak, oralı olmamak, aldırmamak suçun ortağı olmaktır.&lt;br /&gt;Bu suça ortak olmayalım.&lt;br /&gt;Bu gidişe sessiz kalmayalım.&lt;br /&gt;Belçika’da yaşanan bir küçük kız tecavüzü olayında 300 bin kişi beyaz bayraklarla sokaklara döküldü.&lt;br /&gt;Beyaz bayraklar masumiyet çağrısıydı.&lt;br /&gt;Namus namus diye tepinmekle namus korunmaz.&lt;br /&gt;Namus böyle olaylarda ortaya çıkar.&lt;br /&gt;Dürüstlük böyle durumlarda gereklidir.&lt;br /&gt;Din iman işte bu olaylarla ölçülür.&lt;br /&gt;İnsanlarımız bu olaylara ‘hayır’ demelidir ve bunu kanıtlamalıdır.&lt;br /&gt;Ülkemiz bu utançtan kurtarılmalıdır.&lt;br /&gt;Hepimize düşen görev budur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erdal Atabek / 24.11.2008 / Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1864591835059259402?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1864591835059259402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1864591835059259402' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1864591835059259402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1864591835059259402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/ocuklarmza-neler-yapyoruz.html' title='Çocuklarımıza Neler Yapıyoruz?...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-2571112822893092774</id><published>2008-11-17T07:38:00.001+02:00</published><updated>2008-11-17T07:41:02.706+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Hangi berbat gündem maddesi daha berbat</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Okuyup da okumaz olsaydım dediğim, görüp de görmez olsaydım dediğim haberler yüzünden yine bu haldeyim...&lt;br /&gt;Çok sinirli!&lt;br /&gt;Kimse kötü haber okumak istemiyor.&lt;br /&gt;Ben de istemiyorum.&lt;br /&gt;İyi de,&lt;br /&gt;Haberlerin kötü olması, olanların kötü olması yüzünden. &lt;br /&gt;Bizim kötü insanlar olmamız yüzünden!&lt;br /&gt;Yoksa hangi insan sürekli kötü haber yapmak ister ki!&lt;br /&gt;Hangi insan evladı bir ülkede bu kadar kötü, insanın içini kaldıran, ruhunu çökerten olay olsun ister ki...&lt;br /&gt;Ama var işte.&lt;br /&gt;Var da var!&lt;br /&gt;Nasıl insanlar yetiştiriyoruz biz bu ülkede? &lt;br /&gt;Nasıl insanlar yetiştiriyoruz ki, ne insana, ne hayvana, ne doğaya saygı ve sevgisi var!&lt;br /&gt;Neyi severiz biz? &lt;br /&gt;Neye saygı duyarız?&lt;br /&gt;Bu nasıl bir insanlık diyarı?&lt;br /&gt;Nasıl insanlarız ki biz; ayakları kırık, yaralı, aciz, kendini savunacak hali kalmamış bir köpeği boğazından telleyerek çöp kamyonuna sallandırabiliyoruz!&lt;br /&gt;Nasıl insanlarız ki, bir uçak için deve kurban edebiliyoruz! &lt;br /&gt;*** &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ne yalancı insanlarız yahu... &lt;br /&gt;Sözde çocukları severiz.&lt;br /&gt;Çocuk sevgisinden anladığımız; yolda gördüğümüz çocuğun yanağını sıkıp poposuna vurmaksa, sevmeyelim kardeşim, ellemeyelim o çocuğu, daha iyi! &lt;br /&gt;Küçücük çocuklara, kız-erkek farketmez, cinsel obje olarak bakabilen insanlar yetiştiriyoruz madem...&lt;br /&gt;Yetmiyor sapıkları yüreklendiriyoruz, ceza vereceğimize idol yapıyoruz madem, itiraf edin sevmediğinizi çocukları!&lt;br /&gt;Sözde ana-babalık önce sorumluluk demek...&lt;br /&gt;Ne büyük yalan!&lt;br /&gt;Ensest ilişkiye kurban gitmiş bir çocuğun annesi olarak kalkıp önce çocuğu azarlayarak tüm duygularını hiçe sayıp suçluyu koruyorsak, &lt;br /&gt;Bir de kalkıp bunu yapan babayı koynumuza alabiliyorsak göz göre göre... Ana baba çocuğundan sorumlu olmasın bundan böyle!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Nasıl insanlar yetiştiriyoruz biz?&lt;br /&gt;Aldatıldığını “düşündüğü” için, hamile karısını çocuğunun gözleri önünde doğrayabiliyor adam...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Nasıl insanlar yetiştiriyoruz biz yahu?&lt;br /&gt;Dürüstlük, mertlik diye sağda solda ahkam kesip&lt;br /&gt;Çalana çırpana kıvrak zekalı olarak bakabiliyor, oy verebiliyor, kölesi olup neredeyse tapabiliyoruz şu halimize bakın...&lt;br /&gt;Bu ne ikiyüzlülük böyle!&lt;br /&gt;Biz insan minsan yetiştiremiyoruz farkında mısınız?&lt;br /&gt;Kendimizi kandırıyoruz.&lt;br /&gt;Okuyan, okuduğunu anlayan, kafası çalışan ve eğitimli olan bizler mesela...&lt;br /&gt;Sizce bu içinde bulunduğumuz kısır ve küçük grubun dışında kimlere ulaşabiliyoruz?&lt;br /&gt;Ve ne işe yarıyoruz acaba?&lt;br /&gt;Körler şaşılar birbirini ağırlar durumu değil de bu ne?&lt;br /&gt;Bu satırları okuyan kaç “eğitimli” kişi;&lt;br /&gt;Sokakta gördüğü yanlış olaya kalkıp “Dur!” diyebiliyor sizce?&lt;br /&gt;En basitinden, sizce kaç tanemiz sokağa tüküren adama gidip “Tükürme!” diyebiliyoruz mesela?&lt;br /&gt;Hepimiz korkuyoruz, hepimiz!&lt;br /&gt;Yalan mı?&lt;br /&gt;Kabadayıların cirit attığı, &lt;br /&gt;Ensestlerin keyif içinde yaşadığı, &lt;br /&gt;Tacizcilerin star olduğu, &lt;br /&gt;Hayvanların işkence yapmak için beslendiği,&lt;br /&gt;Çocukların şişme bebek olarak kullanıldığı, &lt;br /&gt;Kadınların alet edevat olarak görülüp sofrada çeşni olarak sunulduğu, &lt;br /&gt;Dolandırıcıların devlet yönettiği bir diyar oldu burası.&lt;br /&gt;İnsaf değil mi sizce de?&lt;br /&gt;İnsan ailesinden insanlık görmedikçe...&lt;br /&gt;Ailesi tarafından sevilip sayılmayıp kabul görmedikçe,&lt;br /&gt;İnsan merhamet ve anlayış görerek büyümedikçe...&lt;br /&gt;Bu ülkede insan mı yetişir sizce?&lt;br /&gt;Ben burada yırtınmışım, siz orada saçınızı başınızı yolmuşsunuz,&lt;br /&gt;Yine de iki yakamızı biraraya getirip ortak bir eylem yapamamışız.&lt;br /&gt;Çünkü didişmekle kafayı bozmuşuz!&lt;br /&gt;Sustukça nasıl olsa sıra bize de gelir...&lt;br /&gt;Durumumuz aynen budur işte!&lt;br /&gt;Yonca&lt;br /&gt;“nAfİLE”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-2571112822893092774?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/2571112822893092774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=2571112822893092774' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2571112822893092774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/2571112822893092774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/hangi-berbat-gndem-maddesi-daha-berbat.html' title='Hangi berbat gündem maddesi daha berbat'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-3076776814539177568</id><published>2008-11-16T17:33:00.001+02:00</published><updated>2008-11-16T17:34:52.099+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Kendi Kendimizi Şaşırdık...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tarih Baba maraton yarışçısıdır; ama, 20’nci yüzyıl ve devamında sürat koşucusuna dönüştü...&lt;br /&gt;Bir ömür boyu içinde neler yaşandı neler?..&lt;br /&gt;1990’dan bu yana kaç yıl geçti?..&lt;br /&gt;Sovyetler parçalandı...&lt;br /&gt;Balkanlar bölük pörçük, evlere şenlik...&lt;br /&gt;Bir sürü yeni ülke, yeni devlet çıktı ortaya...&lt;br /&gt;İyi mi oldu?..&lt;br /&gt;Emperyalizm bu devletleri birbiriyle tokuşturarak gününü gün ediyor...&lt;br /&gt;Ya Türkiye?..&lt;br /&gt;Kendi kendisini şaşırdı...&lt;br /&gt;Parçalandı parçalanacak...&lt;br /&gt;Dincileşti dincileşecek...&lt;br /&gt;Çağ dışına itiliyoruz...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Bu gerçeği dile getirirken artık diplomatik üsluba, medya raconuna, esteğe kösteğe gerek yok...&lt;br /&gt;1923’te kurulan Cumhuriyet, Amerikan tezgâhında kıvranıyor...&lt;br /&gt;Dincilik..&lt;br /&gt;Bölücülük..&lt;br /&gt;İkisi de iç politikada ve çok partili rejimde belirleyici oldu..&lt;br /&gt;Bu ikisi birbiriyle çelişiyor gibi görünse de aldanmayın..&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Unutmayalım ki bir açıdan Türkiye’de dünyanın en ileri demokrasisi geçerli..&lt;br /&gt;Nasıl?..&lt;br /&gt;DTP Kürt kardeşlerimizin partisi değil mi?..&lt;br /&gt;Evet..&lt;br /&gt;Peki, DTP terör yöntemini benimseyip ortalığı kana bulayan PKK ile haşır neşir ve iç içe değil mi?..&lt;br /&gt;Terör örgütünün temsilcisi DTP Meclis’te...&lt;br /&gt;Demokrasi gereği böyle...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Peki, terör örgütünün lideri olmakla suçlanarak yargılanan kim?..&lt;br /&gt;Bendeniz..&lt;br /&gt;Yalnız bendeniz mi?.. Terörün T’siyle en küçük bir ilişkisi bulunamayacak ve bulunmayan nice rektör, avukat, bilim adamı, parti başkanı terörist suçlamasıyla içerde...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Ayıptır söylemesi...&lt;br /&gt;PKK terörüyle omuzdaş partinin başkanı Ahmet Türk Meclis’te...&lt;br /&gt;Sakın ha...&lt;br /&gt;Kimsenin aklına Ahmet Türk’ü içeri atmak için en küçük bir fikir düşmesin...&lt;br /&gt;DTP hem Meclis’te olsun..&lt;br /&gt;Hem PKK terörüyle al takke ver külah olsun...&lt;br /&gt;Her sorunumuzu tartışarak ve demokrasiyle çözelim...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Çözelim de; bir noktada, amaçta, ülküde, hedefte birleşelim...&lt;br /&gt;Nedir o?..&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti Yugoslavya’ya ve Sovyetler’e dönüşmesin...&lt;br /&gt;Dincileşmesin..&lt;br /&gt;Parçalanmasın..&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Üstelik biz parçalandığımız zaman Anadolumuzun doğusu, hesaba göre, Irak’ın kuzeyiyle aşiret ve dincilik temelinde birleşecek...&lt;br /&gt;Anadolu’nun batısı da dinci bir Cumhuriyet olacak...&lt;br /&gt;Atıyorsun, demeyin..&lt;br /&gt;Göz göre göre, emperyalizmin tezgâhında, Amerika’nın güdümünde Türkiye Cumhuriyeti bitiriliyor...&lt;br /&gt;İçerde, dışarda, Amerika’da, Avrupa’da, Arabistan’da tezgâh çalışıyor...&lt;br /&gt;Evet, eğer kendimizi toparlayamazsak işimizi bitirecekler...&lt;br /&gt;Bunu kim söylüyor?..&lt;br /&gt;PKK terörü sürüp giderken, şehit sayısı artarken, Meclis’te terörist PKK’yi savunan partinin grubu varken, terörist olmakla suçlanıp gecenin köründe gözaltına alınarak yargılanan ben söylüyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İlhan SELÇUK / 16.11.2008 / Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-3076776814539177568?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/3076776814539177568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=3076776814539177568' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3076776814539177568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/3076776814539177568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/kendi-kendimizi-ardk.html' title='Kendi Kendimizi Şaşırdık...'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1420779529581305436</id><published>2008-11-14T12:57:00.002+02:00</published><updated>2008-11-14T13:00:57.890+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-postalardan seçmeler'/><title type='text'>Can'a</title><content type='html'>Utandım çocuk,&lt;br /&gt;Beni anlatan bir film yapmışsın çocuk.&lt;br /&gt;Kızgınım, utanç içindeyim.&lt;br /&gt;Sana değildir kızgınlığım.&lt;br /&gt;Filmdeki Mustafa'dan da utanmış değilim.&lt;br /&gt;Başaramamışım.&lt;br /&gt;Bundandır utancım.&lt;br /&gt;Komutam altında bu vatan için kanını akıtan mehmetlerden utandım.&lt;br /&gt;Özgürlük demiştim çocuk, benim karakterimdir.&lt;br /&gt;İlim demiştim çocuk, tek yol göstericidir.&lt;br /&gt;Karanlıktan korkardı demişsin benim için.&lt;br /&gt;Korkardım evet.&lt;br /&gt;Bu ulusu boğmak üzere olan karanlıktan korktum.&lt;br /&gt;Ama insaf be çocuk, korkup da kaçmadım ya.&lt;br /&gt;Söküp atmadım mı o karanlığı bu ülkenin üzerinden?&lt;br /&gt;Diktatör demişsin bir de.&lt;br /&gt;Hiç okumadın mı çocuk?&lt;br /&gt;Nerede benim nesilleri emanet ettiğim öğretmenler?&lt;br /&gt;Anlatmadılar mı sana?&lt;br /&gt;Başkomutan olarak cepheden cepheye koşarken, ülkede hala padişahlık rejimi varken ve bütün kararları tek başıma verebilecekken neden bir meclis kurdum ben çocuk?&lt;br /&gt;Böyle diktatör olur mu?&lt;br /&gt;Ah be çocuğum.&lt;br /&gt;Neden, nasıl düşman ettiler seni bana?&lt;br /&gt;Baktım aşktan, sevgiden, aileden bahseden güzel şeyler yazmışsın bugüne kadar.&lt;br /&gt;Belli iyi bir insansın.&lt;br /&gt;Çalışkansın, zekisin.&lt;br /&gt;Hacıları, hocaları anlarım da çocuk, seni anlayamıyorum.&lt;br /&gt;Onlar hiç sevmedi beni.&lt;br /&gt;Yüzyıllardır süren iktidarlarını aldım ellerinden.&lt;br /&gt;Kara cüppeleri ile çöktükleri milletin ümüğünden çekip aldım hepsini.&lt;br /&gt;Sevmeyecekler beni elbette çocuk.&lt;br /&gt;Peki sen çocuk, sen neden kol kola girdin bu Kara kalplilerle?&lt;br /&gt;Dedim ya çocuk sana değil kızgınlığım.&lt;br /&gt;Başaramamışım.&lt;br /&gt;Anlatamamışım demek ki özgürlüğün kıymetini, bağımsız bir ulusun, onurlu bir bireyi olmanın ne büyük bir nimet olduğunu bunca konuşmamda.&lt;br /&gt;Yazık olmuş be çocuk.&lt;br /&gt;Onca vatan evladının kanına, onca ananın göz yaşına.&lt;br /&gt; Veremem ki şimdi hesabı çocuk, ne o gencecik bedenlere, ne gözü yaşlı annelere.&lt;br /&gt;Bu muydu uğruna bizi ölüme gönderdiğin vatan derlerse, bu nesiller miydi ölü evlatlarımızın kanıyla kurduğun ülkeyi emanet ettiğin diye sorarlarsa ne derim ben onlara be çocuk?&lt;br /&gt;Olmadı be çocuk, olmadı.&lt;br /&gt;Mustafa Kemal ATATÜRK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-1420779529581305436?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/1420779529581305436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=1420779529581305436' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1420779529581305436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/1420779529581305436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/cana.html' title='Can&apos;a'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-8795248142947412910</id><published>2008-11-14T12:40:00.002+02:00</published><updated>2008-11-14T12:43:54.457+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZARLARDAN SEÇMELER'/><title type='text'>Trajedilerin komediye dönüştüğü bir evde yaşıyorum.</title><content type='html'>İnsanın çocukları olunca, öyle inanılmaz şeyler geliyorki başına...&lt;br /&gt;Hakikaten çocukları meleklerin kollayıp koruduğuna giderek daha fazla inanıyor. &lt;br /&gt;Ne mi oldu yine?