24 Nisan 2009 Cuma

Güldüren itiraflar

Erkek, 38, İstanbul
Karımla alışveriş merkezinde dolaşırken birden önümüzden inanılmaz güzel bir kadın geçti.
Nasıl oldu ben de anlamadım ama ilk defa bir kadına bu derece kilitlendim.
Bu durumun farkında olan karımın şu sözleri ile kendime geldim.
"Bakma faslın bittiyse kavgaya geçeceğim!"
Erkek, 30,İzmir
Nişanlıyken karımla iddiaya girmiştik.
Evlendikten sonra ilk kim "Bu gece olmaz" derse tüm evliliğimiz boyunca ütüyü o yapacaktı. Centilmenliğimi göstermek için iddia sonuçlanana kadar ütüyü yapmayı kabul ettim.
Altı senelik evliyiz, ütüyü hala ben yapıyorum. Bu güzel kadın ya bana gerçekten çok aşık ya da ütü yapmaktan hakikaten nefret ediyor.
Kadın, 40, Çanakkale
Ateşli bir gecenin sonunda omuzunda yatarken soruyorum "Beni seviyor musun?" diye. Mağmalara gelesice kocamdan cevap geliyor.
"Sevdik ya!"
Erkek, 28, İstanbul
Hani benim gönlüm sarhoştu yıldızların altında?
Hani sevişmek ahh ne hoştu yıldızların altında? Şarkıda kimse polisten bahsetmemişti...
Erkek, 25, İstanbul
Ülkemizde kişi başı milli gelir 10.000$'a yaklaşmış. Benim cebimde 10 TL var.
Kim hakkımı yiyorsa haram olsun!
Kadın, 34, İstanbul
Dün haberlerde çıkan tekstil sektörünün krize girmesine kocamın yorumu: "Bak bir aydır alışveriş yapmıyorsun, tekstil krize girmiş!"
Kadın, 34, İstanbul
"Seviyor musun?" dedim, "Seviyorum." dedi. "Ne kadar?" dedim, "Çok." dedi. "Ne kadar çok?" dedim. "Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok..." dedi. Sustum...
Kadın, 23, İstanbul
Ramazanda cemaat toplanmış, teravihde.
Ufaklığın teki de annesinin peş ine takılmış gelmiş. Namaz kılınırken sessiz sessiz olanları izleyen çocuğun dudaklarından hayal gücünü ortaya koyan şu cümleler dökülüyor. '
'Yatın kölelerim! Kalkın kölelerim! Yatın kölelerim! Kalkın kölelerim!'' Cemaat uzun süre secdeden kalkamadı tabi...
Kadın, 24, İzmir
Her gece uyurken; "Millet sevişiyor, ben böyle tek başıma yatıyorum, en iyisi evlenmek." diyorum. Sonra sabah uyanıyorum; "Aman şimdi işin yoksa kocana kahvaltı hazırla, evi topla, bekârlık sultanlık!" deyip vazgeçiyorum. Sonra gece oluyor "Evleneyim." diyorum, sonra sabah oluyor vazgeçiyorum, sonra gece...
Kadın, 22, AdanaDuvarlar kâğıt gibi ve yan evde olan biten aynen duyuluyor.
Duştayım, yan taraf kendinden geçmiş sarsılıyor! Nefes sesleri, iniltiler vs. dayanamayıp bağırıyorum "Hoopp aile var aileee..." Cevap gecikmiyor. "Ailecek mi giriyorsunuz banyoya?"
Kadın, 29, İzmir
Kızdırmak için anneme "Göğüslerin sarkmış" diyen babama annemin cevabı gecikmedi: "Benim sarkan göğüslerimi kaldırmak için özel sutyenler var ama senin sarkıp da kaldıramadığın yerin için henüz bir don icat edilmedi!" Kusura bakma babacığım ama hak ettin.
Kadın, 26, Sinop
Duştayım. Birden elektrikler kesiliyor. Hemen kapıyı açıp anneme bağırıyorum. "Anneee, konuş benimle; korkuyorum!" Annem başlıyor konuşmaya. "Bu gece de rüyamda dedeni gördüm. Mezarının başına gitmişim, 'Baba ben geldim; kalk!' diyorum; o da mezardan çıkıyor; başlıyoruz konuşmaya..." Ben korkudan ağlamaya başlıyorum; annem gülmekten çatlıyor.
Kadın, 26, Ankara
Şiddetli kavgamız sırasında "Gidiyorum ben, bitti!" dediğimde "Dönerken mutfaktan su getir, sana laf anlatacağım diye boğazım kurudu!" diyen kocamı huzurlarınızda yılın kozalağı seçiyorum.
Kadın, 24, İstanbul
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!".
Kadın, 22, Ankara
Yolda yürürken güneş gözlüklü, kulaklıklı bir tipin bana baktığını fark ettim. Tam yanından geçerken "Gözlük var diye baktığını fark etmediğimi mi sanıyorsun?" dedim. Gülerek "Kulaklık var diye duymadığımı mı sanıyorsun?" dedi. Herkes hazır cevap olmuş canım...
Kadın, 25, İstanbul
Otobüse bindim, her yer dolu, arkaya doğru ilerledim, bir koltuktan tutundum, ayakta duruyorum. Hemen önümde oturan, 20'li yaşlara yaklaşmakta olduğunu tahmin ettiğim genç "Oturmaz mısınız?" dedi, hani kalkayım da oturun anlamında, "Gerek yok, teşekkür ederim, böyle iyi." dedim. Kalktı ve "Buyrun, oturun." dedi, "Teşekkürler, iyi böyle." dedim, "Huysuzluk etme, otur dedik, otur işte!" dedi, ne yapayım, oturdum ben de.
Kadın, 31, İstanbul
Hafta sonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!"

18 Nisan 2009 Cumartesi

Gülmeye ihtiyacımız var

Kadınla adam yatakda konuşuyorlarmış. birden kadının telefonu çalmış.kadın telefona bakmış. bir süre konuştuktan sonra telefonu kapatmış, yanındaki adam sormuş ' arayan kimdi?' kadın ' kocamdı, seninle toplantıdaymış'
________________________________
Çocuklar öğle yemeği için Katolik ilkokulunun kafeteryasındasıraya girmişlerdi.Masanın başında büyük bir elma yığını vardı, rahibebir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:'Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor'Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda büyük birçukulatalı çörek yığını vardı.Bir çocuk not yazmıştı,'İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor'
________________________________
Bir anaokulu öğretmeni sınıftaki çocuklar resim yaparken, onlarıseyrediyordu.Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta dolaşıyordu.Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında gittiğinde,ona ne çizdiğini sordu.Kız yanıtladı, 'Tanrıyı çiziyorum'Öğretmen duraksadı ve sordu, 'Ama hiç kimse Tanrının neyebenzediğini bilmiyor'Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı, 'Birazdan öğrenecekler'

15 Nisan 2009 Çarşamba

Mükemmel Kadın Olmayın!

"Mükemmel kadın" denildiğinde aklınıza ne gelir?
Toplumun veyaşamın üstüneyapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!Mükemmel Kadın Olmayın!
İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat,sevgilive daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur?
Çünkü bukadınlar başkaları için yaşarlar!
Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazlakolaylaştırdığında,iyi bir iş yapmış olmaz.
Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstündetaşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın,karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.
İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır.
Mükemmelkadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şeybırakmaz.
Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadanbüyümez.
Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba iledoğru orantılıdır.
Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne,evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğininfarkında değildir.
Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işleriniüstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini birşekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.
İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayalkırıklığı ile biter.İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur.
Mükemmel kadın, eşininyapacaklarınıüstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek,uğraşmak için ortada sebep bırakmaz.
****
Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş,doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar
****
Çevrenizdeki insanları bir düşünün.
İçlerinde, mükemmel olduğunainandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu?
Dışarıdan bakıp, dörtdörtlükkadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat.
İlkbaşlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düzeveboş bir yaşam şeklini alır.
İnsani egonuz zarar görür.
Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir.
Sürekli başkaları içinyaşamak,onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek vehazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz.
Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.
Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir.
Eşini, çocuğunu, kendinihatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkilerpaylaştıkça değer kazanır ve keyif verir.
Mükemmel kadın mutlu olamaz.
Başkalarının hayatını düzenlerken, kendineaitbir yaşamı unutur.
İnsan dediğin kusurlu olur.
Hataları, yanlışları ile var olur.
Mükemmellik,insana ait değildir.
Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın.
Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

Düdüklü tencerede biftek


Afiyetle..

