18 Ağustos 2008 Pazartesi

CEMAAT KÜLTÜRÜ AYRIMCIDIR....

Cemaat Kültürü Ayrımcıdır...
Cemaat kültürü ayrımcıdır, çünkü ‘ayrımcılık üzerine kuruludur’.
Cemaat, kendini ‘ötekilerden ayırma temeline dayalıdır’.
Çünkü ‘cemaat olma’, yalnızlığa karşı, yoksulluğa karşı, çaresizliğe karşı bir yan yana gelme, içine kapanma, dışa karşı savunma temeli üzerine kuruludur.
Atatürk’ün ‘Türk ulusunu yaratma ve ulus-devleti kurma’ hedefi bunu önlemeye yöneliktir.
Bir toplum, cemaatler, tarikatler, aşiretler toplumu olduğu sürece,
• Bütünlüğü oluşmaz,
• Güçlü olamaz,
• Her türlü dış etkiye karşı dayanıksızdır,
• Her türlü ayrımcı kışkırtmaya açıktır.
Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus olma hedefi bunları önlemeye yöneliktir.
Ancak, başlangıçtan beri de dış kışkırtmalar eksik olmamış, bu yapının bozulması için çalışılmıştır.
Ulus-devlet yapısının sürdürülmesi için üç temel ilke vardır:
1. Bağımsızlık,
2. Laiklik,
3. Üniter devlet.
Bu üç ilke de Türkiye Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgileri olarak kabul edilmiştir.
Şimdi işte bu ilkeler aşındırılarak yıkılmaya çalışılıyor.
Ulus-devlet yerine konacak cemaat-devlet projesinin gerçekleştirilmesi için,
1. Bağımsızlık, ABD ile ortaklık ve AB’ye yanaşma ile ortadan kaldırılmıştır.
2. Laiklik, ‘Ilımlı İslam’ hedefi için ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.
3. Üniter devlet, tarikatlar, aşiretler, etnik köken bağımsızlıkları ile yıpratılmaktadır.
AKP, bu anlamda ABD ve AB ittifakı içinde yer alarak kendi ‘cemaat-devlet’ hedefini gerçekleştirme yolunda kararlılıkla yürümektedir.
Olan biten bu çerçeveye oturduğu zaman görünüm çok açıkça ortaya çıkmaktadır:
• Rektör atamaları açık olarak AKP’nin hedefine yönelik yapılmıştır.
• Yargıya bakış ve davranış bütünüyle bu hedeflidir. AKP’den yana ise ‘yargıya saygı’ istenmekte, AKP’ye karşı ise her türlü saldırı yapılmaktadır.
• Sağlık bütünüyle İslam cemaati amacında yürütülmektedir.
• Türban, Tekbir Giyim Şirketi mantığında her gün mesafe almaktadır.
• Yakında ‘helal gıda’ anlamıyla beslenme yöntemleri yaygınlaşacaktır.
• Mayo ve haşema yan yana her yerde görünmektedir.
• Kadın-erkek ayrımcılığı cemaatin temel ilkesidir.
• Gençliği koruma adı altında dinsel amaçlar gerçekleştirilmek istenmektedir.
Tasarının geriye çekilişi sadece taktiktir. Tasarı ortaya konmuştur. Zamanı beklenecektir.
• Dinsizlik-imansızlık, kâfirlik suçlamaları ‘doğru-yanlış’, ‘haklı-haksız’ eksenini ortaya koymaya yeterlidir.
• Darwin kuramı ile yaradılış uydurması arasındaki tartışmalar bile ayraçtır.
Sonuçta, ayrımcı olmak zorunda olan ‘cemaat-devlet’ hedefinin gerçekleşmesi ve din temelli bir toplum yaşamı oluşması için ‘ulus-devletin yıpratılması, gözden düşürülmesi ve artık geçerliliğinin kalmadığı’ üzerinde ısrarla durulması gerekmektedir.
Bu hedefe ulaşılabilmesi için de Atatürk’e koşulların elverdiği ölçüde saldırılması, önemsizleştirilmesi, Atatürk döneminin gözden düşürülmesi hedeflenmektedir.
Ulusalcılığın darbe yandaşlığı olarak etiketlenmesi, Atatürk döneminin ‘travma’ olarak nitelenmesi, İran Devlet Başkanı Ahmedinejad’ın Anıtkabir’i ziyaret etmemesinin ‘önemsiz konu’ sayılması hep bu hedefe giden yolun basamaklarıdır.
AKP cemaat devleti kurma yolundaki siyasal iktidardır.
Yapısı gereği ayrımcıdır ve demokrat olması beklenemez.
AKP yönetiminden ‘bütün ulusu kucaklayacak değişim’ beklenmesi boşunadır.
Onlar, bildikleri yoldan şaşmayacaklardır.
Bunu bugünden görmek ve bilmek de bu ülkeye karşı bir borçtur.
Erdal ATABEK / 18.08.2008 /Cumhuriyet

Hiç yorum yok: