15 Mart 2009 Pazar

EDİRNE


Ben bu evlere bayıldım.


EDİRNE



Edirne'de eski eserlerimizde hummalı bir restorasyon çalışmaları başlamış, bu çalışmaların yaz aylarına getirilmesi ne kadar anlamlıdır bilemiyorum, yine de başlanmış olması ümit verici.











EDİRNE


Yaz aylarında Edirne'ye günübirlik ziyaret sırasında çektiğim bir kaç resim.


Edirne'nin ciğeri muhteşem, gidenler yemeden dönerse büyük fırsat kaçırdılar demektir. Bebek badem ezmesiyle yarışabilir nitelikte olan Edirne'nin meşhur badem ezmesini tadınız. Bir de rengarenk meyve şekli verilerek yapılmış sabunları var ki, banyolarınızın vaz geçilmez kokusu ve süsü olacaktır.
























OMLET


Dolabımda her zaman bulunan haşlanmış patates, acaba bu pazar ne yesek diyenler için kurtarıcı. Haşlanmış patatesleri dilim dilim kesip hafif yağlanmış teflon tavaya diziliyor. Ayrı bir kapta bir tatlı kaşığı un, bir fiske karbonat veya kabartma tozu, yumurta, maydanoz, rendelenmiş taze kaşar, 8-9 sap doğranmış maydanoz, yine küçük küçük doğranmış sosislerle birlikte karıştırılıp tavadaki patateslerin üzerine dökülür, ağzı kapatılarak yavaş ateşte altının yapışmaması için arada bir sallanarak pişirilir ve pazar sabahları kahvaltı masasındaki yerini alır. Afiyetle...

GÜLLAÇ


Güllaçla ilk tanıştığım zamanlarda ille de sararak yapmak ister, her yaptıktan sonra da zor geldiği için bir sene yapmazdım. Sonraları döşemeye alıştım, üstelik cevizini de tam ortasına bol miktarda koyuyorum, bu şekilde kararmıyor. Üzeri için vazgeçilmezi nar, beyaz üzerine kırmızının uyumu harika. Afiyetle...

KADAYIF SARMASI


Benim gibi yufka açma özürlüyseniz ve de illede kendi yaptığınız tatlılardan yemek isteyen birisiyseniz, paket içinde satılan, börek, tatlı yapımına yardımcı yufkalar muhteşem.


Baklavalık olarak hazırlanan yufka bu tatlının yapımında çok kolaylık sağlıyor. Bir yufkayı masa üzerine seriyor üzerine eritilmiş margarin ve tereyağı karışımı sürüyorsunuz, yufkanın yarısına kadar kadayıfı eşit olarak ve çok kalın olmadan dağıtıyorsunuz, üzerine de dövülmüş cevizi ekleyip sarıyorsunuz. Eşit aralıklarla kesip yağladığınız tepsiye diziyorsunuz. Üzerine yağın geri kalan kısmını koyup fırında pişiriyorsunuz. Kadayıfın soğuk, serbetin sıcak olarak dökülmesi daha iyi sonuç veriyor. Afiyetle...

PEYNİRLİ BİBER DOLMASI


Kırmızı etli biberlerin içini tulum peyniri, kekik, çörek otu, biber parçalarının karışımıyla doldurulur, dilimlenerek servis yapılır. Yeşil, sarı dolma biberleriyle karışık olarak da yapabilirsiniz. Afiyetle...

Kahve Servislerimize Özel


Keten üzerine ipek kurdele ile yapılan iş çerçeve yardımıyla çay tepsisi haline getirilmiştir. İşin rengine uygun, porselen kulplar tepsiye ayrı bir güzellik katmıştır. Kahve servisleriniz için mükemmel.



10 Mart 2009 Salı

Otoyoldaki teyze

ABD'de 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu izlerken bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve en az 50 km hızla gidilmesi gereken bu yolda aracın tam 22 km hızla gittiğini farketmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş.
Aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Aracın peşinden gidip aracı durdurmuş. Bir de ne görsün? Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü endişeyle: -Polis bey,çok mu hızlı gidiyordum?
Polis: -Hanımefendi,hızlı değil, tersine çok yavaş gidiyorsunuz ve bu tüm otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarı ile 22 km hızla gidiyorsunuz.
Yaşlı teyze: -Ama otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve ben de bu kurala uymak istedim! Polis: -Teyzeciğim; o 22 otoyolun numarası. Bu yolda en az 50 km hızla gitmelisiniz. Yaşlı teyze: -Tamam,bundan sonra hızlanacağım. Polis tam kendi arabasına gidreken,gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış ve sürücüye sormaya karar vermiş:
-Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturanların nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi!
Yaşlı teyze: -Valla ben de anlamadım, 250 no'lu karayolundan çıktıktan beri böyleler...