Bifteğin sebzeleri

MALZEMELER :
Biftek (parçaların büyüklüğüne göre, kişi başına birer veya ikişer adet)
Malzemeler üç kişilik.
Bir havuç, 3 patates, 4-5 defne yaprağı, kişniş taneleri, 2 adet domates, kış ise yazdan hazırladığınız soslar domates yerine geçer. 2 Adet soğan, 2 sap kereviz yaprağı, üç yemek kaşığı kadar bezelye, biberiye, karabiber..
Biftekler çok az yağ konmuş düdüklü tencere, hızlı ateşte bir dakika kadar pişirilir. Sote olan etlerin üzerine dilimlenmiş domates veya domates sosu konur. Bir kenarda hazırladığınız havuç, patates, soğan, (elma dilimi şeklinde doğrayabilirsiniz) kereviz yaprakları, bezelye, biberiye, tuzda eklenerek, karıştırılıp düdüklü tenceredeki etlerin üzerine eklenir ve düdüklü kapatılarak pişirilir. Pişen etleri bir fırın kabına bozmadan servis kaşığıyla alınır. Üzerine karabiber serpilip, küp şeklinde doğradığınız taze kaşarları ekleyip, fırının ızgara kısmında peynirler eriyene kadar tutup, servis yapıyorsunuz.

Pizza


Ekmek hamuruyla uğraşmaya gerek olmadan, bazlamayla yapılan pizza.

Afiyet olsun..

Hazırlanmış pizzaların pişmemiş hali.

MALZEMELER
Bazlama, sosis, salam, sucuk, zeytin, mısır,
bezelye, taze kaşar peynir.
Fırın tepsisine yağlı kağıt serilir.
Resimdeki büyüklükteki bazlamalar ortadan ikiye bölünür ve araları açılır ve tepsiye konur.
Bazlamaların üzerine, fırça yardımıyla eritilmiş biber salçası (sevenler acı salça da kullanabilir) sürülür.
Diğer tarafta bir kâse içine sosis, salam ve sucuk ince küçük olarak doğranır, zeytinler çekirdeği çıkartılıp, ikiye bölünerek malzemelere eklenir, mısır ve rendelenmiş (veya resimdeki gibi küp küp kesilmiş) kaşar peynirinin bir kısmı ilava edilip karıştırılır. Malzemeler eşit olarak bazlamaların üzerine dağıtılır, üzerlerine rendelenmiş kaşarın kalanı yine eşit olarak serpilir ve fırının ızgara kısmında pişirilerek servis yapılır.

Aydınlığın yüzü


Sayın Saylan tabiki sizin evinizi ararlar, tabi ki sizi yok etmeye çalışırlar.
Siz ki yasalara göre 7 yaşına gelen her çocuğun özellikle de kız çocuklarını okutamayan DEVLETİN yapmadığını, yapamadığını yapıp, onları okutmak, aydınlatmak için elinizden geleni yaptınız.
İktidar kızlarımızı/kadınlarımızı eve kapatma peşindeyken ki HASTALIĞINIZA RAĞMEN canınızı dişinize taktınız AYDINLIK BİR TÜRKİYE için.
HAKETTİNİZ SAYIN SAYLAN HAKETTİNİZ AMA UNUTTUKLARI BİR ŞEY VAR SUSTURAMAYACAKLAR. DESTEĞİMİZ SİZİNLE.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Batı, Atatürk'ü Yargılıyor.

Yargılanan Türkiye Cumhuriyeti, devrimlerimiz…
- Yargılanan bağımsızlığımız, özgürlüğümüz…
- Lozan yargılanıyor, emperyalizme karşı kazandığımız savaş yargılanıyor…
- Halkımız, ulusumuz yargılanıyor sömürgeciler tarafından…
- Kimliğimiz, değerlerimiz ve varlığımız yargılanıyor…
- Kurtuluşumuz ve onun önderi Mustafa Kemal Atatürk yargılanıyor sömürgeciler ve onların maşaları tarafından…
En büyük suçlu Atatürk; çürümüş, emperyalizmin arka bahçesi ve oyuncağı olmuş, fiilen işgal edilmiş Osmanlı’dan, bağımsız bir ulus ve Cumhuriyet yaratmış, Avrupalı müstevlilere karşı.
Ezilen ve sömürülen dünyada bağımsızlığın simgesi olmuş bir Türkiye; hem de dünyanın en sorunlu bölgesinde.
Hindistan’ın İngiltere’ye başkaldırmasında, Afrika ülkelerinin Avrupa’ya karşı savaşında; dün Castro’nun, bugün Chavez’in Amerika’ya meydan okuyan duruşunda örnek olmuş Mustafa Kemal Atatürk.Sömürgeciler onu hiç sevmediler ve sevmiyorlar.
Bundan dolayı Atatürk’ü yargılıyorlar, yermek istiyorlar. Yeniden o kaosa, Sevr’i kabul ettirdikleri Osmanlı’ya dönmek istiyorlar.
- Çağdaş değerler, çağdaş hukuk düzeni ve toplumsal haklar yerine siyasal İslamın egemen olduğu bir cemaat düzensizliği istiyorlar bu coğrafyada.
- Cemaatin başına bir kukla yerleştirip, onu yönetmek niyetindeler…Obama’nın hafızası...- Obama Afrikalı dedelerini hatırlıyor mu?
- Amerika’nın pamuk tarlalarına taşınamayan Afrikalıların bugün sömürgeciler tarafından ne hale getirildiklerini, “Sudan’a yeni askeri operasyonlar planlarken” hiç mi hatırlamıyor?
- Amerika’nın Irak, Lübnan ve Afganistan’ı kan gölüne çevirdiğini göremiyor mu?Görememiş ki Türkiye’ye ve Irak’a gelişinde, “izlenen politikanın devamını” istiyor.
Afganistan’da kendisi için “savaşacak Türk askeri” istiyor.
Amerika yenilmiş, “gel benim yerime sen savaş” diyor, kendi emperyalizmine alet ediyor…
Amerika için Kore’ye, Somali’ye, Yugoslavya’ya, Afganistan’a, Lübnan’a asker gönderdik. Dün Kurtuluş Savaşı’nda Batı’nın bize yaptıklarını bugün sömürgeciler tekrarlarken, neden onlara yardım ediyoruz?
Bindiğimiz dalı neden kesiyoruz?
Dün İngilizin Çanakkale’ye getirdiği Afrikalı ve Asyalıların durumuna düşmedik mi? Türk halkı bizim, “Amerikalıların Gurka’ları olmamızı istemiyor”.
İngilizlerin getirdiği Gurka’ları 1915’te Çanakkale’de gördük, 1974’te Kıbrıs’ta gördük. Şimdi bizi “Gurkalaştırmak” istiyorlar.
Obama’nın Anıtkabir’i ziyareti ve yazdığı sözcükler yalnızca, Batı’nın Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü yargılamakta oluşunu gizlemekten başka hiçbir anlam taşımaz.
Bugün yaşamakta olduğumuz inanılmaz olayların arkasında kimlerin olduğu artık apaçık biliniyor. Televizyonları açın, gazetelere bakın, görürsünüz…
- Afganistan’da, Lübnan’da, Irak’ta, Gürcistan’da yeni Gurka’lara ihtiyaçları var.
Soros söylemedi mi?
Emperyalistlere göre “Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü bizim insanımız, askerimizmiş”!..
- Soros bir simge, Batı penceresinden Türkiye’nin görünümü; Türkiye’nin ayakta kalması ve onlar tarafından yıkılmaması için insanını, askerini emperyalizmin çıkarları için kullandırması gerekiyormuş.
En iyi Türk yöneticimiz onların Cola şirketinin başına getirilecek; en iyi doktorlarımız onların sağlık kurumlarında görev alacak; en iyi askerlerimiz onların Asya’daki, Afrika’daki ve Ortadoğu’daki çıkarlarını koruyacak.
- Batı Türkiye’yi ancak bu koşulla kabullenir, bu koşulla yanında tutar, diyorlar.
Obama geldi, bir öpücük kondurdu.
Bush gibi “sırtımıza vurmadı”.Ermenistan’da, Kürdistan’da, Afganistan’da sizden hizmet bekliyoruz dedi.
Mustafa Kemal bütün bu taleplere hayır dediği için sevilmedi, sevilmiyor.
Emperyalizm Mustafa Kemal’i, Cumhuriyet’i, bağımsızlığımızı, kurtuluşumuzu yargılıyor.
Türkiye’de toplumsal hakların geliştirildiği gerçek ve katılımcı bir demokrasi istenmiyor.
Sevr’i ve Osmanlı’yı işbirlikçileriyle birlikte, geri getirmek istiyorlar.
Reagan, baba Bush, Clinton, oğul Bush ve Obama Türkiye’ye bu gözle bakıyorlar. Amerika’daki ve Türkiye’deki danışmanları iyi hizmet vermişler.
Ama, güneş balçıkla sıvanmaz ki; siyah Obama bile karartamaz, ortada apaçık duran gerçekleri...
Erol Manisalı / 13.04.2009 / Cumhuriyet

12 Nisan 2009 Pazar

Krep


İki tarafı pişen krepler tabakta.

Önce çok az tereyağı sürüp üzerine kendi yaptığınız reçellerden sürebilirsiniz.
Yukardaki resimdeki kayısı reçeli.

Arzu edenler yukardaki gibi ince doğranmış çilekle dürüm yapabilir.
Tulum peyniriyle, POY/BİBERLE'de yapılanları unutmamak lazım.
Afiyetle...
MALZEMELER :
3 Yemek kaşığı un
½ Paket kabartma tozu
1 Yemek yakışığı Hindistan cevizi
1.5-2 yemek kaşığı şeker
1 Çay kaşığı tuz
Aldığı kadar süt
Bütün malzemeler bir kâsede iyice çırpılır, hamur boza kıvamında olacak, koyu olmayacak.
Az yağlanmış teflon tavaya (küçük boy olanlarda iyi sonuç alınıyor) çok az yağ konup üzerine tavayı kaplayacak şekilde hamur akıtılır, iki tarafı pişirilerek servis yapılır.

Acuka



MALZEMELER :
Kuru ekmek
Bol ceviz içi
Biber ve domates salçası
Domates sosu
Sarımsak
Bir kâseye kuru ekmek içleri iyice ufalanır, üzerine iri parçalanmış ceviz içi,
dövülmüş sarımsak, ben kendi yaptığım domates sosunu ve biber salçasını ilave ediyorum, olmayanlar domates ve biber salçası kullanacaklar, biraz zeytinyağı da eklenip güzelce karıştırılacak. Tuz oranı zevkinize kalmış. Afiyetle…

MÜCVER


Karıştırılan bütün malzemenin teflon tavadaki pişmeden önceki hali.

Ağzı kapalı bir şekilde bir yüzü pişti, şimdi tersi çevrilecek,
güzel kabarmış değil mi?

Yemeye hazır.

Afiyet olsun...
MALZEMELER :
2 Çorba kaşığı un
2 Yumurta
1 Orta boy kabak
2 Adet haşlanmış patates (arzu ederseniz)
6-7 Adet taze soğanın sapları
Yarım demet dereotu
1 Çay kaşığı karbonat veya hamur kabartma tozu
Arzu eden kişniş, bir çay kaşığı kadar kırmızı pul biber koyabilir.
Tuz damak tadınıza göre ilave edilecektir.
Derince bir kapta kabak ve patatesleri rendeleyip üzerine, doğranmış soğan,
dere otu ve diğer malzemeleri konur iyice karıştırılır.

Ben teflon tavada çok az yağ koyarak, yavaş ateşte, ağzını kapatıp pişiriyor,
sonra tersini çevirip aynı şekilde diğer tarafını pişiriyorum.

YAĞSIZ TATLI


Yağla başınız hoş değil mi, buyrun size yağın eseri dahi olmadığı bir tatlı, Lütfüye arkadaşımın tarifiyle yaptım, Lütfüye karışık meyva tatlısı diyor, siz arzu ettiğiniz ismi koyabilirsiniz.



MALZEMELER
3 Ayva
3 Elma
Rendelenip 3 yemek kaşığı şeker ile pişirilip, borcam tepsiye dökülür. Bu karışıma arzu edenler karanfil ve tarçın koyabilir. Ceviz içi iyi sonuç vermiyor.
ÜZERİNE
1 Litre süt
3 Yemek kaşığı un (tepeleme)
3 Yemek kaşığı şeker
2 yumurta sarısı önce elde çırpılır sonra süt şeker ve un konulup muhallebi gibi pişirilip,
tepsideki ayva karışımının üzerine dökülür.
2 Yumurta akı (kar gibi) çırpılıp, üzerine bir çay bardağı şeker ilave edilerek biraz daha çırpmaya devam ediyoruz. İyice karışan yumurta akını muhallebinin üzerine döküyoruz.
Tatlımız KEK ISISINDAKİ fırında pişirilecektir. AFİYET OLSUN