&lt;br /&gt;Derin bir nefes alıp anlatıyorum,&lt;br /&gt;Belki rahatlarım bu bahaneyle...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Saat: Çocukların uyku, büyüklerin nefes alma saati&lt;br /&gt;Mekan: Çok dağınık bir ev&lt;br /&gt;Anne: Çocukları zamanında yatırma konusunda kararlı, çünkü fenalık geçirme kıvamında&lt;br /&gt;Baba: İş yemeğine çıkmak için hazırlık yapmakta&lt;br /&gt;Erkek çocuk: Ateşlendi ateşlenecek, boğazı şiş, yutkunamamakta ve mız mız mızlamakta&lt;br /&gt;Kız çocuk: Çok uykusu olduğundan asabiyeti tavan yapmış durumda&lt;br /&gt;Sahne: Anne, baba ve erkek çocuk üçlüsünün konuşmalarıyla açılmakta.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Anne: “Oğluş sen iyi misin, ateşin mi var?”&lt;br /&gt;Oğul: “Anne, ben ölecek miyim?”&lt;br /&gt;Baba: “Hoppalaaa! Oğlum nereden çıktı bu soru şimdi akşam akşam aaa!”&lt;br /&gt;Anne: “Yok oğlum niye ölesin! Boğazın ağrıyor o kadar. Sen bu gece bizim yatağımızda yat, ben seni sık sık kontrol ederim.” &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Çocuk maden bulmuş gibi sevinir, cumburlop yatağa atlar ve anında uykuya dalar.&lt;br /&gt;Bir süre sonra, anne bir ses duyar. Oğlu yatakta dikilmiş garip bir ses çıkarmaktadır. Anne oğlunun yanına koşar...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;“Oğlum, neyin var oğluuum?!”&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Çocukta tık yok!&lt;br /&gt;(Görüntü korkutucu; çocuk morarmış, nefes alamıyor, tıkanmış ve bayılmak üzere derken, bayılıyor! Burada parantezi kapayıp sesimi açıyorum...)&lt;br /&gt;Size ne hale geldiğimi, nasıl bir can havliyle oğluma: “Nefes al, nefes al!” diyerek kendine getirmeye çalıştığımı anlatabileceğimi sanmıyorum. Bildiğim tüm ilk yardım uygulamalarını nasıl bir hızla döşediğimi de tarif edebileceğimi sanmıyorum. &lt;br /&gt;İşte tam da burada, olaya paralel olan biteni de anlatmam lazım. Çünkü ağlanacak halime gülmekte fayda var.&lt;br /&gt;Sanıyorum...&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;O ana kadar kızım odasında mışıl mışıl uyuyor... du!&lt;br /&gt;Gürültüleri duyunca, uyku sersemi uyandı ve uyurgezer modunda son derece monoton bir ses tonuyla sayıklamaya başladı:&lt;br /&gt;“Anne, kardeşime ne oluyor? Bize neler oluyor anne? Şimdi neler olacak anne?”&lt;br /&gt;Sonra da yapıştı bacaklarıma! &lt;br /&gt;Bırakmıyor. &lt;br /&gt;Arada bir odasına doğru gider gibi yapıp tekrar bacaklarıma yapışıyor. Ben kurtulmaya çalışıyorum; ama olmuyor. Çocuk sakız oldu, ben itiyorum o geri geliyor.&lt;br /&gt;Kucağımda oğlum, eteğimde kızım, dilimde:&lt;br /&gt;“Nefes al oğlum, nefes!” çığlıkları...&lt;br /&gt;Beni duydukça:&lt;br /&gt;“Anne ben nefes alıyorum...” diyen uyurgezer kızım...&lt;br /&gt;Bütün bunların neden ve nasıl olduğunu anlayamadığı için dehşete düşen kuzu kılıklı köpeğimizin, korku içinde, başlangıçta tokken sonradan tizleşen:&lt;br /&gt;“Haaavvv, havvv, hivvv, ivvv, iii!” şeklinde havlaması ve kızımdan boş kalan bacağıma yapışıp beni teselli etmek için yalamaya başlaması...&lt;br /&gt;Tanrım bir kadın bu kadar mı zor durumda olur!&lt;br /&gt;Duruuun, daha bu kadar değil. &lt;br /&gt;Fonda başka bir zulüm daha süregitmekte;&lt;br /&gt;Gecenin o saatinde, neden ve ne akla hizmetle dinlemeye karar verdiğim bilinmez, pazar sabahı dinlensin diye yapılmış, “neşeli klasik müzik” cdsinde çalan gümbür gümbür Bethoven’ ın “Neşeye Şarkı”sı! &lt;br /&gt;Hakikaten neşe içindeyim ya ben...&lt;br /&gt;Ne müziği kısabiliyorum,&lt;br /&gt;Ne kızımı eteğimden ayırabiliyorum,&lt;br /&gt;Ne oğlumu kendine getirebiliyorum,&lt;br /&gt;Ne köpeğimizi susturabiliyorum...&lt;br /&gt;(Bir detay daha eklemeliyim; köpeğimiz daha önce kendisine İngilizce konuşulan bir yerlerde büyüdüğü için henüz Türkçesi kıt! O yüzden kendisine ara ara; “Bak quiet!” “Bak sana queit dedim ama!” “Queit be yaaa!” diye saçmalıyorum aynı zamanda.. Detayı aktardın madem, dön bakalım Yonca kaldığın yerden anlatmaya...)&lt;br /&gt;Kargaşadan aklı çorba olmuş okur için, diyalogları hatırlatma ihtiyacı duydum, tam da şu noktada: &lt;br /&gt;- Uyan oğlum, nefes al oğlum, nefes al oğluuum!&lt;br /&gt;- Anne ben uyandım, nefes alıyorum...&lt;br /&gt;- Sen değil kızım, sen sus kardeşine diyorum ben! Şu bacağımı da bırakır mısın lütfen!&lt;br /&gt;- Bize neler oluyor anne? Bize neler olacak anne?&lt;br /&gt;- Ben kardeşini kendine getireyim neler olacak herkese göstereceğim!&lt;br /&gt;- Bak, bak hala havlıyor, quiet dedim be oğlum bak! Quieeeet! Yalama bacağımı!&lt;br /&gt;-Uyan oğlum, kızım bırak bacağımı, quiet be yavrum!&lt;br /&gt;- Havvv, hiiivvv, iiivvv!...&lt;br /&gt;- Na na na na na naaa na naaa.. Na na naaaaaa! (Neşe içinde bir Bethoven!) &lt;br /&gt;- Zırrr! Zırrr! (kapı zili de eklendi ortama...)&lt;br /&gt;Dedim; &lt;br /&gt;Yonca, giy kızım sen şu çok hayalini kurduğun pembe donu, as kendini salonun ortasına, tam zamanıdır bak nasıl olsa!&lt;br /&gt;O arada neyseki oğlum kendine geldi,&lt;br /&gt;Kızım ayılır gibi oldu,&lt;br /&gt;Köpeğimiz beni yalamayı bırakıp neşe içinde (Bethoven’ den etkilendi diye düşünüyorumJ) kapıya koştu.&lt;br /&gt;Ben de...&lt;br /&gt;Kucağımda oğlum,&lt;br /&gt;Paçama yapışmış kızımla kapıyı bir açtım ki... manzaramı gören eşime kal geldi!&lt;br /&gt;Saçım başım, &lt;br /&gt;Ensemden akan terler,&lt;br /&gt;Gözümden akan yaşlarım,&lt;br /&gt;Fonda neşe ve huşu içinde yankılanan Bethoven ve tek ayağımda kalmış tek çorabım...&lt;br /&gt;Diğer tekini ne ara ve nerede kaybettim, hiç bir fikrim yok.&lt;br /&gt;Perişanım.&lt;br /&gt;Yonca&lt;br /&gt;“halsiz”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merakta bırakmamak için dip not: Önemli bir durum yok. Oğlumun boğazında streptokok bulundu. Yutkunamadığı için tükürüğü ile az kaldı ağlayarak katılıp boğuluyordu. Melekler korudu işte. Bu da anılara kaydedilmiştir bu vesile ile... Anlattım ya, rahatladım mı ne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.11.2008 / Yonca Tokbaş / Hürriyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5121398791033630044-8795248142947412910?l=superkomedi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://superkomedi.blogspot.com/feeds/8795248142947412910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5121398791033630044&amp;postID=8795248142947412910' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8795248142947412910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5121398791033630044/posts/default/8795248142947412910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://superkomedi.blogspot.com/2008/11/trajedilerin-komediye-dnt-bir-evde.html' title='Trajedilerin komediye dönüştüğü bir evde yaşıyorum.'/><author><name>Süper Komedi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17694944786497981065</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='27' src='http://1.bp.blogspot.com/_xqem41NSPXs/SZiOxZnlG_I/AAAAAAAAAQ0/WkYBLNHUIkM/S220/EL%C4%B0F9.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5121398791033630044.post-1241448656342552174</id><publi
