8 Eylül 2008 Pazartesi

KARIN AĞRISI

Karın ağrısı

Korkuyorum. Nasıl olacak hiç bilmiyorum.
Ama aynı zamanda çok da heyecanlanıyorum.
Merak ediyorum.
Herkesi özledim; ama araya da zaman girdi ya... azıcık çekiniyorum, yok yok aslında utanıyorum.
Karnım da ağrıyor...
Elimi tut sakın bırakma, ben içeriye girip kendimi rahat hissedinceye kadar da sakın bir yere ayrılma, tamam mı baba?
Sakın beni bırakma!
...
Bu sabah evimizden çıkarken bu konuşmalar takılı kaldı kulağımda.
Kızımı okula uğurladım babasıyla.
Bu sene okulun ilk gününe kızımla beraber gidemedim ben. Benim yerime babası var yanında.
Kızımız 4. Sınıf oldu da!
Oysa daha 8 yaşında ve benim için küçücük bir bebek o hala.
Hala...
Bebek kokusu kalıyor burnumda, her öpüp kokladığımda.
Kızım korktuğunu, karnının ağrıdığını söyledi ya babasına, esas benim karnım ağrıdı o anda; ama hiç çaktırmadım ona, anneyim ya! Aman o üzülmesin, canı acımasın, bana olsun her ne olacaksa.
Karnım çok ağrıdı çoook.
...
Hiç bugün, sabahın körüne toplantı koyulur mu?
Koydular!
Ben de çaresiz işe gitmek zorunda kaldım.
Hangi iş çocuğumun elinden tutarak okula götürmekten daha önemli olabilir oysa?
Olamaz!
Ama hayat bazen böyle işte...
İlla zorluyor, köşeye sıkıştırıyor, elin kolun bağlanıveriyor.
O kadar haklı ki kızım söylediklerinde... büyümek zorunda olmak çok zor, çok!
Keşke hiç büyümese çocuklarımız, hep çocuk kalsalar ya! Bebek bebek koksalar sarıldığımızda...
Nasıl içerledim bu sabah babasına söylediklerine, anlatamam size.
Kendisini bu kadar güzel ifade etmesi karşısında duygulandım. Açıkça “Korkuyorum!” demesine, diyebilmesine de hayran oldum aynı zamanda.
İçine atmayıp endişelerini paylaştı ya bizimle, sanki büyük, kocaman bir iş başardı o anda.
Yani...
Öyle geldi bana.
Kuzguna yavrusu güzel gelir misali, belki de istemeden kayırıyorum onu şu anda.
Olsun...
Anlarsınız siz beni nasıl olsa!
Kendini rahat hissedeceği zamana kadar babasının yanında kalmasını istemesini gıptayla dinledim, gözlerimin taaa arkasına sakladığım yaşlarla.
Büyümek çok zor, çok.
Ben büyüyemedim.
Her sene okullar açıldığında,
Ağlıyorum hala...
Yonca
“minicik”

Hiç yorum yok: