Haşim Kılıç
ANAYASA Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın AKP davasının kararını açıklamadan önce siyasilere parti kapatmayı zorlaştırıcı anayasa değişikliği yapmalarını önermesi üzerine Hikmet Keskineğe “Mahkemeler akıl vermez, hüküm verirler” diyerek Kılıç’ı eleştirirken Mustafa Saraç da bakın ne diyor:
“Her yurttaş gibi Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın bir siyasi görüşe sahip olması doğaldır. Ancak konumu gereği mutlak tarafsızlık sergilemesi gerektiğinden, kendi siyasi eğilimi lehine bir yasa değişikliğini savunması, bu değişikliğe kayıtsız şartsız karşı olan milyonlarca yurttaşın siyasi eğilimleri aleyhine ve bu yurttaşları rencide edici bir irade beyanı olmaktadır. Tarafsızlık sembolü kamu görevlilerinin, kendi kişisel eğilimlerini ortaya koymaları ve giderek kendi eğilimlerinin yasalaşmasını önermeleri, objektiflik ilkesinin zedelenmesi anlamına gelmektedir. Bugün Türkiye kamuoyunun kabaca yarısı AKP’nin kapatılmasını, diğer yarısı ise kapatılmamasını savunmaktadır. Böylesi alışılmadık katı kutuplaşma dönemlerinde, yüksek yargı mensuplarına düşen, mevcut kutuplaşmanın taraflarından birini açıkça destekleyen bir yasa değişikliği önermek değil, tersine, tarafsızlık konusunda olağanın da ötesinde titizlik göstermektir. Üstelik Kılıç’ın siyasilerden ilk değişiklik talebi de bu değildir. Altı ay önceki bir röportajında, kendilerini özelleştirmenin önünü tıkamakla suçlayan özel sektör temsilcilerine ‘bu anayasa ile istendiği gibi özelleştirmelere izin vermemiz mümkün değil’ mesajı iletmiştir. Kılıç, özelleştirme için yanıp tutuşan bir kesime, hukuki teknik prosedürü işaret etmekte ve ‘anayasada değişikliği talep edin’ önerisinde bulunmaktadır. Burada da, Başkanın tarafsızlık ilkesi açısından soru işaretleri uyandıran bir durum söz konusudur. Haşim Kılıç, eğer özelleştirme karşıtlarına da birtakım ‘hukuki tavsiye’lerde bulunmuş ve samimi desteğini iki karşıt cepheye ‘dengeli’ dağıtmış olsa idi, kimsenin tarafsızlıkla ilgili söyleyecek sözü olmayabilirdi. Anayasa Mahkemesi’nin öteki üyelerinin de ayrı ayrı kamuoyunun önüne çıkıp siyasi görüş ve ‘tavsiye’lerini sıralamaları halinde, Türkiye’nin hangi kaotik ortama sürükleneceği asla göz ardı edilmemelidir.” D.Som / Cumhuriyet
5 Ağustos 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder