10 Ağustos 2008 Pazar

ÇEVİR KAZI YANMASIN!

Çevir kazı yanmasın!

Daldır çıkart demokrat olunmuyor, “çevir kazı yanmasın, uyusun halk uyanmasın” oluyor.
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de “oyların çoğunu alan adayları rektör atamamıştı” örneğine sarılmakla da liberal, değişimci, Müslüman demokrat, serbest piyasacı, her baskıya karşı özgürlükçü, AB standartçısı, ABD hayranı da olunmuyor.
Hem liberal.
Hem muhafazakâr.
Hem Avrupa’cı.
Hem Asya’cı.
Hem İslamcı.
Hem tezkereci.
Hem AB öykünmecisi.
Hem Arap taklitçisi.
Hem serbest piyasacı.
Hem garip-gurebacı.
Hem IMF’ci!
Hem adil düzenci! Olmuşlardı.
6 yılı böyle idare ettiler.
Şimdi de hiç sevmedikleri, yerden yere vurup eleştirdikleri Ahmet Necdet Sezer’ci oldular. Eski Cumhurbaşkanı Necdet Sezer’in yaptığının aynısını yeni Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de yapması “mutlak liderci” bir anlayış değilse nedir? Mutlak liderci bir anlayışın izleyicisi olacaklarını hiç söylememişlerdi.
Şimdi çevir kazı yanmasın!
“Sezer de aynısını yaptı!Gazi Üniversitesi’nde 1064 oy alan Rıza Ayhan yerine 366 oy alan Kadri Yamaç’ı rektör olarak atadı” diyorlar ve bu tip örnekleri sayıp döküyorlar.

***

Sezer’in yaptığı “doğru değil” çünkü böylesine “tepeden inmeci anti-demokratik yaklaşım üniversiteleri özgürce bilim yapmaktan uzaklaştırır ve fakülteleri eş-dost-akraba-ideolojik yandaşlık-partizanlık-hemşeri kollama-cemaatçilik kayırmacılığına dönüştürür” diyorlardı.
Şimdi çevir kazı yanmasın.
Sezer yapınca öcü!
Gül yapınca cici!
Bunlar kendine demokrat!
Sezer yapınca!
Seçime saygısız!
Sandığa inanmıyor, jakoben!
Gül yapınca!
Eeee...
81 ile üniversite aç ve yönetimine de “kendi partiden milletvekili adayı olmuş seçilememişleri, bakan yeğenlerini daha az oy almalarına rağmen” getir. Bu “siz kadrolaştınız şimdi sıra bizde” demek olan çürümüşlükle Türkiye üniversiteleri bilimsellik çıtasını yükseltebilir mi? Prof. Dr. Altan Onat’ın araştırmasına göre, dünya bilimsel yayıncılığında Türkiye 2008 yılı ortasında 17’nci konuma yükselmesine rağmen “yayınlarda tam metinli makale payı önemli ölçüde düştüğü için Türkiye’nin bilimde uyuklama dönemine girdiği kuşkusunu” yaratıyor.

***
Uyuklama dönemine girilmiş.
Gül, Sezer’i izliyor.
Yeni Cumhurbaşkanı’nın “az oy almış olsa bile üniversiteleri yönetsinler diye atadığım profesörlerin şu şu özellikleri, şu şu üstünlükleri, şu şu başarıları vardır, işte belgeler” diye halka açıklaması gerekirdi.
Demokratlık...
Değişimcilik...
AB standartları...
Bu açıklığı gerektirirdi.
Nerede açıklık?
Çevir kazı yanmasın!
Aynı şeyi yapıyorlar.
Sezer öcü oluyor!
Gül yapınca cici!
Bunlar kendine demokrat! AKP’ye oy vermiş iyi niyetli okurlarım bana sıkça e-postalar gönderip, “Bizim AKP’nin yaptığı hiç olumlu bir şey yok mu, senin takdir eden bir yazı yazdığını görmedik” diye yakınıyorlar. Haklılar. Olumlu bir şey görsem yazacağım.
Necati Doğru / Vatan

Hiç yorum yok: